GEMİ SANAYİSİNDE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ

Konu, 'İş Sağlığı ve Güvenliği Hakkında Makaleleriniz' kısmında Xzenon tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Xzenon

    Xzenon ISGfrm Çalışma Birimi TÜİSAG Çalışma Birimi



    İşçi Sağılığı ve İş Güvenliğinde temel amaç, iş yerlerinde çalışanların toplu olarak korunmasını sağlamaktır. Çalışanları ve tüm üretim süreçlerini doğrudan ilgilendiren böylesi önemli bir konuya gereken önem verilmediğinde sorunlar İŞ KAZASI ve MESLEK HASTALIKLARI şeklinde olumsuz sonuçlarıyla karşımız çıkmaktadır.
    Bu amaçla işyerlerinde iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek ve çalışanların sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmalarını devam ettirmek ana ilke olmalıdır.
    Uluslararası Çalışma Örgütü (UÇÖ) verilerine göre dünya sanayi üretiminde her yıl ortalama 50 milyon iş kazası olmakta; bu kazalar nedeniyle yaklaşık 100.000 kişi ölmekte, 1,5 milyon kişi de sürekli iş göremezlik nedeniyle üretim dışında kalmaktadır. Gelişmiş sanayi ülkelerinde her yıl çalışan on kişiden birinin iş kazası geçirmekte ve bazı iş kollarında bu oran üçte birler mertebesine yükselmektedir. Yani bu iş kollarında çalışan her üç kişiden biri iş kazasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Ülkemizde ise durum daha içler açısıdır. Son on yılda ortalama her yıl 95 bin iş kazası görülmüş, bu kazalarda ortalama 1100 kişi ölmüş, 3.000 kişi kalıcı ve 88 bin kişide geçici iş görmezlik nedeniyle üretim alanları dışına uzaklaştırılmıştır.
    Bu veriler ışığının dışında ama çok da önemli bir husus olan “ MESLEK HASTALIKLARI”nı da bilahare inceleyeceğiz.
    Gemi sanayimizde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği’ne bakacak olursak; durum ülkemiz verileri ile paralellik göstermektedir. Sektörel bazda ağır sanayi ile iç içe olan gemi yapımı, bünyesinde çeşitli branşları barındırmaktadır. Örneğin; vinç (ağır yükler) operatörlüğü, elektrikçilik (yüksek voltlar), havuzlama işçiliği, kaynakçılık (elektrik ark kaynağı), kesim işçiliği (metal aletlerle CNS ve optik), gemi tamiratında talaşlı metal işçiliği (torna, tesviye, freze), ahşabiye işçiliği, motorculuk, boya işçiliği, bu branşlarda iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek, çalışanların sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmalarına
    1 TÜRK-İŞ T. Dok Gemi-İş Sendikası Genel Başkanı
    2 TÜRK-İŞ T. Dok, Gemi-İş Sendikası Genel Başkanı Yardımcısı olanak temin etmek için yapılması gerekenleri ana başlıklar halinde değerlendirmek gerekir. Çünkü gemi inşa sanayisinde oluşabilecek kazalar büyük çapta zarar vermektedir. Ve maalesef birçoğunda insanlar sakat kalmakta, hatta bu kazalar ölümle sonuçlanmaktadır.
    Gemi İnşa Sanayisinde iş kazalarına yönelik çalışma ortamında iki temel sebep vardır. Tehlikeli durum ve tehlikeli davranış.
    TEHLİKELİ DURUMLAR:
    • Koruyucusuz çalışma (uygun olmayan koruyucular dâhil),​
    • Alet ve teçhizatların kusurlu olması,​
    • Makine ve aletlerin emniyetsiz yapılmış olmaları,​
    • Aydınlatma sorunları,​
    • Yanlış havalandırma.​
    TEHLİKELİ DAVRANIŞLAR :
    • Emniyetsiz ve gereksiz hızlı hareket etmek,​
    • Hatalı yükleme, taşıma, istif ve donanım,​
    • Tehlikeli yerlerde çalışma,​
    • Üzüntü, şaşırma, dalgınlık, şakalaşma.​
    Ülkemiz bir yandan kendi bulgu ve deneyimlerini, diğer yandan ILO’nun koyduğu kuralları esas alarak bu sorunlara çözüm aramaktadır. Alınan tedbirler bizde olduğu gibi, kâğıt üzerinde ve göstermelik değil, işin özüne dönük kalıcı ve sonuç alıcı olmalıdır. Gelişmiş dünya ülkelerinde önce İNSAN, daha sonra ÜRETİM iken, bizde önce ÜRETİM sonra İNSAN anlayışı olmamalıdır. Bu yüzden geri kalmamız doğaldır ve bu anlayış değişmediği sürece ilerlemek mümkün görülmemektedir.
    Gemi sanayimizde iş kazalarından ve meslek hastalıklarından korunmak sadece uzmanları ilgilendiren bir konu değildir. Öncelikle bizler yaralanmadan ve hastalıklara maruz kalmadan çalışmayı öğrenmeli, çalışma arkadaşlarımıza bu gibi tehlikelerden nasıl korunacağımızın gereklerini göstermeliyiz. İş yerlerinde iş güvenliğinin sağlanmasında en önemli husus, kişilerin bu konuda bilgi sahibi olmaları için çaba gösterilmelidir.
    Gemi sanayisinde sıkça gördüğüm kazalara bakacak olursak, bunların birçoğunda kişisel hatalar ön plana çıkmaktadır. Şunu kabul etmeliyiz ki, yeterli eğitim alamamış olan çalışanlar ve bilhassa genç, acemi işçilerin hata yapma oranı daha yüksektir. Önce çalışanlar dikkat edecek ve daha sonra ilgilileri uyaracak, eğer gerekli koruyucu önlem alınmaz ise, işe başlamayacak ve iş yerlerinde bu konudaki amirlerini mutlaka haberdar edecektir.
    Koruyucu tedbirlerin mutlaka alınması şarttır;
    • Çalışma zemini kaygan ve ıslak olmamalıdır,​
    • Kask, gözlük, eldiven, fotin, kulaklık, gerekiyorsa maske mutlaka kullanılmalıdır.​
    • Elektrik bağlantıları, işin uzmanlarınca yapılmalıdır,​
    • Asılı yükün altında ve çevresinde durulmamalıdır,​
    • Acele ve dikkatsiz hareket etmemek gerekir,​
    • Önce (İNSAN) ilkesini aklımızdan çıkarmamalıyız,​
    • Tüp ve gazlarla çalışırken tedbirler alınmalı,​
    • Kaldırabileceğinden daha fazla yükleri kaldırmak için mutlaka yardımcı aparat kullanılmalıdır,​
    • Yüksekte çalışıyorsan sağlığını kontrol et ve gerekiyorsa çalışma veya tüm tedbirleri al,​
    • Gereken yerlerde mutlaka alev sızdırmaz lamba kullanılmalıdır.​
    Ve bilhassa tüm çalışanların ilk yardım ve yangına müdahale konularını tam ve noksansız bilmeli ve uygulayabilmelidir.
    Bunlarla birlikte tüm işyerlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulları kurulması için bilgili uzman elemanlar çalıştırılmalı ve bu elemanların uyarıları da mutlaka dikkate alınmalıdır. Bu konularda çıkartılan Yasa maddeleri yeterli olmamakla birlikte, ufkumuzu açıcı bulunmaktadır.
    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinden bahsederken önemli bir husus da İşçi Sağlığıdır. Buda eğer gerekli tedbirler alınmadığı hallerde karşımıza Meslek Hastalıkları olarak çıkacaktır. Fakat bu meslek hastalıklarının birçoğu zaman içerisinde kendini göstermeye başlayan ve emeklilik sürecinde ortaya çıkan rahatsızlıklardır.
    Meslek hastalığının tanımına bakacak olursak, (sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık ve ruhi arıza hallerinde meslek hastalığıdır) denilmektedir.
    Gemi inşa sanayisinde çalışanların sağlık sorunlarını üç ana başlıkta değerlendirebiliriz;
    1. Genel Sağlık Sorunları,
    2. İşle ilgili hastalıklar,
    3. Meslek hastalıkları.
    Genel Sağlık Sorunları dendiğinde;
    çalışan kişilerin toplumun diğer bireylerinde görülen birtakım hastalıklara maruz kalmaları ile sınırlıdır. Diğer bir tanımla toplum içerisinde her bireyde görülebilecek hastalanmalar da denilebilir.
    İkinci olarak işle ilgili hastalıklar;
    Bunlarda belirli bir işe bağlı olmaksızın herkeste görülebilecek, fakat kişilerin birtakım işlerde çalışıyor olması bu hastalıkların ortaya çıkmasında veya hastalıkların seyri üzerinde olumsuz etkiler doğurduğunu göstermektedir. Örnek vermek gerekirse kronik bronşitli bir hastanın hava kirliliğinin çok olduğu bir ortamda çalışıyor olması veya bazı kanser türleri ile yaptığı işle ilgili veya dolaylı alakalı olmasıdır. Dolayısıyla kronik bronşit olan bir hastanın çalışma ortamı ile doğrudan ilişkili değil, fakat tozlu ortamda bulunmak, işi gereği toza maruz kalmak, hastalığın oluşumunda ve ilerlemesinde mutlak etkili olmaktadır.
    Meslek hastalıkları, çalışan kişilerin çalışma ortamından doğan etkenler nedeniyle karşılaştıkları hastalıklardır. Bu hastalıklar belirli mesleklere özgüdür. Bu bizim işkolumuzdaki gemi inşa sanayisi işyerlerinde de görülebilen bir takım olumsuzluklardır. Örnek vermek gerekirse; akciğer kanseri, genellikle toz ve kimyasal duman ortamında görülen bir hastalıktır. Dökümcü, kaynakçı, taşlamacı, raspacılarda ve boyacılarda görülür. Duyma kaybına yüksek sesle çalışılan ortamlarda rastlarız. Tersanelerde kalafatçılar, motor tamircileri, sac düzelticilerde rastlanır.
    Gemi inşa sanayisinde çalışanların ve ülkemizin tüm çalışanlarının işini ve aşını kaybetme korkusu yaşandığı ve işyerinin bir kısmının kapandığı, peş peşe gelen ekonomik krizlerin çalışanları olumsuz yönde etkilediği düşünülürken, işçilerin işyerlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği yönünde birtakım radikal kararlar alarak mücadele vermesini beklemek çok gerçekçi olmayacaktır.
    Yinede bizim gibi çalışma hayatının içinde yer alan kuruluşların ve başta sendikalara ve işverenlere büyük görevler düştüğü göz ardı edilmemelidir.
    Bu itibarla iş yerlerimizde önlemler alınmalı, düzenlemeler yapılmalı, uyarılar dinlenmeli. Burada önemli olanın işçilerin güvenliği ve sağlığı olduğu unutulmamalıdır.
    Bu Sempozyumun sektörümüze ve çalışanlarına hayırlı olması dileğimle saygılar sunuyorum.



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica