İSG KÜLTÜRÜ VE ANLAYIŞI

Konu, 'İş Sağlığı ve Güvenliği Hakkında Makaleleriniz' kısmında Otomasyoncu tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Otomasyoncu

    Otomasyoncu TÜİSAG Üyesi



    İSG KÜLTÜRÜ VE ANLAYIŞI
    Sanayi ve teknolojinin hızla gelişmesi neticesinde, yeni iş sahalarının açılmasıyla birlikte, yeterli önlemlerin alınmaması durumunda çalışanların sağlığını ve güvenliğini tehdit eden sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
    İşletmelerde İSG (İş sağlığı ve güvenliği) kültürü en alt kademeden başlayıp en üst kademeye kadar bilinçli bir şekilde algılanıp uygulanmalıdır.En son Adana Kozan’da 4 işçinin ölümü 6 işçinin de kaybolmasıyla sonuçlanan Gökdere köprü barajının derivasyon tüneli kapağının patlaması olayında ve İstanbul Esenyurt’ta AVM inşaatı sırasında işçilerin kaldığı çadırların yanması sonucu meydana gelen ve 11 işçinin hayatını kaybettiği olaylarda şimdiye kadar maalesef çok fazla önemsenmeyen İSG’nin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır.Burada değinmek istediğim husus aslında tutuklanan iş güvenliği uzmanları konusudur.Özellikle de bu işe yeni başlayan iş güvenliği uzmanları arkadaşlara uyarım sadece kağıt üstünde yapılan talimatlar ya da prosedürlerin yeterli olduğunu asla düşünmesinler. Önemli olan bunların uygulanabilirliği ve takibidir.Çalıştığınız sektörde tehlikeler ve bu tehlikelerden doğabilecek riskler konusunda mühendislik çalışması yapmanız (risk analizi ve değerlendirmesi vb.) sizler açısından hayati önem teşkil etmektedir.Tüm bunların yanında sektörel bazda tehlikeler ve riskler farklılıklar göstermektedir.Örneğin bir kimya sektörü ile inşaat sektörü ya da otomotiv sanayinde çok farklı uygulamalar olabilmektedir.Mezun olduğunuz meslek ya da uzmanlık alanınız neyi gerektiriyorsa o sektörlerde uzmanlaşmak bu bakımdan çok önemlidir.Tüm bunların yanında mevzuatları ve değişiklikleri yakından takip etmek ve yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalmamak oldukça önemlidir. İş sağlığı ve güvenliğinde tazmin edici değil önleyici, reaktif değil proaktif olmak önemlidir. Bu anlamda, iş sağlığı ve güvenliğinde yeni yaklaşımın ana felsefesi; işyerlerinde risk değerlendirmesinin yapılması, çalışanların görüşlerinin alınması ve katılımlarının sağlanması, uzman katkısının sağlanması, çalışanların işyerindeki tehlikeler konusunda bilgilendirilmesi, çalışanlara eğitim verilmesi, koruma ve önleme bilincinin yerleştirilmesidir. Sonradan yaşanan istenmeyen ölümcül ya da ciddi yaralanmalı iş kazaları sonucunda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalınmaktadır.Yukarda örneğini verdiğim her 2 olayda da vardiya amirleri ve proje müdürleri de dahil olmak üzere bir çok yönetici kademesinde kişiler tutuklanmıştır.İş sağlığı ve güvenliği bir ekip çalışmasıdır ve iş güvenliği uzmanının alınmasını öngördüğü tedbirler konusunda tüm çalışanlar ilk amirden tutun da genel müdüre ve işverene kadar herhangi bir iş kazası yaşanmaması için birlikte çalışmalıdır,yoksa sonuçları çok ağır olmaktadır.
    ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü)’ne göre dünyada her yıl 120 milyon iş kazası meydana gelmektedir. Bu kazalarda her yıl 210 bin kişi hayatını kaybetmektedir. Ülkemiz ise iş kazaları konusunda dünyada 3.Avrupa’da ise ilk sırada yer almaktadır ki, bu durum oldukça üzücüdür. Ülkemizde her yıl ortalama 1000 kişi ölümle sonuçlanan iş kazasına maruz kalmakta ve ortalama 1500 kişi de sürekli iş göremez duruma düşmektedir. İş kazaları, işçilerin eğitimsiz olması ve dikkatli çalışmaması (güvensiz davranışlar) ile işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamasından (güvensiz şartlar) kaynaklanmaktadır. Yapılan araştırmalarda güvensiz davranışlar iş kazalarının %80’ini, güvensiz şartlar ise %18 ‘ini oluşturmaktadır. Başka bir deyişle bu iki durum bir araya geldiğinde iş kazası neredeyse kaçınılmaz hale gelmektedir. Türkiye’de ulusal iş sağlığı ve güvenliği kültürünün sürdürülmesi için ve bu bağlamda toplumsal farkındalık, bilinç ve anlayış düzeyinin yükseltilmesi için yapılacak çalışmalarla iş kazalarının önüne geçilmesi hedeflenmelidir. İSGGM (İş sağlığı ve güvenliği genel müdürlüğü) tarafından 2004 yılında “Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi projesi” yaklaşık 8 milyon Euro’luk (7 milyon Euro AB tarafından karşılanmaktadır) bir yatırımla uygulamaya konulmuştur. Bu ve benzeri projeler ile özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere odaklanarak, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği kural ve yönetmeliklerinin uygulanması için etkili olduğu kadar verimli sistemlerinin geliştirilmesi de amaçlanmaktadır.
    Denetim eksikliği de bir diğer önemli ve belki de en önemli husustur. İş Kanunu’nun 91. maddesine göre :” Devlet, çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını izler, denetler ve teftiş eder. Bu görev Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişlerince yapılır” . Anlaşılacağı üzere devlet adına yapılan denetimlerle birlikte ve daha da önemli olarak işyerlerinin kendi kendilerini denetleme yükümlülükleri vardır. İşverenlerin iş sağlığı ve güvenliği kontrollerini yerine getirmesi için yasal olarak iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurmak, aynı zamanda İSİG kurulu kurmakla yükümlüdür. Aynı yasanın 77. maddesi; İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemekle zorunlu tutulmuştur. Devamlı olarak en az elli işçi çalıştırılan, sanayiden sayılan işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi için işverenler iş güvenliği uzmanlarını görevlendirmek, ayrıca İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu (İSİG) oluşturmak zorundadır. Bu kurulun görev ve yetkilerinden biri de işyerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tehlikeleri ve önlemleri değerlendirmek, tedbirleri belirlemek, işveren veya işveren vekiline bildirimde bulunmaktır.
    Ülkemizde İSG kültürünün yerleştirilmesi için yapılan yasal düzenlemelerin mevzuatımıza getirdiği yenilikleri; çalışanların işyerinde karşılaşabilecek riskler konusunda bilgilendirilmesi, işyerlerinde genel bir önleme politikasının geliştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili durumların sürekli iyileştirilmesi, işin her aşamasında risk değerlendirmesi yaklaşımı ile tehlikelerin tespiti ve buna bağlı olarak alınacak tedbirlerin belirlenmesi ve işyerlerinde iş güvenliği uzmanlarının bulundurulması olarak değerlendirebiliriz.
    Tüm önlemlere rağmen, maruz kalınan iş kazalarında ise yukarıda anlatılan önlemler, seri şekilde, ciddiyetle ve dikkatlice ele alınmalı ve kaza ile oluşan menfi neticelerin bir an evvel ortadan kaldırılmasına çalışılmalıdır.
    Kazasız, sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.
    Varol Uzay BAŞ
    İş.Güv.Uzm
    Mak.Müh



     
    volkan seven ve modus operandi bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica