Günün Şiiri

Konu, 'Birazda Eğlenelim' kısmında Hakan ÖZTÜRK tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi



    aaaaaaa.jpg



     
    Serkan Topdas, Banu Çıplak, uzmancan ve 9 kişi daha buna teşekkür etti.
  2. Ahmet Özcan

    Ahmet Özcan TÜİSAG Üyesi



    Çok güzel hakkaten
    samimiyet kokuyor ...



     
    Hakan ÖZTÜRK bu yazıya teşekkür etti.
  3. bimci

    bimci TÜİSAG Üyesi

    Hakan bey kimin şiiri bu isminin yazılmasını hakediyor bence

     
    Hakan ÖZTÜRK bu yazıya teşekkür etti.
  4. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi

    Kesinlikle hakediyor. 2006 Yılında Mehmet POSTALLI adında şairimiz yazmış.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    uzmancan ve bimci bu yazıya teşekkür etti.
  5. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi

    Günün Şiiri.jpg

     
    uzmancan, akademi92 ve Gamze bu yazıya teşekkür etti.
  6. Mehmet YÖRÜK

    Mehmet YÖRÜK TÜİSAG Üyesi

    Milyon Kere Ayten
    Ben bir Ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi
    Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel
    Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
    Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
    Şarkılar söylüyorum
    Şiirler yazıyorum Ayten üstüne
    Saatim her zaman Ayten'e beş var
    Ya da Ayten'i beş geçiyor
    Ne yana baksam gördüğüm o
    Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor

    Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
    Günlerden Aytenertesidir
    Odur gün gün beni yaşatan
    Onun kokusu sarmıştır sokakları
    Onun gözleridir şafakta gördüğüm
    Akşam kızıllığında onun dudakları

    Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
    Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
    Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li
    iki laf ederiz
    Onu siz de seversiniz benim gibi
    Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam
    Alın tek kat elbisemi size vereyim
    Cebimde bir on liram var
    Onu da alın gerekirse
    Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem
    Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
    Parasızlık da bir şey mi
    Ölüm bile kötü değil
    Ayten'sizlik kadar

    Ona uğramayan gemiler batsın
    Ondan geçmeyen trenler devrilsin
    Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
    Kapansın onu görmeyen gözler
    Onu övmeyen diller kurusun
    İki kere iki dört elde var Ayten
    Bundan böyle dünyada
    Aşkın adı Ayten olsun
    Ümit Yasar Oğuzcan



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    uzmancan, akademi92, TUFAN KAHRAMAN ve 2 kişi daha buna teşekkür etti.
  7. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi

    Anneye yazılmış mükemmel bir şiir.

    Sol yanım çok acıyor anne...

    Merhaba anne,
    Yine ben geldim.
    Merak etme okuldan çıktımda geldim.
    Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
    Ali “Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder” demişti de
    Onun için söylüyorum.
    Geçen hafta öğretmen,
    Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte
    Öğretti sağımı solumu.
    Ben biliyorum artık anne sağım neresi, solum neresi
    Ağrıyan yanımın neresi olduğunu
    Şimdi iyi biliyorum anne.
    Hani geçen geldiğimde
    Şuram acıyor işte şuram demiştim de
    Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
    Bak şimdi söylüyorum
    Şuram işte,
    Sol yanım çok acıyor anne.
    Hem de her gün acıyor anne her gün.
    Dün sabah annesi Ayşe’nin saçlarını örmüştü.
    Elinden tutup okula getirdi.
    Yakası da danteldi.
    Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
    Bende ağladım,
    Ağladım hiç de utanmadım.
    Öğretmen ne oldu dedi.
    Düştüm dizim çok acıyor dedim.
    Yalan söyledim anne.
    Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.
    Bugün bende saçım örülsün istedim.
    Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
    Dantel yaka istedim.
    Babam “Ben bilmem ki kızım” dedi.
    Bari okula sen götür dedim.
    “kızım, iş” dedi.
    Bende banane dedim, ağladım.
    “kızım, ekmek” dedi babam.
    Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
    Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne.
    Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi.
    Zeynep “annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş” dedi.
    Babam hepsini birlikte yıkıyor.
    Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
    Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme.
    Üzülmesin diye söylemiyorum ama
    Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor.
    Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne.
    Hava kararıyor, ben gideyim anne.
    Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
    Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
    Kim bozuyor toprağını,
    Çiçeklerini kim koparıyor.
    İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme.
    Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. >>
    Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım.
    Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını
    Şu kavanozda biriktirdim.
    Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum.
    Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
    Kimseye söyleme ama anne
    Bazen de konuşuyorum onunla.
    Ne yapayım seni çok özlüyorum anne.
    Ha unutmadan,
    Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi.
    Ben babama yazdıracağım.
    Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın.
    Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.
    Senin adın geçince sol yanım acıyor anne.
    Hiç bir şey yutamıyorum.
    Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
    Kağıda da böyle yazamam ya anne.
    Ben gidiyorum anne,
    Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp.
    Mutlaka gel anne,
    Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. >>
    Sol yanım acıyor anne.
    İşte tam şurası,
    Sol yanım çok acıyor anne.
    Seni çok özledim,
    Anne çook…


    AYLA AYDEMİR

     
    Banu Çıplak, yağmurberk, uzmancan ve 3 kişi daha buna teşekkür etti.
  8. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi

    OTUZBEŞ YAŞ ŞİİRİ.jpg

     
    incilay83, uzmancan ve Gamze bu yazıya teşekkür etti.
  9. AKIN ÇOBN

    AKIN ÇOBN TÜİSAG Üyesi

    bu dünya ne sana ne de bana kalır.. Hırslarımızla, "ölümsüz" gibi yaşıyoruz...

     
  10. AKIN ÇOBN

    AKIN ÇOBN TÜİSAG Üyesi

    sonuna kadar okuduğum "ender" şiirlerden biri...

     
  11. hulya.cimen

    hulya.cimen TÜİSAG Üyesi

    Üçüncü Şahsın Şiiri Attila İlhan / Şiirler & Yorumlar

    Gözlerin gözlerime değince
    Felaketim olurdu, ağlardım
    Beni sevmiyordun, bilirdim
    Bir sevdiğin vardı, duyardım
    Ne vakit karşımda görsem
    Öldüreceğimden korkardım
    Felaketim olurdu, ağlardım

    Ne vakit Maçka'dan geçsem
    Limanda hep gemiler olurdu
    Ağaçlar kuş gibi gülerdi
    Bir rüzgâr aklımı alırdı
    Sessizce bir cigara yakardın
    Parmaklarımın ucunu yakardın
    Kirpiklerini eğerdin, bakardın
    Üşürdüm, içim ürperirdi
    Felaketim olurdu, ağlardım

    Akşamlar bir roman gibi biterdi
    Jezabel kan içinde yatardı
    Limandan bir gemi giderdi
    Sen kalkıp ona giderdin
    Benzin mum gibi giderdin
    Sabaha kadar kalırdın
    Hayırsızın biriydi fikrimce
    Güldü mü cenazeye benzerdi
    Hele seni kollarına aldı mı
    Felaketim olurdu, ağlardım

    ATTİLA İLHAN

     
    Fatih tuna, uzmancan, Gamze ve 1 kişi daha buna teşekkür etti.
  12. hulya.cimen

    hulya.cimen TÜİSAG Üyesi

    bu da benim favori şiirim

     
    uzmancan bu yazıya teşekkür etti.
  13. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi

    ŞİİRİN AÇIKLAMASI
    Şair , felsefi temalar , kapalı ve karma karışık mecazlardan kaçarak günlük hayatı , anlık sevinç ve tasaları , aşkı ve ölümü ele alır . Ölüm temasını Otuz Beş Yaş Şiir’indeki olduğu benzeri tüm şiirlerine yaymıştır . Dini ve tasavvufi bir yönü olmadığı amacıyla ölüm düşüncesiyle barışamaz;ölümü kader olarak kabul etmemiştir . Bu fikir daima zihnini kurcalar durur . Şiirlerinin çoğunda kendisini anlatmıştır . Karamsarlığını , korkularını , özlemlerini dile getirdiği bu şiir , onun şiir anlayışını gösteren bir ”bildiri” niteliğindedir . Şiire ismini verici Otuz Beş Yaş’ın ömrün yarısı olma düşüncesi , populer İtalyan şairi Dante’ye bir göndermedir . Dante bir şiiri sebebinden otuz beş yaşında sürgüne gönderilir . Sürgündeki yıllarının en mühim ürünü bulunan ”İlahi Komedya”ya şu şekilde başlar:”Hayat yolunun ortasında kendimi karanlık bir ormanda buldum . ”Şair , Dante’den aldığı ilhamla 35 yaşı ömrün yarısı sayar . Şairi 35 yaşına girmek endişelenmiştir . Kırışık ve çizgili yüzünün kendisinin yüzü olduğuna inanamaktadır . Aynaların ona düşman olduğunu sanmakta ve her baktığı resmini kendini benzetememektedir . 35 yaş kompleksine kapılmış bulunan şair , güler yüzlü olmayacağını , asık suratlı bir yaşlı olacağını vurguluyor . 35 yaşından hemen ardından doğan günün bile ona sıkıntılar getireceğini hergünün farklı dertler çıkaracağını ima etmekte . Yani şair 35 yaşından hemen ardından sıhhat sorunlarının azar azar başlayacağını anlatıyor . Sıkıntılar çoğalarak onu ölüme götüreceğinden korkuyor . Ölümün herkesin ”derdi” olduğunu , ne türlü , nerede , kaç yaşında geleceğini bilinemeyeceğini şiirinde bir sürü sıkı belirten şair;tabut konulan musalla taşında bir namazlık saltanatımızın olacağını söylüyor . Şiirde musalla taşı tahta bir sürü sıkı benzetilmiştir .

     
  14. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi

    günün şiiri.jpg

     
    uzmancan ve Gamze bu yazıya teşekkür etti.
  15. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi

    günün şiiri.jpg

     
    uzmancan ve Gamze bu yazıya teşekkür etti.
  16. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi

  17. hcakir48

    hcakir48 TÜİSAG Üyesi

    Güne şiirle başlamak iyi geliyor. teşekkürler..

     
    uzmancan ve Hakan ÖZTÜRK bu yazıya teşekkür etti.
  18. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi

  19. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi

    günün şiiri.jpg

     
    uzmancan ve Gamze bu yazıya teşekkür etti.
  20. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi

Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica