Bilgilendirme Biyolojik Risk Etmenlerinden Biri : Lejyoner Bakterisi (legionellosis) Risk Değerlendirmesi

Konu, 'Biyolojik Tehlikeler ve Kontrolü' kısmında sufilozofu tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

?

Biyolojik Risk Etmeni Lejyoner Bakterisi ve Risk Değerlendirme Hakkında bilgi sahibi misiniz?

  1. Evet

    42,9%
  2. Hayır

    28,6%
  3. Kısmen

    28,6%
  1. sufilozofu

    sufilozofu TÜİSAG Üyesi



    Legionella (L.) pnömofila, insanlarda Lejyoner enfeksiyona en sık neden olan tür olup, hareketli, sporsuz, gram negatif bakteridir.

    Dünya çapında doğal akıntılarda, göl ve göletlerde yaygın olarak bulunurken, serbest yaşayan amip ve diğer protozoonlarda yapışık bulunur. Nemli toprak komşuluklarında, yetersiz biçimde bakımı yapılan ya da aralıklarla kullanılan (durağan) düşük ısılı su kaynaklarında, duş, evye sistemlerinde, oda havalandırma ve klima sistemlerinde ve aerosellerin oluşturduğu diğer su sistemlerinde yaşarlar. Optimum yaşam ve yenilenme (replikasyon) sıcaklığı 35-45 oC’dir ve sporadik ya da salgın şekilde ortaya çıkar. 6 Haziran 2012 tarihinde İskoçya’da bir fabrikanın soğutma kulesinden kaynaklı olan lejyoner salgın vakasında, 40 kişi enfeksiyondan etkilenmiştir. Bir kişinin hayatını kaybedip, 12 kişi yoğun bakım ünitelerinde tedavi edilen bu vakada, hastalanan 9 kişi işletme personeli iken geri kalan hastalar 7 kilometrelik alan dahilinde yaşayan İskoç vatandaşları olmuştur. Yaşanan bu salgın vakası göstermiştir ki, özellikle yoğun aerosol üreten soğutma sistemleri (atmosferik veya yoğuşmalı soğutma kuleleri) sadece iş sağlığını etkilemekle kalmaz, halk sağlığı açısından da tehlikeler üretir. ABD’de yıllık yaklaşık 10.000 vaka tespit edilir ve endemik enfeksiyon düzeyi %5-10’dur.

    Damlacık enfeksiyonu, nadiren toz enfeksiyonu, sağkalım süresi 3 dakika (%30’unda rölatif nemlilik) ya da 15 dakika (%80); bağışıklık sistemi normal olan kişilerde yüksek bakteri sayısı gereklidir. 50 yaş üzerindeki kişiler en çok etkilenir, kadınlara kıyasla erkeklerde 2 – 3 kat daha fazla görülür. Çünkü, erkek çalışanlar, çalışma yerlerinde bakteri üreme riski olan mahallerde daha sık bulunur.
    Lejyoner enfeksiyonunu kolaylaştıran durumlar, Kronik kardiyak, pulmoner ya da metabolik bozukluklar, alkol ve nikotin kullanımı veya astım rahatsızlıklarıdır.
    Günlük hayatımızda bakteriye maruz kalabileceğimiz risk alanları ; dişçilik ve dental protez uygulamalarında su ile soğutulmuş türbin matkapları, saunalar, spa merkezleri, hamamlar, rekreasyon alanlarındaki süs havuzları, basınçlı araç yıkama düzenekleri, yaz aylarında sisleme ile yapılan soğutma düzenekleridir. Ancak en sık duşlar ve klimalar risk oluşturmaktadır.


    Sudaki asılı tanecikler (kum, toprak, mil vb.) içerisine gizlenmiş bakteriyi etkisiz kılmak için dezenfeksiyon yapılmalıdır. Yetersiz dezenfeksiyon veya yoğun taneciklerden dolayı yaşamına devam eden bakteri kolonileri duş başlıklarına yerleşir. Bu alanlardaki sıcaklık ve nemlilik bakterinin üremesini devam ettirir. Aerosol olan su, burnumuzdan ciğerlerimize taşınır ve böylece enfeksiyon için ilk aşama gerçekleşir.

    Klima sistemlerindeki mekanizma ise, su yoğuşmasından kaynaklıdır. Odadaki nem, klima içindeki özel ince kanal yardımı ile dış üniteye ve sonrada atık su tesisatına taşınır. Ancak, kullanım sıklığı, dış üniteye uzaklık veya havadaki toz dolayı bu ortamlar lejyoner bakterisi üremesine imkan verebilir. Böyle bir durumda, klimanın açık kaldığı koşullarda bakteri oda içerisindeki havada bulunur. Böylece, bakteri soluma refleksleri yardımı ile ciğerlere taşınır.
    İlginç bulaşma kaynaklarından biri de kanatlı hayvancılık sektöründe kullanılan soğutma petekleridir. Yaz mevsiminde, canlı faaliyetin yaşadığı bina içi ortamda, gerekli nem ve sıcaklığı sağlamak için soğutma peteklerinde sürekli su sirkülasyonu sağlanır. Bu işlem sırasında soğutma peteklerinde yüzey alanı geniş olduğu için su damlaları uzun bir yol alarak üst noktadan alt hazneye düşer. Eş zamanlı olarak, bina içinde negatif basınç oluşturulduğu için dış hava iç mekana su zerrecikleri ile birlikte dolar. Fanların çalışması boyunca hava akımı dolayısı ile su zerreleri kanatlı hayvanlar ile temas halindedir. Havada bulunacak lejyoner bakterisi hayvanın ciğerine yerleşir. Bakteriyel hastalıklar grubuna dahil olan lejyoner hastalığı, ciğer ile solunum yapan tüm canlılar için risktir.

    İş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirme yapıldığında, hastalık riski, eski ya da kötü bakılmış ısıtma , soğutma ve havalandırma sistemlerinde aerosol üreten cihazlar ile çalışma koşulları (ısı değiştiricileri, havalandırma, hava filtrasyonu, nemlendirme sistemleri, örneğin sulu yıkayıcılar, buhar makineleri, atomizerler), sıhhi tesisat, örneğin sıcak su sistemleri, endüstride mekanik ya da doğal havalandırma soğutma kuleleri, sağlık hizmetlerinde örnek vermek gerekirse fizyoterapi, hidroterapi (sıcak girdap) lejyoner bakterisine maruz kalacağımız riskli alanlardır.
    Uzun ve karmaşık su tesisatında yaratılan ölü noktalardan kaynaklı ortaya sorunlar dünyanın birçok yerinde lejyoner vakaları yaşanmasına neden olmuştur. Güney Kore’de devlete ait bir resmi binada 8 mavi ve beyaz yakalı personelin hastalandığı vakada, bakteri su tesisatındaki ölü noktalardan kaynaklanmıştır. Duş ve musluk kullanımından kaynaklı ortaya çıkan vaka, soğutma kuleleri, su püskürtücüleri gibi yüksek riskli yerlerde çalışılmadan da lejyoner hastalığına maruz kalınabileceğini göstermesi açısından son derece önemlidir.


    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası'nın 10'uncu maddesine göre, işverenler, işyerleri için "risk değerlendirmesi" yapmak zorunluluğundadır.

    İşyerlerinde istihdam edilen genç, yaşlı ve kadınlar açısından riskli durumların tespiti ve önlemler alınması risk değerlendirmesindeki en hassas unsurlardır.

    Risk değerlendirmesi yasada; "işyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gerekli çalışmalar" olarak tanımlandı.

    Risk değerlendirmesinde ilk aşama belge ve kayıt tutmaya ilişkin olacaktır. Buna göre, çalışma ortamı, çalışanlar ve işyerindeki mevcut belgelere ilişkin bilgiler risk değerlendirme ekibi tarafından toplanacaktır.

    İkinci aşamada, toplanan bu belgeler ışığında, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre yürürlüğe konulan mevzuatta yer alan hükümler de dikkate alınarak, çalışma ortamında bulunan fiziksel, kimyasal, biyolojik, psikososyal, ergonomik ve benzeri tehlike kaynakları ile bunların etkileşimi sonucu ortaya çıkabilecek tehlikeler belirlenecek ve kayda alınacaktır. Lejyoner bakterisi biyolojik bir tehlikedir. Lejyoner bakterisi üreme riski barındıran tüm sistemler ise tehlike kaynakları olarak kabul edilir.

    Üçüncü aşamada, tespit edilmiş olan tehlike veya tehlike kaynaklarının her biri ayrı ayrı dikkate alınarak bu tehlikelerden kaynaklanabilecek risklerin hangi ihtimalde oluşacağı ile bu risklerden kimlerin, nelerin, ne şekilde ve hangi şiddette zarar görebileceği belirlenecek. Bu tespit yapılırken mevcut kontrol tedbirlerinin etkisi de işveren tarafından göz önünde bulundurulacak.

    Özetle, İş Sağlığı ve Güvenliği açısından lejyoner bakterisi bir biyolojik tehlikedir. Bakterinin üremesine uygun ortamların her biri tehlike kaynağıdır. Yasada belirtilen risk değerlendirme Analizlerinde biyolojik tehlike olarak kaydedilip, tehlike kaynaklarına ait risk değerlendirmeleri yapılmış olmalıdır. Çünkü T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yayınladığı Meslek Hastalıkları Rehberi Kitabı’nda Enfeksiyon Riski Taşıyan Hastalıklar ve Etmenleri kısmının 375nci sayfasında Legionella pnömofila meslek hastalığı olarak kabul edilmiştir.
    Detaylı bilgi için: http://www.csgb.gov.tr/csgbPortal/ShowProperty/WLP%20Repository/isggm/dosyalar/Meslek-Hastaliklari-Kitabi adresi veya Google Arama Motorunda “meslek hastalıkları kitabı” kelimesi arama sonuçlarında 1 no’lu pdf içeriği.

    Forumu kullanan tüm herkese saygılarımızı sunarız.



     

    Ekli Dosyalar:

    Last edited by a moderator: 8 Ocak 2014
    nigarcinar, Fatma Tan ve Ayşe Bekoğlu bu yazıya teşekkür etti.
  2. özlem gül

    özlem gül TÜİSAG Üyesi



    Su Soğutma Kulesi Nedir?

    Su soğutma kuleleri, sistemden gelen sıcak suyun dolgu üzerine püskürtülmesi ile ısının atmosfere verilerek ortamdan uzaklaşması ile soğuma sağlar.

    Soğutma kulesi bir ısı uzaklaştırma ünitesidir. İçinden geçen suyun bir kısmının buharlaşmasını sağlayarak sistemdeki istenmeyen ısıyı atmosfere verir. Kalan su ise istenilen derecede soğur. Sıcak bir nesnenin üzerine su dökülerek soğuduğunu düşünün. Islak bir yüzeyin soğuması kuruya oranla çok daha hızlıdır. Aynı şekilde, su soğutma kulesi de, kuru tip ısı uzaklaştırma ünitelerinden çok daha etkilidir. Su soğutma kulelerinin yaygın kullanım alanları arasında klima sistemleri, üretim tesisleri ve enerji santralleri vardır.



     
    sufilozofu bu yazıya teşekkür etti.
  3. Fatma Tan

    Fatma Tan TÜİSAG Üyesi

    Otellerde Legionella virüsü tehlikesi çok fazla.Sıcak su olan,hamamlar ve saunalar da.Aylık numune alınarak kontrol edilmeli.

     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica