Dikkat! 80 A sınıfı uzman var.Ben bu işi anlamadım..

Konu, 'Güncel Tartışma Konuları' kısmında yucel guzel tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Cem AKBULAK

    Cem AKBULAK TÜİSAG Üyesi



    eğer forumun geneline hakaret tarzı söylemler olursa abartırım ben...zaten takıldığım cümleni açıkça seçtim..diğer cümlelerin tartışma konusu ve tartışılabilir ona itirazım yok...ezberlemek dediğin şeyler ise,bu yolda atılacak adımların başlangıcı..yani uzman olmak için sınavı geçmek ve beğenmediğin bilgileri ezberlemek zorundayız anlıyorsan..eğer uzmansan bilmiyorum,sen de bu yollardan geçtin değilmi?..devletin uzman olmaya hak verdiği teknik öğretmenlik gibi meslekleri de böyle tecrübesizlik ve bilgisizlikle aşağılamaya çalışman yakışıksız olmuş..sen kendini bulutların üzerinde görüyorsun ancak sana tavsiyem,..yere bas biraz..çok iyi,deneyimli, mühendis veya uzman olabilirsin ancak bundan daha önemli şeyler de vardır hayatta...



     
  2. Mert Fatih Kesgin

    Mert Fatih Kesgin TÜİSAG Üyesi



    Arkadaşım, hala konuyu başka mecralara çekiyorsun. Ben kimseye hakaret etmemde, aşağılamam da. Haddimi bilirim. İnsanların emeğine saygıyı ben ve meslektaşlarım en az sizler kadar biliriz. Taktir edersiniz ki bu ülkede kötü çalışma koşullarını en iyi biz tecrübe ederiz. Benim demek istediğim şu; Tabi ki teorik bilgi olmazsa olmaz. Sonuçta bir sınav var ve bu sınavı geçmek şart. Fakat sadece teorik bilgiyle yüklenmiş bir kişiyi çok tehlikeli bir işyerinde yetkilendirmek yanlıştır diyorum. Öyle şeyler var ki, ezberlediğiniz hiç bir kitapta o bilgileri bulamazsınız, buharlaşarak genleşip patlayan bir kazanın blave olduğunu ezberlemekle, o kazanın patladığını görmek arasında tahmin edersiniz ki büyük farklar vardır. Mesleki tecrübe denen şey olmadan bu yerlerde (kendimi de katayım) bizim gibi tecrübesiz insanların çalıştırılması en hafif ifadeyle cinayete davet çıkarmaktır. Hatta bence 2 yıl mesleki deneyimi olmayan birinin C sınıfı uzman bile olmaması gerekir. Bu meslek sadece teorik bilgiyle yada mesleki tecrübeyle de ilgili değildir. İrade sahibi bir kişilik ve korkusuz bir duruş da gerektirir. Bir OSGB de çalışıyorum ve çalışan arkadaşlar da bilirler; en ufak bir taviz verdiğinizde sizi ezmeyi bırak üzerinizde zıplarlar. Siz hala kendimi beğendiğimi ya da birilerini aşağıladığımı düşünüyorsunuz. Ben de mayıs sınavına hazırlanıyorum. Yani o aşağılıyorsun dediğin grubun içindeyim. Sadece gerçekçi olun ve mantıklı taleplerde bulunun, ancak o şekilde dikkate alınırsınız. Bunu söylüyorum.

    Ancak birilerinin kafasında hala ben her tehlike sınıfına bakayım, daha çok kazanayım varsa. İşte en büyük gaflet odur. Sakın! Hayata ve özellikle bu işe para penceresinden bakarsanız hayatınızın hatasını yaparsınız.

    Uzun Lafın kısası, eğer yeterli teorik bilginiz, yeterli mesleki deneyiminiz ve hayat tecrübeniz yoksa bu işte çok temkinli olun ve şuna inanın sizi yakacak şeyler listesinin başında kendine fazla güven gelir. Unutmayın ki bu işte karşınızdaki insanlar idari kabiliyeti üst düzey insanlar. Etken değil de edilgen olmaya başladığınız an kendinize bir günlük edinin, içeride lazım olur.

    Sınava girecek arkadaşlarıma başarılar dilerim. İyi çalışmalar.



     
    YASİN ÖZDEMİR bu yazıya teşekkür etti.
  3. yucel guzel

    yucel guzel TÜİSAG Üyesi

    Mert Bey, hala deneyimden,tecrübeden bahsediyorsun, galiba bizim yazdıklarımızı okuyorsun ama anlamıyorsun. Biz şu an neyi tartışıyoruz? A ve B sınıfı uzman sayılarının eksikliğini ve nasıl kapatılacağını, değil mi? Şu andaki yasal sisteme göre geçen yıl veya bu yıl C sertifikasını alan uzmanlar ancak 6-7 yıl sonra A grubuna yükselebilecekler, tabii uygun sürelerle geçerli sınıflarda çalışmalarını belgelendirebilirlerse! Bakanlıkta bu açığın farkında olduğu ve kısa vadede kapanamayacağını bildiği için C gruplarını B lerin baktığı yerlere , B gruplarını A ların baktığı yerlere görevlendirmek gibi geçici çözümler arıyor.
    Peki biz ne öneriler getirmişiz sizin beğenmediğiniz bir bakalım. Şu anda setifikası olmayan ama zaten İSG hizmetlerinin içinde yıllardır çalışan deneyimli insanlar var ve bu insanlarda C sınıfından başlayacaklar.Bakanlık belli bir deneyim şartı koyarak veya farklı bir şekilde herkesin istediği sınava girmesini sağlayabilir. Hem sen şimdi sınava girip uzman olduğunda nerede çalışacağını sanıyorsun? C sınıflarının çalışabileceği az tehlikeli yerler listesine göz atmanı öneririm.Marketler, restauranlar vs. Şu anda zaten C ve B sınıfındaki uzmanların neredeyse hepsi zaten tehlikeli ve çok tehlikeli yerlerde çalışıyorlar. Yani O deneyimsiz dediğin uzmanların tamamı ya göstemelik bir A sınıfının altında veya direk olarak bu işleri zaten yapıyorlar.
    OSGB de çalıştığından bahsediyorsun , sizin OSGB her tehlike sınıfına uygun uzman mı gönderiyor, öyle mi sanıyorsun. Ellerinde varsa bir bilemedin iki uzman vardır görüntü olarak ama bütün işi C sınıfları yapmıyor mu? Benim tanıdığım bir OSGB de A sınıfı uzman bile yok ama hizmet verdikleri yerlere baktığında neredeyse hepsi Az ve Çok tehlikeli yerler. Kim gidiyor buralara , tabiki C sınıfları. Yani sen şimdi C sertikası da alsan,B de alsan, A da alsan sonuçta çalışacağın yerler aynı. Değişen tek şey alacağın ücret olacak.
    Bir başka öneri (sayın Marble'in) tehlike sıflarının kalkmasıydı , ki ben de destekliyorum.Sloganı bile güzel: Tehlike tehlikedir büyüğü küçüğü olmaz, uzman uzmandır sınıfı derecesi olmaz. Madenciyim diyorsun, daha iyi bilmen lazım, 8-10 yıl madenlerde teknik nezaretçilik yapanlarda, senden daha derin kuyulara inenler de C sınıfından başlayacak. Ama sertifikasını aldığında artık madenlerde çalışamayacak. Keza çok tehlikeli veya çok tehlikeli hiç bir işyeri. Nerde çalışacak? Ona hiç ihtiyaç olmayan yerlerde, tabii bulabilirse ,bulupta ikna edebilirse.
    Sözün kısası bütün sınıflar zaten aynı yerlere hizmet veriyorlar ,bilmem anlatabiliyormuyum?

     
  4. msezgin

    msezgin TÜİSAG Üyesi

    Arkadaşlar,
    Tartışmalarınızı izliyorum be biraz da endişeleniyorum. Çok gözü kara arkadaşlarımız var aramızda. Bilgileri ve cesaretleri çok fazla olan meslektaşlarımız. Nerdeyse sınavların (bilgi ölçümünün) dahi gereksizliği savunulacak. Arkadaşlar, tecrübe denilen o ölçülmesi çok zor olan özelliği hafife almayın. Amiyane tanımıyla "hayatta yenilen kazıkların bileşkesi" olarak tanımlanır. Kişiler bu özelliği 20 - 25 yıl sonunda kazanırlar ve bu bir başka yerden alınacak okunarak kazanılacak bir şey değildir. Yaşanarak kazanılır. Bir de şu var tehlike tehlikedir, kaza kazakadır, işyeri az tehlikeli, tehlikeli veya çok tehlikeli olmuş ne fark eder demeyin. Şunu düşünün amacımız kaza istatistikleri tutmak değil. Kazaları önlemek. Hiç bir şey yokken onu bir nevi hissetmek, öngörmek ve gerekli önlemleri almak. Operasyon noktalarının ve otomasyonun çok fazla olduğu bir işyerinde yapılması gerekenler ve az tehlikeli sadece el emek yoğun işlerin olduğu işyerlerinde yapılacaklar kıyaslanamaz bile. Haaa bir de şu an için olmayıp çok yakında (istemememe rağmen) başlayacak mahkemeleşmeler de düşünülmelidir. Ben A sınıfı geçerli belgesi olan, Eğitici belgesine sahip ve de 22 yıllık tecrübesi olan biri olarak inanın bazı arkadaşlarımız kadar cesaretli değilim. Hatamız, bilgisizliğimiz veya ihmalimiz hiç istenmeyen bir olaya neden olur veya gösterilirse işte o zaman bu yazdıklarımın anlamı daha iyi anlaşılır. Yazdıklarım anlaşılmasın, boşa gitmiş olsun dileğiyle.
    Arkadaşlar bir de şu durum var, herhangi bir mühendislik diplomasını en az 4 yıllık eğitim sonrasında alıyoruz. Oysa bu diploma ile çok sınırlı 3 veya 4 branşta (işkolunda) çalışabilmeniz mümkünken, C sınıfı belge sahibi olduğunuzda çalışabileceğiniz işkolu ve işyeri sayısı çok fazla artıyor, onun için çok kolayca elde edilmiş bir imkan olmamalı…



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    mus.esen bu yazıya teşekkür etti.
  5. Mustafa ESEN

    Mustafa ESEN TÜİSAG Üyesi

    Mert kardeş iş güvenliği uzmanlığını bir meslek dalı olarak düşünmek lazım,iş güvenliği üzerine 1 veya 40 yıl çalişan biri ne elektiği elektirik müh.,ne inşaatı inşaat müh.nede madeni maden mühendisi.vb.vb............. kadar işin içindeki riskleri tehlikeleri bilemez.Ancak bu sektörlerdeki çalişmiş kendi işinde alanında ilerlemiş kişiler bir yere gelmiş insanlar bunları bilir.
    iş güvenliği uzmanı ancak kanun yönetmelikte yazılanları, standart olarak baz alıp uyulup uyulmadığını işverene öneride bulunabilir.
    iş güvenliği uzmanındaki uzmanlik kelimesi bence yanliş insanlarda, çok bilgili ileri görüşlü anlamlar uyandırılyor.bunun yerine işçi sağliği ve iş güvenliği görevlisi olması daha uygun olurdu.
    Ayrıca bu sitede hiçbir maddi çıkar beklemeden insanlar biraraya gelebiliyorsaki bunun içinde sende bende varım sadece buna bile saygı duymak gerekir.
    Sende maden mühendisisin bende maden müh. iyim ne sen inşaattan,elektrikten,gıdadan,kaynaktan anlarsın nede ben anlarım,(isterse ilerde A sınıfı uzman olsak bile) ama açar kanun yönetmelikleri okur bir araştırma yapar bu işlerdeki tecrübeli bilgili insanlardan bilgi alırsın ve kanunların öngördüklerinin yapılıp yapılmadığını işverene önerirsin.
    Bunu dişinda hiç bir iş güvenliği uzmanıda SÜPERMEN değil herşeyi görsün bilsin.

     
  6. Mert Fatih Kesgin

    Mert Fatih Kesgin TÜİSAG Üyesi

    Sayın yucelguzel,

    Heyecanınızı anlıyorum ve ben bir şey SANMIYORUM. Tam sizin ayrı ayrı tarif ettiğiniz mesleğin ve kuruluşun her ikisinin de bir üyesi olarak söylüyorum. Kazın ayağı öyle değil . Sizi kim ikna ettiyse, ocağının yerini bilmeyen teknik nezaretcileri de anlatsın. Ben şu yazışmaların başından beri ne yazıyorum. Sınıfına uygun çalışma olmuyor elbette. Çok tehlikeli yere İSG Hizmeti vermek başka bir şey, oranın sorumluluğunu tam anlamıyla almak başka şeydir. İşin içine girince anlarsın ne demek istediğimi. Sen ne desem itiraz edeceksin. Umarım acı bir tecrübeyle hak vermezsiniz bana. Başarılar.

    Sayın msezgin
    Tam da bunu anlatmak istemiştim. Teşekkür ederim. İyi çalışmalar.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  7. Mustafa ESEN

    Mustafa ESEN TÜİSAG Üyesi

    Latif bey çözümü söylemiş tek çözüm yöntemi bu (iş güvenliği kültürü olmayan ülkemizde.)


     
  8. yucel guzel

    yucel guzel TÜİSAG Üyesi

    Sayın Msezgin
    Bizde tecrübenin gereksiz olduğundan,gerekmediğinden bahsetmiyoruz, ki yukarıdaki yazılarımızda da bunu gayet net ifade ettiğimizi düşünüyoruz. Yıllarca deneyim sahibi olmuş insanlar bile C sınıfı belgeyi aldıklarında artık o eski çalıştıkları işyerlerinde çalışamayacaklar. Bu bir tezat değil mi?Örneğin 15 yıllık inşaatın A sından Z sine herşeyi bilen inşaat mühendisi yine C sınıfından başlayacak ve belgesini aldığında yıllardır çalıştığı inşaatlarda çalışamayacak, sizce de bir ikilem yok mu bu işte? Herkese kolayca A sınıfı belgeler dağıtılsın ,herkes en tehlikeli yerden başlasın gibi bir talebimiz yok.Ancak bakanlık A sınıfı için belli bir tecrübe veya yıl şartı koyabilir ve sınavda başarılı olanlara belgelerini verebilir.Bu şekilde O inşaat müh. inşaatlarda çalışabilme imkanına kavuşur.Bu sadece bir öneri... 50-60 tane A sınıfıyla bu işlerin olamayacağı yaşanan kazalardan ,can kayıplarından anlaşılıyor zaten. Sayının bir an önce DENEYİMLİ insanların sektöre katılmasıyla artırılması gerekiyor.

     
  9. Mert Fatih Kesgin

    Mert Fatih Kesgin TÜİSAG Üyesi

    Ben aksini asla söylemedim. Kimseden Süpermen olmasını beklemiyoruz tabiki. Ama bizden sorumluluk almamız ve öngörü bekleniyor. İş güvenliğine bir meslek olarak bakıyoruz tabiki ama çoğu arkadaş bu mesleği her alanda yapabileceğini sanıyor. Eğer mesleki deneyiminiz yoksa öngöremezsiniz ve bir kaza vuku bulduğunda ilk potaya sizi atarlar. Bunu bilin. Ben bütün iyi niyetimle şunu söylüyorum. A sınıfı uzman olmak tecrübe gerektirir. Sizler her fabrikayı aynı mı görüyorsunuz bilmem ama, bir şeyin kanuna uygunluğunu denetlemek için önce o şeyin ne olduğunu bilmeniz lazım. Ne sonuçlar doğurabileceğini vs... Bu tecrübedir işte. Neyse sanırım ben ifade edemiyorum kendimi. Umarım tecrübelerinizi acı yollardan edinmezsiniz.

    Ayrıca maddi çıkardan kasıt siteyle ilgili bir konu değil. Bu da yanlış anlaşıldı sanırım. İnsanlar iş alanları genişlesin istiyorlar. Her sınıfa bakabilmek, yani iş sıkıntısı çekmemek istiyorlar. Yukarıda bahsi geçen olayın özeti budur. Buradaki tartışmaların veya etkinliklerin çıkar ilişkisi olduğunu falan düşünmüyorum elbette. Buradan farklı manalar çıkarmayalım lütfen.

     
  10. msezgin

    msezgin TÜİSAG Üyesi

    Sn.Güzel,

    Karşılıklı konuşamamanın yanlış anlamalara neden olduğu kanısındayım. 15 yıllık inş.müh. neden inşaat yapamasın. İmalat onun işi. İSG konusuna gelince, sorun bakalım o 15 yıllık tecrübeli inşaat mühendisine kaç defa periyodik kontrol (şantiyede bulunan araç-gereçleri) yaptırmış, çalışanlarına tetanoz aşısı yaptırmış mı, yüksekte yapılacak çalışmalarda uygun önlem alarak veya aldırarak çalıştırmış mı, çalışanlara periyodik kontrol (sağlık) yaptırmış mı v.s.v.s. Benim o arkadaşımızın mesleki tecrübesini sorgulamak gibi bir durumum olamaz haddim de değil. Fakat İSG alanında yapılanların neredeyse YOK sayılacak kadar az olduğunu ben değil her 3 ölümlü kazadan 1’inin inşaat işkolunda olması ile istatistikler söylüyor. C sınıfı belge ile inşaatta çalışamayacaklar diyorsunuz. Daha da vahim bir durum var. O inşaatçı arkadaşlar şayet İSG Uzmanlık Belgeleri yok ise 2020 yılından itibaren Şantiye Şefi Olarak da çalışamayacaklar. “Ancak bakanlık A sınıfı için belli bir tecrübe veya yıl şartı koyabilir ve sınavda başarılı olanlara belgelerini verebilir.” Bakın, 27.05.2011 tarihine kadar 656 A sınıfı belge sahibi vardı. Dolayısıyla 2005 – 2010 yılları istatistiklerine baktığınızda bugünden farklı bir durum sözkonusu değil. Bu 656 kişinin yaklaşık 120-130 kişisi müfettiş kökenli veya uzun süre (en az 10 yıl) işyerinde İSG kapsamlı inceleme işini resmi olarak yapmış bakanlık teknik personeli idi. Geri kalan 530 kişi ise sizin belirttiğiniz gibi “TECRÜBELİ” olduğunu belgeleyip sınava girmiş mühendis ve teknik elemanlardı. Bu durumda da sonucun değişmediğini gösteriyor istatistikler.

    Sonuç olarak benim naçizane önerim şu:

    1-Uzmanlık için müracaat belirli bir süre fiilen çalışıldıktan sonra yapılmalı.

    2-Uzmanların esas meslekleri dikkate alınarak çalışabilecekleri işkolları sınırlandırılmalı.

    3-sınav gerçekten işi bilenin geçer not alabileceği şekilde yapılmalı

     
    Mert Fatih Kesgin bu yazıya teşekkür etti.
  11. Cem AKBULAK

    Cem AKBULAK TÜİSAG Üyesi

    sayın msezgin,yararlı tecrübe ve paylaşımlarınızın devamını diliyoruz...teşekkürler...

     
  12. yucel guzel

    yucel guzel TÜİSAG Üyesi

    Sayın Mert
    Anladığım kadarıyla bir siz tecrübelisiniz bu işte sizin haricinizdeki herkes deneyimsiz tecrübesiz. Nerden vardınız acaba böyle bir kanıya anlamış değilim. Kazın ayağının öyle olmadığını belki sizden daha iyi bilecek insanlar da vardır aramızda ,nereden biliyorsunuz,hepimizi ayrı ayrı tanıyormusunuz? Siz sertifikanızı aldığınızda acı tecrübe yaşamayacağınız market vs yerlerde çalışabilirsiniz ama kusura bakmayın ben onca okulu oralarda çalışmak için okumadım..

     
  13. Mert Fatih Kesgin

    Mert Fatih Kesgin TÜİSAG Üyesi

    Hiç bir şey anlamamışsınız. Bakın kazın ayağının öyle olmadığını benden başka bilenler var elbette. Onlardan biri hemen yukarıda benimle aynı şeyleri yazmış. Bu kavga kültürünü bırakın lütfen. O kadar yukarı bakmayın. Bu işi önce az tehlikeli yerde tecrübe edin, sonra daha tehlikeli işlere girin. Sizin kadar cesur arkadaşların başına neler geldiğini de tecrübe etmiş biri olarak söylüyorum.

    Sayın msezgin tecrübeyi bakın nasıl tanımlıyor: "Amiyane tanımıyla "hayatta yenilen kazıkların bileşkesi" olarak tanımlanır." Hafife almayın diyor. Dahası da var... Okuyun lütfen. Ben kendimi kaf dağında görmüyorum. Sorun sizin kendinizi gördüğünüz yerde. Tecrübesizlikle cahillik aynı şeyler değildir. Özür dilerim ama bu kadar sohbetten sonra durumu açıklayan başka bir tabir bulamadım. Cahil cesaretine bir kez daha tanık oldum. Anlaşılan Bakanlık ve bu konuda karar mekanizmasında bulunan kişiler sizin gibi düşünmüyorlar. Ancak geçici bir süre için bir üst sınıfa izin veriyorlar. Ama bu da size yetmiyor. Daha tehlikeli yer daha çok para anlamına geldiğin için midir bilmem ama tehlike sınıflarının mantığını tekrar okumanızı dilerim. Sohbetin başından beri beni kendimi beğenmişlikle suçlamanız da ayrıca kabak tadı vermeye başladı. Bundan vazgeçin. Sizi rahatlatacaksa kendime hakaret edebilirim. Ben kendiyle barışık biriyim, ne olduğumu da, nerede olduğumu da, haddi mi de bilirim. Bence siz de bunu deneyin. Bundan sonraki yazılarınızda aynı tavrı sürdüğünüz sürece cevap vermeyeceğimi de bilmenizi isterim. Sınavda bol şans.

     
  14. yucel guzel

    yucel guzel TÜİSAG Üyesi

    Sayın Msezgin,
    Deneyimli ve birikimli olduğunuz yazılarınızdan anlaşılıyor, sizin de belirttiğiniz gibi,yüz yüze konuşamamanın sıkıntısından kaynaklanan bazı yanlış anlamalar oluyor. Ama son tespitleriniz bence de çok yerinde , bende aşağı yukarı zaten aynı şeyleri söylüyorum. Evet devlet A veya B sınıf sınavları için belli bir tecrübe şartı koyabilir veya herkesin mezun olduğu branşta hizmet vermesini isteyebilir, gayet güzel ve yerinde fikirler.
    Ama o 560 A sınıfı uzmanında mutlaka ellerinden geldiği kadarıyla olası muhtemel kazaları önlemek için gayret sarfettiklerini düşünüyorum her ne kadar kaza sayılarında belirgin bir azalma olmasa da.Kaldı ki İnşaat sektörü sadece Türkiye için değil bütün dünya için ölüm ve kazaların en yoğun olduğu sektörlerden biri.
    Biz de sertifikalarımızı aldığımızda ( inşaallah) mecburen B ve A ların çalıştığı yerlerde çalışmak zorunda olacağız çünkü devletin C gruplarının çalışması için belirlediği yerlerin neredeyse tamamı küçük işletmeler ,dolayısıyla bizden hizmet almak zorunda da değiller. Yani istemesek de, biz kendimizi o tehlikeli yerlerin içinde zeten bulacağız. Uzman sıkıntısından dolayı devletin de düzenlemeleri bu yöndeydi.
    Öneri kısmına Sayın Latif Bey'in iş sağlığı ve güvenliği uzman maaşlarının oluşturulacak bir havuzdan ödenmesi fikride eklenebilir.
    Öneri kısmına devletin en az 3000-4000 İSG uzmanını kadroya alması gerektiği fikride eklenebilir .
    Öneri kısmına uzmanların yaptırım gücünün artması için somut önerilerde eklenebilir.
    Siz değerli uzmanların bu konuda ki öncü ve çözüm odaklı fikirleri İSG dünyası için çok anlamlı ve değerlidir. Herkesin doğru bulduğu fikirleri rahatça ifade edebileceği bu ortamın ilelebet sürmesi dileğiyle.

     
  15. yucel guzel

    yucel guzel TÜİSAG Üyesi

    Sayın Mert
    Siz bir defa ya okuduğunu anlamıyorsunuz ya da anlamak istemiyorsunuz. Siz gidin sınavdan sonra o az tehlikeli dediğiniz market, depo, çiçek sulama işlerinde risk almadan gönül rahatlığıyla çalışın. Bizde bakanlığın bize uygun gördüğü işyerlerinde çalışalım..
    Size tek bir konuda katılıyorum; Evet bu tatışma 'kabak tadı' vermeye başladı

     
  16. Mert Fatih Kesgin

    Mert Fatih Kesgin TÜİSAG Üyesi

    Valla Türkiye'de en yaygın iş kollarından biri de Tekstillerdir ve %95'i C sınıfına girerler. Çalıştığım OSGB bir çok tekstille çalışıyor. Daha çalışmadıkları veya hiç İSG hizmeti almayanları da var bunların. Çıkacak yasanın geçici maddeleri ile birlikte Tehlikeli sınıfı da bunun içine katarsak gördüğünüz fabrikaların %75'inde çalışa bileceksiniz. Başka örnekler de verebilirim. İşsiz kalmazsınız korkmayın. O listeleri okumadığınız o kadar açık ki... Ayrıca Bakanlık size bu işi uygun görüyor. Öyle yapmak zorundasınız zaten. Başka seçeneğiniz yok. Kafanıza göre gidip çok tehlikeli grupta çalışmazsınız. Gerçi siz bol bol risk alın. Ana haber bültenlerine de malzeme lazım.

    Ayrıca yazılanlardan benim anladığımdan başka bir anlam çıkaran varsa yazsın. "Anladığım kadarıyla bir siz tecrübelisiniz bu işte sizin haricinizdeki herkes deneyimsiz tecrübesiz." Bu ne demek? Çok bilmiş, kendini beğenmiş hıyarın tekisin demek. Aksini anlayan varsa yazsın. Ya okuduğumu anlamıyorum yani salağım, yada anlamak istemiyorum yani sahtekarım.

    Yani istedikten sonra her türlü laf her yere çekilebilir. Başarılar...

     
  17. yucel guzel

    yucel guzel TÜİSAG Üyesi

    Yazdıklarınıza katılıyorum Sayın Mert özellikle tekstil işyerlerine. Neden olmasın oralardada çalışabiliriz tabi ki. Ayrıca ben riski severim,bungee-jumping bile yapmışlığım vardır. İşsiz kalırsam parasailing , rafting gibi adrenalini ve tehlikesi yüksek su sporları işi yapmayı düşünüyorum. Bu sporlarla uğraşanlar tatil beldelerinde haber bültenlerine çok çıkıyor.Sizede başarılar.

     
  18. Ali Sami DURMAZ

    Ali Sami DURMAZ TÜİSAG Üyesi

    Mert Bey e katıldığım nokta ; bu iş zaman alcak ve tecrübesiz uzmanlarla ( ! ) istenilen düzeye gelmez, konu ile tam ilgisi olmasada ayrıca tüm işverenlere veya vekillerine İş Güvenliği ile ilgili en azından tam günlük bir program çerçevesinde kanuni zorunluluk olarak bilgi verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hatta bu konuyu mecliste bekleyen tasarıya konulması için bakanlığı mail yağmuruna bile tutabiliriz belki . Bilmiyorum ama binlerce işveren ve işçi bu konuda gerekli hassasiyeti maalesef göstermiyor.( mert beye katılamadığım nokta: neredeyse tüm işverenler kesinlikle bu konuyu kafalarında çözmüş değil , bize bişey olmaz mantığı veya bir şekilde hallederiz mantığı çoğunlukla devam etmekte ) Bizler katıldığımız kurslarda nasıl bir sorumluluk altına girdiğimizi öğrendiğimizde endişelerimiz oluyorsa , mutlaka işverenlerinde endişelerinin olması gerekiyor, yoksa bu iş zor :-(

     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica