Geçen kanun ne kadar yeterli?

Konu, 'Güncel Tartışma Konuları' kısmında Otomasyoncu tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Otomasyoncu

    Otomasyoncu TÜİSAG Üyesi



    Bu kanun bu hali ile sadece lafta kalır. Bence bakanlık veri istemeli işletmelerden. İşe giren personelden tutun,iş kazası vb diğer her şeyi online istemeli. Bu şekilde işvereninde kaçma ,kaçırma şansı azalsın



     
    reaxi, Mustafa ESEN ve gıdamühendisi bu yazıya teşekkür etti.
  2. İsmail TÜRKER

    İsmail TÜRKER TÜİSAG Üyesi



    Söylediğiniz gibi ve buna benzer teklifler mecliste konuşumuş fakat malesef kabul görmemiş (Uzmanların devlet bünyesinde hizmet vermesi (maaşlarını devletten alması)- Veri tabanı oluşturulup online kontrol sistemi oluşturulması gibi) .TBMM'nin tutanağını okuyorum ve okudukça hayrete düşüyorum.Gayet güzel teklifler sunulmuş ama sonuç yok.Tabiki avrupa ülkelerinin 40 yıl önce çıkardığı kanunu biz yeni çıkarıyoruz ve bu kanun herşeyi çözmeyecek, çözemezde.En azından bahsettiğiniz gibi kritik düzenlemeleri yapsalardı daha çok verim alınabilirdi.Bu haliyle işçiden çok işvereni koruyup kollayan bir hal almış kanun...



     
  3. ISG-isg

    ISG-isg ISGfrm Çalışma Birimi

    önergeler boşuna okundu diyebiliriz

     
  4. Otomasyoncu

    Otomasyoncu TÜİSAG Üyesi

    Yasa tasarısı kısmında her zaman olduğu gibi denetim kısmını es geçmişler. Genelde içerik olarak fena değil. Ama dediğim gibi bizim ülkemizde denetimsiz bir şeyi hakkıyla yerine getirtemezsiniz. Bence uzmanların devletten atanmları gerekiyor. Bağımsızlık için şartlardan biri bu olmalı



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  5. Muratc

    Muratc TÜİSAG Üyesi

    Arkadaşlar;
    Evet haklısınız verilen önergeler gerçekten boşuna okundu. Verilen önergeleri gerçekten okudunuzmu bilmiyorum ama önergelerin pek çoğu taslak yasa metni tam olarak incelenmeden sadece biz buna da itiraz edelim şunada itiraz edelim mantığında hazırlanmış önergelerdi. Hatta yasanın ismine yapılan itirazı düşünecek olursak iş mi işçi mi olmalı tartışmaları bile saatler sürdü. Ancak burada önemli olan nokta muhalefet partileri önergelerini verirken acaba yasa ismini "İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yasası" olarak değiştiremezsek diğer önergelerimizin hiçbirini kabul ettiremeyiz gibi önemli bir konuyu düşünememişler. Verdikleri önergelerin çoğunda işçi sağlığı ve güvenliği ifadesi geçmekteydi. Dolayısı ile ilk başta yasa ismi değişmediği taktirde içinde işçi sağlığı ve güvenliği ibaresi geçen önergelerin tamamı reddedilmeye mahkumdu. Elbetteki bazı önemli ve gerekli önergeler de reddedildi. Fakat eğer siz ben yapmıyorsam olmasın daha iyi mantığında hareket ederseniz ve engellemek için elinizden geleni yaparsanız haliyle haklı olduğunuz noktalarda da karşınızdakiler sizi dikkate almayacaktır.

    Dikkat ettiyseniz yasalaşan tasarının yanında CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın; Meslek Hastalıkları ve İşçi Sağlığı Kanun Teklifi isimli bir teklifi vardı. Sizlere bu teklifi okumanızı tavsiye ederim. Bu metnin bırakın ülkenin önemli bir konusu ile ilgili düzenlemenin yapılacağı kanun teklifi olmasını, herhangi bir işyerindeki basit bir talimat kadar bile ciddi bir dille yazılmamış olduğunu göreceksiniz. (Bu tasarı beylikdüzündeki yangından sonra apar topar hazırlanmış ve yasa tasarısı olarak meclise verilmişti.)

    Murat Çalışır

     
    Otomasyoncu bu yazıya teşekkür etti.
  6. kenan doğan

    kenan doğan TÜİSAG Üyesi

    evet ama
    ne değişti
    eski ile yeni arasında ne fark var şimdi.?



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  7. kenan doğan

    kenan doğan TÜİSAG Üyesi

    iş sağlığı ve güvenliği kanunu tasarısı taslağını sitenizden indirdim..okuyorum okuyorum dişe dokunur birşey göremiyorum..

     
  8. Muratc

    Muratc TÜİSAG Üyesi

    Aslında eski ile yeni arasında bir değişiklik yok. Daha önce düzenlemeler yönetmeliklerle yapılmıştı. Fakat bu yönetmeliklerin pek çoğu çeşitli kurumların başvurusu ile danıştay tarafından iptal edilmiş bu nedenle iş güvenliği konusu çıkmaza girmişti. Çıkarılan kanun ile bu sıkıntılar ortadan kaldırılmış olacak. Aradaki farkı anlayabilmek için mevzuatımızdaki hiyerarşiyi bilmek gerekir.

    Mevzuatımızdaki hiyerarşiye göre, yönetmelikler kanunlara, kanunlar Anayasa'ya uygun olmak zorundadır. Yönetmelikler, kanunlara uygun olmazsa Danıştay tarafından iptal edilebilir. Kanunlar ise Anayasa'ya aykırılık durumunda Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilebilir. Burada bir örnek vermek gerekirse daha önce pek çok yönetmelik Danıştay tarafından "Bakanlığa bu konuda düzenleme yapma yetkisi herhangi bir kanunda verilmemiştir" gerekçesi ile iptal edildi. Fakat bunu kendi çıkarlarına kullanmak isteyen pek çok kurum bakanlık yanlış bir düzenleme yaptı ve Danıştay iptal etti şeklinde lanse ettiler. Kimse; "Aslında düzenleme yerinde yapılmış bir düzenleme fakat bakanlığa bu konuda yetki verilmediği için iptal kararları çıktı" demedi. Herkes kendi çıkarının peşine düştü. Rant olarak gördükleri eğitim ve belge verme yetkisinin kendilerinde olması gerektiğini iddia ettiler. Bu kanunla bakanlığa bu konularda düzenleme yapabilmesi konusunda geniş yetkiler verilmiş oldu. Dolayısı ile bakanlık tarafından bundan sonra yapılacak bu yöndeki düzenlemeler danıştay tarafından yetki yok gerekçesi ile iptal edilemeyecek.

    Murat Çalışır
    Lider
    İş Güvenliği ve Çevre
    Yünsa Yünlü San. Tic. A.Ş.

     
  9. kenan doğan

    kenan doğan TÜİSAG Üyesi

    tamam da bu kurum ve kurulşlar kimlerdir. Bakanlık dediğiniz seçimden seçime gelir değişir gider..kaldı ki bu konuda uzman olan kurum ve kuruluşlar yokmu mesela meslek odaları, üniversiteler tubitak gibi kurumlar ne güne duruyor ki adı sanı bilinmeyen bir takım kurumlardan eğitim alınıyor.. söz gelimi ben makima mühendisleri odasına kayıtlıyım..ve piyasada 100 ila 500 tl arası verile eğiti,mleri ücretsiz alabiliyorum. aynı şekilde dışarıda 1000 tl den başlayan autocad kurslarını 450 -500 tl ye alabiliyorsunuz..şimdi bakanlık kimdir ki bu kursu kendi bünyesinde veriyor..Ayrıca kursun yaptırım gücü yoksa ne diye milelti oyalıyorlar..Adam bana maaş verecek ben bu adamı denetleyecem..arkadaşalr bu denetimin doğasına ters..İşyerlerinde bile bu hizmet dışarıdan alınıyor tarafsızlık ilkesi gereği.
    Danıştayın bu yönetmeliği ret etmesinden daha doğal ne olabilir ki..
    Doğasında bile hile var...Madem bakanlık bu konuya çok duyarlı o halde kendi bünyesinde görevlendirsin iş güvenlik uzmanlarını hem yaptırım gücü olur hemde daha etkin bir denetim mekanizması oluşur..
    Şu haliyle iş güvenlik uzmanları birer parazit olarak işverenlere yük olmaktan öteye gidemeyecekler..
    patron bana para ver seni denetleyeyim :))) varmı böyle birşey..
    belkide bu yüzden yeni mezun askerliğini yapmamış ya da tecil ettirmiş uzmanlar aranıyor...

     
    gülhan ve volkan seven bu yazıya teşekkür etti.
  10. volkan seven

    volkan seven TÜİSAG Üyesi

    valla kenan ağzına sağlık ,,bu kanun boya badana..bir yol olmaz

     
  11. worgreymon

    worgreymon TÜİSAG Üyesi

    bence 4857-say%C4%B1l%C4%B1-i%C5%9F-kanunu.816">4857 Sayılı İş Kanunu">iş kanunu içinde bir bölgesinde olmaktansa ayrı bir kanunun olması iyi bir başlangıç, neticede OSGB'lere de sorumluluk getiriyor,artı olarak sağlık hemşiresi diye bir tabir gördüm yeni bir iş alanı yani. Hayırlısı olsun diyelim

     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica