Haber Insanca Yaşamak Için Direnişteler

Konu, 'Diğer İş Sağlığı Ve Güvenliği Haberleri' kısmında Gamze tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Gamze

    Gamze TÜİSAG Yönetim Yardımcısı Yönetim Yardımcısı



    İnsanca yaşamak için direnişteler

    Direnişteki Hakan Plastik işçileri, fabrikadaki kötü çalışma koşullarını anlattı. Direnişçi işçilerden Gökhan Gül: “Arızalı makinede çalıştım. Üç kez iş kazası geçirdim. İnsanca yaşamak istiyoruz”

    insanca-yasamak-icin-direnisteler-1.jpg

    Çerkezköy GF-Hakan Plastik fabrikasında, sendikalaştıkları için işten çıkarılan Lastik-İş üyesi işçilerin başlattığı direniş, bugün üçüncü gününe girdi. İşçiler, fabrikadaki çalışma koşullarını, gördükleri baskıları ve neden sendikalı olduklarını gazetemize anlattı.

    Georg Fisher-Hakan Plastik fabrikasının yüzde 95’i İsviçre sermayesine ait. Mustafa Öztürk, 4, 5 yıldır bu fabrikada çalışıyor. Günde 12 saat zorunlu çalıştırıldıklarını belirten Öztürk, yarım saat yemek molası ve iki kısa çay molası dışında hiç ara vermediklerini ve ciddi sağlık sorunları yaşadıklarını anlatıyor.

    KİMYASAL TOZLAR, AĞIR BORULAR
    Öztürk’ün anlattığına göre fabrikada işçi sağlığı ve güvenliğinden eser yok. İşçiler, kimyasal tozlara maruz kalıyor. Fabrikaya ara sıra toz maskesi gelirse işçilere dağıtıyorlar, ama normalinde maskesiz çalışıyorlar. Bu nedenle, özellikle iki bölümde çalışan işçilerin sağlığı kötü durumda. Kurşun maddesinin de yoğun kullanıldığı bu bölümlerde, sürekli tedavi gören işçiler var.

    Sağlık sorunlarının bununla da bitmediğini belirten Öztürk, işçilerin yarısından fazlasında bel fıtığı olduğunu söylüyor: “Bazı arkadaşlarımız 80 kiloluk plastik boruları tek başına kaldırmak zorunda kalıyor. Bu nedenle çoğumuzda bel rahatsızlığı var. Çalışma koşulları gerçekten çok ağır.”

    Bu ağır ve sağlıksız koşullarda çalışan işçiler, asgari ücretle geçimini sağlamaya uğraşıyor. Öztürk, artık bu koşulların düzelmesini istediklerini, bu nedenle sendikalı olmaya karar verdiklerini anlatıyor. Öztürk, “Biz insanca koşullarda çalışmak istiyoruz. Bu yüzden sendikayı örgütlemek için çalışma başlattık. Ancak bizi hiçbir gerekçe göstermeden işten attılar. ‘Kıdem tazminatlarınızı alın ve buradan kaybolun’ dediler. Üç arkadaşımıza bahaneler gösterip tazminat da vermediler” diye konuşuyor.

    MEKTUP YAZDI, ATILDI
    Öztürk’ün verdiği bilgilere göre, işten atılan 16 işçiden biri olan Yasin Özbek, fabrikanın yüzde 95’lik hissesine sahip İsviçreli firma Georg Fisher’a mektup yazdığı ve kötü çalışma koşullarını anlattığı için işten çıkarılmış. Yine işten atılan işçilerden birinin fazla mesai formunu doldurmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı dahi ödenmemiş.

    Öztürk, “Sendikalı olmak bizim anayasal hakkımız. İşimizi geri istiyoruz. İşimize dönene kadar direnişi sürdürmeye kararlıyız” diyor.

    ‘ÜÇ KEZ İŞ KAZASI GEÇİRDİM’
    Gökhan Gül de işten atılan ve direnişe geçen 16 işçiden biri. Gül, 5 yıldır fabrikada çalışıyor. “Hiçbir can güvenliğimiz yoktu” diyen Gül, çalıştığı 5 yıl içinde 3 ayrı iş kazası geçirdiğini anlatıyor: “Bir keresinde pistola elimi kaptırdım, parmağım kırıldı. Bir keresinde de beni arızalı makinede zorla çalıştırdılar. Ben o makinenin arızalı olduğu konusunda defalarca uyardım, dinlemediler. Aksine bana kızdılar, neden makine kırıldı diye. Üretime uygun değildi, sonunda kolumu kesti. Halen mahkemem sürüyor.”

    Gül, davayı geri çekmesi için işverenlerin kendisine baskı yaptığını, ancak davayı geri çekmediğini belirtiyor. Her işte zorla çalıştırıldıklarını, anlamadıkları makineleri kullanmak zorunda bırakıldıklarını anlatan Gül, sendikalı olduğu için işten atıldığını, ancak kendisine devamsızlık gerekçesinin gösterildiğini ifade ediyor: “Ben şehit çocuğuyum. İçişleri Bakanlığı’na gitmem gerekiyordu, ‘bana izin verin’ dedim, amir ‘tamam’ dedi. Ama izin yazmamışlar, döndüğümde bir ayda iki kere izinsiz devamsızlık yaptığımı söylediler. Asıl neden sendikalı olmam. Ben arkadaşlarla hep konuşuyordum, sendikayı anlatıyordum.”
    Gül, “İşimizi geri istiyoruz. İnsanca koşullarda çalışmak, yaşamak istiyoruz; bu nedenle sendikalı olduk. Direneceğiz ve kazanacağız” diye konuşuyor.



    Kaynak: http://birgun.net/haber/insanca-yasamak-icin-direnisteler-11879.html



     
  2. Deniz Devrim

    Deniz Devrim TÜİSAG Üyesi



    Forumlarda karşılaştığım ve en çok sorulan soru uzman ücretleri oldu. Ben merak ediyorum uzman arkadaşlarımız bu haber için ne düşünüyorlar. Böyle bir konuda olayın neresindeler? İşçiler iş kazası yapıyor, önlem alınmıyor ve direnişe geçiyorlar. Siz oranın uzmanı olsaydınız GERÇEKTEN ne yapardınız? Yada sizce bu konuda ne yapılmalı?



     
    bilsoy, Serdar Önder, Mirstran ve 1 kişi daha buna teşekkür etti.
  3. Dilemma

    Dilemma TÜİSAG Üyesi

    televizyonda O kadar reklam vericenize, biraz koşullarınızı düzeltsenizya, 2-3 reklamlık parayla baya bişi yapılırdı sanırım. " hakan plastik " diye, boru gibi sesle, şimdi aklıma geldi..

     
    dilekaltinok, Gamze ve Deniz Devrim bu yazıya teşekkür etti.
  4. dilekaltinok

    dilekaltinok TÜİSAG Çalışma Birimi TÜİSAG Çalışma Birimi

    Bunu bugün düşündüm inanır mısınız Deniz Bey, ama anlaşılan odur ki ben pek barınazmışım orada yada beni de barındırmazlardı, keşke çok ama çok keskin dişli bir arkadaşımız girse de adam etse şurayı canı gönülden dilerim. İşleri zor, bilemiyorum firmanın sitesini incelediniz mi ama kalite+çevre sertifikaları var, bu sertifikalar içinde bazı içeriklerin tamamlanması gerekiyor. Yönetim başına buyruk, çalışanın yanında olan pek kimse yok, sendikalaşmayı istememeleri zaten bakış açısını gösteriyor.
    Valhasıl ben uzman olarak orada olsaydım galiba direnişte olanların ya yanında pankart açmıştım yada zaten direnişe bile kalmadan gönderilmiştim.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    Ş.ERIŞIK, Dilemma, Deniz Devrim ve 1 kişi daha buna teşekkür etti.
  5. Dilemma

    Dilemma TÜİSAG Üyesi

    # diren_hakanplastik_işçisi

     
    Deniz Devrim ve dilekaltinok bu yazıya teşekkür etti.
  6. dilekaltinok

    dilekaltinok TÜİSAG Çalışma Birimi TÜİSAG Çalışma Birimi

    aaa bakın siz söylediniz ya şimdi ben de hatırladım yuhlayarak izleyeceğim bir daha gördüğümde ve eşe dosta kötü şanını yayacağım
    bu da bizim misyonumuz olsun



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    Deniz Devrim, Ş.ERIŞIK ve Dilemma bu yazıya teşekkür etti.
  7. Mirstran

    Mirstran TÜİSAG Üyesi

    Türkiye de işçi sınıfının çalışma koşullarının ne kadar ağır olduğunun somut örneklerinden biridir. İşçinin hakkını arayacak olan sarı sendikalarda işveren-hükümet işbirliği ile kol kola gezmektedir. İşçilerin hakları masabaşlarında kirli oyunlarla gasp edilmektedir. Yasa çıkarmakla yada işçileri eğitmekle sorunlar çözülmüyor. Asıl eğitilmesi gerekenler işverenlerdir. Daha çok para kazanma hırsı ile insan yaşamlarına kastedilmektedir.

     
    Neşe Yazıcı, Deniz Devrim ve Ş.ERIŞIK bu yazıya teşekkür etti.
  8. Gülsüm Akbulut

    Gülsüm Akbulut TÜİSAG Üyesi

    Büyük ihtimalle işçilerin yanında pankart açmış eylem yapıyor olurdum. Mantığı, çalışanı sömürmek ve onların zor durumundan faydalanarak uygunsuz çalışma koşullarında zorla çalıştırmak olan bir işverene ancak bu yapılabilirdi sanıyorum. Tabii eğer işveren firmasını toparlamaya niyetli ise canla başla çalışırdım her şeyi yoluna sokabilmek için.

     
    Deniz Devrim, e-mine ve Gamze bu yazıya teşekkür etti.
  9. yağmurberk

    yağmurberk TÜİSAG Üyesi

    %95 i İsviçreli firmaya aitse neden kendi ülkelerindeki çalışma şartlarını burada uygulamıyorlar.Biliyorsunuz yabancı bir firmayla çalışan yerli firmalar İSG açısından denetlendiği zaman çok acımasız olabiliyorlar hiçbir eksiği kabul etmiyorlar herşeye karışıyorlar kendi firmalarını neden denetlemezler diye sormak lazım.

     
    Deniz Devrim ve Gamze bu yazıya teşekkür etti.
  10. yağmurberk

    yağmurberk TÜİSAG Üyesi

    Hırsa kapılıp iki defa göndermişim ama ben orada olsaydım ki olmazdım çalışanların o şekilde çalışmasına izin veremezdim uğraşırdım ama olmadıysa bırakırdım.Dışarıda pankart açanları sonuna kadar desteklerdim.Yolları açık olsun ....

     
    Deniz Devrim bu yazıya teşekkür etti.
  11. Neşe Yazıcı

    Neşe Yazıcı TÜİSAG Üyesi

    Rapor tutar,ÇSGB'ye bildirir,teftiş isterdim.Kapının önüne koyulurdum tabii ama ÖNCE İNSAN...

     
    Mirstran, Deniz Devrim ve Gamze bu yazıya teşekkür etti.
  12. Serdar Önder

    Serdar Önder TÜİSAG Üyesi

    Gerekli mercilere şikayetleri yapar işçilerden önce atılırdık.
    Direnişlerine destek vermeme ise kimse engel olamazdı.

     
    Gamze bu yazıya teşekkür etti.
  13. bilsoy

    bilsoy TÜİSAG Üyesi

    burda sorun isg uzmanlığı sorunu değil ,devlet, örgütlrnmr ve hak sorunudur isgsonra gelir diye düşünürum nedersiniz?

     
    Last edited by a moderator: 6 Mart 2014
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica