Haber Ey! Iş Güvenliği Uzmanı Senin Sorunun Ne? .

Konu, 'Köşe Yazıları' kısmında enginkonyalıgil tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş



  1. (haberexen) Engin Konyalıgil Yazdı..

    En çok aldığım şikâyetlerden bir tanesiydi. İş güvenliği uzmanlarının sorunlarına değinmeyişim.

    25 yaşında üniversitenin mühendislik fakültesinden veya ilgili bölümlerinden mezun olmuş, alın teri ve bilgisiyle OSGB bünyesinde veya bireysel olarak çalışmaya başlamış “İş Güvenliği Uzmanları”...

    Okuduğu dört yıllık ziraat mühendisliği sonrası alanıyla ilgili iş aramaya başlamış “Âdemoğlu iş güvenliği uzmanlarından ” bahsedeceğim sizlere. Her gittiği işyerinden aynı cevabı alan ve sonunda kısada olsa çeşitli iş tecrübelerinde bulunan mesleğine âşık bir mühendis.

    Yıllar geçiyor bu dönemde âdemoğlu bir reprezant şirketinde ilaç mümessili olarak çalışıyor. İş yoğun ve yorucu, evli ve iki çocuk babası, ailesini geçindirmesi için para kazanması lazım. Tam o sırada apartmanlarda, sitelerde, hamamlarda iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğu geliyor! Çalıştırmayana şöyle ceza, böyle ceza, şeklinde medya almış başını gidiyor. Araştırma bile yapmadan ülkemizdeki en pahallı sertifikalarından! Bir tanesi almak için kayıt yaptırıyor. (İki maaşını eğitim kurumuna veriyor öyle düşünün) Artık âdemoğlu; sonu net olarak çizilmemiş bir serüvenin içerisinde… Kurs bitiyor naylon bir stajla eğitimi tamamladı ve sınava girmeye hak kazandı. Fakat bir problem var! Eğitimde anlatılan konuların birçoğu ona çok uzak, çünkü yıllarca reprezantlık yapmış bir mümessil. Bırakın iş güvenliğinin teknik aksamını, mevzuat bilgisini bile aklında tutamamış! Bu arada fısıltı gazetelerinden duydukları aklına geliyor. Aylık 7000TL para. Vay be! ne para ama, gerekirse noktasına virgülüne kadar ezberlerim ve sınavı geçerim diyor. Ve sonuç: İlk sınav C sınıfı uzman, ikinci sınav A sınıfı uzman…

    Âdemoğlu ve âdemoğulları için o dönemde iş olsunda ne olursa olsun mantığıyla başlayan süreç, aslında neleri de peşinden sürüklemekteydi belli değil. Herkes gibi bir OSGB bünyesinde çalışmaya başladı.

    Öncelikle kendi branşı üzerinde çalışacağını düşünerek heyecanlandı. Ama OSGB müdürü İSG-Kâtip üzerinden âdemoğlunu inşaatlara atadığı zaman; Hop! Ne oluyor yahu… Demeye başladı.

    Evet, Âdemoğlu anlamıştı. Ya benim hiç tecrübem yok, ben ne anlarım inşaattan! Dedi ama fayda vermedi.

    Âdemoğlu inşaattı, kuafördü, kasaptı derken baya baya iş güvenliği uzmanı olmuştu. İstekliydi başaracağından emindi. Tam çalıştığı sektöre alışmışken sorumlu müdürü tarafından başka bir işletmeye atandı. Hâlbuki çalıştığı firmalarla anlaşması çok iyiydi, sektör ile ilgili bilgi sahibi olmuş, birçok tehlike ve riski düzelttirmişti. Ama OSGB ticari bir kuruluştu. Yol, yemek, benzin gibi masrafları da düşünmek zorundaydı. Bu sebeple aynı güzergâhta olan işletmeler tek bir Uzman etrafında toparlanması daha ekonomik olacaktı.

    Bu işlem belki Âdemoğlu için bir ilkti ama son olmayacağı kesindi. Daha sonraları birçok işletmeye başlayıp, biraz çalışıp, sonrasında değiştirilmişti. Bu işlemde bir kıssas da yoktu. OSGB sahibi veya müdürü istediği kişiyi rahatlıkla İSG-kâtip üzerinden değiştirebiliyordu. Sistemin takibi söz konusu bile değildi.

    Hadi bunları da geçtim dedi kendince! Aktifte çalıştığı esnada uzmanlık yapmadığını, sadece çalıştığı şirketlerdeki işvereni idare etme aynı zaman da bağlı bulunduğu OSGB’yi de memnun etme gibi bir sorumluluğu varmış gibi bir hava estirildiğini hissetti. Ama can güvenliği nerdeydi… Arkasından el salla!

    Bir işletme düşünün yıl içerisinde dört adet iş güvenliği uzmanı değiştirmiş burada bir iş kazası olduğunda iş güvenliği uzmanlarının hangisinin sorumluluğu var? Kim ve kimler hata yapmış. Âdemoğlu bu gibi durumları fark eder etmez bana teknik bilgiden daha çok hukuki bilgi lazım diye düşünerek, yarı bir avukat kadar mevzuatlara hâkim olmanın derdine düştü. Nedeni neydi peki? İş güvenliğimi!

    Farkında olmadan iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önüne geçme misyonu bitmiş, onun yerine kendimi kâğıt üzerinde nasıl koruyabilirim anlayışı gelmişti.

    İş güvenliği Uzmanı olan âdemoğlunun sorunları hala bitmiyor. OSGB bünyesinde çalışan veya bireysel çalışan bir kişinin bağlı bulunduğu şirket veya birimde bir hukuk birimi yok, bu yüzden kendisini hukuksal anlamda desteleyecek bir yapılanmada yok. Zaten mevcut OSGB lerden böylesine profesyonel bir adım atmalarını beklemek çok zor. Evet, işyeri hekimlerini koruyan mesleki zorunluluk sigortaları var. Ama bu durum iş güvenliği uzmanları için geçerli değil.

    OSGB’ler de veya bireysel kapsam da çalışan bir uzmanın işletmelerde taşeron olarak çalışan işçi kardeşimden ne farkı var.

    İş güvenliği uzmanlarının maaşlarını belirleyen sebep; Kişinin hangi bölüm mezunu olduğu, tecrübesi olup olmadığı, bilgi dokümanının yerinde olup olmadığı değil. İşveren ile birimlerin arasında ki anlaşma fiyatına bağlı bir çark dönmekte! Bu duruma da kimsenin bir itirazı yok. OSGB ler firma kapmanın telaşı içerisindeyken, iş güvenliği uzmanına da bu kadar iş, bu kadar para bakış açısının hâkim olması gayet normal.

    Gün içerisindeki tüm saatini o işletmeden, bu işletmeye gitmekle geçiren iş güvenliği uzmanı olan Âdemoğullarından bir sonraki yazımda da bahsetmeye devam edeceğim.

    “Kalbinizin aslı sahibine emanet olun.”

    Not: Yazımda bahsettiğim hayali karakter “Âdemoğlu” A sınıfı iş güvenliği uzmanı olan bir arkadaşımdır.



     
    Last edited by a moderator: 26 Mart 2015
    ipek kapıcı, Osman Utku Can AKKAYA ve Şua bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica