bu yasa ile iş kazaları önlene bilir mi?

Konu, 'İş Güvenliği Uzmanlığı Hakkında' kısmında ali yıldırım tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. ali yıldırım

    ali yıldırım TÜİSAG Üyesi



    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 30 Haziran 2012 tarih ve 28339 sayılı resmi gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. AB sürecinde, ulusal mevzuatın uyumlaştırılması kapsamında gündeme gelen 381 sayılı direktifin ulusal mevzuatımız kapsamına alınmasıyla başlayan ve yılan hikayesine dönen çalışmalar en sonunda yasa haline getirilmiştir. Yasa, çok tehlikeli işlerde 1 yıl, az tehlikeli işlerde 2 yıl sonra yürürlüğe girecektir. Yasanın çıkması süreçlerinde yapılan toplantılara katılarak önerilerimizi tüm yetkililere iletmemize karşın kabul görmemiştir.
    İş kazalarının nedeninin, kanunun olmamasına bağlanmasının ve kanunun çıkarılmasının tek başına kazaları önleyeceği yönündeki tespitlerin bilimsel gerçeklik ile uyuşmadığı bir gerçektir. Çünkü; iş kazalarının asıl nedeni neoliberal politikaların alt başlıkları olan özelleştirme, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma, kuralsızlaştırma ve denetimsizleştirmedir.

    Yasa dikkatli bir gözle incelendiğinde soruna "çözüm sunan" değil, "yasak savan" bir anlayışla kaleme alındığı apaçık bir biçimde görülmektedir. Bu yasanın uygulanma olanağı yoktur. Çünkü bu yasa derli toplu, bütüncül bir ulusal politikaya dayanmamaktadır ve uygulanabilmesi için kurumsal destek ve sistemden yoksundur. Hatta yasa, şu anda uygulanmakta olan mevzuat ve yargı içtihatlarının gerisindedir. Yasadaki kavramlar, Bakanlığın keyfiyeti ile çıkarılacak yönetmeliklere havale edilmiştir.
    Çıkarılan yasa ile Bakanlık anayasal denetim görevinden feragat etmiştir. Oysa bugüne kadar hukuksal metinlerde, söz konusu yasadan daha yeterli düzeyde koruyucu hüküm bulunmasına karşın iş cinayetlerinin artarak devam etmesinin nedeni Bakanlığın denetim ve gözetim sorumluluğunu fiili olarak yerine getirmemesiydi. Bugün ise bu sorumluluktan Bakanlık yasal olarak da arındırılmıştır. Bakanlık denetim görevinden feragat ederken, sorumluluğu iş güvenliği uzmanlarına ve işçiye yüklemiştir. Yasaya göre, iş güvenliği uzmanları "ortak iş sağlığı ve güvenliği birimi"nin işçisi olup, işyerlerine bu birimlerce kiralanacaklardır. Yasada hiçbir güvence ve yetki verilmeyen iş güvenliği uzmanları, tıpkı işyerinde çalışan diğer işçiler gibi iş güvencesinden yoksundur. Bu yasada iş güvenliği uzmanları, hem "ortak iş sağlığı ve güvenliği birimi"ne hem de görevlendirildiği işyerinin işverenine karşı sorumludur. Kendi iradesi ve işyerinde çalışanların onayı olmaksızın işyerlerinde görevlendirileceklerdir. Güvencesiz çalışan ve adına iş güvenliği uzmanı denilen ama aslında kiralık bir işçinin, işyerinde koruyucu önlemler alınması için işveren üzerinde kendiliğinden etkili bir güce sahip olması düşünülemez. Bu yasa, çalışanların tehlikeden korunması için önlemlerin alınmasında etkili bir araca sahip değildir. İş güvenliği uzmanları, sorumluluk yönünden bir araç haline getirilmiş ve "ihmal" kavramı ile işçiye verilen zarardan sorumlu tutulmuşlardır. Bu yasa ile iş kazasından doğan tazminat yükümlülüğü ve ceza sorumluluğu hak ve yetkiden yoksun mühendislere yüklenmiştir. Gelecek dönem, pek çok iş güvenliği uzmanı ceza sorumluluğuyla karşı karşıya kalacaktır.
    İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinde çözüm olacakmış gibi sunulan yasa, işveren sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırarak, tüm sorumluluğu neredeyse kazayı yaşayan işçiye ve bu gibi durumların olmaması için kısıtlı imkânlarla, yetkisiz güvencesiz çalışan mühendislerin sırtına yıkmaktadır.
    Önümüzdeki dönem, korkarız ki çok daha ciddi acıların yaşanacağı ve kayıpların devam edeceği bir dönem olacaktır. Yaşanacak iş kazalarının ve cezaevlerine girecek olan mühendislerin sorumluluğu, işverenler ve gerçek sorunu görmemezlikten gelerek yasanın bu haliyle çıkmasını sağlayan hükümet yetkilileri ve yasayı hazırlayan bürokratları olacaktır.

    Sonuç olarak; bu yasa çalışanların iş güvenliğinin sağlanması ve sağlığının korunup geliştirilmesi için uygulamayı biçimlendiren bir metin olma niteliğine sahip değildir. İşçi sağlığının korunup geliştirilebilmesi için iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ile işyeri sağlık ve güvenlik biriminde görevlendirilecek diğer personelin hak yetki ve sorumluluğunun özellikle işverenden bağımsızlıklarını sağlayacak; bu suretle etkin görev yapmalarının önünü açacak olan iş güvencesi sistemlerinden hiçbirinin yasada yer bulmamış olması önemli bir sorundur. Piyasacı bir anlayışla çıkarılan bu yasanın, ülkemizde yaşanan iş cinayetlerini önlemekle uzaktan yakından bir ilgisi bulunmamaktadır.
    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica