Bilgilendirme Balıkçılar İçin İş Sağlığı Ve Güvenliği Önlemleri

Konu, 'Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Sektöründe İSG Uygulamaları' kısmında Kaan SAKA tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Kaan SAKA

    Kaan SAKA TÜİSAG Yönetici Admin



    BALIKÇILAR İÇİN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNLEMLERİ
    FAO( Food and Agriculture Organisation of The United Nations-Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü), ILO(International Labour Organisation-Uluslar arası Çalışma Örgütü) ve IMO( International Maritime Organisation- Uluslararsı Denizcilik Örgütü) balıkçılar ve balıkçı gemileri için bir ‘güvenlik kodu’ oluşturmuşlardır.
    FAO- Genel olarak balıkçılık sahalarıyla
    ILO-Balıkçılık sektöründe çalışanlarla
    IMO-Denizde can, gemi ve makine
    ile ilgili güvenlik kodları çıkartmaktadır. Bu yolla hem makinalardan, gemiden ve doğal koşullardan kaynaklanan tehlikelere hem de insanlardan kaynaklanan tehlikelere karşı önlemler almak ve kazalar, yaralanmalar, hastalıklar, ölümler ve ekipmanlar korunmuş olmaktadır.
    Kişisel Koruyucu Donanımların kullanılması birçok iş kazası ve meslek hastalığını önlemek konusunda çok önemlidir. Çünkü balıkçılık işin doğası gereği zor çalışma şartlarına sahiptir.
    Özellikle troller ve ağır ekipmanlarla çalışılırken meydana gelen kazalardan korunmak için ayak ve baş koruyucalarınkullanılması çok önemlidir.
    Gemilerde sıkça rastlanan suya düşme durumlarından korunmak için ise güvenlik demirleri ve en azından suya düşüldüğünde batmayı engelleyecek can kurtaran yelekleri giyilmesi gerekmektedir.
    Yine sürekli nemli ve ıslak ortamda çalışmanın neden olduğu cilt sorunlarına, kesici aletlerin ve sivri parçaların açtığı yaralara karşı ise hem koruyucu hem de ciltin nefes almasını sağlayacak koruyucu giysileri (elbise-eldiven)kullanmak gerekmektedir.
    Kulakların da sesten korunabilmesi için uygun kulak koruyucuların kullanılması gerekmektedir.
    Vücudun ıslanmaya ve neme karşı korunabilmesi için de balıkçılar için özel olarak yapılmış giysilerin ve ortamdan koruyucu giysiler giyilmesinde fayda vardır.
    Yangınlarla karşılaşıldığında ise hem yangının söndürülmesi için gereken ekipmanlar, hem de yangından kaynaklanan dumanın zehirlenmesinden sakınmak için takılması gereken solunum koruyucular bulundurulmalıdır. Tersi durumda, yaralanmalar,yanmalar, zehirlenmeler ve asfiksi kaçınılmaz olmakta ve ölümle sonuçlanan olaylara neden olmaktadır.
    *Akciğer kanseri, yapısal olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin gereksinim ve kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle (tümör) oluşturmasıdır. Burada oluşan kitle öncelikle bulunduğu ortamda büyür; daha ileriki aşamalarda ise çevre dokulara veya dolaşım yoluyla uzak organlara yayılarak (karaciğer, kemik,beyin vb. gibi) hasara yol açarlar. Bu yayılmaya metastaz adı verilir.
    Astım, solunum yollarının ataklar halinde gelen tıkanmaları ile kendini gösteren kronik bir hastalığıdır. Astımda solunum yollarının şişmesi ve tıkaçların oluşması sonucu havanın akciğerlere girip çıkması engellenir. Hastalar ataklar arasında kendilerini iyi hissederler. Ataklar sırasında öksürük, göğüste sıkışma hissi, solunumda hızlanma, hırıltı ve nefes darlığı olur. Astımlı hastalar çevredeki birçok maddeye astımlı olmayanlara göre daha duyarlıdır. Bu uyarılar hastalarda hırıltı ve öksürüğe yol açar.
    Normal solunum ile akciğer keseciklerinden kan geçmekte ve kandaki karbondioksitte akciğer keseciklerine geçmektedir. Eğer çeşitli nedenlerle bu işlemler yapılamaz ise, kandaki karbondioksit düzeyi yükselir.Buna asfiksi (boğulma) denir.
    Dudak kanseri, güneş ışınlarına sunuk kalma ile ilgilidir ve sıklıkla alt dudakta ve dudak mukozası-deri bileşiminde orta hat boyunca ortaya çıkar. Genelde dudak kanseri, tipik olarak yüzeyel deriden kabarık bir deri-mukoza değişikliği olarak başlar; üzerinde yara açılabilir. Geleneksel tedavilere karşın iyileşmeyen ,kanama ve kabuklanma gösteren tümör haline gelir.
    Kontakt dermatit, derinin bazı maddelerle teması sonucu oluşan bir reaksiyondur. Bu reaksiyonların % 80’ i tahrişe bağlı reaksiyonlar (örneğin: bulaşık yıkama sonucu oluşan el gibi), % 20’ si de allerjik reaksiyonlardır. Reaksiyon temastan hemen sonra oluşmaz. Temas sonrası 1-3 gün sonra oluşan belirtiler genellikle 1 hafta veya daha sonra kaybolur. Deri kırmızı, kaşıntılı, iltihaplı ve kabarcıklı bir hal alır. Reaksiyon genellikle temas yerinde en yoğundur; derinin diğer bölgelerinde de olabilir.
    Kaynak : http://www.isguvenligi.net



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica