Bilgilendirme Mesleki Astim Hastaliği

Konu, 'Meslek Hastalıkları' kısmında Hüseyin KORKMAZ tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Hüseyin KORKMAZ

    Hüseyin KORKMAZ TÜİSAG Üyesi



    MESLEKİ ASTIM HASTALIĞI


    Mesleki astım en çok fırıncıları tehdit ediyor
    İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, mesleki astımın, en sık rastlanan meslek hastalıklarından biri olduğunu ifade ederek, ”Mesleki astım konusunda Türkiye’de riskli sektörlerin başında fırıncılar ve pastane çalışanları geliyor” dedi.
    Türkiye Solunum Araştırmaları Derneğinin Astım ve Alerji Çalışma Grubu Başkanlığı görevini de yürüten Tutluoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ”astımı olmayan bir kişide iş hayatında karşılaştığı etkene bağlı olarak hastalığın gelişmesine mesleki astım” denildiğini ifade etti.
    Tutluoğlu, var olan astım hastalığının bir iş yerine girdikten sonra artması haline ise ”işle artan astım” denildiğini kaydederek, mesleki astım ile iş nedeniyle artan astımın karıştırılmaması gerektiğini söyledi.
    ”Mesleki astım, Türkiye’de en sık rastlanan meslek hastalıklarındandır” diyen Tutluoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
    ”Mesleki astım konusunda Türkiye’de riskli sektörlerin başında fırıncılar ve pastane çalışanları geliyor. Türkiye’de çok ekmek tüketildiği ve hamur işi ürünleri yemeye çok eğilimli olduğumuz için, Türkiye’de fırın sayısı ve çalışanı çok fazla. Fırınlarda ve imalathanelerde değişik antijenik yapıda maddeler var. Alerji yapıcı değişik maddeler var. Unların saklanması sonucu depo akarları dediğimiz, ev tozu akarları gibi özel akar türleri depolarda çok fazla. Bunların solunması ile duyarlılık gelişiyor. Ve çalışma esnasında nefes darlığı çıkıyor. Çalışma hayatında maruz kaldığı etkenler yüzünden bazen nefes darlığı akşam da ortaya çıkabiliyor.”
    Tutluoğlu, mesleki astım gelişen kişilerin iş ortamından uzaklaştığı izin ve tatillerinde şikayetlerin azaldığını, işe başlayınca rahatsızlıkların yeniden başladığını belirterek, ”Tedavi ile semptomlar belli bir oranda kontrol altına alınabilir ama kişi o iş yerinde devam ettiği sürece isterse ilaç kullansın hastalık ilerlemeye devam ederek daha şiddetli bir hale gelir” diye konuştu.
    Bülent Tutluoğlu, bu nedenle mesleki astım hastası olan kişilere o işten uzaklaşmasını önerdiklerini eğer uzaklaşamıyorsa aynı iş yerinde zararlı etken ve alerjenlere daha az maruz kalacağı başka bölüme kaydırılmasını öngördüklerini vurguladı.
    Fırıncı ve pastanecilerin yanı sıra mobilya imalatında çalışanlar, ahşapla uğraşanlar, mobilya cilası yapanlar, oto boyacıları, deterjan fabrikasında çalışanlar, ilaç üretiminde ve özellikle antibiyotik üretiminde çalışan işçiler ile sağlık çalışanlarının da mesleki astım riski ile karşı karşıya olduklarını dile getiren Tutluoğlu, lateks denilen eldiven tozlarının solunmasıyla ortaya çıkan lateks alerjisi sonucu nefes darlığının sağlık sektöründe çalışanlarda çok görüldüğünü ifade etti.
    Tutluoğlu, tıbbi malzemelerin tamamına yakınının lateks içerdiğini ancak en çok eldivende lateks bulunduğunu vurgulayarak, sık sık hastaneye yatmak zorunda kalan çocuklarda bile tehlikeli lateks alerjisi görülebildiğine dikkat çekti.
    -SAĞLIKLI YAŞAM VE ASTIM MARATONU-
    Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, 5 Mayısın Dünya Astım Günü olduğunu hatırlatarak, Türkiye Solunum Araştırmaları Derneğinin astımlıların yaşamlarına dikkat etmesi ve ilaçları çok düzenli kullanmaları halinde normal bir insandan farkı olmadığını göstermek amacıyla bu yıl, ”Sağlıklı yaşam ve astım maratonu” adı altında özel proje gerçekleştireceğini bildirdi.
    Almanya’da yaşayan, spor yaparak hastalığın üstesinden gelen ve şu anda ilaç kullanmak zorunda olmayan astımlı bir Türk hastanın katılımıyla tek kişilik bir maraton düzenleneceğini ifade eden Tutluoğlu, ”48 yaşındaki İbrahim Şahin adındaki hasta, Artvin’den başlayarak 2 ayda koşarak Edirne’ye ulaşacak. Maraton 20 Mart Cuma günü başlayacak. Bu proje ile mesajımız, eğer astım hastası yaşantısına dikkat eder, ilaçlarını çok düzenli kullanırsa normal insandan farkı yoktur, en ağır sporu bile yapabilir” diye konuştu.
    Tutluoğlu, Şahin’in 5 Mayısta İstanbul’da olmasının planlandığını dile getirerek, dernek olarak bu süreçte astım hastalığı hakkında halkı bilinçlendirmek amacıyla eğitim çalışmaları ve basın toplantıları düzenleneceğini kaydetti.
    -TÜRKİYE’DEKİ ASTIM HASTASI SAYISI
    Türkiye’de yaklaşık 1 milyonu İstanbul’da olmak üzere 5 milyon civarında astım hastası bulunduğunu belirten Tutluoğlu, çocuklarda büyüklere oranla astım görülme sıklığının daha fazla olduğunu kaydetti.
    Hayat boyu devam eden astım hastalığının tedavi ile yüzde 100 kontrolünün sağlanabildiğini anlatan Tutluoğlu, hastaların bir kısmının hiç ilaç kullanmaz hale gelebildiğini, bir kısmının hayat boyu ilaç kullanmak zorunda olduğunu vurguladı.
    Tutluoğlu, yurt dışında yapılan araştırmalara göre, Batılı tarzda bir beslenmeye eğilim artıkça, yani katkı maddeli gıda kullanımı yaygınlaştıkça, toplumda astıma karşı eğilimin arttığının ortaya çıktığını dile getirerek, şu bilgileri verdi:
    ”Mesela çocuklar eskiden sokaklarda büyür, sık sık enfeksiyonlarla temasları olurdu. Özellikle küçük çocukluk döneminde sık enfeksiyonlara doğal olarak maruz kalan çocuklarda, bir koruma faktörü gelişiyor, alerji açısından bir koruma sağlıyor. Astımın sık görülme nedenleri arasında evlerde yaşamak geliyor. Açık havada yeterince bulunmuyoruz. PVC kaplı pencere ve camlar, yer döşemeleri yapıştırıcıları gibi kimyasallar veya halı gibi ev içerisinde hava kirletici ve alerjen özelliğe sahip unsurlar çok fazla. Bütün gün evde kapalı ortamda bulunan çocuğun alerjenlere yüksek oranlarda maruz kalması sonucu şikayetler artıyor.
    Özellikle köylerde çocuklar beraber yatıyor, tozun toprağın içinde büyüyor, ama alerjiyi bu çocuklarda daha az görüyoruz.”



     
    Sevindik bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Üyelerimiz bu sayfayı aşağıdaki aramalarla bulmuştur :

  1. alerjik astım mesleki midir

Yandex.Metrica