İŞ GÜVENLİĞİ NEREYE

Konu, 'İş Sağlığı ve Güvenliği Hakkında Makaleleriniz' kısmında leyla tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. leyla

    leyla TÜİSAG Üyesi



    Merhaba Saygı Değer Hocalarım ve Meslektaşlarım,
    İş güvenliği ve çevre alanında kısmen aşama kaydetmiş olsak ta halen istenilen düzeyin yarısına bile gelinmemiştir. İş güvenliği ve çevre alanında Avrupa birliği entegrasyonun başlangıcından buyana çok aşamalar kaydedildi. Gerek yasalar gerekse yönetmelikler de birçok eksikliklerin önüne geçilmeye çalışılmakta ve bir düzene oturtulmak istenmekte bunu taktir etmemek mümkün değil. Bakanlıklarımız bu konuda yasalaştırdıkları yönetmelikleri ve kanunları hepimiz takip ediyoruz. Ama bir yerlerde eksilikler var yada bizlerin göremediği fazlalıklar mı diyeyim; hala iş güvenliği ve çevre bilincini insanların hafızasına yerleştirememişiz. iş güvenliği ve çevre denilince kurallar, kurallar geliyor doğal olarak insanın aklına bunun nedeni nedir?. Yetersiz eğitim! Hala ciddi anlamda iş kazaları gerçekleşiyor bunun nedeni? Sizce de olması gerektiği gibi yapılmayan risk değerlendirmesi olabilir mi? İş güvenliği kazalarında ilk müdahaleyi sizce iş yeri hekimi mi yapıyor yoksa yanında çalışan çalışma arkadaşımı. Çevre kazalarında bir teneke dökülen kimyasal sizce sadece yüzeyin absorban la temizlenip kullanılan malzemenin mi tehlikeli atık olduğudur, yoksa nüfus ettiği toprağında eşilerek tehlikeli atık sınıfına alınması mı. Kullanılan ekipman (K.K.E) konusu da ayrı bir muamma,

    Değerli meslektaşlarım aşılası gereken çok yol var daha. En iyi biz yapıyoruz diyen işletmelere baksanız bile mutlaka eksiklikler vardır. Ama ne var ki gün geçtikçe ilerlemeler kaydediliyor. Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız şimdi Devlet Bakanımız Sayın Faruk ÇELİK 23.İş Güvenliği haftasında yaptığı konuşmada Tuzla tersanesinde gerekli iş güvenliği önlemleri almayan bir işletmeyi geçici kapattıklarını, kapatma karırının iptali için devreye bazıların girilmesi istendiğinden bahsetti, Sayın Bakanımızın buna müsaade etmemesi sonucunda o işletmede önlemlere ciddi anlamda önem verildiğini anlatmıştır. Bakanımıza da göstermiş olduğu kararlıktan dolayı taktir ediyorum. Peki soruyorum arkadaşlar problem olduğunda kaçınız işletmelerinizde üretimi durdura biliyorsunuz. Kaçınız işveren veya işveren vekiline bu riskler ortadan kaldırılmadan üretim yapılmasına müsaade etmiyorum diyebiliyorsunuz. Bunları da geçtim iş güvenliği (yangın, sivil savunma, arama kurtarma vs.) ve çevre (dökülmeler, emisyon, atıklar vs) bilinci geliştirmek için eğitim sürenizi siz mi belirliyorsunuz yoksa üretime mi ayak uydurmak zorunda kalıp araya sıkıştırıyor musunuz. İş kazası analizlerine bile bir çok işletmede ayrılan zaman 10 dakika evet 10 dakika çünkü ancak yetiştirebiliyor çalışan işleri, birde çalışanı da fazla alı koyamazsınız çünkü onun işi yetiştirmesi gerek nasıl analiz olacak peki sizce verimli olur mu? Birde işletmenin risk değerlendirmesi 1-2 günde yapılmaz yapılamaz bu yazımı okuyan Hocalarıma sorarım bu mümkünümüdür. Sadece bir şekilde mümkündür. Bazı işletmeler dışardan destek alıyor risk değerlendirme için işi ticari olarak düşünen aldığı paraya bakan onlar için mümkündür. Ama ilerde oluşacak kazada risk değerlendirme kayıtlarında o iş için riskler belirtilmemiş ise sorumlu yine siz olursunuz size o işi yapan değil. İlkyardım eğitimleri de kanımca işletmelerde sayıya göre değil tüm personele verilmesi zorunlu hale getirilmelidir. Ancak bu şekilde kazalardan sonra iş yeri hekimi müdahalesi yapılana kadar doğru adımlar işlenebilir. Yoksa bir proseste bir ilk yardımcı yeter mantığı bence yanlıştır. Ya kaza o ilyardımcı yokken olursa, omurgasını zedelemiş kazazedeye ilk yardım eğitimi almamış çalışan ne oldu sana diye koluna girip kaldırmaya çalışırsa. İşletmelerde iş güvenliği ve çevre sorumlularından daha etkili birisi vardır ki o da iş yeri Hekimlerimiz doktorlarımızdır. Bu sistem onlarsız bir hiçtir. Çalışanlardan bahsetmiyorum bile ki onlar verilmek istenen doğru ve gerektiği gibi verilirse zorunlu olduğu için değil yapılması gerekli bilinciyle hareket etmeye başlıyor ve de yapıyorda. Denetim eksikliği konusunda da hem Devlet Bakanımız, hemde yeni Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Ömer Dinçer seminerde iza etmişlerdir.

    Anlatılacak yazılacak çok şey var ama asıl bu tarz sıkıntıları hep birlikte konuşmamız tartışmamız en doğrusudur. Üç yönde de eksiklikler ama üçgenin en az iki kenarı eşit olmalıdır. Bakanlığımızın taslak olarak yayınladığı yönetmelikte revizyon olmalı iş güvenlikçi ve çevrecilerin işlerini rahatlıkla yapabilmesi için kesin ve net hükümler belirtilmelidir. Üçgenin üçün’cü kenarı işveren vekilleri veya işverenlerin bunlara uyması, uyulması içinde gerekenin yapılmasıdır.

    Hayatta paha biçilemez değerlerden biri evlat acısıdır, bir diğeri yetim kalmaktır. Yaptığımız işin ne kadar önemli olduğunu unutmayalım. Zira telafisi olmaya bilir......

    Saygılarımla,
    İsmet MALLI
    İş Güvenliği ve Çevre Yönötim Sistemi. Uzm.



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica