K E Ş K E

Konu, 'Birazda Eğlenelim' kısmında Gamze tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Gamze

    Gamze TÜİSAG Yönetim Yardımcısı Yönetim Yardımcısı



    - “Keşke bir gemide olsak” dedi.
    “Nereye gittiğimizi bilmeden denizin sonsuz maviliğinde kaybolsak. Başbaşa..”

    “Peki gemiyi kim kullanacak? Ne yiyip ne içeceğiz? Bu geminin mazotu hiç mi bitmeyecek?” gibi mantık dışı sorularla kafasını kurcalamak istemedim. Gemiye binmekten pek hoşlandığım söylenemezdi, ama gemiye binmemeyi seviyorum da diyemezdim.

    Bir süre kelime aradım. Sonra ‘keşke’ dedim.
    Çok sevdim keşkeyi, yalan söylemiş olmazsın keşke dediğinde. Söylememiş de olmazsın. Hatta bir şey söylemiş bile olmazsın. Ama söylemişsindir de bir taraftan. Baştan savar bir temenniyle ağır başlı bir istek arasında nazlı nazlı salınan sihirli bir sözcük gibiydi keşke.

    - “Gel şurada birer oralet içip hiç konuşmadan gelip geçen insanlara bakalım” dedim sonra.

    Demez olaydım. Benimle hayal kurulmazmış.
    O an karar verdim, artık keşkeden başka laf etmeyecektim.

    - “Ben gidiyorum” dedi.
    - “Keşke” dedim.

    Kalsaydı yine keşke diyecektim.
    Anlamlı olup olmaması umurumda değildi.
    Çünkü anlamıştım, karşımızdaki insanlar, hatta en sevgililerimiz bile hayallerine yancı arıyorlardı sadece.

    Gemide de oralet içebiliriz deyip kalbimi fethedebilirdi isteseydi. Aklına bile gelmedi. Gelseydi. Keşke...



     
    e-mine ve Hakan ÖZTÜRK bu yazıya teşekkür etti.

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica