Tartışma Iş Güvenliği Kavramı Ve Uzman Arkadaşlarımızın Sorunları

Konu, 'Güncel Tartışma Konuları' kısmında Hakan ERDOĞAN tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Hakan ERDOĞAN

    Hakan ERDOĞAN TÜİSAG Üyesi



    BU BAŞLIK ALTINDA GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİNİZİ PAYLAŞABİLİRSİNİZ.

    1- Bakanlık sadece işveren sözcüsü gibi hareket etmemelidir. özel sektör 2015 kamu 2016 deniliyor ama yasal düzenlemeler belirsizliğini koruyor. özellikle kamuda özel kanuna haiz yerler 6331 ile çelişmektedir. çok geç kalınmıştır.

    2-yapılan sınavlar da haksızlıklar sözkonusu olmuştur. aralık sınavlarında başarı oranı %90 civarı iken sonraki sınavlarda bu oran %10 un altında kalmıştır. tutarsızlıklarla arkadaşlarımız mağdur edilmişlerdir.

    3-Kulislerde konuşulan diğer bir konu sınıfsal fark olmayacak herkes aynı olacak C,B ve A ayrımı kalmayacak.eğer bu doğruysa o zaman yıllarca insanları sınavlarla,kurslarla niye uğraştırdınız .İnsanlar bir dünya zaman ,para ve emek harcadı.

    4- bakanlığın verdiği belgelerin yurtdışında önemi neden yok. denkliği yok.ben olsam nebosh gibi sertifiklara denklik için uğraşırdım.mesela bakanlık uluslarası firmalar ülkemizde iş yaparken sen C,B ve A sertifikası sorguluyormu cevap kocaman hayır. yurtdışında önce tecrübe sonra uluslarası geçerliliği olan sertifikalara bakıyorlar. sizin Türkiye den aldığınızın ne anlam ifade ettiği bilinmiyor. diğer ülkelerde kendine has uygulamalar yok.

    5-iş güvenliği ile uğraşan arkadaşlarımızın ivedilikle meslek odası altında toplanması gerekir. iş güvenliği danışmanlık gibi değil meslek gibi görülmesi elzemdir.

    6-bakanlığın mesleki gelişim eğitimlere ağırlık vermesi gerekir. uzman arkadaşlarımızı yolunacak kaz hapse atacak kurban gibi görmemesi gerekir.

    7-bakanlık alacağı iş güvenliği uzmanlarını sertifka sahibiolan kişilerden sınavla almalıdır. müfettiş sayısı artırılmalı.ama bu artırım nitelikli olmalı.

    8-Bakanlığınverdiği diğer sertifikların (örneğin asbest) uluslarası geçerliliği olmalı. para kazanma amaçlı kurs yaklaşımından vaz geçilmelidir.

    9-Uzman arkadaşlarımız parasını işverenden değil devletten yada yetkilendireceği kurumlardan almalı. kasaoluşturulmalıdır

    10-uzman arkadaşlarımızın yaptırım gücü devletten olmalı. maaşı ,geleceği işverenin iki dudağının arasına bırakılmaması gerekir.

    11-mantar gibi çoğalan kan emen OSGB lerin sıkı denetime tabi tutulması gerekir. En az maaşlar ve sigorta belirlenmeli.kişiye 3000 tl maaş verirken sigortasını asgari ücretten yapmamaları sağlanmalıdır.bu kapsamda denetimlerin yansız yapılması gerekir.

    12-İş güvenliği konusunda ulusal politikalar ve konseyi oluşturulması gerekir. millibilinç oluşturulması önemlidir.

    devam edecek.teşekkürler



     
    Uzman Özlem, Barış Nalçacı, senel ve 8 kişi daha buna teşekkür etti.
  2. Hakan ERDOĞAN

    Hakan ERDOĞAN TÜİSAG Üyesi



    bakin eleştiriler yapıyoruz ama biz daha birliktelik sağlıyamıyoruz. Levent bey bu işte can siparene çalışıyor ama yeterli değteği göremiyor.özellike çevresi olan uzman meslektaşlarımızın destek olması gerekir.

    alın size web sayfası ama sınav haricinde muhabbet yok.fikir üreten az..ben konu açtım şantiye ile ilgili bir tane cevap yazılmadı. arkadaşlarıma eğitim verme adına.

    üye sayısı daha doğrusu etkin üye sayısı az olan dernek
    üye sayısı iyi ama paylaşımı az olan Türkiye sıralamasında ilk 500 egiremeyen bir web adresi.

    ÖNCE HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI..GÖKTEN ZEMBİLLE BİRİSİ GELİP BİZİM PROBLEMLERİMİZİ ÇÖZMEYECEK.
    Üyeler:93.347

    günde en az 5000 mesaj atılsa bakın nasıl birilerinin dikkatini çeker ve etkin olunur..



     
  3. Hakan ERDOĞAN

    Hakan ERDOĞAN TÜİSAG Üyesi

    İstanbul’da rezidans inşaatında 10 işçinin asansörle birlikte yere çakılarak hayatını kaybettiği eylül ayında toplamda 143 işçinin iş kazasında yaşamını yitirdiği açıklandı.

    Bu yılın ilk 9 ayında hayatını kaybeden işçi sayısı bin 414’e yükseldi. Geçtiğimiz yıl 12 ayda 1235 işçi yaşamını yitirmişti. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, El Salvador ve Cezayir’in ardından işçi ölümlerinde üçüncü sırada olan Türkiye’de her yıl ölen işçi sayısı bin kişinin üzerinde. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi raporu, Türkiye’de 9 ayda ortalama 157 işçinin öldüğü sonucunu ortaya çıkardı. Son beş yılda iş kazalarına bağlı olarak hayatını kaybeden işçi sayısı, küçük ölçekli bir ilçenin nüfusu olan 6 bin 580’e ulaşmış. En çok ölümlü kaza, inşaat ve yol işkollarında meydana geldi.


    kaynak.zaman


    neden iş güvenliği kavramının önemsenmesi gerektiğinin bir haberi aslında..yapılan uygulamaların yetersizliğini ve kağıt üzerinde kaldığının kanıtı .OSGBlerle ve işverence para verilmesiyle bu işin çözülemeyeceğinin ispatı.


    bakın şı ana kadar 1500 işçimiz bu sene vefat etti.salvador ve cezayirle birlikte çalışan hayatı önemsemede sondan 1.liğe oynuyoruz.

    1500 kişinin 1000inin eşi ve çocuğu olsa kabaca 3000 kişi mağdur 1000 çocuk öksüz kaldı.

    vebalini verebilecek varmı.

    kul hakkı yemeyeceksin.garibanı fakiri kollayacaksın. bu işin öte tarafını da düşüneceksin.inancın yoksa vicdanın da mı kalmadı diye sorarlar adama.


     
    omer_bacak ve trapezuslu bu yazıya teşekkür etti.
  4. aytekin turgutlu

    aytekin turgutlu TÜİSAG Üyesi

    Biz birbirimizle ticari anlamda rakip ama aynı zamanda genel faydada ortak hareket etmesi gereken bir sektörün çalışanlarıyız.
    Hamasi duygular dışında ortak bir hedefe eş güdümlü hareket etme alışkanlığı ve kültürü olmayan bizlerin, hem rakip hem de ortak paydada beraber hareket edebilme mantığını içselleştirmemiz de zaman alacak konulardan bir tanesi.
    Bir STK yapısı için de; yaptığı işi iyi bilen, konusunda gerçekten uzman ve hala kendini geliştirme çabasında olan, fikir ayrılıklarını mensup olduğu grubun genel çıkarlarının önünde engel görmeyen, bilimsel ve yasal olarak ortak hareket edebilme kişisel birikim ve olgunluğunu özümsemiş insanlar topluluğu (ekip) oluşturmak gerekir
    Bu topluluğu bir araya getirmek ve tutmak için biz dernek olduk, -ki bir çok dernek var- web sitemiz ve tartışma platformumuz var -ki bir çok form var- haydi bize yazın ve katılın demekten daha yol gösterici, daha kucaklayıcı çalışmalar da yapmak gerekir.
    Bu çerçevede başta benzer sorunları yaşayan bizlerin bir topluluk olarak sesimizi nasıl etkin ve güçlü olarak duyurabiliriz sorusunu da tartışmaya açıp faaliyet planlarımızı oluşturmamız gerektiği inancındayım.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    Hakan ERDOĞAN bu yazıya teşekkür etti.
  5. merveabar

    merveabar TÜİSAG Üyesi

    Merhabalar.. Bir sorum olacak yıllık ücretli izin yönetmeliği hakkında. ŞU anda çalıştığım OSGB ile baktığım bir firma var. ve bu firmada çalışan yıllık ücretli izin kullanmak istemiyor. Yönetmeliğe göre çalışan ve işveren yıllık ücretli izin yönetmeliğinden feragat edemez diyor açık açık. Ama burası biraz aile şirketi olduğundan işleri kendileri yürütüyorlar bu yüzden yıllık ücretli izne çıkmak istemiyorlar. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim? Çalışan yazılı bir beyanname ile bildirse ve yıllık ücretli izine çıktığında alacağı para ödense ayrı olarak, sizce uygun olur mu? bir sorun çıkar mı?

     
  6. Alper Turan Taşkın

    Alper Turan Taşkın TÜİSAG Üyesi

    'Yönetimin para verdiği adam, Beni nasıl içeri sokmaz!'
    "Başkan istediğini alır, istediğini gönderir. Yönetimin işe aldığı kişiler, yönetime yasak koyamaz!
    Yönetimin para verdiği adam, Beni nasıl içeri sokmaz.
    Öyle bir şey olur mu? Kulağımdan tuttuğum gibi atarım!...

    Alın bu sözleri;
    İŞVEREN ve İş Güvenlik Uzmanı
    ilişkisine uygulayın!... Yalan mı?...

    Biz daha neyi tartşacağız!...



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    Banu CUMALI, A.Nilgün Aslan ve Bilal Ç. bu yazıya teşekkür etti.
  7. ergin karakullukçu

    ergin karakullukçu TÜİSAG Üyesi

    Merhaba,
    Ben de C sınıfı iş güvenliği uzmanıyım sertifika almaya şubat_2015 te hak kazandım. Bu konuda hiç tecrübem olmadığı için bireysel olarak değil de OSGB ler bünyesinde çalışmayı tercih etmek istiyorum. Ancak müracaat ettiğim CV gönderdiğim tüm OSGB firmaları sanki sözleşmiş gibi en az bir yıl tecrübeli uzman aradıklarını belirtiyorlar. OSGB lerle de çalışmazsak istenen tecrübeyi nasıl elde edeceğiz bunu anlayamadım.
    Saygılar sunarım.

     
    A.Nilgün Aslan bu yazıya teşekkür etti.
  8. ergin karakullukçu

    ergin karakullukçu TÜİSAG Üyesi

    Merhaba,
    Egitim aldığım hocalarım demişlerdi ki "en zararsız meslek hastalığı iş güvenliği uzmanlarının meslek hastalığıdır." Sertifika almaya hak kazandığım Şubat ayından bu yana kendime şöyle bir bakıyorum da hocalarıma hak vermekten kendimi alamıyorum. Gerçekten öyle nerede bir inşaat görsem hemen iskelesine bakıyorum güvenlikli mi değil mi, güvenlik ağları var mı yok mu, çalışanların kkd leri tam mı değil mi? Ekmek almaya bir fırına girsem hemen zemine bakıyorum kaygan mı değil mi diye. ya da bir matbaada işim olsa hemen bakıyorum ses düzeyi nasıl çalışanların kulaklıkları var mı yok mu?
    Fiilen çalışmaya henüz başlayamamış olsam da kendimi bu konuda sorumlu hissediyorum ve nazım geçecek gibiyse iş yeri sorumlularına kendimi tanıtarak bir iki kelam da söylüyorum.
    Evet iş güvenliği uzmanlarının meslek hastalığı hem zararsız hem de tedavisi olmayan bir hastalık.
    Tüm uzman arkadaşlarıma bu hastalıklarında tedavisiz günler diliyorum :)

     
  9. meltemay

    meltemay TÜİSAG Üyesi

    Merhaba ben sertifikamı alalı yaklaşık iki yıl oldu.A sınıfı isg uzmanıyım.Çocuğumun okula başlaması ile bende iş aramaya başladım.Ama OSGB lerin en az 15-20 firmanın sorumlulugunu aylık 3000-3500 tl ye bizlere yüklemesi beni biraz hayalkırıklıgına ugratti.Ben tabiki bu durumu kabul etmedim. En azindan simdilik:)

     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Üyelerimiz bu sayfayı aşağıdaki aramalarla bulmuştur :

  1. isg 2016 sınav soruları tartışma

Yandex.Metrica