Bilirkişi. Önemli !!!

Konu, 'Güncel Tartışma Konuları' kısmında Musa Kıransoy tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Musa Kıransoy

    Musa Kıransoy TÜİSAG Üyesi



    Arkadaşlar sizlere bir kaza paylaşacağım.Ne medyaya ne başka bir yerde bulabileceğiniz kaza örneği.

    Çok tehlikeli bir iş kolunda 10 çalışanı bulunan bir firmada kaldırma aracından arıza sebebiyle müdahale eden (sanırım bakımcı, olmayabilirde) biri metal saplamanın sıçramasıyla sağ el serçe parmagı 1. bogumu, yüzük parmağı ve orta parmağı tamamen kopan bir kazazedenin durumu hakkında kusur olarak yorumlarınızı bekliyorum. Bu kazazede ;
    1-eğitimsiz (ama kaza yaptıgı gün hemen diger personele eğitim aldırıyorlar)
    2-sigortası yok 3 gün olmuş çalışmaya başlayalı ,3. gün kaza yapınca sigorta girişi olmuş.
    3-ATİ raporunun alınması gerekli iken sadece girişte dispanserden aldığı akciger grafisi var.bildiklerim bunlar.

    Daha detay konuları görmediğimiz için elbette yorum yapmamız zor olacak ama hakları konusunda bilgiye sahip olmadığından ne yapması gerektiğini bilmiyor. Kendisine biçilen tazminatı merak eden olursa özel yazarım, Çünkü çok komik mi desem alaycı mı bilmiyorum. Duygusallıga kapılmadan bu durumda kime ne kadar kusur verirsiniz veya neye bakarsınız, daha da önemlisi bu kazazede siz olsanız TAZMİNAT MADDİ VE MANEVİ OLARAK NE paha biçersiniz. Kendinizi bilirkişi yerine koyun ve olayı değerlendirin buyrun. Bizim işimiz yasal karar vermek degil ama bu bilirkişi raporu mahkemece büyük oranda dikkate alınıp karar veriliyor. İşçi mahkemeye verse kazanır mı.. ama onu bile bilmiyor. Evinin yolunu şaşırmış psikolojik desteğe ihtiyacı var. Çalışma bütünlüğünün bir kısmını kaybetmiş. SİZ OLSANIZ NE YAPARSINIZ....!!!!!!!



     
  2. Musa Kıransoy

    Musa Kıransoy TÜİSAG Üyesi



    Arkadaşlar 9 tane okunma var ama bir tane yorum yok. Hiç mi bilginiz yok yoksa önemsiz bir konu mu....!!!!



     
  3. Halim Bayrak

    Halim Bayrak TÜİSAG Üyesi

    Değerli Arkadaşım. Ülkemizin kötü şöhretleri arasında İş Kazaları ve meslek hastalıkları başı çekiyor. Çok uzun yıllardır Avrupa birincisi; Dünya ikicisiyiz. Bu Buzdağının görünen kısmı. Kayıtsız işletmeleri, kayıtsız çalıştırılanları, kaza yapıp birtürlü kayıttan kaçırılınları, 75 milyon nüfüsa 3 Meslek Hastalıkları Hastanesini dikkate alırsak, değil bizden sonra gelenler bizden öndeki ülkelerede (yok ya) tur bindiririz. Bakın yorum yazan bile yok diyorsunuz. Daha dün haberlerde 30 metrelik bir kuyuya düşen 6 yaşında bir çocuğun cesedi çıkarıldı. geri zekalı adam kuyunun ağzına mukavva kapatmış. Beyinsiz... hepten açık olsa idi hiç değilse belki çocuk görürdü. "efendim kuyu izinsiz açılmış" Sanki adam parmağını sokup çıkardı kuyu da açıldı. Günlerce süren bir çalışma... senin denetim denen bir mekanizman yok mu.

    Sizin gariban işçiye raporu verecek doktor. Bize de gelen bir işçi var adam şirketin kamyonuyla trafik kazası yapmış. Ağır yaralı hastaneye getirmişler, kayıt trafik kazası. İşçi kendine gelince itiraz ediyor. Doktor bey "dur ben telefon edip sorayım patronuna o ne diyor" der. Ve "kusura bakma patronun iş kazası değildi diyor". Ne diyelim "Allah bildiği gibi yapsın"

     
    Musa Kıransoy bu yazıya teşekkür etti.
  4. Hakan TOSUN

    Hakan TOSUN TÜİSAG Üyesi

    Musa Bey,
    1)Kazazede kazaya uğradığı tarih ve saati bir şekilde belgeleyebilir sanırım. Sigorta giriş saatinide belgeleyebileceğinden dolayı 1-0 öne geçmiş olur.
    2) İşe girişte verilmesi gereken İşbaşı eğitimi yoksa onuda kullanabilir.
    3) ATİ raporu olmamasıda bir avantaj.
    4) Eğer ki yaptığı iş ile ilgili bir ustalığı yoksa ve başında bir amirin direktifi ile bu işi yapıyorsa bunuda mahkeme de kullanabilir.
    5) Diğer personelin aldığı eğitim bu şahsı bağlamaz, herkes kendi aldığı eğitimden sorumludur. Bana göre hiçbir önemi yok, madem eğitim veriliyor tüm personel bu eğitime katılmalıdır.
    Şimdilik yazacaklarım bu kadar. Umarım yardımcı olabilmişimdir.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    Musa Kıransoy bu yazıya teşekkür etti.
  5. degiray

    degiray TÜİSAG Üyesi

    İşveren; 8 de 8 diye düşünüyorum

     
    Musa Kıransoy bu yazıya teşekkür etti.
  6. Esat ÜN

    Esat ÜN TÜİSAG Üyesi

    dar bir vakitte hemen ilk aklıma gelenleri paylaşmak istiyorum.

    ati raporu için işin ati listesinde olmaı gerekli, çok tehlikelide olması önemli değil. bu işyeri ati kapsamında ise işveren bir parça daha kusurlu oluyor.
    az miktardaki tazminatı kim biçmiş mahkememi; yoksa işveren konu kapansın diye mi teklif ediyor.

    eğitim almaması işverenin dezavantajı
    kaldırma aracının 3 aylık periyodik kontrolü var mı?
    işçiye talimatlar verilmiş mi?
    bu olayda çok büyük oranda işveren suçlu gibi

    şuan tam durumu okuyamadım ancak ilk izlenim dava açması yönünde. en azından bölge müdürlüğüne acilen bildirmeli )işveren bildirmedi ise)



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    Musa Kıransoy bu yazıya teşekkür etti.
  7. leventsert

    leventsert TÜİSAG Üyesi

    Musa Bey
    Hakim öncelikle elinizdeki evraklara bakar,duygusallık bir işe yaramaz. İşe giriş sağlık raporu ve işbaşı öncesi İSİG eğitimi olmadığı için işveren ve iş güvenliği uzmanı bundan ceza alır tazminat davası da açılırsa ayrıca tazminat öderler.Konu oldukça önemli iyi bir avukat bundan yüklü bir tazminat koparır. Tamamen işçinin ne düşündüğü ve nasıl davranacağı ile ilgili bir durum. Tedavi nerede ve nasıl yapıldı bunun bilgisi var mı?

     
    Musa Kıransoy bu yazıya teşekkür etti.
  8. leventsert

    leventsert TÜİSAG Üyesi

    İş güvenliği uzmanı bulundurma yükümlülüğü yoktur.Düzeltiyorum.Bu soru tuzak biraz da

     
  9. Nurdan DAHİ

    Nurdan DAHİ Banned

    İşveren kusurlu görünüyor ama kaçta kaç kusurlu bilemem. Mahkemeye verse, tazminat davası açsa muhtemelen kazanır. Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı.. Tabi işverende kendini aklamaya çalışacaktır, işçiyi kusurlu gösterecektir. işveren kusursuz da olsa (kusursuz sorumluluk olarak adlandırılıyordu yanılmıyorsam,) yinede sorumluluğu var

     
    Musa Kıransoy bu yazıya teşekkür etti.
  10. Mustafa ESEN

    Mustafa ESEN TÜİSAG Üyesi

    işveren suçlu gerekli eğitimi,sigortayı,vb hiçbir şeyi yapmamiş.
    sadece benim fikrim daha tecrübeli arkadaşların yorumu daha iyi olur.

     
    Musa Kıransoy bu yazıya teşekkür etti.
  11. Mustafa ESEN

    Mustafa ESEN TÜİSAG Üyesi

    HEPİMİZ BİRARAYA GELİP BİR OSGB AÇSAK :cool:
    KİMSE BİZLERE RAKİP OLAMAZ GİBİ :cool:

     
  12. dj_shark

    dj_shark TÜİSAG Üyesi

    Aslında işçi de suçlu sonuçta bir birey ve yasal hak ve sorumluluklarını bilmek zorunda. Tabi okuma yazması olmayan bir çok işçi var okuma yazması olsa da hayatında gazete bile okumamış insanlar var vs.. vs.. bana kalırsa cehalet ve cesaretten dolayı işçi en az 8/1 kusurlu. Yanında çalışan arkadaşı varsa ve onu bilgilendirmediyse o da kusurlu vs.. vs.. kusur dağılımının hiyerarşik gitmesi gerekir bana kalırsa.

     
    Musa Kıransoy bu yazıya teşekkür etti.
  13. leyla

    leyla TÜİSAG Üyesi

    işçide işveren gibi yükümlülük ve haklarını bilmek zorunda.

     
    Musa Kıransoy bu yazıya teşekkür etti.
  14. Musa Kıransoy

    Musa Kıransoy TÜİSAG Üyesi

    Arkadaşlar yorumlarınız için teşekkür ederim. Mutlaka ki kusur tarafsız olarak araştırılmalıdır. Bana göre işçide 1/8 oranında kusur var, operatörde 1/8 oranında olur , diğer kusurları işverene mi kalıyor..
    mus.esen aynı OSGB de bulunsak dediğiniz gibi rakipler zorlanır sanırım.:)

     
    mus.esen bu yazıya teşekkür etti.
  15. adanascuba

    adanascuba TÜİSAG Üyesi

    Kazadan sonra alınan eğitimler ve alınan raporlar kesinlikle gecersiz oldugnu belirtmeniz gerekiyor raporunuzda.
    2. Olarak ATİ listesini kontorl ediniz eger kontrolde de adı yoksa yıllık raporlarla işe giriş raporlarının yapılıp yapılmadıgnı da ekliye bilirsiniz.
    3. Kaldırma aletlerinin bakımı kim tarafından , hangi tarihte yaptırıldıgını ekleyin .
    4. İşçi Kişisel Koruyucular kullanıyor mu ? bu yonde telkinlerde bulunulmuş mu ? bunu ekleyiniz.
    5. Kaza ile ilgili olaydaki kişilerin tanıklıklarınıda ekleyip raporu oyle veriniz ben oyle yapıyorum
    Kolay gelsin

     
    Musa Kıransoy bu yazıya teşekkür etti.
  16. Esat ÜN

    Esat ÜN TÜİSAG Üyesi

    merhaba hafta sonu yoğunluğundan foruma giremedim. konu ne durumda bilemiyorum. sadece benim acizane fikirlerimi paylaşmak istiyorum.

    anladığım kadarı ile;

    10 kişinin çalıştığı bir firmada işe yeni giren biri iş kazası geçiriyor, sonuçta parmaklarını kaybediyor.

    bu durumda oranları tam bilemem ancak işveren büyük oranda suçlu. bu noktada ayrı bir parantez açmak istiyorum; işveren suçlu diye tukaka yapıp linç etmeye gerek yok, eminim o da üzüntülüdür ve korkuyordur, panik haldedir. yoksa kimse hergün işçilerim ölsün parmağı kopsun diye işyeri açmaz. bu ülkenin gerçeği sonuçta; nufusun büyük oranı çok kötü şartlarda çalışıyor. ve hergün yüzlerce bu kazalardan yaşanıyor.

    bunları şu nedenle yazdım; olan olmuş, birilerini kötülemek kimseye fayda sağlamaz. bu durumda, neler yapılabilir ona bakmalıyız.

    en önemli söyleyeceğim şey; işverenin hemen bildirim yapması, işveren panik halde ve bildirimden kaçıyorsa işçi kendi yapmalı(internette bildirim örnekleri ve nasıl yapılacağı bulunur, aksi halde bu konuda da yardımcı olabilirim). Ama mutlaka bildirimde bulunmalı.

    neden bildirim yapılması gerektiğini sırayla açıklayacağım;

    bir olayın iş kazası olması için, işçinin illa resmi sigortalı olması gerekmez, "kaçak çalışan" diye tabir edilen, sigortası yapılmamış işçide aynı, sigortalı işçi gibi haklardan faydalanır. devlet(SGK kurumu) tarafında sigortalı-kaçak işçi ayrımı yoktur. sonuçta iş akdi ile çalışan kişi sigortalıdır.
    ve akid , SÖZ demektir. Yazılı yapılıp-yapılmaması ayrı birşey, ortada söz var ise resmi yazıya gerek yok, kişi sigortalıdır.

    sigortasız işçi kaza geçirirse, sgk işçiye kaçak çalıştığı tüm süre için geriye dönük sigortasını yapar, tedavisini sigortalı gibi karşılar, iş göremezlik öder, ancak sonra döner bunları işverenden rucu eder. sigortasını bildirmeyip, prim yatırmadığı için.
    yani işçinin bir kaybı söz konusu değil.

    buraya kadar yazdığım konular iş kazası bildirimi yapılması içindi. belkide bildirim yapıldı. bilemiyorum. sonuçta bu tür durumlarda işveren panik halinde işçiye olayı anlatmamasını, gerekli tazminatı vereceğini kendisine ömür boyu bakacağını vaad eder.

    10 kişinin çalıştığı bir atölye sahibi, hangi atölye olursa olsun bu masrafın altından kalkamaz. işçi sırtını mutlaka devlete dayamalı, tahmin edeyim işçi zaten asgari ücretle çalışşıyordur. bu şekilde bintane iş bulur daha sonra zaten.

    maddi-manevi tazminat vs konuları da konuşuruz. ancak dediğim gibi herşey işçiden yana ve kendisine geçmiş olsun ayrıca işverene de geçmiş olsun.

     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Üyelerimiz bu sayfayı aşağıdaki aramalarla bulmuştur :

  1. bilirkişi olmanın avantajları

Yandex.Metrica