Haber Bu Değişiklik Neden Yapılıyor?

Konu, 'İş Güvenliği Uzmanlığı İle İlgili Haberler' kısmında Gamze tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Gamze

    Gamze TÜİSAG Yönetim Yardımcısı Yönetim Yardımcısı



    Bu değişiklik neden yapılıyor?
    Sosyal iş müfettişlerine "A sınıfı İş Güvenliği uzmanlığı" yetkisi verilme hazırlığı yapılıyor. Peki neden?

    [​IMG]

    İş Güvenliği uzmanlığı, son dönemin en gözde mesleği... Bu uzmanlık, A, B ve C sınıfı olmak üzere 3 seviyeye ayrılmış durumda.

    Bazı meslek gruplarına doğrudan bu sertifikaya sahip olma hakkı tanınmış iken bazılarına da belirli sınavlara girerek bu sınavlardan başarılı olma şartı koşulmuştur.

    Hali hazırdaki tüm uygulamaların dayanağını, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu oluşturmaktadır. Bu Kanunun 3. maddesi, İş Güvenliği uzmanlığının kimlere verileceğinin tespitinin yönetmelikle yapılmasını öngörmüştür.

    Yönetmelik ise 29/12/2012 tarihli Resmi Gazetede "İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik" adıyla yayımlanmıştır. Yönetmeliğin 8. maddesinde A, B ve C sınıfı İş güvenliği uzmanlığı belgesinin kimlere verilebileceği tek tek tadat edilmiştir. Yönetmeliğin bu maddesi daha 1. yılını doldurmadan bir kez değişti, şimdilerde ise 2. kez kimsenin fark etmeyeceği bir yöntemle değiştirilmesi planlanıyor?

    Neden mi?

    Yönetmeliğin 8. maddesine göre (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi şu gruba verilmektedir:

    "1) (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesiyle en az dört yıl fiilen görev yaptığını iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi ile belgeleyen ve (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olanlara,2) Mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakülte mezunları ile teknik elemanlardan; iş sağlığı ve güvenliği veya iş güvenliği programında doktora yapmış olanlara,3) Genel Müdürlük veya bağlı birimlerinde en az on yıl görev yapmış mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakülte mezunları ile teknik elemanlara,4) İş sağlığı ve güvenliği alanında müfettiş yardımcılığı süresi dahil en az on yıl görev yapmış mühendis, mimar veya teknik eleman olan iş müfettişlerine,5) Genel Müdürlük ve bağlı birimlerinde uzman yardımcılığı süresi dahil en az on yıl fiilen görev yapmış mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakülte mezunları ile teknik elemanı olan iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına,"

    Madde metni okunduğunda görülecektir ki, bu belge genel olarak mühendis, mimar veya teknik eleman kökenli personele verilmektedir.

    Ancak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı teknik kökenli olmayan sosyal bölüm mezunu iş müfettişlerinin de bu belgeye haiz olması için değişiklik hazırlığı yapmaktadır.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu bünyesinde, teknik ve sosyal müfettişler bulunmaktadır. Herkes uzmanlık alanına göre teftişler yapmaktadır. Hatta teknik kökenliler de kendi içinde uzmanlık alanlarına göre görev yapmaktadır. Örneğin maden mühendisleri Maden ocaklarına teftişe gitmekte, inşaat mühendisleri inşaatları teftiş etmektedir. Fakat Çalışma Bakanlığı Müsteşarlığında İş Teftiş Kurulu'na sorulmadan hazırlanan tasarıyla birlikte sosyal ve teknik müfettişler kavramı ortadan kaldırılmakta, "herkes her işten anlar" denilerek sosyal müfettişleri de iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftişe gönderilmek istenmektedir. Yani bir anlamda, Tüzükte yapılacak değişiklikle iş sağlığı ve güvenliği yönünden ve işin yürütümü yönünden teftiş yapan iki grubun birleştirmesi planlanıyor.

    Peki, Müsteşarlık neden ısrarla, kimsenin fark edemeyeceği yöntemlerle bu değişikliği hayatageçirmeye çalışıyor?

    Bunun amacı A Sınıfı İş Güvenliği Sertifikasındaki büyük rant. Ekim ayında medyada yer alan bir habere göre bu sertifikaya sahip bir uzmanın aylık ortalama 30 bin liraya kadar maaş alabileceği belirtilmiştir. (http://www.memurlar.net/haber/417018/)

    İş Teftiş Kurulu bünyesinde bulunan emekliliği yaklaşmış İşin Yürütümü yönünden(Sosyal) teftişe haiz olan İş Müfettişlerine A sınıfı iş güvenliği uzmanı belgesi verilmek isteniyor. Fakat bu müfettişlere bu belge verilmek istenirken Türkiye'de "Devlet adına" teftiş yapan tek Teftiş Kurulunun dinamikleriyle oynanıyor.Üniversitelerin İşletme, Çalışma Ekonomisi, Kamu Yönetimi, Maliye vs. bölümlerinden mezun olan kişilerin iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş etmesine yetki verilerek adeta Türkiye'nin geleceğiyle oynanıyor. Çünkü bu Tüzük tasarısıyla eğitim hayatlarında ve iş hayatlarında hiçbir makinanın kullanılması hakkında, korunması hakkında bilgisi olmayan insanlar iş yerlerine teftişe gidecek. Bu da Türkiye'de sadece işçinin haklarını koruyan İş Teftiş Kurulunu daha sığ hale getirecektir.

    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıkarılırken hazırlanan genel gerekçede; "İş yerlerindeki çalışma şartlarının çalışanlar üzerindeki sağlık ve güvenlikle ilgili olumsuz etkilerini en aza indirecek şekilde işyerinin tasarımı, iş ekipmanları, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçimi gibi hususlara özen gösterilerek işin çalışanlara uyumlu hale getirilmesi, teknik gelişmelere uyum sağlaması...", "İş yerlerinde,işin sağlıklı ve güvenli bir ortamda yapılabilmesi için binaların tasarımından başlayarak, inşasına ve iş yeri yerleşim düzenine kadar her aşamasında ilmi ve teknolojik gelişmeler dikkate alınarak önceliğin iş sağlığı ve güvenliğine verilmesi gerekmektedir.", "Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde yürürlükte bulunan iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı geniş ve kapsamlı teknik detaylar içermektedir." Denilmektedir. Görüldüğü gibi kanun gerekçesinde İş sağlığı ve Güvenliğinin ne kadar özel, kapsamlı ve çok önemli bir olay olduğu ortadadır. Bu kanun ve kanuna göre çıkan yönetmeliğin uygulanmasının denetlenmesin önemi de aşikardır.

    Yukarıda bahsedilen teknik konuların denetimi şu an İş Teftiş Kurulu Başkanlığı bünyesinde yer alan hekimler ve mühendisler tarafından yapılmaktadır. İşin yürütümü yönünden teftiş yapan müfettişlerin bu konulara yeteri kadar vakıf olmadıklarından dolayı bu birleşmenin olması durumunda ülkemizde yeni yeni oturtulmaya çalışılan İş sağlığı ve güvenliği kültürü sekteye uğrayacaktır. Yine kaybeden ülkemiz olacaktır.

    Bu olaylara karşı tepkiler de yavaş yavaş gelmeye başlamıştır. Türk Tabipleri Birliği konu ile alakalı tepkisini ortaya koymuştur.

    Kaynak: http://www.memurlar.net/haber/434070/




     
    turanmst, Günkut, M.R.ŞULE ve 1 kişi daha buna teşekkür etti.
  2. turanmst

    turanmst TÜİSAG Üyesi



    iş güvenliğinin suyunu cıkardılar fabrikaya girmeyen kişiyi a sınıfı yap, fabrikada maaş ödemelerini kontrol eden sosyal müfettişleri a sınıfı yap yada sürekli yeni bölüm ekleyerek seviye yükseltme olarak görülen iş güvenliği uzmanlığını seçim yaklasıyo işşiz kalmasın diye yolgeçen hanına çevir(sırada çeko lar var onlarda gelecek gibi duruyo), devlet olarak üzerinden sorumlulukları atmak için boş boş yönetmelikler çıkar sonra 1 sene millet acaba ne demek istiyor burada diye uğraşşsın(ben devlet mantığında çalışşabilsem eğer iş yerindeki tüm iş güvenliği kurallarına uyulmalıdır deyip sorumluluğu üzerimden atabilir durumda olmam gerekiyor şuan).
    herkes kendi rantı peşinde koşarken kevgire çevirdiler bir çok işi, ben kazanam diye yönetmeliklerle oynuyorlar, ben oy alayim diye yönetmelik çıkarıyorlar, son olarak baktılar iş güvenliği yine sarpa saracak bu sefer süreleri yarıya düşürdüler , işyeri hekimliği belgesini kaldırdılar bu kadar saçma bi düzen olmaz yaaa bugünümüz dünden kötü oluyo hergün neyse gamze hanım cok doldum ben bu konuda paylaşımınız için teşekkürler



     
  3. fatihöztürk

    fatihöztürk TÜİSAG Üyesi

    Böyle birşeyde yapılırsa OSGB ler muhasebeci mantığıyla çalışır herhalde isg uzmanlarıda asgari ücret devam.

     
    Gamze bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica