Çevresel Risk Yönetimi, Çevre Görevlisi Eğitimi Notları

Konu, 'Çevre Görevlisi Sınav Soruları ve Konu Özetleri' kısmında Xzenon tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Xzenon

    Xzenon ISGfrm Çalışma Birimi TÜİSAG Çalışma Birimi



    Dosyayı aşağıdaki adresten indirebilirsiniz.
    http://xzenon34.files.wordpress.com/2012/03/14-cevresel-risk-yc3b6netimi-ders-notlari-guncel.doc

    Çevresel Risk Yönetimi
    Çevre Görevlisi Eğitimi Notları
    Doç.Dr. Mustafa Yazgan
    İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü


    2009
    ANTALYA
    RİSK

    Risk zarara uğrama ihtimali olarak tanımlanır. Eğer zarara uğrama ihtimali ölçülebilen bir özellikte ise (örneğin kaybedilen iş günü sayısı ve yaralanan insan sayısı gibi), risk zararın şiddeti ile olayın meydana gelme ihtimali ile çarpılarak hesaplanabilir.
    Risk = (ihtimal) x (zararın şiddeti)
    Buna göre aşağıdaki 2 olay, aynı risk değerine sahiptir.

    Olay
    Zararın şiddeti, (örn., kaybedilen işgünü sayısı
    Olayın meydana gelme ihtimali
    Risk
    1
    20
    0.1
    2
    2
    10
    0.2
    2

    Risk hesaplamalarında kullanılan olayın şiddeti çoğu zaman sayılabilir bir özellikte değildir. Bu da riskin hesaplamasını zorlaştırır.
    Risk Çeşitleri

    Risk, arka plan riski, ilave risk ve toplam risk olmak üzere 3 çeşittir. Arka plan riski özellikle hesaplanmak istenen riskten önce mevcut olan risk miktarıdır. İlave risk, hesaplanması istenen olayın riskini ifade eder. Toplam risk ise bu iki riskin basit olarak toplanması ile elde edilen risktir. Örneğin, bir tehlikeli atık sahası civarında yaşayan birisinin, bu atık sahasından kaynaklanan kirliliklerden kansere yakalanma riski hesaplanırken, önce o ülkede veya şehirde genel olarak kansere yakalanma riskinin bilinmesi gerekir (% 25 gibi). Bu risk arka plan riskini oluşturur. Tehlikeli atık sahasından kaynaklanan risk ise ilave risk anlamına gelir. Bu kişinin kansere yakalanma riski ise bu 2 riskin toplamına eşit olacaktır.
    Risk kavramı ile tehlike kavramı çoğu zaman birbiriyle karıştırılır. Tehlike, çevresel açıdan bakıldığında bir maddenin zarar verme kabiliyetidir. Tehlike, bir maddenin zehirliliği, hareketliliği veya kalıcılığının bir fonksiyonudur ve riskin kaynağıdır. İncelenen madde ne kadar tehlikeli olursa olsun, ortaya çıkma ihtimali (yayılma, dökülme v.b.) söz konusu olmadıkça, çevresinde yaşayanlar için bir risk oluşturmaz.
    RİSK DEĞERLENDİRME YÖNTEMİ

    Risk kavramı, çevre politikacıları tarafından tarihi boyunca sürekli olarak ilgilenilmiş ve dikkate alınmıştır. Ancak ilk zamanlarda risk değerlendirmeleri toksikoloji, kimya, kirleticilerin taşınımı ve modellenmesi gibi bilimsel esaslara dayanmaktan ziyade daha çok sezgilere dayanmaktaydı. Bilimsel esaslı risk değerlendirmesi son bir kaç yılda çevre politikaları oluşturulmasında önemli rol oynamıştır. Bu farkı vurgulamak için, bilimsel yöntemlerle yapılan risk tahminleri sayısal risk analizi olarak tanımlanır.
    Risk bilimcilerinin çoğu tarafından kabul edilen risk değerlendirme yöntemi 4 aşamadan oluşur.
    A. Tehlikenin tanımlanması (Hangi kimyasallar önemlidir ?)
    B. Tehlikeye maruz kalmanın değerlendirilmesi (Kimyasallar nereye doğru gitmektedir ? Kimyasallara kimler ne şekilde maruz kalacaktır ?)
    C. Zehirlilik değerlendirmesi (zehirliliğin sayısal olarak ortaya konması)
    D. Riskin karakterizasyonu (riskin büyüklüğünün tahmini, tahmindeki belirsizlikler)

    Bu ders notunda ele alınan risk değerlendirmesi, insan sağlığı açısından bir tehlikeli atık sahasından kaynaklanan riskin değerlendirilmesi şeklinde ele alınmıştır.

    A) TEHLİKENİN TANIMLANMASI

    Tehlikeli atıklarla kirlenmiş bir alanda 100 farklı kimyasalın bulunması çoğu zaman söz konusu olmamaktadır. Tehlikenin tanımlanması aşamasında böyle bir sahada bulunabilecek olan tüm kimyasalların belirlenmesi ve bunların için den risk oluşturanların tespiti gerçekleştirilir. Böyle bir tehlikeli atık sahasının risk değerlendirmesinde gerek duyulan bilgiler aşağıdaki gibi sıralanabilir.
    Gerekli veriler:

    · Alanın tarihçesi
    · Arazi kullanımı
    · Hava, yüzeysel su, yeraltı suyu ve toprak ortamındaki kirletici düzeyleri
    · Kimyasalların hareketlerini ve akıbetlerini etkileyen çevresel (jeolojik, hidrojeolojik, atmosferik, topografik özellikler)
    · Etkilenen potansiyel kişiler
    · Etkilenen potansiyel biyolojik ortam
    Bir tehlikeli atık sahasından kaynaklanacak riskin belirlenmesinde, öncelikle sahadaki tüm kimyasalların belirlenmesi gerekir. Daha sonra bu kimyasalların arasından risk oluşturan en önemli olanlar belirlenir. Bunun için
    · En toksik, en kalıcı ve en hareketli olanlar
    · Saha içinde ve çevresinde alansal dağılımı veya konsantrasyonu en yüksek olanlar
    · En yüksek etki potansiyeline sahip olanların belirlenmesi gerekir.
    Bu belirleme çalışmasında bazı kimyasalların elimine edilmesi de söz konusu olabilir. Ancak seçilen kimyasalların toplam riskin % 99’unu içerecek şekilde seçilmesi gerekir.
    Ön eleme

    Ön eleme aşamasında sahada tespit edilen tüm kimyasallar aşağıdaki gibi özetlenir.
    1. Alanda bulunan kanserojen olan ve kanserojen olmayan kimyasalların tamamı, bulundukları ortama göre sıralanır.
    2. Tespit edilen tüm kimyasalların ortamsal miktarları ortalama ve maksimum konsantrasyon şeklinde tablo haline getirilir.
    3. Kanserojen olmayan kimyasallar için referans konsantrasyon, kanserojen olan kimyasallar için ise eğim faktörleri (slope factors) belirlenir.
    4. Her ortamdaki her bir kimyasal için bir zehirlilik puanı belirlenir.
    Kanserojen olmayanlar için zehirlilik puanı
    TS = Cmax/RfC
    TS = Zehirlilik puanı (toxicity score)
    Cmax = Maksimum konsantrasyon (maximum concentration)
    RfC = Kronik referans konsantrasyonu (chronic reference concentration)

    Kanserojen olanlar için zehirlilik puanı
    TS = SF x Cmax

    SF = Eğim faktörü, kanserojenlik faktörü (slope factor)
    5. Her bir maruz kalma şekli için kimyasallar zehirlilik puanına göre sıralanır.
    6. Her bir maruz kalma şekli için toplam puanın % 99’unu oluşturan kimyasallar seçilir.
    Ön eleme süreci aşağıdaki örnekte verilmektedir. Kimyasallar için referans konsantrasyonları ve eğim faktörleri, IRIS veri tabanından (www.epa.gov/iris) veya diğer toksikolojik veri tabanlarından temin edilebilir.
    Örnek 3. Bir tehlikeli atık sahasında tespit edilen kimyasalların ön eleme işlemi

    Bir tehlikeli atık sahasında tespit edilen kimyasallar Tablo 1’de verilmiştir. Toprakta bulunan kimyasalları zehirlilik puanına göre sıralayınız.
    Tablo 1. Tehlikeli atık sahasında tespit edilen kimyasallar ve konsantrasyonları


    Hava
    Yeraltı suyu
    Toprak
    Kimyasal
    Ortalama, mg/m3
    Maksimum, mg/m3
    Ortalama, mg/L
    Maksimum, mg/L
    Ortalama, mg/kg
    Maksimum, mg/kg
    Chlorobenzene
    Chloroform
    1.2-Dichloroethane BEHP
    4.09 x 10-8 1.12 x 10-12 1.40 x 10-8 3.29 x 10-7
    8.09 x 10-8
    3.12 x 10-12
    2.40 x 10-8
    8.29 x 10-7
    2.50 x 10-4
    4.30 x 10-4
    2.10 x 10-4
    ND
    1.10 x 10-2
    7.60 x 10-3
    2.00 x 10-3
    ND
    1.39
    1.12
    ND
    1.03 x 102
    6.40
    4.10
    ND
    2.30 x 102
    N.D.=tespit edilemedi

    Kanserojen olmayan kimyasalların seçimi
    Kimyasal
    Cmax mg/kg
    RfC*
    Zehirlilik puanı
    Sıra
    Chlorobenzene
    Chloroform
    1,2-Dichloroethane
    BEHP
    6.40
    4.10
    ND
    2.30 x 102
    2.00 x 10-2
    1.00 x 10-2
    NA
    2.00 x 10-2
    3.20 x 102
    4.10 x 102
    NA
    1.15 x 104
    3
    2
    NA
    1
    NA: söz konusu değil.
    *kaynak : IRIS.

    Kanserojen olan kimyasalların seçimi
    Kimyasal
    Cmax mg/kg
    SF*
    Zehirlilik puanı
    Sıra
    Chlorobenzene
    Chloroform
    1,2-Dichloroethane
    BEHP
    6.40
    4.10
    ND
    2.30 x 102
    NA
    6.10 x 10-3
    9.1 x 102
    1.40 x 10-2
    NA
    2.50 x 10-2
    NA
    3.22
    NA
    2
    NA
    1
    NA: söz konusu değil.
    *kaynak : IRIS.

    Örnekte yer alan BEHP ve chloroform hem kanserojen hem de kanserojen olmayan özellik gösterdiğinden her 2 listede de yer almıştır.
    Kimyasalların ileri elemesi

    Yukarıdaki örnekte olduğu gibi kimyasalların zehirlilik puanlarına göre sıralanması, bize maksimum konsantrasyonuna ve zehirlilik derecesine göre hangi kimyasalın en yüksek tehlike arz ettiğini göstermektedir. Ancak dikkate alınması gereken kimyasalların seçilmesi ayrıca her bir kimyasalın konsantrasyon dağılımına, onun çevresel hareketliliğine ve diğer benzeri özelliklerine göre daha ileri bir değerlendirmeyi gerektirmektedir. Bu ileri değerlendirmeler aşağıdaki özellikleri de içerir.
    • Ortalama konsantrasyon
    • Tespit edilme sıklığı
    • Hareketlilik
    • Çevresel kalıcılık
    • Arıtılabilirlik

    Genel olarak az sayıda tespit edilen kimyasallar veya aşırı düşük ortalama konsantrasyona sahip olanlar direk olarak değerlendirmeye alınacak kadar önemli kabul edilmezler. Kimyasalların çevresel hareketliliklerin değerlendirilmesi, yarılanma ömrü ve fiziksel-kimyasal özellikler (Henry katsayısı, buhar basıncı, oktanol-su dağılım katsayısı ve çözünürlük) gibi bilgiler kullanılarak yapılır. Kalıcılığı ve hareketliliği önemli bir risk taşıyanlar mutlaka listede kalmalıdır. Ayrıca risk analizcileri listedeki kimyasalların ayrışma ürünlerini de listeye ekleyebilirler. (örneğin TCE’den vinyl chloride oluşumu).
    Dikkate alınacak kimyasalların listesi, riskin % 99’unu içermesi gerekmesine rağmen, risk listedeki kimyasalların sayısal olarak % 10’unundan da kaynaklanabilir. Ancak yine de tespit edilen 100 tane kimyasalın 10-15’e indirilmesi sık görülen bir durum değildir.
    B ) TEHLIKEYE MARUZ KALMANIN DEĞERLENDIRILMESI

    Sayısal risk değerlendirmesinin ikinci aşaması, potansiyel risk altında olanların tehlikeye ne ölçüde ve nasıl maruz kalacaklarının değerlendirilmesi aşamasıdır. Bu aşamada yapılaması gereken ilk işlem, kirletici kaynağın ve çevresinin, içerisindeki kimyasalların konsantrasyon dağılımını gösterecek şekilde grafik halinde gösterilmesidir. Daha sonra kirleticilerin nasıl ortaya çıktıkları, nasıl hareket ettikleri, kimler tarafından bünyeye alınabileceklerinin değerlendirilmesi gerekir.
    Kirleticilerin Çevresel Hareketleri

    Kirleticilere maruz kalmanın değerlendirilmesinde, kirleticilerin çevre içerisindeki hareketlerinin analiz edilmesi gerekir. Bu hareketler aşağıdaki bileşenlerin analizi ile ortaya çıkar.
    • Kaynak (e.g., tehlikeli atık dökülmüş saha)
    • Kimyasalın çevreye yayılış mekanizması (e.g., yeraltına sızma)
    • Ortamlar arası taşınım mekanizması (Transport)
    • Bünye içersinde taşınım mekanizması (Transfer)
    • Dönüşüm mekanizması (e.g., biodegradasyon)
    • Maruz kalınan nokta (e.g., su kuyusu)
    • Alıcılar (e.g., kuyu suyunu kullananlar)
    • Maruz kalma şekli (e.g., sindirim)

    Örnek olarak atmosferik taşınım ve yer altı suyu ile taşınım Şekil 1’de verilmiştir.


    Şekil 1. Bir tehlikeli atık sahasından kirleticilerin taşınması
    Kirleticilerin çevresel olarak ortaya yayılış mekanizmaları Tablo 5’te, çevresel taşınımlarını ve dönüşümlerini etkileyen mekanizmaları ise Tablo 6’da verilmiştir.
    Tablo 5. Kirleticilerin ortaya yayılış mekanizmaları
    Ortam
    Mekanizma
    Zaman
    Hava
    Buharlaşma
    C
    Tozlanma oluşumu
    C,E
    Yanma
    E
    Toprak
    Erozyon
    C,E
    Sızıntı oluşumu
    C
    Dökülmeler
    E
    Yüzeysel su ve yeraltı suyu
    Sızıntı oluşumu
    C
    Dökülmeler
    E
    C—Kronik (sürekli) E—Episodik (geçici, anlık)
    Tablo 6. Kimyasalların çevresel taşınımlarını ve dönüşümlerini etkileyen mekanizmalar


    Mekanizma
    Ortam
    Taşınım
    Dönüşüm
    Su
    Buharlaşma
    Adsorpsiyon
    Biyodegradasyon
    Fotokimyasal degradasyon
    Toprak
    Bitki alımı
    Yağmur suyunda çözünme
    Biyodegradasyon
    Atmosfer
    Yağmur suyuyla yıkanma Yerçekimiyle yeryüzüne çökelme
    Ozon oksidasyonu
    Tehlikeye maruz kalma potansiyeli olan kişilerin belirlenmesi

    Maruz kalmanın değerlendirilmesinde bir sonraki adım, tehlike altındaki potansiyel kişilerin tespit edilmesidir. Bu kişiler
    · Alan yakınında yer alan mevcut kişiler
    · Alan yakınında gelecekte yer alabilecek kişiler
    · Özel olarak dikkate alınması gereken kişiler (kurşun kirlenmesine hassas olan çocuklar)
    · Alanda çalışma yapanlar
    Maruz kalma senaryolarının belirlenmesi

    Tehlikeli atık sahasından kaynaklanan kirleticiler maruz kalan kişilerin belirlenmesinden sonraki işlem, bu kişilerin tehlikeye nasıl maruz kalacaklarının gruplandırılmasıdır. Bu gruplandırma sonucunda her grup için ayrı ayrı maruz kalma süreleri, maruz kalma sıklıkları ve tehlikeli maddelerin vücutlarına girme oranları tespit edilebilir.
    Örnek olarak aşağıdaki grupların her birini tehlikeye maruz kalma senaryoları farklı şekillerde ele alınabilir.
    · Alanda çalışan işçiler için senaryo
    · Alan yakınından geçenleri için senaryo
    · Alan yakınında oturanlar için senaryo
    · Alanı rekreasyon amaçlı olarak kullananlar için senaryo
    · Alan yakınında veya içinde yapılabilecek inşaatlarda çalışanlar için senaryo
    Maruz kalınan noktadaki konsantrasyon

    Maruz kalmanın değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken bir faktör de tehlikeli maddeye maruz kalanların, maruz kaldıkları noktada karşılaştıkları madde konsantrasyonudur. Bu konsantrasyon yapılan ölçümlerle maksimum ve ortalama konsantrasyon olmak üzere ayrı hesaplanır. Riskin hesaplanmasında bu 2 ayrı konsantrasyona göre 2 ayrı risk hesaplanacaktır.
    Alıcıların alabilecekleri muhtemel dozlar

    Kirleticilere maruz kalmanın belirlenmesinde son aşama maruz kalınan noktada maruz kalınan tarafından alınan ilgili kimyasalların dozlarının tespit edilmesidir.
    İlk aşama olarak 3 farklı maruz kalma seçeneği dikkate alınır. Bunlar, solunum, sindirim ve temas yoluyla kirleticilere maruz kalma seçenekleridir. Ayrıca 3 farklı dozdan bahsedilebilir. Bunlar maruz kalınan doz (solunan, sindirilen ve deriyle temas halindeki doz) , alınan doz (vücut tarafından tutulan doz) ve hedef dozdur (hedef organa ulaşan doz).
    Risk hesaplamalarında yanlış yapılmaması için literatürden alınan doz-tepki bilgisi ile maruz kalınan dozun çeşidinin aynı cinsten olup olmadığı net olarak belirlenmelidir. Genel olarak literatür değerleri maruz kalınan doz ile alınan dozla ilgilidir.
    Vücut tarafından kirleticilerin alımını etkileyen faktörler basit bir şekilde aşağıdaki gibi yazılabilir.

    Sindirim
    Sindirilen maddedeki kirletici konsantrasyonu
    Sindirilen madde miktarı
    Sindirim sistemi tarafından alınabilirlik oranı
    Solunum
    Havadaki veya toz parçacıklarındaki konsantrasyon
    Parçacık büyüklüğü dağılımı
    Solunum sistemi tarafından alınabilirlik oranı
    Nefes alma hızı
    Temas
    Toprak ve toz parçacıklarındaki konsantrasyon
    Tozların havadan yere çökelme oranları
    Toprakla direk temas
    Biyolojik alınabilirlik
    Maruz kalan deri miktarı

    Vücut tarafından kirleticilerin alımını etkileyen diğer faktörler ise yaşam şekilleri, maruz kalmanın sıklığı ve süresi (kronik, yarı-kronik veya akut) ve alıcının vücut ağırlığıdır. Kronik maruz kalmalar, tehlikeli atık sahalarının çoğunda sık gözlenen kirletici alım şekilleridir.
    Bir tehlikeli atık sahası etki alanında bulunan alıcıların vücutlarına alacakları kimyasalın dozu genel olarak aşağıdaki eşitlikle belirlenir.
    I = Alınan miktar (mg/kg vücut ağırlığı. gün)
    C = Maruz kalınan noktadaki konsantrasyon (mg/L su veya mg/m3 hava)
    CR = Temas oranı (L/gün veya m3/gün)
    EF = Maruz kalma sıklığı (gün/yıl)
    ED = Maruz kalma süresi (yıl)
    BW = vücut ağırlığı (kg)
    AT = Ortalama süre (gün)

    Yukarıdaki eşitlikte, özel maruz kalma şekilleri için çeşitli ilave veya değişiklikler yapılır. Örneğin, uçucu özellik gösteren bir kimyasala ait tozların solunum yoluyla alımında eşitlik, aşağıdaki şekilde değiştirilir.
    RR = Alıkonma süresi
    Abs = Kana karışma oranı
    Alınan dozun belirlenmesinde kullanılan standart parametreler Tablo 7’de verilmiştir.
    Tablo 7. Alınan dozun belirlenmesinde kullanılan standart parametreler
    Parametre
    Yetişkinler
    6-12 yaş
    2-6 yaş
    Ortalama vücut ağırlığı (kg)
    70
    29
    16
    Deri yüzey alanı (cm2)
    18,150
    10,470
    6,980
    İçilen su (L/gün)
    2
    2
    1
    Solunan hava (m3/saat)
    0.83
    0.46
    0.25
    Alıkonma oranı (solunan havaya göre)
    100%
    100%
    100%
    Absorpsiyon oranı (solunan havaya göre)
    100%
    100%
    100%
    Vücuda giren toprak miktarı (mg/gün)
    100
    100
    200
    Banyo yapma süresi (dakika)
    30
    30
    30
    Maruz kalma sıklığı (gün/yıl)
    365
    365
    365
    Maruz kalma süresi (yıl)
    30
    6
    4

    Ortalama süre (AT), değerlendirilen olaya göre değişir. Örneğin, kanserojen olmayan kimyasallara maruz kalınması sonucu ortaya çıkacak uzun dönem kronik etkilerin değerlendirilmesinde, ortalama süre maruz kalınan ortalama gün sayısı olarak alınır. Diğer taraftan kanserojen kimyasallar için kimyasallar bir ömür boyu alınmış gibi değerlendirilir.(70 yıl veya 25,550 gün).
    Örnek 2. Kirletici alım hesaplaması

    Bir tehlikeli atık sahası yakınında yaşayan bir yetişkin tarafından kanserojen olmayan uçucu toz formundaki bir kirleticinin solunum yoluyla günlük kronik alımını hesaplayınız. (Tablo 1).
    Çözüm:
    Yetişkinler tarafından kanserojen olmayan bir kirleticin alımı aşağıdaki formül ile hesaplanabilir.

    Tablo 7’den solunan hava miktarı (CR) = 0.83 m3/saat.
    CR = 0.83 m3/saat x 24 saat/gün = 19.92 m3/gün
    EF = 365 gün/yıl
    Tehlikeli atık sahası civarında yaşayanlar için maruz kalma süresi (ED) tipik olarak 30 yıl alınır. Daha doğru bir bilgi yoksa, kirleticinin alıkonma ve kana karışma oranları 1.0 (% 100) olarak alınır.
    BW = 70 kg (Tablo 7)
    AT = 365 gün/yıl x 30 yıl = 10,950 gün

    IN= 0.285 m3/(kg. gün) x C
    C = maruz kalınan noktadaki kirletici konsantrasyonu (mg/m3).
    Örnek 3. Kirletici alım hesaplaması


    Bir tehlikeli atık sahası yakınında yaşayan 6-12 yaş arası bir çocuk tarafından kanserojen olan bir kirleticin soluma yoluyla günlük kronik alımını hesaplayınız. (Tablo 1).
    Çözüm:
    6-12 yaş arası bir çocuk tarafından kanserojen olan bir kirleticinin alımı aşağıdaki formül ile hesaplanabilir.

    Tablo 7’den
    CR = 0.46 m3/saat x 24 saat/gün = 11.04 m3/gün
    EF = 365 gün/yıl
    ED = 6 yıl
    RR = Abs = 1.0 (Örnek 3’teki gibi)
    BW = 29 kg (Tablo 7)
    Kanserojen olan riskin hesaplanmasında ortalama süre (AT) 70 yıl veya 25,550 gün olarak alınır. Bu sayı kanserojen eğim faktörünün hesaplamaları ile uyumlu olması açısından bu şekilde alınır.
    C = maruz kalınan noktadaki konsantrasyon (mg/m3).
    Örnek 4. Toprakla temas yolu ile alınan günlük ortalama miktarın bulunması

    Örnek 1’de verilen tehlikeli atık sahasında 1 yıl süre ile çalışan bir işçinin toprakla temas yoluyla vücuduna aldığı günlük ortalama kronik chlorobenzene miktarını hesaplayınız.
    Çözüm:
    İlave olarak yeni parametreler :
    A= maruz kalan deri oranı = 20% = 0.2 x 18,150 cm2 = 3630 cm2
    DA = Tozun yapışma miktarı = 0.51 mg/cm2
    Abs = deri tarafından alınma oranı = 6 %
    SM = toprak yapısının etkisi = 15 % ( toprak yapısı nedeniyle kirletici maddenin sadece % 15’inin teması söz konusudur)
    EF = Günlük 2 defa maruz kalma, yılda 156 defa maruz kalma
    ED = 1 yıl
    BW = 70 kg
    AT = 365 gün veya 1 yıl

    IN = (2.03 x 10-7 x C) mg/kg.gün
    Tablo 1’den chlorobenzene’in topraktaki ortalama konsantrasyonu 1.39 mg/kg’dır. Bu durumda chlorobenzene’in günlük alımı
    IN = 1.39 mg/kg x 2.03 x 10-7
    IN = 2.82 x 10-7 mg/kg.gün
    Örnek 5. Toprakla temas yolu ile alınan günlük ortalama miktarın bulunması

    Örnek 1’de verilen tehlikeli atık sahasında 1 yıl süre ile çalışan bir işçinin toprakla temas yoluyla vücuduna aldığı günlük ortalama chloroform miktarını hesaplayınız. Alımı, kanserojen olan bir maddenin alımı şeklinde (IC) hesaplayınız.
    Çözüm:

    IC = 2.91 x 10-9 x C
    Tablo 1’den chloroform’un günlük alımı 1.12 mg/kg x 2.91 x 10-9. Bu nedenle
    IC = 3.26 x 10-9 mg/(kg.gün)
    Yukarıda bir tane kimyasal için hesaplanan dozlar, ele alınan tüm kimyasallar, tüm taşınım yolları ve tüm maruz kalma senaryoları için ayrı ayrı hesaplanır.
    C) ZEHİRLİLİK DEĞERLENDİRMESİ

    Kanserojen olanlar ve kanserojen olmayanlar

    İnsan sağlığı üzerindeki riskin hesaplanması için tehlikeli kimyasallar kanserojen ve kanserojen olmayanlar diye 2 gruba ayrılır. Bazı kimyasallar hem kanserojen hem de kanserojen olmayan özellikler sergileyebilirler.
    Risk hesaplamalarında kanserojen olan ve olmayan kimyasallar için farklı hesaplama yöntemleri kullanılır. Kanserojen olmayanlar için eşik düzeyi kavramı söz konusudur. Bu eşik düzeyinin altında bu maddelerin zehirlilik göstermeyeceği kabul edilir. Ancak kanserojen olanların her dozunun dikkate alınması gerekir.
    D) RİSKİN KAREKTERİZASYONU

    Riskin belirlenmesinde son aşama riskin hem kanserojen hem de kanserojen olmayan maddeler için her türlü maruz kalma senaryoları için ayrı ayrı sayısallaştırılmasıdır. Risk sayısallaştırılırken, maruz kalma noktasında tespit edilen hem ortalama hem de maksimum kirletici konsantrasyonuna göre hesaplama yapılır. Güvenli tarafta kalmak için maksimum konsantrasyona göre hesap yapılması daha doğru olacaktır.
    Kanserojen olanlar için riskin belirlenmesi

    Kanserojen risk kronik günlük alınan doz ile (IC) kanserojenlik eğim faktörünün (SF) çarpımı ile elde edilir.
    Risk = Ic x SF
    IC = kronik günlük kanserojen madde alımı [mg/(kg.gün)]
    SF = kanserojenlik eğim faktörü [(kg.gün)/mg]
    Örnek 6. Kanserojen riskin hesaplanması

    Tablo 1’deki tehlikeli atık sahasında çalışan işçilerin temas yöntemi ile topraktan aldıkları chloroform dan kaynaklanan ortalama kanserojenik riski hesaplayınız.
    Çözüm:
    Örnek 5‘teki verilere göre;
    IC = 2.91 x 10-9 x C
    C= Maruz kalınan noktadaki madde konsantrasyonu
    Tablo 1‘den C= 1.12 mg/kg.
    IC = 3.26 x 10-9 mg/(kg.gün)
    Chloroform için Oral eğim faktörü (SF) =6.10 x 10-3 kg.gün/mg
    Risk = ICx SF
    Risk = (3.26 x 10-9)( 6.10 x 10-3) = 1.99 x 10-11
    Bu risk tespit edilen ortalama konsantrasyona göre hesaplanan en muhtemel riski göstermektedir. Eğer maksimum konsantrasyona (Cmax = 4.10 mg/kg) göre hesap yapılsaydı, maksimum risk 7.27 x 10-11 olarak hesaplanacaktı.
    Kanserojen riski hesaplamak için Tablo 1 deki tüm kimyasalllar için uygun maruz kalma yollarına göre ayrı ayrı hesaplamalar yapılır. Riskin değerlendirilmesinde kullanılan klasik metodolojiye göre herbir kimyasalladan kaynaklanan riskler toplama kuralına göre toplanarak toplam risk bulunur. Kanserojen olan kimyasallar için toplam kanserojenik risk, herbir kimyasaldan kaynaklanan kanserojen risklerin maruz kalınan yola göre toplamına eşittir. Bu işlem herbir maruz kalma senaryosu ve maruz kalan kişiler için tekrarlanır. Burada unutulmaması gereken şey, eğim faktörlerinin maruz kalına şekle (oral, temas...) özel olarak hesaplandığı için, sadece o şekiller için kullanılması gerektiğidir.
    Kanserojen olmayanlar için riskin belirlenmesi

    Kanserojen olmayan kimyasallar için risk, tehlike indeksine bağlı olarak karakterize edilir. Bu indeks, günlük alınan tahmini dozun referans konsantrasyon düzeyine bölünmesi ile bulunur.
    HI = IN / RfC
    HI = Tehlike indeksi
    IN = Kronik günlük alım [mg/(kg.gün)]
    RfC = Referans konsantrasyon [mg/(kg.gün)]

    Eğer alınan günlük doz, referans doza eşit ise eşitliğe göre tehlike indeksi 1’e eşit çıkacaktır. Bu doz kabul edilebilir doz olarak değerlendirilir. Bu miktarın üstündeki dozlar ise riskli sayılır.
    Örnek 7. Kanserojen olmayan riskin belirlenmesi

    Örnek 4‘teki hesaplamalara göre chloroform için tehlike indeksini belirleyiniz.
    Çözüm:
    IN = 2.03 x 10-7 x C,
    C = Maruz kalınan noktadaki konsantrasyon
    Tablo 1’den C = 1.12 mg/kg.
    IN = 2.27 x 10-7 mg/(kg.gün)
    Oral RfC = 1.00 x 10-2 mg/(kg.day).
    En muhtemel tehlike indeksi = (2.27 x 10-7) / (1.00 x 10-2) = 2.27 x 10-5
    Toplam riskin belirlenmesi

    Kanserojen olan ve kanserojen olmayan her kimyasal için ayrı ayrı hesaplanan risk ve indeks değerleri toplanarak kimyasallardan kaynaklanan toplam riskler belirlenir. Örnek olarak farklı bir kirletici kaynaktan elde edilen risk değerleri ve kanserojen risk Tablo 3’te, kanserojen olmayan risk ise Tablo 4’te verilmiştir.
    Tablo 3.Kanserojen risk
    Kanserojen olan maddeler
    Risk
    Benzen
    0.0005
    Kadmiyum
    0.0008
    Vinil klorür
    0.0025
    Toplam
    0.0038 = 3.8 x 10-3

    Tablo 4. Kanserojen olmayan risk
    Kanserojen olmayan maddeler
    Tehlike indeksi
    Acenaphthene
    0.05
    Siyanür
    0.15
    Civa
    0.03
    Toplam
    0.23 (< 1.0)

    Standart toplama yönteminin, tüm kirleticiler için kullanılması gerekmeyebilir. Çünkü kirleticilerin hepsi aynı organda etki göstermeyecekleri için tamamının toplanması anlamlı olmayabilir. Bu nedenle kanserojen olmayan farklı kimyasalların toksik etki mekanizmaları iyice biliniyorsa, bunların organ bazında tehlike indekslerinin toplanması daha anlamlı olacaktır.
    Örnek:
    Cyanide tehlike indeksi = 0.7
    Cadmium tehlike indeksi = 0.6
    Toplam tehlike indeksi = 1.3
    Ancak cyanide sadece beyni, cadmium ise böbrekleri etkilediğinden, ikisinin toplanması anlamlı değildir.
    Hesaplanan riskteki belirsizlik

    Risk hesaplamalarında mutlaka bir belirsizlik söz konusudur. Bu nedenle hesaplanan riskteki belirlisizliğin ne ölçüde olduğunun bilinmesi ve izah edilmesi önemlidir. Çoğu zaman riskle ilgili sayısal ifadeler kullanılırken, bu belirsizliğe ait bilgiler yanlış olarak pek kullanılmaz.
    Risk değerlendirmesindeki 4 aşamada kullanılan yöntemlerin her biri yüksek derecede belirsizlik içerebilmekte ve ortaya çıkan sonucun geçerliliğini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Tehlikenin belirlenmesi aşaması, tehlikeli maddelerin tanımlanması, ölçülmesi ve sayısallaştırılması esnasında yapılabilecek hataları içerebilmektedir. Kanserojen maddelerin tespitinde ise kanserojenlik tespit yönteminden kaynaklanan belirsizlikler söz konusudur.
    Maruz kalmanın belirlenmesi aşaması ise, maruz kalmanın süresi ve sıklığına dair öngörülere, arazi kullanımının tahminine ve kullanılan kimyasal madde taşınma modellerine dayanmaktadır. Bunların her biri bir belirsizlik kaynağıdır. Örneğin kullanılan modellerin incelenen tehlikeli atık sahasına özgü olarak kalibre edilmesi, başlı başına belirsizlikler içeren ve yapılması kolay olmayan zor bir çalışmadır.
    Tehlikenin değerlendirilmesi aşaması da, referans doz ve kanserojenlik faktörüne ilişkin yüksek derecede belirsizlik içermektedir. Çoğu kirleticinin, belirli maruz kalma şekilleri için kanserojen bilgisi mevcut değildir. Bu bilgiler mevcut olsa bile bu bilgilerin oluşturulmasında kullanılan ekstrapolasyon yöntemi (test hayvanlarından insana geçiş) önemli derecede belirsizlik içermektedir.
    Son olarak riskin hesaplanması aşaması, çok nadir olayların ihtimallerinin belirlenmesi çalışması şeklinde olduğundan, çoğu zaman elde edilen sonuçlar önemli derecede belirsizlik içermektedir.
    Riskin belirlenmesinin tüm aşamalarında insan sağlığı söz konusu olduğundan, genel olarak muhafazakar bir yaklaşım kullanılır. Ancak bu durum belirsizliği ortadan kaldırmaz. Örneğin, bir kimyasala mevcut toksikolojik veri, bir tane organizmanın, bir tane kimyasala belirli çevresel şartlar dahilinde maruz kalması deneyinden elde edilmiştir. Bu şekilde elde edilen bir değer, o maddenin sinerji özelliği, deney hayvanına özgü özellikler ve deneye ait çevresel özelliklerin farklılaşmasına ilişkin bilgiler içermezler.
    Riskin yapısındaki bu belirsizliğin tahmininde Monte Carlo simülasyon teknikleri kullanılabilir. Bu tür tekniklerin kullanılması, özellikle tehlikeli atık sahasının risk belirlenmesi çalışması gibi çok sayıda değişken içeren çalışmalarda büyük önem taşımaktadır.
    Sayısal risk değerlendirmesi halen gelişmekte olan bir yöntemdir. Bu alanda kullanılan verilerin artması ve olgunlaşması ile risk hesaplamalarındaki belirsizlik de azalma gösterecektir.




     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica