Haber Iş Sağlığı Ve Güvenliği Acilen Sağlanmalı - M. Hanefi Bostan

Konu, 'Köşe Yazıları' kısmında Gamze tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Gamze

    Gamze TÜİSAG Yönetim Yardımcısı Yönetim Yardımcısı



    YENI_CAG_20141109_6.jpg



     
  2. Serçin YAPRAK

    Serçin YAPRAK TÜİSAG Üyesi



    Hanefi Bostan: "İş Sağlığı ve Güvenliği Acilen Sağlanmalı"

    Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, son günlerde yaşanan iş kazalarının, iş sağlığı ve güvenliği konusunda büyük eksiklikler bulunduğunu ortaya koyduğunu belirterek, “İş sağlığı ve güvenliği acilen sağlanmalı” dedi.

    Hanefi Bostan, Soma maden faciasından sonra, İstanbul’daki asansör faciası, Ermenek’teki maden kazası ve Yalvaç facialarının, iş sağlığı ve güvenliği konusunda büyük eksiklikler bulunduğunu ortaya koyduğunu ifade ederek, “Gerçi iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesine yönelik olarak çıkarılan 6331 sayılı Kanun, çalışanlar adına son derece önemli bir gelişme olmakla beraber, gerekli uygulama ve denetimlerin yapılmaması ilgili kanunu işlevsiz kılmaktadır” dedi.

    Bostan, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Sağlık-Sen Genel Merkezi tarafından birinci derecede iş riski taşıyan hastaneler başta olmak üzere sağlık iş kolunda çalışan 1152 kişinin katıldığı, iş sağlığı ve güvenliği anketinin çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardığını söyledi.

    Yapılan ankete katılan sağlık çalışanlarının yüzde 73’ü çalıştığı kurumda iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli önlemlerin alınmadığını belirtti. Gerekli önlemlerin alındığını ifade edenlerin oranı ise yüzde 14’te kaldı. Çalışanların yüzde 13’ü ise bu konuda bilgi sahibi olmadıklarına dikkat çekti.

    Anket sonuçlarına göre çalışanların yüzde 50’si kurumlarında yaşanan iş kazaları ve mesleki hastalıkların bildirimlerinin yapılmadığını belirtti.

    Çalışanların yüzde 57’si iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitim almadığını, bilgilendirme yapılmadığını, yüzde 81’i kurumlarda iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında çalışanların görüşlerinin alınmadığını vurguladı.

    Ankette ayrıca kurumların sorumlu olduğu iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları ile ilgili de sorular yöneltildi. Anket sonuçlarına göre kurumunun acil durum planı hazırlamadığını söyleyenlerin oranı yüzde 46. Çalışanların yüzde 54’ü kurumlarında risk değerlendirilmesi yapılmadığını belirtti.

    Ankette yöneltilen, “Kurumunuzda yangınla mücadele ve tahliye tatbikatı yapıldı mı?” sorusuna çalışanların yüzde 50’si “hayır” cevabını verdi. Ayrıca çalışanların yüzde 62’si sağlık muayenelerinin düzenli yapılmadığını ifade etti.

    Ankette sağlık kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili istihdam ve düzenlemeler de soruldu. Çalışanların yüzde 56’sı kurumunda iş sağlığı ve güvenliği biriminin oluşturulmadığını, yüzde 59’u da iş sağlığı ve güvenliği Kurulu kurulmadığını belirtti.

    Kurumda, iş sağlığı ve güvenliği konusunda çalışan temsilcisinin görevlendirilmediğini belirtenlerin oranı ise yüzde 60, kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olmadığın ifade edenlerin oranı ise yüzde 70.

    “TAŞERON İŞÇİ SAYISI 2 MİLYON 500 BİNE YAKLAŞMIŞTIR”

    Anket sonuçlarını değerlendiren Hanefi Bostan, “Devlet kurumlarında çok tehlikeli birimlerde bile henüz gerekli ve yeterli önlemlerin alınmadığı göz önüne alındığında, bulunduğumuz konumun hiç sağlıklı olmadığını göstermektedir. Bilimsel araştırmalar gerekli tedbirler alınması durumunda iş kazalarının yüzde 98'inin, meslek hastalıklarının ise tamamının önlenebilir olduğunu ortaya koymaktadır. Her gün ülkemizin çeşitli yerlerinde çalışanlarımız iş kazası nedeniyle hayatlarını kaybederken, alabildiğine artan taşeronlaşma, iş güvenliği ile ilgili gerekli tedbirlerin alınmadığı, minimum maliyet maksimum kar anlayışı nedeniyle insan hayatının hiçe sayıldığı feci bir durumla karşı karşıyayız. 2002 yılında 10 bin civarında olan taşeron işçi sayısı bugün toplamda 2 milyon 500 bine yaklaşmıştır. Düşük maliyetli, düşük ücretli, iş güvencesi olmayan, gerekli asgari iş güvenliği tedbirlerinden dahi yoksun bırakılan işçilerimizin yaşadığı dram, bu facialarla da kendini bir defa daha göstermiştir” dedi.

    Bostan, son yıllarda, memurların iş güvencesinin ortadan kaldırılarak idari sözleşmeli statüye geçirildiği, sendikal ve demokratik haklarının verilmediği, işçilerin de çağrı usulüne göre, esnek, kısmi zamanlı çalışma şartlarına göre istihdam edildiği bir yapı oluşturma isteğinin ağırlık kazanmaya başladığını savundu. Özel sektörde başlayan taşeronlaşmanın zamanla kamuda da yaygınlaştığını belirten Hanefi Bostan, “Kamuda alt işveren, hizmet alımı gibi adlar altında kadrolu kamu çalışanı yerine taşeron tercih edilmeye başlanmıştır. Çalışma haklarının en yaygın ihlal edildiği, iş kazalarının en fazla olduğu yerler taşeron şirketler tarafından yapılan işlerdir” açıklamasında bulundu.

    Kaynak: IHA



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica