Bilgilendirme Meslek Hastalıklarında Tedavi Ilkeleri

Konu, 'Meslek Hastalıkları' kısmında Hüseyin KORKMAZ tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Hüseyin KORKMAZ

    Hüseyin KORKMAZ TÜİSAG Üyesi



    Meslek Hastalıklarında Tedavi İlkeleri



    Meslek hastalıklarının bazıları akut seyirli olurken bazı meslek hastalıkları da kronik bir seyir izler. Bu yüzden bazı durumlarda kısa süreli tedavi yeterli olurken bazen tedavini de uzun süreli olması gereği vardır. Ancak, meslek hastalıklarında tedavi yaklaşımında hastalığın spesifik tedavisinden önce yapılması gereken işlem vardır. Bu grup hastalıklarda hastalığın nedeni işyerinde olduğundan ve hastalanan kişi bu etkenle işyeri ortamında karşılaşmış olduğundan, hastanın öncelikle işyeri ortamından uzaklaştırılması gerekir. Böylelikle hastalık etkeni ile temas kesilmiş olacağı için daha ileri etkilenmenin önüne geçilmiş olur. Bazı durumlarda hastalığın tedavisinin hastane koşullarında yapılması gerekir ki bu durumda zaten hasta işyerinden uzaklaştırılmış olacaktır. Tedavinin ayaktan yapılması durumunda da hastaya rapor verilmek suretiyle işyerinden uzaklaştırılması sağlanır.
    Meslek hastalıklarının bazı türlerinden hastalığın spesifik tedavisi vardır. Bazı hastalıklarda bu spesifik tedavi hastalık etkeninin vücuttan atılmasını artırıcı veya hastalık etkenini vücutta nötralize edici bir yaklaşım olabilir. Örneğin kurşun veya cıva gibi ağır metallerle olan zehirlenmelerin tedavisinde kullanılan EDTA, penisilamin gibi şelasyon yapıcı ajanlar, etken olan maddenin vücuttan atılımını hızlandırarak iyileşmeyi hızlandırır. Organik fosforlu insektisidlerle olan zehirlenmelerde ise atropin, reseptör düzeyinde insektisid ile kompetisyona girmek suretiyle pestisidin etkisini nötralize eder.
    Meslek hastalığı tedavisindeki başlıca ilkeler;
    • maruziyetin sonlandırılması
    • varsa spesifik tedavi
    • gerekiyorsa semptomatik-destekleyici tedavidir
    Bazı meslek hastalığı türlerinde bu şekilde spesifik bir tedavi söz konusu değildir. Örneğin, pnömokonyoz olgularında akciğerlerde birikmiş olan tozun vücuttan atılımını sağlayan veya fibrotik reaksiyonu duruduran bir tedavi bugün için söz konusu değildir. Bu durumda da hastayı semptomatik yönden rahatlatmak üzere bazı yaklaşımlar kullanılabilir. Pnömokonyoz olgularında nefes darlığına yardımcı olmak üzere bronkodilatör ilaçlar veya tabloya enfeksiyon eklenmişse antibiyotikler hastayı bir miktar rahatlatabilir. Ağrının giderilmesi, aneminin düzeltilmesi, gerektiğinde sıvı tedavisi yapılması da diğer bazı örnekler olarak ifade edilebilir. Bu genel ve destekleyici yaklaşımlar spesifik tedavinin yapıldığı durumlarda da gerekiyorsa kullanılabilir.
    Meslek Hastalıklarından Korunma
    Meslek hastalıkları korunulması mümkün olan hastalıklardır. Hastalığın nedeni işyerinde olduğuna göre, işyerinde etkili önlemler alınmak suretiyle meslek hastalıklarından korunulması gerekir. Önlemler arasında etkeni kontrol etmeye yönelik teknik uygulamalar esas olmakla birlikte, korunmada bazı tıbbi uygulamalarında yeri vardır. Meslek hastalıklarındaki koruyucu yaklaşımlar üç başlıkta ele alınabilir:
    a) Kaynakta kontrol yaklaşımları:
    İşyerindeki tehlikelerden korunmak bakımından en etkili yaklaşım riskin kaynakta kontrolüdür. Bu amaçla çeşitli mühendislik uygulamaları yapılır. Örneğin tozlu ortamlarda etkili havalandırma yöntemleri ile veya ortamın ıslak tutulması suretiyle tozumanın önüne geçilmesi, toza bağlı hastalıkların önlenmesi bakımından son derecede yararlıdır. Gürültü çıkaran bir makinenin ayarlarının yapılması suretiyle gürültü düzeyinin düşürülmesi veya cihazın kapalı sistem içinde çalıştırılması da kaynakta kontrol örnekleridir. Risklerin kaynağında kontrolü amacı ile en çok kullanılan yöntemler arasında havalandırma, kapatma, ayırma veya kullanılan teknolojiyi değiştirme gibi yöntemler sayılabilir.
    b) Kişisel koruyucu uygulamaları:
    Risklerin kaynağından kontrolü çalışmaları korunma bakımından en etkili yaklaşım olmakla birlikte, her durumda buna olanak bulunamayabilir. Kaynakta kontrol için bütün çaba gösterilmekle birlikte riskin tam olarak kontrol altına alınması mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda çalışanların etkilenmesini en az düzeye indirmek amacı ile de bazı uygulamalar yapılabilir. Örneğin, bir dokuma atölyesinde gürültü düzeyini izin verilen sınır değerin altına indirmek mümkün değilse, kulak koruyucularından yararlanılabilir. Benzeri şekilde tozlu bir işyerinde bütün çabaya rağmen tozun tam olarak kontrol altına alınması mümkün olamıyorsa veya bir kimyasal maddenin kaynakta tam olarak kontrolü mümkün değilse, çeşitli maskelerin kullanımı yoluna gidilebilir. Gerçekte kişisel koruyucu uygulamaları her zaman istenen verimi sağlayamıyorsa da, diğer uygulamalara ek olarak kullanılması gerekebilir. Burada üzerinde durulması gereken bir konu, kişisel koruyucu uygulamalarının ilk akla gelecek çözüm olmaması gerektiğidir. Öncelikle kaynağa yönelik teknik uygulamalar yerine getirilmeli, bunlara ek olarak gerektiğinde kişisel koruyucular da kullanılmalıdır.
    Meslek hastalıklarından korunma olanaklıdır
    Bu amaçla teknik ve tıbbi koruyucu uygulamalardan yararlanılır
    c) Tıbbi yaklaşımlar:
    Meslek hastalıklarından korunma bakımından bazı tıbbi yaklaşımlardan da yararlanılır. Tıbbi uygulamaların amacı başlıca eğitim ve bazı muayenelerle kişilerin riskle karşılaşmalarının önüne geçilmesi ve bütün çabaya rağmen ortaya çıkabilecek meslek hastalıklarını da muayenelerde erken dönemde yakalayarak iyileşme olasılığının artırılmasıdır. Meslek hastalıklarından korunma konusundaki tıbbi yaklaşımlar 3 başlıkta incelenebilir:
    1. İşe giriş muayenesi:
    Bu muayeneden amaç, kişinin niteliklerine uygun olan bir işe yerleştirilmesidir. Bunun için kişi, işe başlamadan önce tıbbi yönden değerlendirmeden geçirilir ve eğer bu işte çalışması bakımından sakıncalı olabilecek bir durum söz konusu ise, bu durum önlenir. Bu yaklaşım, meslek hastalıklarından korunma bakımından birincil korunma ilkesine uymaktadır. Örneğin Allerjik deri hastalığı olan bir kişinin irriten maddelerle çalışmasının, bu yolla önüne geçilebilir. Meslek hastalığı olasılığı yüksek olan başlıca işlerde işe giriş muayenesinde hangi noktalara dikkat edilmesi gerektiği ilgili mevzuata belirtilmiştir.
    2. Aralıklı kontrol muayenesi:
    Risklerin kontrolü amacı ile teknik koruma uygulamalarının yapıldığı durumda da etkilenme olabilir. Bunun sonucunda ortaya çıkabilecek meslek hastalığını erken dönemde saptayabilmek için çalışanların belirli aralıklarla muayene edilmesi gerekir. Örneğin gürültülü bir işyerinde çalışan kişilerin belirli aralıklarla odyolojik yönden değerlendirilmesi, işitme kaybının erken dönemde saptanmasına olanak verir. Benzeri şekilde kurşun kullanılan işyerinde çalışanlarda da aralıklarla kan veya idrarda kurşun tayini yapılmak suretiyle muayenesi, kurşun etkilenmesinin henüz klinik belirtilerin olmadığı bir dönemde bulunmasını sağlar ki bu durumda kişinin iyileşmesi daha çabuk olur. Başlıca meslek hastalıklarında erken tanı amacı ile aralıklı kontrol muayenelerinin ne sıklıkta yapılması ve bu muayenelerde hangi noktalara dikkat edilmesi gerektiği ilgili mevzuatta yer almaktadır.
    3. Sağlık eğitimi:
    Bütün hastalıklardan korunma bakımından sağlık eğitimi önemli bir yaklaşımdır. Meslek hastalıklarından korunmak için de bütün çalışanlara işyerindeki sağlık tehlikeleri, bunların yol açacağı hastalıklar ve belirtileri ile nasıl korunulacağı konularında eğitim yapılması çok yararlıdır. Daha çok çalışanlar için olan bu eğitimlerin yanı sıra, özellikle işyerinde alınması gereken önlemler ve bu konuda işverenlerin sorumluluk ve yükümlülükleri konusunda da işverenlere yönelik eğitim yapılması gerekir.



     
    FEYYAZ GÖK bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica