18 Ağustos Sınavı Hatalı Olduğunu Düşündüğünüz, Itiraz Edilmesi Gereken Sorular

Konu, 'İş Güvenliği Uzmanlığı Sınav Tartışmaları' kısmında Emre YİĞİTARSLAN tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. cetinali

    cetinali TÜİSAG Üyesi



    sacmalamıs kim demişse dava acılır diye



     
  2. serkan55

    serkan55 TÜİSAG Üyesi



    iptal için dayanağın yönetmelik olması gerek



     
  3. kaytanci

    kaytanci TÜİSAG Üyesi


    Deniz Hanım size yolladığım 58. sorunun şıklarını yazmayı unutmuşum. O sorunun şıklarını itiraz dilekçesine yazınız lütfen.

     
  4. missisg

    missisg TÜİSAG Üyesi

    bencede,hakkını aramak ne zaman suç oldu.ayrıca milleti sömürmeye devam ediyorlar itiraz paralarıyla,haram olsun.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  5. averda

    averda TÜİSAG Üyesi

    B kitapçığı 13. soruda, WHO'nun 1948 yılında kurulduğu yazılı, WHO vikipetinde 1945 yazıyor, bu sorunun da iptal edilmesi gerektiğini düşünüyorum,
    averda

     
  6. kose_basak

    kose_basak TÜİSAG Üyesi

    Arkadaşlar şu an Atom Enerji Kurumundan bir uzmanla görüştüm. Nötron olan şık da kesinlikle yanlışmış. bunun dayanağını bulmaya çalışıyorum. Lütfen bilener varsa paylaşalım



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  7. kemalx

    kemalx TÜİSAG Üyesi

    Hani bir deyiş var:Deveye sormuşlar neren eğri diye o da nerem doğru ki demiş.Bu sınav içinde bulunduğumuz durumu aynen yansıtıyor.Çok komik sorular ve çok komik,acı ve düşündürücü cevaplar mevcut bulunmaktadır.Bunlardan bazıları;
    İş Güvenliği B grubu 92.soruda kuvvetli rüzgar alan işyerlerinde alınması gereken güvenlik tedbirleri sorulmakta cevabı ise çok komik gerekli güvenlik tedbirleri alındıktan sonra çalışma başlatılmalıdır.Ben bu soruya rüzgar kesicileri kullanılmalıdır diye cevap vermiştim.Bu soruyu siz bir yetkili olarak çalışırken sizin bünyenizde çalışan birine sorsanız ve bu cevabı alsanız ne düşünürsünüz?Bu soruda böyle bir seçenek olması bile ayıp olduğu halde bir de doğru seçenek olması iki kat ayıp olmaktadır.Adeta soruyla cevap aynı konumdadır.Burada alınacak güvenlik önlemleri soruluyor.Size ne yapmanız gerektiği sorulmasına rağmen lastik gibi gerekli güvenlik önlemlerinin alınması bu soruları hazırlayanların maalesef Türkçe bilmediklerinin açık bir göstergesidir ve bu sınavın ciddiyetine gölge düşürmektedir.Soru hazırlamak ciddi iştir.Eğer bu kişilerde sınav soruları hazırlamada gereken ciddiyeti gösteremiyorlarsa bu işi yapmaktan vazgeçmelidirler.
    B grubu 95.soruda karbon monoksiti karbon dioksit olarak okuduğumdan doğru cevap vermişim.Bazı arkadaşların CO olduğunu söylemelerine inanmamıştım ancak soru kitapçığını görünce yanıldığımı anladım.
    B grubu 72.soruda 3 m demiştim meğerse cevap 4 m imiş.
    B Grubu 64.soruda Ortam havasında azot bulunması cevabını da görünce bayağı şaşırdım.
    B Grubu 27.soruda kimyasal madde depoları yandan havalandırılır diye biliyordum.
    B Grubu 1o.soruda risk değerlendirmesi ekibinde işveren veya işveren vekili bulunmaz dedim.Cevap risk değerlendirmesi uzmanıymış.Ben böyle bir uzman olduğunu hiç duymadım.Duyan varsa gelsin bana anlatsın.Herhalde olmayan bir uzmanın bu grupta olmaması kadar doğal birşey olamaz.
    Daha bu çeşit bir sürü yanlış soru mevcuttur.Soruları hazırlayanlar kelime cambazlığı yaparak sınava girenleri şaşırtmaya çalışıyorlar.Sınava giren adaylar sadece sorularla değil bir de soruların altında yatan gerçek dışı durumlarla uğraşmak zorunda kalıyorlar.

     
    artan86 bu yazıya teşekkür etti.
  8. ferhatalpar

    ferhatalpar TÜİSAG Üyesi

    8 dayanaklı soru haricinde itiraz edecek olan arkadaşlar çok iyi yaparlar şimdi bu sekiz soru herkes bireysel olarakmı ititraz edecek. içinden herkes bi soru seçsin itiraz etsin o zaman.

    A grubu 85.soruyu ben alayım mesela.Başka kim hangi soruyu alıyor.

     
  9. Chemik

    Chemik TÜİSAG Üyesi

    Arkadaşlar 63. soru için mevzuatta yangın söndürücülerin tanımlarını bulamadım.Eğer bulabilen varsa sağlam kanıt sunabiliriz.Hazırlık notlarından bulduklarım bunlar;

    Havayı kesme:
    Örtme: Katı maddeler (kum, toprak, halı, kilim vb) ve kimyasal bileşikler (köpük, klor, azot vb) kullanılarak yanan
    maddenin oksijen ile temasının kesilmesi ile yapılan söndürmedir. Akaryakıt yangınlarına örtü oluşturan kimyasal
    kullanılmaktadır.
    Boğma: Yangının oksijenle temasının kesilmesi veya azaltılması amacıyla yapılan işlemdir. Özellikle kapalı yerlerde
    oluşan yangınlara uygulanır.
    Yanıcı Maddenin Ortadan Kaldırılması: Yanma koşullarından olan yanıcı maddenin ortadan kalkması sonucu yangının
    söndürülmesidir.


    Su: Ateşi söndüren maddeler arasında en önemlisi sudur. Su özellikle A tipi yangınlar için (katı) mükemmel bir
    söndürücüdür.
    Kum: Yanıcı maddelerin oksijenle ilişkisinin kesilerek söndürülmesinde kullanılır.
    Karbondioksit Gazı (CO2): Yanan maddenin üzerini kaplayan karbondioksit gazı yanıcı maddeyi oksijensiz bırakarak
    yangının söndürülmesi olayıdır.
    Kuru Kimyevi Tozlar: Kimyasal tozların cinslerine göre A,B,C sınıfı yangınlar etkin bir şekilde söndürülebilmektedir.
    Köpük: Köpük yanan yüzeyi tamamen kaplar. Bunun sonucu olarak da hava ile teması keser ve ayrıca soğutma
    özelliğinin bulunması nedeniyle de yangın söndürücü olarak kullanılır


    Evet soruda verilen tanım köpüğe yakın olsa da kum ve CO2 de doğru. Seçenekler arasında kum ve CO2 olmamalı...


     
  10. cetinali

    cetinali TÜİSAG Üyesi

    listeye benide ekleyin
    Buarada oksijen önce acılmalı soruya dayanak bulamadıkmı onuda eklesek uyuz oldum o soruya kurstada bir hoca önce ok sijen diger bir hocada sonra oksijen demisti o hocalarada uyuz oldum:k_kızgın:

     
  11. ferhatalpar

    ferhatalpar TÜİSAG Üyesi

    Arkadaşlar facebookta İSG sayfalarında bu 8 adet dayanaklı soruyu paylaşalım lütfen...

     
  12. selçukisg

    selçukisg TÜİSAG Üyesi

    B kitapçığı 30.soruya dikkat!! soruda diyor ki Biyolojik etkenlere maruziyet risklerinin önlenmesi hakkında yönetmelik gereği,biyolojik etkenlerle yapılan çalışmalar için,sağlık gözetimi ile ilgili olarak aşağadakileren hangisi yanlışstır??
    a)Maruziyetin sona ermesinden sonra yapılacak herhangi bir sağlık gözetimi ile ilgili olarak çalışanlara gerekli bilgi ve tavsiyeler verilir
    b)Sağlık gözetiminin yapıldığı bu durumlarda, kişisel tıbbi kayıtlar, maruziyetin son bulmasından sonra en az onbeş yıl süre ile saklanır.
    c)İşyeri hekimi her bir çalışan için alınması gerekli koruyucu ve önleyici tedbirler ile ilgili olarak önerilerde bulunur.

    d) Biyolojik etkenlerle yapılan çalışmalarda işveren çalışanların, çalışmalara başlamadan önce ve işin devamı süresince düzenli aralıklarla sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar.
    cevap olarak D şıkkı yanlış denilmiş fakat Biyolojik etkenlere maruziyet risklerinin önlenmesi hakkında yönetmelik e baktığımızda bütün şıkların doğru olduğunu görüyoruz.işte Sağlık gözetimi
    MADDE 16 – (1) Biyolojik etkenlerle yapılan çalışmalarda işveren çalışanların, çalışmalara başlamadan önce ve işin devamı süresince düzenli aralıklarla sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar.
    (2) Yapılan risk değerlendirmesi, özel koruma önlemleri alınması gereken çalışanları tanımlar.
    (3) Maruz kaldıkları veya kalmış olabilecekleri biyolojik etkene karşı henüz bağışıklığı olmayan çalışanlar için gerektiğinde, Sağlık Bakanlığının işyerinin bulunduğu ildeki yetkili birimleri ile işbirliği içinde uygun aşılar yapılır. İşverenler, aşı bulundurduklarında Ek-VII’de belirtilen hususları dikkate alır.
    (4) Bir çalışanın, maruziyete bağlı olduğundan kuşkulanılan bir enfeksiyona ve/veya hastalığa yakalandığı saptandığında, işyeri hekimi, benzer biçimde maruz kalmış diğer çalışanların da aynı şekilde sağlık gözetimine tabi tutulmasını sağlar. Bu durumda maruziyet riski yeniden değerlendirilir.
    (5) Sağlık gözetiminin yapıldığı bu durumlarda, kişisel tıbbi kayıtlar, maruziyetin son bulmasından sonra en az onbeş yıl süre ile saklanır. 13 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen özel durumlarda kişisel tıbbi kayıtlar bilinen son maruziyetten itibaren kırk yıl süre ile saklanır.
    (6) İşyeri hekimi her bir çalışan için alınması gerekli koruyucu ve önleyici tedbirler ile ilgili olarak önerilerde bulunur.
    (7) Maruziyetin sona ermesinden sonra yapılacak herhangi bir sağlık gözetimi ile ilgili olarak çalışanlara gerekli bilgi ve tavsiyeler verilir.

     
  13. mesut karakuş

    mesut karakuş TÜİSAG Üyesi


    Deniz, A kitapçığında 35, 47, 58, 62, 85 nolu soruların iptaline ilişkin gerekçeli dosyayı mail olarak gönderdim.

     
  14. mehmet birol yapacı 2

    mehmet birol yapacı 2 TÜİSAG Üyesi

    4857 Sayılı Kanunun 69. maddesinin gerekçesinde gece süresi tanımlanmadığı, gece çalışmalarının nasıl yapılacağı düzenlendiğinden, madde başlığı, “Gece Süresi ve Çalışmaları” olarak değiştirilmiş, ancak madde içeriği bakımından 1475 Sayılı Kanunun 65. madde hükmü kural olarak muhafaza edilmiş; ancak Avrupa Birliği Direktifine uyum sağlamak amacıyla, eklenen dördüncü fıkrada gece çalıştırılacak işçilerin sağlıklarının korunması için işe başlamadan önce ve çalışırken periyodik sağlık kontrollerinden geçirilmesi ve gece çalışması nedeniyle sağlığının bozulduğunu belgeleyen işçiye mümkünse gündüz postasında durumuna uygun iş verilmesi yükümlülükleri getirilmiş ve son fıkra ile postası değiştirilecek işçinin kesintisiz en az 11 saat dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamayacağı hükmü kabul edilmiştir .
    postası değiştirelecek işçi denmiş.gece vardiyasından çıkan işçi ibaresi yok

     
    buket_ bu yazıya teşekkür etti.
  15. alivelikonya

    alivelikonya TÜİSAG Üyesi

    Öncelikle 6. soruya (hukuk sorusunda) bilimsel hiçbir dayanak olmadan, bireysel yorumla itiraz etmişsiniz. Ayrıca insan davranışını konu almaz demişsiniz gerekçe olarak "hayvan hakları kanunu ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu " gibi örnekler vermişsiniz. Fakat biraz düşünürseniz hayvan haklarını koruyacak olan, haklarının korunmasına sebep olan davranışlar kime yöneliktir ? Tabi ki insana yönelik, hayvan haklarını korumak için insan davranışlarını konu alır (hayvanlara işkence etmeme vs...) Bu nedenle bu sorudan sonuç alma şansınız çok düşük.
    58 ve 62. sorular dışında dayanaklarınız yok sadece 58 ve 62 iptal edilebilir.
    Ama sınavda çok daha fazla iptal edilebilecek soru var bu gece çalışıp sabaha karşı paylaşıcam

     
  16. esra38

    esra38 TÜİSAG Üyesi


    kesin cvptırı neye dayanarak söylediniz Mehmet Bey bilgilendirirmisiniz.çalışan istihdam etmeksizin ibaresinin yer alması gerekmiyormu ???

    Kapsam ve istisnalar
    MADDE 2 – (1) Bu Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin
    işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet
    konularına bakılmaksızın uygulanır.

    ç) Çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar.

     
  17. missisg

    missisg TÜİSAG Üyesi

    6.soruyu ben alıyorum

     
  18. müslüm63

    müslüm63 TÜİSAG Üyesi




    Kaynak İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

    • [​IMG]
    • [​IMG]
    Ayrıntılar
    Kategori: Endüstriyel Uygulamalarda İş Sağlığı ve Güvenliği
    Çarşamba, 11 Ocak 2012 02:23 tarihinde yayınlandı.
    UÇT tarafından yazıldı.
    Gösterim: 6975

    [​IMG]


    Paylas
    6
    Neredeyse üretim yapılan tüm sektörlerde pratik ve süratli olması sebebiyle metal malzemelerin kesilmesi ve birleştirilmesi işlemlerinde yoğun olarak kullanılan çeşitli kaynak yöntemlerinin yarattığı tehlikeler ve bunlara bağlı risklerin önlenmesi için öncelikle bu tehlikelerin sınıflandırılması gerekmektedir.
    [​IMG]

    Kaynak işlemlerinde çalışanlar ve çevrenin maruz kaldığı tehlikeler; toz, gaz ve duman gibi hava kirleticiler, kaynak esnasında ortaya çıkan zararlı ışınlar, çalışma ortamında ortaya çıkan gürültü, elektrikle çalışma kaynaklı tehlikeler, endüstriyel gazlar ve basınçlı gaz tüplerinin yol açacağı tehlikeler ve kaynak yapılan ekipman ve ortamdan kaynaklanan tehlikeler şeklinde özetlenebilir.
    Bu tehlikeler ve ortaya çıkaracağı risklere karşı alınacak önlemler konusunda ilk yaklaşım olan tehlikeyi kaynağında önlemek gerekliliği bir yana, toplu koruma yöntemlerinin ön planda tutulması gerekirken pratik uygulamada genellikle kişisel koruyucu donanımlarla geçiştirilmeye çalışılan uygulamalara şahit oluyoruz.
    Herbirinin kendine has tehlike ve riskler içerdiği birbirinden farklı kaynak yöntemlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda birinci önceliğin çalışanların maruz kaldıkları tehlikelere karşı bilgilendirilmesi gerekliliğinin (4857 Sayılı İş Kanunu – Madde 77) her zaman öncelikli konu olduğunu hatırlatmak isterim.
    Bu bağlamda, kaynak işlerinde çalıştırılacak işçilerin seçimi ve eğitimi ortaya çıkabilecek tehlike ve risklerin önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Kaynakçı seçiminde göz önüne alınması gerekenler;
    Kaynakçının yetkinlikleri ve bilgi seviyesi nedir?
    Kaynakçıların ilgili kurumlardan sertifikası var mıdır?
    Kaynakçının önceki deneyimleri nelerdir?
    Kaynakçı yapılacak kaynak testinde başarılı olabilmiş midir?
    Bu soruların cevapları sadece işe alınacak kaynakçının değil etrafında çalışacak olan diğer işçilerin güvenlikleri açısından da önem taşımaktadır. Yazımızın başında sıralanmış olan kaynak işlerindeki tehlikelere ilaveten elimizde önemli bir sayısal veri olması açısından HSE (Health and Safety Executive) kayıtlarına göre İngiltere'de her yıl kaynakçılara ilişkin 1000'in üzerinde iş kazası rapor edilmekte ve bunların yaklaşık 300 kadarı kırılma ve ampütasyon ile sonuçlanmaktadır. Bu kazaların arasında ön plana çıkanlar ise; elle taşımaya ilişkin kazalar, kayma düşme ve sıkışma kazaları ve son olarak da hareket eden veya düşen nesnelerin çarpması sonucu ortaya çıkan kazalardır. Bu arada şunu da belirtmekte fayda var ki, 128 no'lu ILO tavsiye kararında erkekler için en fazla elle kaldırma yük ağırlığı 55 kg ile sınırlandırılmıştır. Mevzuatımızda yer aldığı halde uyulmayan konulardan başta geleni ise kaynak işçilerinin çalıştırılma saatleridir. Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedibuçuk Saat veya Daha Az Çalıştırılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik madde 4'e göre (o-1,2,3) her çeşit koruyucu gaz altında yapılan kaynak işleri, tozaltı kaynak işleri ve oksijen ve elektrik kaynağı işlerinde çalışma saatleri 7,5 saat ile kısıtlanmıştır.


    Kaynak işlerinde ortaya çıkan genel tehlikelere kısaca değinecek olursak;
    Kaynak arkının sıcaklığı 6000ºC'ye kadar ulaşabilir. Gerek doğrudan kaynak arkı veya erimiş metal havuzuna temasta, gerekse tam olarak soğumamış iş parçasına temasta ciddi deri yanıkları riski bulunmaktadır. Bu doğrultuda, kaynakçının yanmaz eldiven, deri iş önlüğü, tozluklar gibi uygun iş elbisesi ile donatılmış olması ve bu elbiselerin ömürleri ve koruyuculuklarının devamlılığı açısından temizliği büyük önem taşımaktadır.
    Kaynak ortamında ortaya çıkan zararlı ışınlar ise en sık karşılaşılan sağlık problemlerinden birine sebep olmaktadır. Sanıyorum kaynak yapılan ortamda bulunup da -piyasa ağzıyla- gözünü kaynak almamış kişi sayısı azdır. Özellikle yüksek frekansı ve kısa dalga boyu ile görünür ışık bandının dışında yer alan ultraviyole (morötesi) ışınlar bu konuda en tehlikeli olanıdır. Şöyle ki, parlak ışıklar ve infrared (kızılötesi) ışınlar gibi insan gözünün algılayabildiği ışınlara karşı rahatsızlık duyan kişi gözünü kapatmak veya başını çevirmek süretiyle bu ışınların zararlı etkilerinden -görece- korunabilmekte iken, morötesi ışınlara karşı doğrudan veya etraftan yansımalardan kaynaklanan maruziyette tamamen korunmasız kalınmaktadır. Bu doğrultuda, uygun filtrasyonu sağlayacak kaynak maskelerinin seçimi, zararlı ışınlarının etrafta çalışan diğer işçileri etkilememesi için perdelenmesini sağlayacak paravan (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü madde 323'e göre en az 2 metre yüksekliğinde) veya odacıkların teşkil edilmesi, çalışma ortamı ve iş ekipmanlarının renk seçiminde yansımaları önleyecek renklerin tercih edilmesi birincil derecede önem taşıyan koruma yöntemleridir.
    Özellikle ark ve plazma kaynağı yöntemlerinde ortaya çıkan gürültü 85-105 dB seviyelerine ulaşabilmekte, buna bir de ortamda kaynağa ilişkin yan işlemlerden kaynaklanan gürültü eklenince işçiler kalıcı işitme kayıplarına sebep olabilecek yüksek gürültüye maruz kalmaktadırlar. Bu konuda alınacak önlem kulak koruyucular gibi KKD sınıfında yer alan ekipmanlardan ziyade iş ortamının iş akışına en uygun olacak şekilde bölümlenmesi ve yüksek gürültü kaynaklarının mümkün mertebe çalışma ortamından izole edilmesi şeklinde olmalıdır.
    Pek çok zaman büyük ve ağır iş parçalarının kullanıldığı kaynak işlerinde önemli bir konu da parça düşmelerine bağlı iş kazası riskleridir. Bu doğrultuda çelik burunlu iş ayakkabısı veya baret gibi koruyucu donanımlar olmadan ortamda işçi çalıştırılmaması gerekmektedir. Parçaların taşınması esnasında kullanılan ekipmanların düzenli bakımlarının yapılması ve ağır parçaların elde taşınmaması da bir diğer önemli korunma yöntemi olarak sayılabilir.



    Kaynak işlerinde ortaya çıkan iş kazalarında en ciddi yaralanmalar ve hatta ölümler ise çoğunlukla yüksekte çalışma ve kapalı ortamda çalışmaya ilişkin tehlikelerden kaynaklanmakta olup bu konuda alınması gereken önlemleri daha kapsamlı olarak ileride ele alacağız. Ancak yüksekte yapılan çalışmalarda diğer kişisel koruyucu donanımlara ilaveten, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü 521. maddesine göre 4 metreden, Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü13. maddesine göre 3 metreden yüksek yerlerde çalışanlara emniyet kemerleri verilmesi zorunludur. Kapalı ortamlarda yapılan kaynak işlerinde de, ortam oksijen düzeyi yetersizliği, zararlı gaz, duman ve buharlar, tozlu ve patlayıcı hava koşullarına karşı sürekli gözetim altında tutulmalı, dışarıda deneyimli bir gözetimci olmadan kaynaçı tek başına böyle bir ortamda çalıştırılmamalı, gaz/toz maskeleri veya oksijen sağlayan kişisel koruyucu donanımlara ilaveten mümkün mertebe ortam havası hava kirleticilerden arındırılacak ve ortama taze oksijen sağlanacak havalandırma çözümlerinin uygulanması gerekmektedir. Kapalı alanlarda doğru akım (DC) kaynak makineleri tercih edilmeli ve boşta çalışma gerilimi 48V değerini geçmemelidir. Gerekiyorsa aydınlatma 24V seyyar lambalarla yapılmalıdır. Havalandırma kaynakçı başına 900-1400 m3/saat kirli hava uzaklaştırılacak şekilde yapılmalıdır. Özellikle kapalı alanlarda yapılacak işlerden önce risk değerlendirmesi yapılması ve acil durum planlarının hazırlanması gerekmektedir. Unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta ise kapalı ortamlarda yapılacak çalışmaların mutlaka yazılı izin karşılığında olması gerekliliğidir.

    [​IMG]
    Kaynak esnasında ortaya çıkan hava kirleticiler, açık havada yapılan çalışmalarda etrafa dağıldığı için çok büyük risk teşkil etmemekle beraber bu gaz, toz, metal buharı ve dumanların solunmaması için kaynakçının hava akış yönünü arkasına alması gerekir. Özellikle buharlaşan metallerin oksitlenmesiyle ortaya çıkan metal oksitler kaynak dumanının en önemli bileşeni olup, metal dumanı ateşi, akciğer rahatsızlıkları ya da zehirlenmeler gibi çeşitli kronik veya akut rahatsızlıklara sebebiyet verebilirler. Bu hava kirleticiler uzun vadede akciğerlerde birikerek pnömokonyoz riski teşkil ederler. Metal oksitlerde karbon, kalay, demir ve aluminyum nispeten daha az zararlı olmakla beraber kadmiyum, krom, nikel, kurşun, vanadyum, mangan, civa, molibden, titanyum ve çinkonun oluşturduğu metal oksitler irritan ve toksik etki gösterirler. Örneğin demir oksit MAK (müsade edilen azami konsantrasyon) değeri 10mg/m3 olup üzerindeki değerlerde akciğer hastalığı olan siderosis'e sebebiyet verebilir. Ancak krom, kurşun veya mangan oksitleri kanserojen olup daha ciddi sağlık problemlerine sebebiyet verebilirler. Çalışma ortamında müsade edilen en fazla metal oksit dumanı 2 mg/m3'dür. Çalışanların hava kirleticilere maruziyetini azaltmak için genel yaklaşım olarak ortamda kaynakçı başına 284 m3 hava hacmi ve tavan yüksekliği en az 5 metre olmalıdır. Yapılacak genel havalandırmada birim çalışma alanı yüzölçümü için 50 m3/saat hava değişimi sağlanmalıdır. Genel havalandırmaya ilaveten yerel havalandırma yapılacaksa, kaynak işlemine uzaklığı 60 cm olmalı ve havalandırma hızı 30 m/dak olmalıdır.
    Kaynak işlerinde en büyük tehlikelerden biri de elektriktir. Elektrik şoku riskine karşı hiçbir zaman ana eneji kesilmeden kaynak kablosu bağlantıları veya değişiklik yapılmamalıdır. Kaynak makinesi mümkün mertebe ana elektrik bağlantı noktasına yakın konumlandırılmalıdır. Tüm kablo ve bağlantılar temiz tutulmalı, düzenli bakımları yapılmalı, boydan boya elektrik yalıtımının hasarsız olduğundan emin olunmalıdır. Kaynak ortamındaki tüm elektrikli ekipmanların topraklanması ve kullanılan tüm kabloların çalışma şartlarına uygun seçilmesi gerekir. Olanakların izin verdiği ölçüde yalıtılmış zeminlerde çalışma yapılmalıdır. Çalışanlar kauçuk esaslı yalıtımlı iş ayakkabısı giymelidir. Asla çıplak ve nemli elle elektrod değişimi gibi işlemler yapılmamalı, kuru ve temiz eldivenler kullanılmalıdır. Makine üzerinde arıza giderme çalışmaları uzman personele bırakılmalıdır. Şaseleme yaparken gaz veya diğer sıvı boruları kullanılmamalıdır, aksi durumda diğer çalışanlar patlama ve elektrik şoku riskiyle karşı karşıya kalabilir. Üretim sektöründe çoğunlukla kaynak makinelerinin ortalama 30-40 V değerler arasında çalışması sebebiyle tehlikeli olmadıklarına dair bir yanlış inanış vardır. Oysa bu makinelerin boşta çalışma gerilimleri 70-100 V değerlere ulaşabilir, özellikle kaynak yapılmayan anlarda ıslak elle temas halinde direnç de düşeceğinden çalışanın vücudundan yüksek akımların geçmesine ve elektrik şokuna sebebiyet verebilir. Özellikle dikkat edilmesi gereken husulardan birisi de elektrik direnç kaynağı gibi yüksek akım değerleri kullanılan kaynak yöntemlerinde ortamda bulunan manyetik alanın yaratacağı tehlikeler olup, kalp pili ve benzeri sağlık techizatı taşıyan kişiler için büyük risk teşkil edebilir.
    Kaynak işlerindeki en tehlikeli durumlardan biri de gaz kaynaklarına ilişkin olanıdır. Bu konuda gerek kaynak operasyonu, gerekse gaz tüplerinin kullanımı ve saklanmasıyla ilgili yapılacak dikkatsizlikler ve ihmaller çok ağır sonuçlar doğurabilir. Bu tip kaynaklarda en büyük tehlikelerden biri gaz sızıntısı olup, özellikle kolay farkedilmemesi ve yüksek derecede yangın ve patlama riski içermesi nedeniyle oksijen tüpleri birinci sıradadır diyebiliriz. Zira oksijen sızıntısı ortamda yüksek konsantrasyonda oksijene, dolayısıyla en küçük açık alev, sigara, elektrik kıvılcımının yangın ve patlama yaratma potansiyeline katkıda bulunduğu gibi yağ ve gres gibi maddelerin de kolaylıkla parlamasına sebep olabilir. Özellikle oksi-asetilen ekipmanları ve bunların bağlantı noktaları kesinlikle gres ve yağdan arındırılmış olmalıdır. LPG'nin ortamdaki konsantrasyonu açısından parlama aralığı %2-10 arasında iken, bu değer asetilen gazı için %1,5-81 arasındadır. Bu geniş aralık sanıyorum asetilen gazının ne denli tehlikeli olduğu ve az ya da çok neredeyse her orandaki konsantrasyonunun yangın ve patlama riski içerdiğinin en önemli sayısal verisidir. Oksi-asetilen kaynağında atlanmaması gereken bir diğer husus bakır ve zengin bakır alaşımlarının asetilen ile kesinlikle kullanılmaması gerektiğidir. Bunun yanısıra eşit basınçlı veya enjektörlü tip şaloma kullanımına göre dikkat edilmesi gereken kurallar vardır ki, daha sonraki yazılarımızda detaylı olarak ele alacağız. Burada en dikkat çekilmesi gerekli konu, arızalı ya da kırık regülatör vb. ekipmanların kullanılmaması gerektiği, hortumların en az 5 metre uzunlukta olması, hortum çaplarının yanıcı gaz için 9 mm, yakıcı gaz için 6 mm olması gerektiği gibi detaylardır. Alev geri tepmesine karşı geri tepme emniyet valflerinin kullanılması da oksi-gaz kaynağında en önemli emniyetli çalışma önlemlerinden birisidir. Oksi-gaz kaynağında kullanılan tüplerin saklanması ve bakımları da önem arzeder. Temel prensip olarak, tüpler aşırı sıcak (doğrudan güneş ışınları) ve aşırı soğukta saklanmamalı, yanıcı ile yakıcı gaz tüpleri ve dolu ile boş tüpler bir arada saklanmamalıdır. Yatık istiflemede en fazla 4 sıra tüp bulunmalı, dik olarak kullanılan veya saklanan tüplerin zincir gibi elemalarla devrilmesi engellenecek önlemler alınmalı, dışarıdan gelecek darbelere karşı muhafaza başlıkları daima tüplerin üzerinde takılı olmalıdır.
    [​IMG]
    Kaynakla çalışmada iş sağlığı ve güvenliği konusunun genel çerçevesini çizmeye çalıştığımız bu yazıda ele alamadığımız detayları ilerleyen günlerde alt başlıklar halinde incelemeye çalışacağız. Ancak konuyu bitirmeden önce tekrar hatırlatmak isterim ki, en ciddi kaza ve yaralanma sebeplerinden birisi eğitim eksikliğidir. Bir takım tezgahı, görece büyüklüğü ve üzerindeki çeşitli kumanda tertibatının karmaşık görüntüsü sebebiyle yetkisiz personelin gözünü korkutup, uzak durmalarına sebep olurken, özellikle imalat yapılan yerlerde el altında bulunan kaynak ekipmanı çoğu zaman yeterli bilgisi ve tecrübesi bulunmayan yetkisiz kişilerce de kullanılabilmektedir. Her ne kadar daha dinamik çalışma ortamı, iş yetiştirme kaygısı gibi pek çok gerekçenin arkasına sığınılsa da, işyerinde yetkinliği olmayan personelin kaynakçılığa soyunmasının çalışanlar ve işletme açısından ciddi sağlık ve güvenlik risklerini beraberinde getirdiği unutulmamalıdır.
    Benzer Yazılar



     
    buket_ bu yazıya teşekkür etti.
  19. tegv

    tegv TÜİSAG Üyesi

    merhaba ALO 170 i aradım posta yolu ile dilekçeleri gönderebilir miyiz diye yanıt alamadım beni katıldığım kursa yönlendirdiler bilgisi olan var mı?

     
  20. tahir çayır

    tahir çayır TÜİSAG Üyesi

    A Kitapcığı

    SORU 58 -
    Madde 387 - Açık havada çalışan vinçlerin kabinleri kapalı olacak ve bunların operatöre en geniş görüş alanını sağlayacak şekilde yukarı kaldırılabilen sürgülü pencereleri bulunacak ve soğuk havalarda,uygun şekilde ısıtılacaktır.
    Madde 388 - Hareket halindeki vinç kabinleri içinde veya vinç arabaları üzerinde,yalnız görevli kimseler bulunacak ve vinç operatörleri,hiç bir kimsenin yük üzerine binmesine veya boş halat veya kancalara asılmasına izin vermeyecektir
    SORU 17 -
    PUKÖ döngüsünün aşamalarını inceleyecek olursak;

    PLANLA
    İş Sağlığı ve Güvenliği açısından amacın belirlenmesi ( neyi başarmak istiyoruz, nerede, ne zaman )
    § Mevcut durumu analiz etme
    § Hedeflerin belirlenmesi
    § Kayıtların analizi
    § Tehlikelerin Belirlenmesi
    § risk değerlendirme metodlarının belirlenmesi
    § Detaylı plan hazırlaması ( uygulama planı )
    § İç talimatlar hazırlama
    UYGULA
    § Riskleri Değerlendirme
    § Risklerin kabul edilebilir olup olmadığına karar verme
    § Kontrol Önlemlerinin seçimi ve uygulaması
    § Her bölümdeki İlgili kişileri bilgilendirme, eğitme ve katılımını sağlama
    § Faaliyet planını izleme ve gerçekleştirme
    § Uygulama sonuçlarını yakın takip etme
    KONTROL ET
    § Hedef veya hedeflere ulaşıldı mı?
    § İç talimatlar ve yönergeleri gözden geçirme
    § Olası sapmaları tespit etme ve kaydetme
    § İlgili kişileri bilgilendirme
    ÖNLEM AL
    § Kalıcı bir denetleme sistemi kurma
    § Etkili önlemleri standartlaştırma
    § Gerekli eğitim ve yönlendirmeleri sağlama
    SORU 79 -
    YAPI İŞLERİNDE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ TÜZÜĞÜ madde 75 3. fıkra ya göre
    3- Sökülmüş olan malzeme hangi yükseklikten olursa olsun doğrudan doğruya yere atılmayacak, iki yerinden bağlanarak dengeli bir şekilde indirilecek ve uygun bir yere istif edilecektir.
    oysaki sorunun cevabında bağlanarak indirilecek detayı İKİ YERİNDEN bağlanacak şeklinde belirtilmemiştir.

    SORU 62 -
    3m - 4m karmaşasında da verilen tanım tüzükte geçen tanım ancak aynı konu ile alakalı yapı işleri yönetmeliğinde de ki bu yönetmelik yakın zamanda çıkmıştır tabandan itibaren 3m den sonra ibaresi mevcut.Ancak soruda tüzük yada yönetmeklik belirtilmediği için itiraz etme hakkının doğduğunu düşünüyorum.neticede tüzük 535 maddeden oluşuyor.bu soruyu sınava koyan müfettiş arkadas bu 535 kanunu kelimesi kelimesine ezbere biliyormu onu bakanlığa ve dalga geçer gibi sorduğu biz uzman adaylarına kanıtlasın.bu sınava gerçekten çalışan herkesin 3m ve 4m skalasından kesinlikle bilgisi vardır bundan hiç şüphem yok.ama soruya cvp veren herkesinde tüzüktekinimi soruyor yönetmeliktekinimi kargaşasını yaşayıp cvp verdiğinede eminim.

    SORU 90 -
    1- gelenekler ve sosyal çevre (kalıtsal ve sosyal çevre değil)
    2- kişi hatası
    3- güvensiz hareket ve koşullar
    4- kaza
    5- yaralanma
    SORU 35 -
    beta ve nötron (dayanak bulamadım)
    SORU 50 -
    Kaynak atölyesi yüksekliği
    SORU 6 -
    insan ilişkilerini konu alır







     
Yüklüyor...
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica