Haber Iş Güvenliği: Önce Insan! - Nevzat Çağlar Tüfekçi

Konu, 'Köşe Yazıları' kısmında Serçin YAPRAK tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Serçin YAPRAK

    Serçin YAPRAK TÜİSAG Üyesi



    İş güvenliği: Önce insan!

    2.jpg


    İş sağlığı ve güvenliği; işçilerin, iş kazalarına uğramalarını önlemek amacıyla güvenli çalışma ortamını oluşturmak için alınması gereken tedbirler dizisine ve bütünlüğüne, "İş Güvenliği" denir. İşçi sağlığı bilimi; tüm mesleklerde çalışanların sağlıklarını sosyal, psikolojik ve fiziksel olarak en üst seviyede tutmak, çalışma şartlarını ve üretim araçlarını sağlığa uygun hale getirmek, çalışanları zararlı etkilerden koruyarak işin ve işçinin birbirine uyumunu sağlamak üzere kurulmuş bir tıp dalıdır.

    1.jpg

    İş güvenliğinin önemi

    Hızlı sanayileşme ve teknolojik gelişmelerle doğru orantılı olarak, özellikle iş yerlerinde çalışan kişilerin güvenliği ile ilgili bazı sorunlar da ortaya çıkmıştır. Bu nedenle önceden önlem alarak, iş yerlerini güvenli hale getirmek gerekli olduğundan, "iş güvenliği" oldukça önem kazanmıştır.
    İş sağlığı ve güvenliği; işin yapılması sırasında iş yerindeki fiziki çevre şartları nedeniyle işçilerin maruz kaldıkları sağlık sorunları ve mesleki risklerin ortadan kaldırılması veya azaltılması ile ilgilenen bilim dalıdır. Bir kuruluşun gerçekleştirdiği faaliyetlerden etkilenen tüm insanların(çalışanların, geçici işçilerin, asıl işveren-alt işveren ilişkileri, ziyaretçilerin- müşterilerin ve işyerindeki herhangi bir kişinin) sağlığına ve güvenliğine etki eden unsurları ve koşulları inceleyen bilim dalı olarak tanımlanmakta, aynı zamanda çevrenin de korunmasını esas almaktadır.

    Yasal Dayanak

    İşçileri iş kazaları ve meslek hastalıklarından korumaya yönelik önlemleri almak ve onları bu konuda bilgilendirmek, "İş Sağlığı ve Güvenliği"nin temelini oluşturmaktadır. Bu konu 4857 Sayılı İş Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunuyla birlikte 6331 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Kanunuyla güvence altına alınmıştır. 20 Haziran 2012 tarihinde çıkarılan 6331 sayılı "İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu"; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların; görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektedir. Bugün itibarıyla, tüm işyerleri(az tehlikeli-tehlikeli ve çok tehlikeli) bu yasa kapsamındadır.

    ILO Sözleşmeleri

    İş Sağlığı ve Güvenliği, Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) tarafından bazı sözleşmelerle güvence altına alınmış ve bu konuda taraf ülkelerce uyulması gereken ilke ve standartları belirlemiştir. Türkiye, çalışma yaşamına ilişkin bazı sözleşmelerle birlikte, 155(iş sağlığı ve güvenliği ve çalışma ortamına ilişkin) ve 161 nolu(Sağlık hizmetlerine ilişkin) ILO sözleşmeleri gibi iş yaşamını ilgilendiren sözleşmeleri imzalamış fakat maden ocaklarındaki iş güvenliğini düzenleyen 176 nolu sözleşmeyi nedense imzalamamıştır!..

    Uygulama

    Yasalar iş kazalarının önlenmesi ve iş güvenliğinin sağlanması için her türlü önlemin alınmasını zorunlu kılarken; denetim eksikliği ve yetersizliği, müfettişlerin objektif davranmamaları, işverenlerin hayat kurtaran standartlara uygun malzemeleri alıp işçilere vermemesi, yer altında çalışanlar için gerekli önlemlerin alınmaması, inşaatlarda iskele güvenliğinin sağlanmamış olması, işçilerin gerekli eğitimlerden geçirilmemesi vb. nedenler, acı olayların meydana gelmesine neden olmaktadır. Soma'da 301 işçinin, 2013 Haziran ayında Milas-Güllük arıtma tesisinde 7 işçinin ölmesi, son olarak İstanbul-Kartal'da bir inşaatın 16. katındaki iskelenin çökmesi sonucu 3 işçinin yaşamını yitirmesi; iş ve işçi güvenliğinin, işveren veya yetkili kişiler tarafından ihmal edilmesinin somut göstergeleridir.

    Kaynak: http://blog.radikal.com.tr/ekonomi_is_dunyasi/is-guvenligi-once-insan-61981



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica