Madencinin Çocuğuna Mektup

Konu, 'Konu Dışı' kısmında Hakan ÖZTÜRK tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi



    “anne biz de babamın elbiselerini koklarız”



    beş yüz kırk metre derinde babanın cesedi
    seni düşünmeye,
    anneni düşünmeye zaman bulamadan
    kendi bile bilmeden
    öldü
    patlama sesini duymadan önce
    boğuldu kendi nefesinden
    kokla yavrum
    kokla babanın elbisesini
    genizlerinde bir baban kokusu kalsın
    için acıdıkça
    ihtiyaç duydukça
    baba kokusunu duyarsın

    ağlayacaksın zaman zaman biliyorum
    başka bir çocuğun baba deyişi yaranda diken olacak
    o küçücük yüreğine onarılmaz bir yaradır açılan
    gördükçe komşu çocuğun elinde oyuncağı kanayacak
    kanayacak
    ilk okula gittiğin
    kanayacak ilk aşık olduğun gün
    bil küçük yavrum
    hep içinde olacak acısı ölümün.

    bir madencinin değeri on bin lira ile değerlendirilemez
    yüz kere on bin lira bile ödeyemez bir babanın babalığını
    her bayram bir baba eli arayacaksın öpmeye
    saçlarında babanın parmaklarını hissetmek isteyeceksin
    hissetmek isteyeceksın baba şefkatini
    bir babanın yasaklarını bilmek
    görmek isteyeceksin çatılmış alnında kırışıklarını
    yaralı bir yürekte yaralı olur sevmek bile

    sakla yavrucağım, sakla babanın elbisesini
    babanın elbisesini koklayarak yaşayacaksın artık
    baba hasretini
    Rahim Recep Akdora



     
    FUNDA3426 bu yazıya teşekkür etti.
  2. SA.END.MÜH.

    SA.END.MÜH. TÜİSAG Üyesi



    hüzün:(



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica