Iş Güvenliği Uzmanının Görevini Yapmasının Engellenmesi

Konu, 'Güncel Tartışma Konuları' kısmında zsyildiz tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. zsyildiz

    zsyildiz TÜİSAG Üyesi



    Değerli arkadaşlar; şantiyede yaklaşık 14 aylık bir süreçte iş güvenliği müdürlüğü yapmaktayım. 30 metrelik yükseklikteki bir yapıda iş hızının öncelikli olduğu bir dönemde herhangi bir önlem almadan (yakalama ağı, iniş çıkış merdiveni vb.), kurul kararlarına rağmen hayati tehlike taşıyan riskli çalışmalar devam etmektedir. Bu sebeple kanuni bütün sorumluluklarımı yerine getirmeme rağmen işçiler için iyileştirme yapamadığımdan dolayı görevimden ayrılmak istiyorum. İş güvenliğinin önemsizleştirilmesi, hayati tehlikelere göz yumulması vb. sebepler ile noter vasıtası ile protesto çekmek istiyorum. Konu hakkında görüş ve yardımlarınızı bekliyorum.



     
  2. turanmst

    turanmst TÜİSAG Üyesi



    noter onaylı protesto çekmeyi göze aldıysanız bence onun yerine bakanlığı arayıp uzman olarak şikayet edin kanunda yapılması gereken budur, noter onaylı defterde , kurul kararlarında gerekli hususlar belirtilmeli ve gerekli müdür ve ustalara tutanaklar tutulduktan sonra şikayet edilmelidir müfettişler geldiğinde işverenin sizi suclamaması için... ama yinede benzer konularla bende karşılasıyorum ve insanın sinirini bozuyor bu tip konular :(



     
  3. çağatayözcan

    çağatayözcan TÜİSAG Üyesi

    eğer o işyerinde aktif olarak çalışırken, alo 170'i arayarak şikayet ederseniz bağlı bulunduğunuz ÇSGB Bölge Müdürlüğü İş Müfettişlerine bu olumsuzluk bildiriliyor.Ve yanlış bilmiyorsam 30 işgünü içinde size dönüş yapma zorunlulukları da var.Bence o yolu da deneyim Mail ortamında da şikayet edin ve elinizde yazılı dökümanınız da olsun..KOLAY GELSİN zorlu bir süreçtesiniz...

     
  4. EmekChe

    EmekChe TÜİSAG Üyesi

    Ziya Bey
    Bu ve buna benzer 'aksaklıklar' bugün her sektörde görülmekte..Türkiye'de 'İş kültürü' eksikliğinden kaynaklı bunlarda.Henüz yeni yeni yerleşmeye çalışılan bir sistem bizim çalıştığımız sektör.Emin olun,sizin çektiğiniz sıkıntıları 'Uzmanlık' yapan arkadaşların çoğu çekmiştir..Bazen okuduğunuz bölümden bağımsız bir işte çalışmanızdan mı,işverenin 'sorumluluklarını' yerine getirmemesinden mi,Devlet'in size mecbur kıldığı yasal boşluklardan mı,inanın bunların hepsinden sıkılıyor olabiliyoruz..Ama,bence eğer gereken önemi ve hassasiyeti gösteriyorsanız ki,ondan şüphem yok..Mücadeleye devem bence..Biz bu sektörün ilk uzmanlarıyız,omuzlarımızda 'ciddi' bir ağırlık var,ama geleceğe iyi şeyler bırakmak adına bu 'sistemi' onlara kabul ettirmeliyiz..Öyle yada Böyle..Bütün Gücümüzle...



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    Selcen ÖZBAY ve uzmannn bu yazıya teşekkür etti.
  5. zsyildiz

    zsyildiz TÜİSAG Üyesi

    Ben bakanlıkla konuştum ve bana dediler ki; "sizin isg kurul kararına rağmen önlem alınmıyorsa ve siz oradayken bir kaza olursa sizde sorumlusunuz." peki tamam dedim bu şartlar altında işçi hayati tehlikesi var ve ben onu koruyamıyorum işçinin çalışmama hakkı saklı dururken ben yönetici olarak ayrılmak istiyorum neden benim tazminat hakkım saklı olmuyor ? cevap" kendiniz ayrılırsanız tazminat hakkınız olamaz" yorum bile yapamadım bu nasıl bir durum ?

     
    karbon ve Selcen ÖZBAY bu yazıya teşekkür etti.
  6. Selcen ÖZBAY

    Selcen ÖZBAY TÜİSAG Üyesi

    4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesine göre haklı bir sebep oluşmuyor, belki başta uygun bir iş sözleşmesi yapılırsa, aşağıdaki 2-A maddesine göre haklı fesih sayılabilir.

    İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı
    MADDE 24. - Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:
    I. Sağlık sebepleri:
    a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.
    b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa.
    II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
    A) İŞVEREN İŞ SÖZLEŞMESİ YAPILDIĞI SIRADA BU SÖZLEŞMENİN ESASLI NOKTALARINDAN BİRİ HAKKINDA YANLIŞ VASIFLAR VEYA ŞARTLAR GÖSTERMEK YAHUT GERÇEĞE UYGUN OLMAYAN BİLGİLER VERMEK VEYA SÖZLER SÖYLEMEK SURETİYLE İŞÇİYİ YANILTIRSA.
    b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.
    c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.
    d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.
    e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
    f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa.
    III. Zorlayıcı sebepler:

    İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica