Bugünün Beğenileni

Konu, 'Birazda Eğlenelim' kısmında serkancaner tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. dilan

    dilan TÜİSAG Üyesi



    Bir gün padişahlar padişahı av için şehirden uzaklaşmış. Yolda giderken pek çok insanın çalıştığı bir tarla görmüş. Merak edip yanlarına yaklaşmış.
    Oradaki insanların arasında yaşı doksanı geçkin bir ihtiyar varmış. Bu ihtiyar toprağa bir şeyler ekiyormuş.
    Padişah:
    -Ne ekiyorsun ihtiyar? diye sormuş.
    İhtiyar çiftçi başını bile kaldırmadan cevap vermiş:
    -Baharda yeşermesi için ceviz dikiyorum.
    Padişah kahkahayla gülmüş.
    -Fakat sen çok ihtiyarsın. Şurada iki günlük ömrün kalmış. Neden uğraşırsın? demiş.
    Bunun üzerine ihtiyar başını kaldırmış:
    -İnsanlar ekip dikmekle zarar etmezler. Başkaları ektiler; biz yedik. Şimdi de biz ekelim; başkaları yesin, demiş.
    Padişah bu cevabı çok beğenmiş. Hemen yanındaki adamına dönerek:
    -Bu ihtiyara bir kese altın verin, diye emretmiş.
    İhtiyar altınları almış ve:
    -Gördünüz mü? demiş, benim ağacım daha büyümeden meyve verdi! demiş.



     
  2. dilan

    dilan TÜİSAG Üyesi



    Bunca zaman bana anlatmaya
    çalıştığını,kendimi
    bulduğumda anladım.
    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
    Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,
    okuyarak,dinleyerek değil..
    Bildiklerini bana neden
    anlatmadığını, anladım..
    Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış…,
    Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
    Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
    Neden hiç ağlamadığını anladım..
    Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
    Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
    Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
    Çok acıttığında anladım..
    Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
    Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
    Yüreğini elime koyduğunda anladım..

    Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
    Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
    Özür dilemek değil, ”affet beni” diye
    haykırmak istemekmiş pişman olmak,
    Gerçekten pişman olduğumda anladım..
    Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
    Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
    Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş
    bir gün affedilmeyi,
    Beni afetmeni ölürcesine istediğimde
    anladım..
    Sevgi emekmiş,
    Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak
    kadar sevmekmiş…
    Can YÜCEL



     
  3. Hülya54

    Hülya54 TÜİSAG Üyesi

    BiR KARAFATMA'NIN GÜNLÜĞÜ

    Dün gece yine ölümle burun buruna geldim. Kendime bir zarar geleceğinden değil ama karım Cemile ne yapar sonra.
    Biz akşam yemeğimizi genelde saat 23-24 gibi yerdik, ama ev sahiplerimizin misafiri geldiğinden geç vakitlere kadar oturup yatmadılar. Neyse ki misafirlerin gitmesiyle birlikte uykuya daldılar. Bir süre ortalığın sakinleşmesini bekleyip, yiyecek toplamaya başladım.

    Bugün misafirler geldiği için menü çok zengindi.Pasta ve börek kırıntılarına bayılırız. Her neyse ben nevaleyi toplarken birden mutfağın ışığı yandı ve "Aaaaaa! Karafatma" diye bir ses duydum. Salak adam, ben bir erkeğim Fatma da nereden çıktı. Benim adım ismail. Böyle şeyler delikanlıyı bozar. Hadi beni karımla karıştırdın diyelim. Sen ne kadar korkak bir adamsın. Benim kaç katım büyüklüğünde olmana rağmen bu bağırış da ne böyle? O korkunç sesin kesilmesiyle birlikte,sanki ben ona bir şey yapmışım gibi beni kovalamaya başladı. inanın o kadar da dikkat ediyorum, tabak, çanak, bardak üzerinde dolaşmamaya. çünkü bu dingilin karısı çok titiz. Bazen diyorum ki bu gıcıkların misafiri geldiğinde git ortalarda dolaş böylelikle utanılacak duruma düşsünler. Ama yapamıyorum işte. Ne olursa olsun, ekmek yediğin tekneye kötü gözle bakmamak gerekir.

    Ben eve geldiğim ilk yılları hatırlıyorum da ne güzeldi o günler. Rahmetli kayınbabam ve kayınvalidem beni evlerine kabul etmişlerdi. O zamanlar rahattık, çünkü ev sahibimiz Rıza amca kördü. Bu sebeple evin her yerinde serbestçe dolaşabiliyorduk. Hatta Rıza amcayla aynı sofrada yemek yediğimiz günler de oldu. Gerçi bizleri görebilseydi nasıl davranırdı bilmem ama o hep yüreğimizde yaşayacak. Rıza amcanın durumu pek iyi sayılmazdı, memur emeklisiydi. Bu ev de rahmetli karısınınmış, bu yüzden yiyecek konusunda bu kadar fazla seçeneğimiz yoktu. Ama daha mutlu ve huzurluyduk. Rıza amca bir gün görünmez kazaya kurban gitti. Gerçi onun için bütün kazalar görünmezdi. Rıza amcanın toprağa verildiği gün biz de oradaydık. Karşı komşusu Osman Zeki bey bize geldiğinde ceketini asmıştı. Biz de bunu fırsat bilip ceketin cebine girdik. Ardından Osman Zeki beyle birlikte mezarlığa doğru yola koyulduk.

    Rıza amcanın üç tane oğlu vardı ama bugüne kadar sadece nüfusta gözüküyorlardı. Hayırsızlar daha ilk günden evi satışa çıkardılar. Evi şu anda oturan adam ve karısı satın aldı. Eve ayak basmalarıyla kayınbabam ve kayınvalidemi öldürmeleri bir oldu. Adam sonra iğrenerek cansız bedenleri kağıda sararak çöpe attı. Sanki kendisi çok temizmiş gibi. Halbuki tuvaletten çıktıktan sonra ellerini yıkamadığına defalarca şahit oldum. Şimdilerde kendine üzerinde rahmetli kayınvalidemin resmi olan bir ilaç almış, durmadan üzerimize sıkıp duruyor.

    Kayınvalidem Sultan hanım gençliğinde fotomodel olduğu için bu tür ilaçların üzerinde resmi bulunuyor. Hatta bir iki reklam filminde de oynamıştı. Ama evlenince mecburen bırakmış. Çünkü kayınbabam tam bir Osmanlı erkeğiydi.

    Bugüne kadar rahmetli Rıza amcanın anısına bu evde oturduk, artık daha fazla dayanacak halimiz kalmadı. Eşe dosta haber saldık. Kendimize göre bir ev bulur bulmaz taşınacağız buradan. Belki de sizin evinize yerleşiriz hayat bu belli mi olur?
    KARA iSMAiL ,Kara Fatma(cemile)'nın eşi.

     
    surveyan, Muhammet Ali, okko ve 1 kişi daha buna teşekkür etti.
  4. Nurdan DAHİ

    Nurdan DAHİ Banned

    Kara İsmail SÜPERRRRR :D



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  5. Hülya54

    Hülya54 TÜİSAG Üyesi

    hırsızz.jpg

     
    Aytuğ ve Hüseyin KOÇ bu yazıya teşekkür etti.
  6. Hülya54

    Hülya54 TÜİSAG Üyesi

    mevlana.jpg



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     

    Ekli Dosyalar:

  7. okko

    okko TÜİSAG Üyesi

    Erkekler Bluetooth gibidir, yanındayken bağlıdır, uzaktayken yeni aygıt arar. Kadınlar wireless gibidir hepsini görür sadece şifreyi bilene bağlanır :D
    Çok iyi ya

     
    Aytuğ, dilan, leyla ve 3 kişi daha buna teşekkür etti.
  8. Hülya54

    Hülya54 TÜİSAG Üyesi

    çay.jpg

     
    leyla, Seylan Aygün ve Mustafa ESEN bu yazıya teşekkür etti.
  9. Hülya54

    Hülya54 TÜİSAG Üyesi

  10. dilan

    dilan TÜİSAG Üyesi

    Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri bir gün New York üzerinde balonla dolaşmaya çıkar. Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürür ve kaybolur. İnmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır ;
    "Pardon. Ben neredeyim acaba?" diye sorar.
    "Yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içindesin" der adam. Yönetici sinirlenir :
    "Sen mühendissin değil mi?" diye sorar.
    "Evet." der adam. "Nereden bildin?"
    "Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdigin cevap 100% dogru fakat hiç bir işime yaramıyor."
    "Sen de yöneticisin değil mi?"
    "Evet, sen nereden bildin?"
    "Çünkü yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içinde kaybolmuşsun. Pusulan yok, berbat durumdasın. Fakat bu benim suçum oldu."

     
    Aytuğ, Hakan COŞKUN, yaseminaytekin ve 2 kişi daha buna teşekkür etti.
  11. dilan

    dilan TÜİSAG Üyesi

    İmparatorluk dönemi şairlerinin en esprililerinden biri olan şair Haşmet'in kendine göre aptalca işler yapanların adını kaydettiği gizli bir defteri varmış. Kim ahmakça, akılsızca bir iş yapsa adını oraya işlermiş. Haşmet'in böyle bir defter tuttuğundan haberdar olan padişah (3. Mustafa) bir yolunu bulup bu defteri elde etmiş. Padişah zevk ve merakla bu defteri karıştırırken, aptalca işler yapanların listesi demek olan bu defterde kendi adına da rastlamış. Hemen şair Haşmet'in huzuruna çıkarılmasını emretmiş. Şair karşısına çıkınca vakit kaybetmeden paylamaya başlamış:

    -Bu ne küstahlık! Sen nasıl oluyor da benim adımı böyle aptallar listesine kaydediyorsun?

    -Efendimiz sakin olunuz, izah edeyim. Siz geçenlerde baş seyise yüklü bir para vererek cins bir Arap atı almaya gönderdiniz. O kadar parayla Arabistan'a gönderilen kimse artık geri döner mi? Bunun için sizin adınız da orada bulunuyor.

    -Peki, ya baş seyis geri dönerse?

    -Kolayı var efendimiz, sizin adınızı siler onunkini yazarız :)

     
    Hülya54, Muhammet Ali ve Mustafa ESEN bu yazıya teşekkür etti.
  12. Mustafa ESEN

    Mustafa ESEN TÜİSAG Üyesi

    :p

     
  13. Hülya54

    Hülya54 TÜİSAG Üyesi

    teknoloji.jpg

     
    Hüseyin KOÇ bu yazıya teşekkür etti.
  14. Hülya54

    Hülya54 TÜİSAG Üyesi

    metres.jpg

     
    Aytuğ ve surveyan bu yazıya teşekkür etti.
  15. Hülya54

    Hülya54 TÜİSAG Üyesi

    kriz.jpg

     
    uzman_26 ve Aytuğ bu yazıya teşekkür etti.
  16. Hülya54

    Hülya54 TÜİSAG Üyesi

    kayserili.jpg

     
    Seylan Aygün bu yazıya teşekkür etti.
  17. Hülya54

    Hülya54 TÜİSAG Üyesi

  18. Hülya54

    Hülya54 TÜİSAG Üyesi

  19. Hülya54

    Hülya54 TÜİSAG Üyesi

  20. serkancaner

    serkancaner TÜİSAG Üyesi

    karikatür(3).jpg

     
    Hüseyin KOÇ, Seylan Aygün ve Hülya54 bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica