Bir Yazı

Konu, 'Önerilen Ve Son Çıkan Kitaplar' kısmında ISG-isg tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. ISG-isg

    ISG-isg ISGfrm Çalışma Birimi



    AHMET ŞERİF İZGÖREN
    Değerler

    1950’li yıllar, Japonya’da küçük bir imalathanede 10-15 işçi basit elektrikli aletler monte ediyorlar. Patron o günkü gazeteyi açtığında, manşette ABD sanayi bakanının açıklamasını görüyor: “Japon malları kalitesiz!” İşyeri sahibi çok bozuluyor buna, işçilere “İşi bırakın, toplanın” diyor ve gazeteyi gösteriyor. “Arkadaşlar ülkemizi bombaladılar, şehirlerimizi, yüz binlerce Japon’u yok ettiler, çocuklarımızı sakat bıraktılar. Şimdi de ‘Japon malları kalitesiz’ diyorlar. Var mısınız, tüm dünyaya Japon mallarının kaliteli olduğunu ispatlayalım?” İşçiler bağırıyorlar: “İspatlayacağız”. “Gidin o zaman, kapının girişine yazın bunu ve böylece binaya gelen herkes görsün.” Ertesi gün kapıda şu yazı vardır: “Tüm dünyaya Japon mallarının kaliteli olduğunu ispatlayacağız.” O imalathanenin adı Sony, patronun adı da Akio Morita. İspatladı mı Sony dünyaya Japon mallarının kaliteli olduğunu? Siz, sistem lideri olarak değer kavramlarını yönetirsiniz. Sony’nin hayat amacı, 1950’li yıllardan beri değişmedi. Ben misyon-vizyon ne demek bilmem. Aranızda gerçekten ne olduklarını bilen var mı? İşçinin, çalışanın kafası daha karışık. Danışmanlar, hocalar geldi ve misyon şu, vizyon şu diye anlattı. Hiçbirimiz ne olduğunu tam anlamadık. Amerikalı, günlük hayatında mission-vision kelimelerini kullanıyor. Biz 30 yaşında, işyerinde tepe yöneticisi olanlardan duyduk bu lafları. Ana-babasının “Oğlum ekmeğin arasına vizyon koydum, yer misin?” dediğini duyan var mı? Biz vizyonu sadece televizyon derken kullandık. Sonra beş yıldızlı otellerde, tepe yöneticilerle havalı danışmanlar toplandılar ve kuruma misyon belirlediler. İnanmam ben onlara. Misyon dedikleri, kurumun “Hayat Amacı”dır. (Böyle bir karşılık yok, Türkçesini ben uydurdum.) Vizyon dedikleri “Gelecek Hayali”dir. (Bunu da ben uydurdum.) Bunlar, sadece birer cümledir ve ekipçe, hep beraber gerçekten inanırsanız anlamı vardır.
    Disney’in hayat amacı “Amerikan değerlerini dünyaya yaymak”tır. O yüzden, en özgür yönetmen bile Disney yapımcılığında film çektiğinde, bir sahneye mutlaka ABD bayrağını yerleştirir. Eğitim verdiğim, çok da sevdiğim kurumlardan birinin girişinde, koca bir paragraf misyon yazıyor. Girişteki güvenliğe “Sakın arkana bakma, say bakalım misyonu” dedim. Tak, tak, tak saydı; ben şok.
    – Nasıl ezberledin bunu?
    – Hocam İSO’cular geldi mi soruyorlar, biz de ezberledik, takır takır sayıyoruz.
    – Cehaletime ver, bu misyonda “aktüeryal” diye bir şey dedin, o ne demek?
    – ... Valla hocam, bilmiyorum ama sordular mı ezberden söylüyorum.
    Çalışanlara, üyelere, güvenliğe soracaksın, “Ne demek o?” diye. İnsanlar inanmadıkları kavramların peşinden gitmezler.
    Fransa’da Dupont insan kaynakları direktörü trafik kazası geçirir, kazada arka koltukta oturan çocuğu ve kendisi yaralanır. Yöneticiler hastaneye ziyarete giderler. Tüm masrafları karşılanır. Hastaneden çıktığında evine bir mektup gelir: “İşten çıkarıldınız.” Aranızda Dupont’un ilk kurulduğunda ne iş yaptığını bilen var mı? Dupont dinamit ve patlayıcı üreten bir şirket olarak işe başladı. Bugün Türkiye’de Dupontsa’nın yaptığıyla hiç alakası olmayan bir iştir, o yüzden en önemli değer kavramlarından biri “Güvenlik”tir. Mektupta, işten çıkarma gerekçesi olarak şu belirtilir: “Değer kavramı güvenlik olan bir kurumda, çocuğunun emniyet kemerini bağlamayan bir yöneticiyle çalışamayız.” Bu kadar basit... Siz değer kavramları oluşturun, tüm operasyonlar o çerçevede yürür.

    * Bu yazı, yazarın MOKS (Elma Yayınevi) adlı
    kitabından alınmıştır.



     
    Tolga_34, nilgan, izmir ve 2 kişi daha buna teşekkür etti.
  2. nilgan

    nilgan TÜİSAG Üyesi



    ders alınması gereken bir yazı , teşekkürler.



     
  3. Zafer Özer

    Zafer Özer TÜİSAG Üyesi

    Yazı güzel doğru,ancak bana göre özeti ise tepe yönetimi inanmaz ise maalesef bir şey yapamıyorsunuz.

     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica