Haber " M E B Genelge Yayınladı, Iş Güvenliği Uzmanlarını Muhatap Alan Çıkmadı "

Konu, 'İş Güvenliği Uzmanlığı İle İlgili Haberler' kısmında Serçin YAPRAK tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Serçin YAPRAK

    Serçin YAPRAK TÜİSAG Üyesi



    "MEB Genelge Yayınladı, İş Güvenliği Uzmanlarını Muhatap Alan Çıkmadı"

    Bursa'nın İnegöl ilçesinde İshakpaşa İlkokulu bünyesinde bulunan anasınıfında 5 yaşındaki A.İ'in, tuvalette üzerine kalorifer peteğinin düşmesi sonucu sağ ayağının kırıldığı iddiası okullardaki iş güvenliği önlemlerini de yeniden gündeme getirdi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayınlanan iş güvenliği genelgesinin ise birçok aksaklığı beraberinde getirdiği öne sürüldü.

    MEB İş Güvenlik Uzmanları Dayanışma Platformu Sözcüsü, A Sınıfı Güvenliği Uzmanı Onur Sürücü, MEB tarafından yayınlanan iş güvenliği genelgesi sonrası kurumlarına müracaat eden görevli iş güvenliği uzmanlığı belgesi olan milli eğitim personel ve öğretmenlerin muhatap bulamadığını öne sürdü. Genelgenin 832 bin 726 öğretmen, 17 milyon 234 bin 452 öğrenci ile 61 bin 592 okulun hem fiziki hem ruhi durumunu ilgilendirdiğini dile getiren Onur Sürücü, "Sayın Bakanımız, Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız eğitim öğretim yılında tüm MEB’de görev yapan personele yeni eğitim öğretim mesajları attı. Okulun ilk günü herkes bu mesajı konuştu ama hazır yazılıp kopyalanan mesaj kadar ilgi görmedi İş Güvenliği Genelgesi. MEB’de görevli iş güvenliği uzmanlığı belgesi olan personeller, öğretmenler, okullarına, ilçelerine ve illerine kurumda görev almak istediklerini yazdılar fakat kurumları bu genelge ile ilgili hiçbir bilgisi olmadığını açıkladı. Genelgeyi ele alarak dilekçeler yazan, kurumlarında görev yapmak isteyen iş sağlığı ve güvenliği (İSG) uzmanlarının hevesleri kursağında kaldı. Yaptıkları işin yanı sıra İSG uzmanlığı da yapabileceklerini düşünerek umutla yazdıkları dilekçelerine kurumları, ‘bize böyle bir genelge gelmedi’ diye cevap verdiler. Bir genelge yayınlandığında o kurum ve kuruluş bunun kapsamına giriyorsa ellerine yazının gelmesini beklememelidir. Sanırım o kurumlarda internet kopmuş yada trafoya kedi girmiş adamlar bir türlü genelge geldiğine ikna olmamışlar." diye konuştu.

    HERKES ÜCRETİ SORUYOR AMA
    Dilekçe veren personele ilk sorulan sorunun ‘bundan ücret alacak mısınız?’ olduğunu hatırlatan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) İş Güvenlik Uzmanları Dayanışma Platformu Sözcüsü Onur Sürücü, ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamında neler yapabiliriz? Nasıl önlemler alırız? Bu işte öncülük edelim’ diye soran kurum amirine daha rastlamadıklarını öne sürdü. Sürücü, şunları kaydetti: "Söz konusu ücret ödeme olunca kendi ceplerinden çıkıyor gibi tavırlar, birbirlerini çekemeyen meslektaşların bu ülkeyi bir adım daha geriye götürdüğü ortada. MEB yayınladığı genelgede ücretli öğretmenlerini, İş Kur tarafından gönderilen işçilerini , mesleki eğitim merkezlerindeki stajyer öğrencilerini sözde güvenceye aldı. Ayrıca genelgede bakanlık bünyesindeki kantinler, öğretmen evleri ve bakanlık ile ilişkilendirilen tüm kurumlar için ‘iş sağlığı ve güvenliği adımlarını atıyormuş’ gibi bir hava verilmekte. Okulların öğretmen evlerinin, kurum binalarının tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alması istenilen genelgede ‘Risk analizleri, acil eylem planları, periyodik sağlık kontrollerini MEB’de bulunan ve iş sağlığı ve güvenliği uzmanlık belgesi olan personeline yaptırtacak’ denilmektedir. Fakat istekli olmasına rağmen, ‘bu personelin hem norm fazlası olması hem de ücret alamaz’ ifadesini koyarak kafaları karıştırmaktadır. Dışarıdan hizmet almayıp kurumu zarara uğratmamaktan bahseden genelge kendi kurumunda çalışan İSG uzmanlarının hayrına bu işi yapmalarını beklemektedir."

    'OKULLAR SU PARASINI BİLE ÖDEYEMİYOR MALZEMEYİ NASIL ALSIN'
    Kurumlar tarafından ihtiyaç olan malzemelerin de kurumun kendi imkanlarıyla alınmasının öngörüldüğünü dile getiren Sürücü, genelgeyi yazanların okulların su parasını bile ödeyemediğinden haberi olmadığını iddia etti. Sürücü, "Peki o gönüllü olarak görevlendirilen norm fazlası uzmanlar bir kaza olduğunda biz söyledik kurum yöneticileri yapmadı dediklerinde sorumluluk kimin olacak? Görevlendirmelerin nasıl yapılacağı hakkında bile soru işaretleri var. Çünkü kısmi zamanlı çalışma ya da tam zamanlı çalışma kavramları genelge de ikiye ayrılmış durumda. Tam zamanlı çalışmalarda ki sayılar Çalışma sosyal güvenlik bakanlığında ki çalışan sayısına göre belirlenmesine rağmen tam süreli görevlendirmeyi kurumda 8-5 çalışmak olarak algılatmayı başarmış hazırlayanlar, tebrik ederiz. Genelgede kurumların ölçümlerinin yapılması ve tehlikeli bir durum varsa kurumda iş durdurma kararı alınacağı yazılmaktadır. Fakat asıl sorun Türkiye’de Hijyen Ölçüm Laboratuarı yeteri kadar bulunmamaktadır. Genelgeyi yazılırken ya bu durum araştırılmamış ya da görmezden gelinmiş." şeklinde konuştu.

    İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamında gerekli önlemleri almayan kurum sorumluları hakkında dava açılacağının altını çizen Sürücü, "Milli Eğitim Bakanlığı bu davalar sonucunda şimdiki masrafların kat kat fazlasını ödeyecektir. Bugün genelgeyi umursamayan idareciler, yarın umursanmayacak duruma gelecekler. ‘Bize bir şey olmaz’ anlayışından vazgeçilip bugünümüzü, yarınımızı koruma altına almak için adım atılmalıdır. Keşke okullar açıldığında bakanın mesajına gelen ilginin yarısı iş güvenliğine gösterilse." dedi.

    Kaynak: CHA



     
    Gülşen ÇETİN bu yazıya teşekkür etti.
  2. m selami

    m selami TÜİSAG Üyesi



    Arkadaşlar - OKULLARDAKİ - iş güvenliği UYGULAMALARI HAKKINDA benim düşündüklerime katılan veya katılmayanlar
    fikirlerini yazarlarsa sevinirim.
    Neden OKULLARDA İŞ GÜVENLİĞİ denince aklımıza hemen ÖĞRENCİLER geliyor?
    Öğrenciler ÇALIŞANLAR mı? İş güvenliği ve sağlığı ÇALIŞANLAR için mi yoksa hizmet alanlar için mi uygulanır?
    ÇALIŞANLAR ın tanımı açıkça yalıpmış. Belirli bir mekanda ÜCRET karşılığı iş sözleşmesi yaparak EMEK harcayan kişi ÇALIŞAN dır.
    Peki öğrenciler çalışan mıdır? İş güvenliği ve sağlığı ÇALIŞANLARA yönelik bir faaliyettir. ÇALIŞANLARA iş güveliği eğitimi verilir.
    Mesela büyük bir AVM de iş güvenliği uzmanı görev yapsa, buradaki çalışanlara yönelik eğitim verir. Çalışanları iş güvenliği açısından denetler.
    İş hekimi çalışanların sağlık gözetiminden sorumludur. Ama buraya gelen MÜŞTERİLERİN iş güveniğinden sorumlu değildir.
    Müşterilerin güvenliğinden yönetim sorumludur. Müşteriler hizmet alandır.
    Üretim yapan bir fabrikada ÇALIŞAN sayısı ve tehlike sınıfına göre iş güvenliği uzmanı ve iş hekimi görev yapar.
    OKULLARADA da ÇALIŞANLAR öğretmen, memur vb. ücret karşılığı emek harcayan kişilerdir. Bu çalışanların sayısına göre
    iş güvenliği uzmanı görev yapar. Okullardaki öğrenciler ise ÇALIŞAN değildir, hizmet alandır. Öğrencilerin güvenliğinden ise
    okul idaresi SORUMLU OLMALIDIR. İş güvenliği uzmanı çalışma ortamı gözetimi yapar ama bu ÇALIŞANLARIN güvenliği içindir.
    Oullarda iş güvenliği uzmanı ve iş hekimleri öğrencilerden sorumluysa "öğrencilerede belirli aralıklarda iş güvenliği eğitimi verilmeli,
    öğrenciler belirli aralıklarla sağlık kontrolünden geçirilip sağlık kayıtları tutulmalı " gibi bir mantık çıkar.
    Oullarda iş güvenliği uzmanı ve iş hekimleri öğrencilerden sorumluysa, mesela bankalarda, lokantalarda, AVM lerde de
    müşterin iş güvenliği ve sağlığından da iş güvenliği uzmanları sorumlu olmalı gibi bir sonuç çıkar.
    Hastaneler de çalışanlar için iş güvenliği uzmanı görev yaptığında sadece çalışan personelden sorumludur.
    Hizmet alan hastaların iş güvenlüğünden sorumlu değildir.
    İş güvenliğini, yönetmelikde, sadece çalışanların iş güvenliği ve sağlığına yönelik dir.



     
    FUNDA3426 ve Sorgulayan Adam bu yazıya teşekkür etti.
  3. ferah kuzdere

    ferah kuzdere TÜİSAG Üyesi

    Doğru söylüyorsun uz her konuda haklisiniz

     
    frost1 bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica