Bilgilendirme Meslek Hastalıklarında Tanı Yöntemleri

Konu, 'Meslek Hastalıkları' kısmında Hüseyin KORKMAZ tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Hüseyin KORKMAZ

    Hüseyin KORKMAZ TÜİSAG Üyesi



    Meslek Hastalıklarında Tanı Yöntemleri


    Meslek hastalıkları konusunda öncelikle yapılması gereken, hastalık tablosuna doğru bir klinik tanı konmasıdır. Ancak meslek hastalıkları bakımından yalnızca klinik tanı konması yeterli değildir. Söz konusu hastalığın “meslek hastalığı” olarak tanımlanması için klinik tanının yanı sıra, bu hastalığın belirli bir işte çalışıyor olmaktan dolayı meydana geldiğinin, yani hastalığın meslekle ilişkisinin de ortaya konması gerekir. Bunun için ise hastanın meslek öyküsünün öğrenilmesi gereklidir. Günümüzden 300 yıl önce Ramazzini tarafından işaret edilen çalışma öyküsü alınmasının meslek hastalıkları konusunda büyük önemi vardır. Ayrıntılı meslek öyküsü, hastanın halen ya da son olarak yaptığı işin yanı sıra varsa önceki işlerinin de öğrenilmesi anlamına gelir. Hatta ayrıntılı çalışma öyküsü alınırken, hastanın işyerinde çalıştığı bölüm, yaptığı iş, kullandığı ve çalışma sırasında karşılaştığı maddeler, hatta varsa iş dışı uğraşıları, alışkanlıkları veya hobileri nedeniyle olabilecek etkilenmeleri de öğrenilmelidir. Meslek hastalıklarında tanı yaklaşımı şu başlıklarda incelenebilir:
    a) Klinik değerlendirmeler:
    Bütün hastalıkların tanısında klinik açıdan yapılacak değerlendirmelerin büyük yeri vardır. Bu değerlendirmelerde öykü ve fizik muayene bulguları önem taşır. Öyküde hastalığın belirtileri ile ilgili bilgilerin yanı sıra, hastanın çalışma öyküsü de öğrenilmelidir. Hastalığın işle ilişkili olduğu düşünüldüğünde çalışma öyküsünün ayrıntı ile öğrenilmesi gerekir.
    Ayrıntılı çalışma öyküsünde (full occupational history) şu bilgilerin öğrenilmesi önerilmektedir:
    1. Bütün işlerin tanımlanması:
    Kimi zaman hastalık, kişinin son olarak çalışmakta olduğu işi ile değil, daha önce çalıştığı başka bir iş ile ilişkili olabilir. Hatta hastalık başladıktan sonra kişinin iş değiştirilmiş olabilir. Bu yüzden ayrıntılı çalışma öyküsü için, kişinin son olarak yaptığı işin öğrenilmesi yeterli değildir, daha önce çalışmış olduğu işler de tarih sırası ile öğrenilmelidir. İngiltere’de Pnömokonyoz nedeniyle ölmüş olan hastaların mesleklerinin incelendiği bir çalışmada, ölüm kayıtlarından öğrenilen meslekler bekçi, ambar görevlisi, hizmetli vb. işler olarak bulunmuştur. Sonradan yapılan incelemede, pnömokonyoz gelişmesinden sonra hastaların işlerinin değiştirilmiş olduğu ve yakınları tarafından ölüm kayıtlarına son çalıştığı iş bilgisinin verilmiş olduğu saptanmıştır. Hastanın eski ve yeni bütün çalıştığı işlerin öğrenilmesi kanser gibi uzun bir latent dönemden sonra ortaya çıkan hastalıklar için de çok önemlidir. Bu hastalıklar bazen kişinin emekli olmasından sonraki dönemde ortaya çıkmış olabilir, bu durumda da yapılan işlerin hepsi ve bu işlerdeki maruziyet bilgileri ayrıntılı olarak öğrenilmelidir.
    Çalışılan işler konusunda bilgi alınırken yalnızca işyerinin öğrenilmesi yeterli değildir, işyerinde yapılan işin de öğrenilmesi gereklidir. Örneğin bir otomobil fabrikasında birbirinden oldukça farklı çeşitli işler olabilir. Dolayısı ile böyle bir işyerinde çalışan kişiler de farklı işler yapabilirler. Bu yüzden işyerinin adı ile birlikte yapılan işin ne olduğu da öğrenilmelidir. Öte yandan, kişinin mesleğinin öğrenilmesi de tek başına yeterli olmaz. Zira örneğin bir elektrik teknisyeni otomobil fabrikasında, tekstil fabrikasında veya akümülatör fabrikasında çalışıyor olabilir ve çalıştığı işyerine göre de farklı riskleri ve etkilenmeleri olabilir. Benzeri şekilde bir sekreter pestisid imali yapılan bir işyerinde çalışıyor olabilir ve çalıştığı işyeri sorulmadan yalnızca mesleği öğrenilirse, pestisid maruziyeti hakkında bilgi alınamaz.
    2. İşyeri maruziyetleri:
    Çalışılan işyerinde hastanın esas olarak yaptığı işin ne olduğu ve bu işi yaparken hangi maddelerle teması olduğu öğrenilmelidir. Bu inceleme yapılırken hasta kullandığı veya temas ettiği bütün maddeleri hatırlamakta zorluk çekebilir. Bu durumda hastalıkla ilişkili olabilecek başlıca etkenler de (örneğin kurşun, toz, kanserojen maddeler, radyasyon vs.) sorulmalıdır. Kimi zaman işçiler kullandıkları maddenin ne olduğunu açıkça bilemezler, ancak kod numarası olarak hatırlayabilirler. Bu durumda üretici firma ile ilişki kurulmak suretiyle bu kod numaralı maddenin içinde hangi etken maddelerin bulunduğu öğrenilebilir. Söz konusu maddelerle ilgili olarak işyerinde ortam ölçümleri yapılmış ise bu ölçümlerin sonuçları da kaydedilmelidir. Ayrıca işin yürütümü sırasında koruyucu önlemlerin olup olmadığı, kişisel koruyucu malzemenin varlığı ve kullanım durumu da sorulmalıdır.
    3. Belirtilerin zaman ilişkisi:
    Hastalığın belirtilerinin çalışma temposu ile ilişkisi de tanı bakımından yönlendirici olabilir. Hastalığın belirtileri işyerine geldikten sonra artıyor ve işyerinden çıkınca azalıyorsa, bu bilgi, hastalık belirtilerinin işyerindeki bir faktöre bağlı olduğu konusunda uyarıcı olur. Örneğin Pazartesi sabahları işe başladıktan birkaç saat sonra göğüste sıkışma hissi şeklindeki nefes darlığı öyküsü bisinozis için oldukça tipiktir. Allerjik rahatsızlıklarda ve irriten maddelere bağlı olan belirtilerde zaman ilişkisi oldukça tipiktir.
    4. Benzeri yakınmaları olan başka işçilerin varlığı:
    Bir işyerinde bir işçide meslek hastalığı belirtilerin ortaya çıkmış olması durumunda, o işyerinde çalışan diğer işçiler arasında benzeri belirtileri olan başka işçilerin de varlığı çok olağandır. Bu nedenle hastadan öykü alınırken, işyerindeki çalışma arkadaşları arasında benzeri yakınmaları olan başka kişilerin bulunup bulunmadığı öğrenilmelidir. Erkeklerde bazı kimyasalların (örneğin Di Bromo Chloro Propane; DBCP) fertilite bozukluğuna neden olduğu bilinmektedir. Bir çalışmada, infertilite problemi nedeniyle bir hastanın başvurusu üzerine işyerinde yapılan değerlendirmede, diğer çalışanlar arasında da fertilite ile ilgili sorunu olanların varlığı saptanmıştır. Çalışanlar arasında benzeri belirtileri olan başka kimselerin araştırılması bakımından, sağlık sorunu nedeniyle iş değiştiren veya erken emekli olan kişilerin olup olmadığı da öğrenilebilir. Kendisinde bazı belirtileri hisseden ve işyerinde rahatsız olduğunu fark eden bir kişinin kendi isteği ile işini değiştirmesi veya erken yaşta emekli olması da mümkündür. Bu konunun da ayrıntılı çalışma öyküsü alınırken incelenmesi uygun olur.
    5. İş dışı etkilenmeler:
    Meslek hastalıklarında bazen iş dışındaki etkilenmelerin de rolü olabilir. İş dışı etkilenme başka bir işte çalışma ve bu şekilde etkilenme olabileceği gibi, bazı hobiler ve alışkanlıklar nedeniyle de olabilir. Özellikle düşük ücretle çalışanlar, biraz daha gelir elde etmek için asıl çalıştıkları yer dışında aynı türden bir başka işyerinde daha çalışabilirler. Örneğin bir akümülatör fabrikasında çalışan kişi, hafta sonlarında veya tatil zamanlarında daha küçük bir akümülatör imalathanesinde çalışabilir. Bu şekilde kişinin kurşundan etkilenmesi olasılığı artar. Bu durumda çoğu kez ikinci iş olarak çalışılan işyerindeki çalışma koşulları daha olumsuzdur ve oradaki etkilenme daha fazla olur. İş dışı etkilenmeler kimi zaman da hobiler veya alışkanlıklar şeklinde olabilir. Boş zamanlarında evinde bahçe işleri ile meşgul olan bir kişi pestisidlerle veya bazı irriten maddelerle temas edebilir. Bu etkilenmeler de işyerindeki maruziyetle etkileşim gösterebilir. Sigara, alkol, beslenme vb. alışkanlıklar da işyerindeki faktörlerle etkileşim gösterebilir. Bu yüzden ayrıntılı öykü alınırken kişinin hobilerinin ve alışkanlıklarının da öğrenilmesi yararlıdır. Akciğer kanseri konusunda asbest ile sigaranın etkileşimi çok bilinen bir örnektir. Bu anlamda kişinin oturduğu yerin özellikleri dahi önem taşıyabilir. Oturulan yer çevresinde doğal olarak veya atıklar şeklinde bulunan bazı maddeler de işyerindeki maruziyetlerle etkileşim yapabilir.
    Görüldüğü gibi ayrıntılı çalışma öyküsü veya maruziyetlere ilişkin bilginin alınması zaman alıcıdır. Bu yüzden rutin uygulamalarda bu kadar ayrıntı ile çalışma öyküsü alma olanağı yoktur. Ancak hastalığın meslek ile ilişkisinden kuşku olduğunda çalışma öyküsünü olabildiğince ayrıntı ile öğrenmek gerekir. Bununla birlikte bazı hastalıklar söz konusu olduğunda meslek soruşturmasının biraz daha ayrıntılı olarak yapılması uygun olur. Meslekle ilişkisi daha fazla olan hastalıkların başlıcalar olarak deri hastalığı, solunum sistemi hastalıkları, nörolojik tablolar, bel ve sırt ağrıları, bazı kanserler (özellikle akciğer ve mesane kanserleri, lösemiler) ve açıklanamayan bazı belirti ve bulgular olduğunda mesleksel etiyoloji de akla gelmelidir. Bu gibi durumlarda çalışma ve maruziyet öyküsünün ayrıntılı olarak alınması yararlıdır.
    Klinik değerlendirmeler içinde öykünün, özellikle de çalışma öyküsünün ve olası diğer etkilenmelerin ayrıntılı şekilde öğrenilmesi büyük önem taşır. Klinik değerlendirmeler olarak fizik bulgular da tanı bakımından önemlidir. Hastalık türüne göre değişik olmak üzere saptanacak fizik bulgular tanıya yardımcıdır. Bunun ötesinde klinik değerlendirme olarak bazı fizyolojik değerlendirmeler, endoskopik muayeneler vs de yararlıdır. Örneğin gürültüye bağlı işitme kaybının değerlendirilmesinde odyolojik muayene çok yararlıdır. Benzeri şekilde mesleksel akciğer hastalıklarında solunum fonksiyon testleri, hem tanı için hem de hastalığın neden olduğu solunum fonksiyon bozukluğunun derecesini tayin için yarar sağlar. Fizyolojik değerlendirme örnekleri olarak gereken durumlarda EMG, EKG, EEG gibi incelemelerden de yararlanılır. Bronkoskopi, sistoskopi gibi bazı endoskopik yöntemler de gerektiğinde meslek hastalıklarında tanı aracı olarak kullanılan yöntemler arasındadır.
    b) Laboratuar değerlendirmeleri:
    Hastalıkların tanısında başta öykü olmak üzere klinik değerlendirmeler esas olmakla birlikte kesin tanının bir laboratuar bulgusuna dayandırılması gereklidir. Meslek hastalıklarının tanısında da çeşitli laboratuar yöntemlerinden yararlanılır. Bu laboratuar yöntemleri başlıca 3 grupta ele alınabilir:
    1. Radyolojik yöntemler:
    Meslek hastalıkları incelemesinde radyolojik yöntemler en çok solunum sistemi hastalıkları alanında kullanılır. Radyoloji, mesleksel akciğer hastalıklarının tanısında olduğu kadar sınıflandırılmasında ve yaygınlığının değerlendirilmesinde de yararlıdır. Hastalığın niteliğine göre kimi zaman CT ve MR tekniklerinden de yararlanılır. Bir radyolojik yöntem olmamakla birlikte ultrason yöntemi de meslek hastalıkları tanısında kullanılmaktadır.
    2. Biyokimyasal yöntemler:
    Meslek hastalıkları içinde en çok görülenler kimyasal nedenli olanlardır. Bu yüzden tanı amaçlı olarak biyokimyasal yöntemler çok kullanılır. Bu kapsamdaki yöntemlerle etken maddenin kendisi, metaboliti veya etken maddenin yol açtığı bir başka kimyasal değişiklik saptanabilir. İncelenen materyal çok defa kan, idrar gibi vücut sıvılarıdır. Bununla birlikte bazen nefeste veya değişik doku örneklerinde biyokimyasal testler yapılabilir. Bazı kimyasallar vücutta herhangi bir metabolik işleme uğramaksızın aynen idrarla vs. atılır. Kan veya idrarda kurşun, cıva, kadmiyum gibi ağır metallerin tayini veya nefeste benzen tayini etken maddenin saptanması örnekleridir. Kimi maddeler de vücutta metabolize edilir, bu durumda kan veya idrarda bu metaboliklerin tayini yoluna gidilebilir. Benzen metaboliti olan fenol bileşiklerinin veya trikloretilen metaboliti olan triklor asetik asitin idrarda saptanması sık kullanılan örneklerdir. Bazı kimyasal maddeler de vücutta birtakım enzimlerle etkileşime girerek bu enzimlerde değişikliğe yol açarlar. Bu konuya iyi bir örnek organik fosforlu insektisidlerin asetil kolin esteraz enzimini inhibe etmesidir. Bu enzim aktivitesinin tayini yapılmak suretiyle pestisid etkilenmesi hakkında fikir edinilir. Amino levulinik asit dehidrataz enzimi tayini de kurşun zehirlenmesi tanısı bakımından yardımcı olabilir.
    3. Patolojik incelemeler:
    Çok sık olmamakla birlikte bazen meslek hastalıklarının tanısında patolojik incelemelerden de yararlanılır. Deri, böbrek, karaciğer veya akciğer örnekleri patolojik olarak incelenir ve bazı meslek hastalıklarının tanısı bu yolla yapılabilir. Örneğin akciğer dokusunda asbest lifinin gösterilmesi asbest maruziyetinin kesin kanıtıdır. Kimi zaman sitolojik incelemeler de meslek hastalıklarının tanısında yararlı olabilir. Balgamda, plevra sıvısında veya idrarda sitolojik incelemeler yapılabilir.
    c) Meslek ile ilişkinin kurulması:
    Meslek hastalıklarının tanısında hastalık tablosuna klinik olarak tanı konmasının yanı sıra, hastalığın meslekle olan ilişkisinin de ortaya konması gereklidir. Bunun için de hastalığın nedeni olan faktörün işyeri ortamında olduğu gösterilmelidir. İşin niteliği bakımından işyerinde hangi tür faktörlerin bulunabileceği tahmin edilebilir. Ancak bu faktörlerin işyerindeki düzeyinin, izin verilen sınırların üzerinde olup olmadığının ölçümlere dayalı olarak ortaya konması gereklidir. İşyerinde önceden yapılmış iş hijyeni çalışmalarına ait raporlar varsa bu raporlar yararlı olabilir. Böyle bir değerlendirme önceden yapılmamışsa, hastalığın ortaya çıkmasını izleyen dönemde işyerine gidilmek suretiyle gerekli ölçümler yapılmalıdır. Sık görülen meslek hastalığı türlerine uygun olmak üzere işyerlerinde en çok yapılan değerlendirme örnekleri olarak gürültü ölçümü, işyeri havasında miktar ve tür bakımından toz ölçümü, çeşitli metal ve gazların tayini, radyasyon, termal konfor değerlendirmeleri vb. ölçüm ve değerlendirmeler sayılabilir.



     
    yasemin28, Filiz Ufuk Çilek ve hafizegönen bu yazıya teşekkür etti.
  2. basar_41_14

    basar_41_14 TÜİSAG Üyesi



    ben uzunca bir süredir döküm işi yaparken el bileğimden rahatsızlandım.hastanede benim el bileğimin kırık olduğu söylendi. acaba benim bu olayım meslek hastalığına girermi.



     
  3. Cem AKBULAK

    Cem AKBULAK TÜİSAG Üyesi

    anlık yaşanmış bir travma olma ihtimali yüksek ise,meslek hastalığı denilemez.mesela burkulma sebebiyle kalıcı bir etki varsa...sanıyorum bileğiniz kırık ise anlık bir travma..

     
  4. basar_41_14

    basar_41_14 TÜİSAG Üyesi

    ben tabiki çalışırken ellerimden travma yaşadım.ama iş temposu içinde bunlara fazla önem vermedim.zaten çalıştığım iş yeride biraz zalim bir fabrikadır.bu kırık ortaya çıkıncada nasıl davranacağımı bilemedim.elimde ne iş kazası nede herhangi bir rapor da olmadığı için ,gelinen bu süreçte ise ben bu olayımın meslek hastalığı olarak araştırılması için başvuru yaptım.şimdi ise gelicek müfettişi bekliyorum.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  5. Filiz Ufuk Çilek

    Filiz Ufuk Çilek TÜİSAG Üyesi

    Teşekkürler

     
  6. Hüseyin KORKMAZ

    Hüseyin KORKMAZ TÜİSAG Üyesi

    Meslek ile hastalıkla meslek hastalığının karıştırmamak lazım. Meslek hastalığı SADECE o işi yaptığınız için olan ve işten ayrıldıktan sonra tekrarlanma ihtimali bulunmayan sağlık sorunları için geçerlidir. Örneğin bel fıtığı meslekle ilgili bir hastalık olabilir ama iş dışında da yakalanma ihtimaliniz olduğundan meslek hastalığı değildir.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica