Madencinin Veda Mektubu

Konu, 'Konu Dışı' kısmında Hakan ÖZTÜRK tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi



    Şerif Erginbay tarafından 20 Mayıs 2010'da yazılan bu şiir, Soma'daki faciayı en iyi anlatan dizeler belki de....

    günün sözü.jpg

    IŞIĞIM SÖNDÜ
    Karıcığım hoşçakal, ışığım azalıyor,
    Yanımda ölü arkadaşlarım.
    Artık kömür kokulu ekmekler getiremeyeceğim sanırım.
    Buraya kadarmış çocuklarım, hoşçakalın,
    Hakkınızı helal edin; anacığım, babacığım.
    Işığım azalıyor, hoşçakalın..
    Üstüme değil içime çöken ocağın sessizliğinde
    Tek tek seslerinizi duyuyorum, yüzlerinizi görüyorum,
    Işığım azalıyor, soluğum azalıyor, biliyorum,
    Yavaş yavaş dünyanın kara kalbine gömülüyorum.
    Işığım söndü, işte gidiyorum..,
    Ah, en çok da şimdi, bir bilseniz
    Nasıl da bulutları, ağaçları, gökyüzünü özlüyorum.
    Işığım söndü.. hoşçakalın, arkadaşlarım çoktan gitti,
    Artık ben de gidiyorum...



     
    bilgesena, İlkay BALBAŞI, münza ve 6 kişi daha buna teşekkür etti.
  2. Halit Çiçek

    Halit Çiçek TÜİSAG Çalışma Birimi TÜİSAG Çalışma Birimi



    10374936_10152386103011067_2761297003548392181_n.jpg



     
    İlkay BALBAŞI, münza, Hakan ÖZTÜRK ve 1 kişi daha buna teşekkür etti.
  3. Hakan ERDOĞAN

    Hakan ERDOĞAN TÜİSAG Üyesi

    3 yıl önce Zonguldak Kozlu’da meydana gelen facianın ardından maden yönetmeliğinde zorunlu hale gelmesi istenen ancak kabul görmeyen ‘kaçış-yaşam odaları’ ‘Soma’yla yeniden gündeme geldi. 40 kişi kapasiteli bu odaların fiyatı yaklaşık 250 bin dolar. Yani 5 milyon dolara 20 odayla tüm Soma madencilerini kurtarmak içten bile değildi.
    SOMA’da önceki gün gerçekleşen ve tüm Türkiye’yi yasa boğan faciayla birlikte madenlere yönelik yönetmelikteki eksiklikler bir kez daha gündeme geldi. Dünyada sadece Pakistan ve Afganistan gibi ülkelerde yönetmeliklerde bulunmayan ‘Rescue Chamber’ yani kaçış veya yaşam odası ne yazık ki Türkiye’de de zorunlu olmadığı için bir çok maden ocaklarında kurulmuyor. Bu da maden ocaklarında yaşanan kazalarda işçilerin hayatını kaybetmesinin en büyük sebebi olarak gösteriliyor.

    30 GÜNLÜK İHTİYAÇ

    Dünyadaki birçok ülkedeki kullanılan ‘kaçış odaları’, özellikle madenlerin en hayati tedbirleri arasında yer alıyor. Yaşanacak maden ocağı kazalarında işçilerin ilk sığınacakları yer olarak tasarlanan ‘kaçış odaları’nın her biri 40 kişiye kadar koruma sağlayabiliyor. Odaların içindeyse su, yiyecek, oksijen, sağlık çantaları ve telefon gibi hayati ihtiyaçlar bulunuyor. Günlük ortalama bir kişinin ihtiyaçlarının hesaplandığı kaçış odalarına sığınanlar 30 günün üzerinde içinde yaşayabiliyor. Bu da kurtarma ekiplerinin kaçış odalarına sığınan işçilere ulaşabilmesini için yeterli zamanı sağlayabiliyor.

    18 MİLYON LİRA

    Kaçış odalarının kullanıldığı bir maden kazası Şili’de yaşanmıştı. Yaklaşık 4 yıl önce Şili’nin San Jose şehrindeki maden ocağında 33 madenci yerin 700 metre altınkurulan kaçış odasına sığınmış ve bu mağdenciler yaklaşık 80 gün sonra sağ olarak kurtulmayı başarmıştı. Kaçış odalarının kapasiteleri 12 ila 40 kişi arasında değişiyor. 12 kişilik kaçış odalarının fiyatı 80 bin dolardan (160 bin TL) başlarken, yaygın olarak kullanılan 40 kişilik odaların fiyatı ise 200 ila 250 bin dolar (400-500 bin TL) arasında değişiyor. Soma mağdeninde çalışan 780 kişinin ihtiyacı için ise yaklaşık 20 adet kaçış odası bulunması gerekiyordu. Bunun işletmeye olan maliyeti ise 5 milyon dolar (10 milyon TL) civarında bulunuyor.

    Şirketler sundu kabul görmedi

    Kaçış odaları dünyadaki birçok ülkenin madencilikle ilgili olan yönetmeliklerine girmiş durumda. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Pakistan ve Afganistan gibi ülkelerde kaçış odalarına yönelik bir düzenleme yok. Türkiye’ye kaçış odaları ithal eden şirketlerin yöneticilerinden aldığımız bilgilere göre şirketler hazırladıkları projeleri ilgili kurumlara ve bakanlıklara sundu. Türkiye’deki yaklaşık 1000 maden ocağını kapsayan projede ithal kaçış odaları kullanılacaktı. Ancak kaçış odaların için hazırlanan projeler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında kaldığı için projeler de askıya alındı. Öte yandan Türkiye’de kaçış odalarının üretimi gerçekleşmiyor. Şirket yetkilileri bunun sebebi ise Türkiye’de yönetmelik olmamasından dolayı maden ocağı işletmelerinden kaçış odası talebi gelmemesi olarak yorumlanıyor.

    Soma’da sadece 1 adet iddiası

    SOMA Holding’in patronu Alp Gürkan, meydana gelen faciadan bir yıl önce, Soma’daki maden ocaklarında olası bir kaza anında 500 işçinin günlerce yeme-içme ihtiyacını sağlayacak, nefes alabilecekleri ‘yaşam odaları’ oluşturduklarını iddia etmişti. Hatta, Soma’daki ocaklarda yaptıklarını, daha sonra satın aldığı Merzifon’daki ocaklarda yapacakları yenilemelere örnek göstermişti. Elde edinilen bilgilere göre Soma’da sadece bir tane ‘kaçış veya yaşam’ odası kurulduğu bunun da yeterli olmadığı ifade ediliyor.

    Yaşam ODALARI

    -30 günün üzerinde yaşama şansı
    -Kişi başı günlük 2 bin kalori yiyecek
    -Kişi başı günlük 1 litre içme suyu
    -Telefon bağlantısı
    -Oksijen deposu
    -Klima
    -Elektrik için batarya sistemi
    -Karbondioksit temizleme filtreleri
    -İlk yardım çantaları

    Soma’da işçi ücretleri

    2.250 TL
    En yüksek maaşı alan başçavuşların aylık ücreti

    2.150 TL
    Çavuşların aylık maaşı

    1.900-2.000 TL
    1. sınıf ustaların aylık ücreti

    1.700-1.800 TL
    2. sınıf ustaların aylık ücreti

    1.500-1.600 TL
    1. Yedek denilen usta yardımcılarının maaşı

    1.300-1.400
    Madane inen vasıfsız işçilerin aylık ücreti

    Dünyada nasıl kullanıyor?

    ABD: 60 dakika içinde işçilere kurtarılma veya kaçış desteği verilmesini şart koşuyor. Bu da ABD Madencilik Bürosu’nun hazırladığı tüzükte belirtiliyor
    İngiltere: Karmaşık düzenli büyük kömür madenleri için temiz hava ve acil yardım destekli korunma sahaları zorunlu olarak kabul ediliyor.
    Avustralya: 2001 yılı devreye aldığı düzenlemeyle, sığınma, kişisel kurtarma ve kaçış istasyonlarının sayısı ve konumu gibi şartlar koşuyor.
    Güney Afrika: 300 metreden itibaren sığınma odalarının çoğunda, hava, yiyecek ve ekipman gibi transferi sağlayabilecek transfer kanalları var.
    Japonya: 1994’te hayata geçirilen düzenlemeyle kaçış odalarının çalışma alanlarına yakın olarak kurulması zorunlu hale getirilmiştir.
    Almanya: Maden ocaklarında, çalışma alanı ile temiz hava çıkış noktası arası mesafenin yürüme ile 90 dakikadan fazla olması halinde kaçış odalarının bulunması şart koşulmuştur.
    Çin: Kaçış odalarıne yönelik herhangi bir düzenleme bulunmuyor. Ancak üretici şirketlerin daha çok Çin’de olması kaçış odalarınınn yaygınlaşmasını sağlıyor.

    KAYNAK:HÜRRİYET

     
    Last edited by a moderator: 15 Mayıs 2014
    Hakan ÖZTÜRK ve Halit Çiçek bu yazıya teşekkür etti.
  4. Nesrin Küçüktuna

    Nesrin Küçüktuna TÜİSAG Üyesi

    Ben ne Maden Mühendisiyim ne de Elektrik Mühendisi, Trafo patlaması nedir var mı böyle birşey birde eğer patlıyorsa ne işi vardı o trafonun madende?



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  5. Hakan ERDOĞAN

    Hakan ERDOĞAN TÜİSAG Üyesi

    1946 yılında etkin olarak göreve başlayan Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO) nun o yıldan beri madencilikle ,kimyasallarla,inşaatlarla ilgili standartlarını Türkiye'nin kabul etmediğini biliyor muydunuz?

    En fazla kaza ve ölümün olduğu sektörler ve en fazla paranın döndüğü sektörler.

    Eğer imzalar ve yerine getirirseniz iş verene maddi yük..

    Örneğin:Türkiye Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi"ni 19 yıldır imzalamadı. Söz konusu sözleşme özellikle işverene sorumluluklar yüklüyor.

    Sözleşmeyi imzalayan ülkeler şunlar:

    Arnavutluk, Ermenistan, Avusturya, Belçika, Bosna Hersek, Botsvana, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Almanya, İrlanda, Lübnan, Lüksemburg, Norveç, Peru, Filipinler, Polonya, Portekiz, Slovakya, Güney Afrika, İspanya, İsveç, Ukrayna, ABD , Zambiya, Zimbabve

    1995 tarihli sözleşmeyi 26 ülke imzaladı. 4 Haziran 2014'te Fas’ta, 19 Temmuz 2014'te de Rusya’da yürürlüğe girecek olan sözleşmeyi ise Türkiye imzalamıyor.

    LÜTFEN BASİT İŞÇİ ÖLÜMLERİ DURSUN ELİMİZİ VİCDANIMIZA KOYALIM İŞVERENLER BİRAZ DAHA FAZLA KAZANSIN DİYE GARİBANIMIZ ARTIK ÖLMESİN .YAZIK BU İNSANLARA..HERKES SİYASETİ BIRAKIP ÜZERİNE DÜŞENLERİ YAPMALIDIR.

     
    İlkay BALBAŞI, Hakan ÖZTÜRK ve Halit Çiçek bu yazıya teşekkür etti.
  6. Gamze

    Gamze TÜİSAG Yönetim Yardımcısı Yönetim Yardımcısı

    :ağlama::ağlama::ağlama::ağlama::ağlama:

    15 05 2014 - 1.jpg



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  7. Gamze

    Gamze TÜİSAG Yönetim Yardımcısı Yönetim Yardımcısı

    282 Can Gitti...
    282 Baba Gitti...
    282 Oğul Gitti..
    282 Kardeş Gitti...
    :ağlama::ağlama::ağlama::ağlama::ağlama:

    1.jpg

     
    İlkay BALBAŞI ve Hakan ÖZTÜRK bu yazıya teşekkür etti.
  8. Gamze

    Gamze TÜİSAG Yönetim Yardımcısı Yönetim Yardımcısı

    1.jpg

     
    Hakan ÖZTÜRK bu yazıya teşekkür etti.
  9. İlkay BALBAŞI

    İlkay BALBAŞI TÜİSAG Üyesi

    Geçen sene 280 madenci tek tek öldüğü için haberin olmamıştı Türkiye…
    Bu sefer birlikte öldüler…
    Duydun…

     
    berat melih bu yazıya teşekkür etti.
  10. Halit Çiçek

    Halit Çiçek TÜİSAG Çalışma Birimi TÜİSAG Çalışma Birimi

    10312545_10152227321294093_7492458216301523010_n.jpg

     
    İlkay BALBAŞI bu yazıya teşekkür etti.
  11. Halit Çiçek

    Halit Çiçek TÜİSAG Çalışma Birimi TÜİSAG Çalışma Birimi

  12. Hakan ÖZTÜRK

    Hakan ÖZTÜRK TÜİSAG Üyesi

  13. Nesrin Küçüktuna

    Nesrin Küçüktuna TÜİSAG Üyesi

    Bu gün bir gazetede soma faciası için "Dört iş güvenliği Uzmanı kendi ölümlerini imzaladı" diye yazıyordu o imzalar gerçekten o uzmanlara mı ait acaba? Doğrusu ben en üst birim imza konusunda tartışmaya girdiğine göre düşünmek lazım. Dernek bu konuda bir çalışma yapacak mı acaba uzmanları korumak amaçlı?

     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica