Haber Mobbing, Basın Kanunu'nda Da Yer Almalı

Konu, 'Mobbing Haberleri' kısmında Gamze tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Gamze

    Gamze TÜİSAG Yönetim Yardımcısı Yönetim Yardımcısı



    Mobbing, Basın Kanunu'nda da yer almalı

    1.jpg

    Genç Gazeteciler Platformu tarafından düzenlenen "İşyerinde Psikolojik Baskı ve Gazeteciler" seminerine katılan Mobbing Uzmanı Safiye Öztürk, Basın Kanunu'nda 'mobbing' tanımının yer almadığını ve her gazetecinin potansiyel mobbing mağduru olduğunu söyledi.

    Baskı altında olduğunu düşünen gazetecilerin psikolojik, ekonomik ve sosyal açıdan zarara uğradığını belirten Öztürk "Hukuki haklarınızı kullanın" çağrısında bulundu. Avukat Gökçe Yalçın ise "Gazetecilikle ilgili hiçbir mevzuatta, mobbing konusu ile alakalı bir düzenleme yok. Psikolojik taciz manevi zarara yol açar ve tazminatla cezalandırılması gerekir" dedi.

    HASTALIĞA DAVETİYE ÇIKARIYOR

    Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Mobbing Uzmanı Safiye Öztürk “İş yerinde psikolojik tacizle karşılaşmak mobbing olarak adlandırılır. Hedef seçilen işi, kaşının üzerinde gözü var diyerek iş yerinde baskıya uğrar. Psikolojik, ekonomik veya sosyal statüsünde olumsuzluklar yaşar. Küçük düşürme, hakarete uğrama, taciz edilme, alay edilme de mobbingin ana konularıdır. Mesai saatleriniz düzenli değilse, amiriniz size yüksek sesle emir ve talimat veriyorsa, yapılan haberin işe yaramaz olduğunu sık sık söylüyorsa size psikolojik baskı yapıyor demektir. Başta normal karşıladığınız yaklaşımlar, zaman içinde çaresizlik yaratır. Yaranmacı tavır göstermiyorsanız, sorgulayıcı bir tutum içindeyseniz, etik ve hukuk kuralları karşısında bilinçliyseniz, kendinize güveniyorsanız, diğerlerine gör daha çok psikolojik baskıya maruz kalabilirsiniz anlamına gelir. Çalışma hayatınızın bu şekilde gasp edilmesi; uykusuzluk, sinir hastalıkları, depresyon, mide ağrıları ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalmanıza yol açabilir. Bu baskıyı hisseden gazeteciler kısa zamanda sosyal birer ölü haline gelir” dedi.

    2.JPG

    BASIN KANUNU YETERSİZ

    Gazeteciliğin özel ve toplumsal işlevi olan bir meslek olduğuna dikkat çeken Öztürk “Gazetecilik özel bir meslektir ve toplumsal işlevi vardır. En büyük sıkıntı ise mesleğin belirli bir temele oturmamış olmasıdır. Basın İş Kanunu çok eski ve güncel sorunları tanımlamaktan çok uzak. Bu yüzden tüm gazeteciler potansiyel birer mobbing mağdurladır. Meslekteki istihdam talebi artıyor, tekelleşme fazlalaşıyor. Bu nedenle yaşadığınız iş bulma korkusu da hukuki haklarınızı kullanmanızı engelliyor. Basın 4857-say%C4%B1l%C4%B1-i%C5%9F-kanunu.816">4857 Sayılı İş Kanunu">iş kanunu, Basın Kartları Yönetmeliği ve Basın Kanunu arasında bütünlük yok. Yasal mevzuattaki düzenlemeler yetersiz” diye konuştu.


    ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

    İş yerinde yapılan psikolojik baskılardan kurtulmak için çözüm önerilerini de sıralayan Öztürk “Her şeyden önce mesleki bütünlüğünüzü sağlam tutmalısınız. İş yerinde sizden yapmanızı istenilen her neyse sadece onu yapmalı, birincil göreviniz olmayan konularda kendinizi ön plana atmamalısınız. Amirinizle iletişimi koparmamalısınız. İşvereniniz, iş sözleşmesine uymalı, uymuyorsa bunu hatırlatmalısınız. Sözleşmede yer almayan taleplerle karşılaşırsanız tepki gösterilmelisiniz. Mobinge maruz kaldığınıza inandığınız anda kendinizce delil toplayın. Mesai saatleri dışında çalışıyorsanız ve fazla çalışma ücreti almıyorsanız bunları belgelendirirseniz dava sürecinde hakkınızı alabilirsiniz. İşten ayrıldıktan sonra bile dava açabilirsiniz. Zaman aşımı 10 yıldır” dedi.

    ALO 170 MOBBİNG HATTI

    Seminere katılarak genç gazetecileri bilgilendiren Mobing Danışmanı Avukat Gökçe Yalçın ise Basın Kanunu’nun iş yerindeki psikolojik baskıyı tanımlamaktan çok uzak olduğunu söyledi. Yalçın “Gazetecilikle ilgili hiçbir mevzuatta, mobbing konusu ile alakalı bir düzenleme yok. Psikolojik taciz manevi zarara yol açar ve tazminatla cezalandırılması gerekir. Saldırının tespiti ve önlenmesi için de dava açılabilir. İş yerinde yaşanan psikolojik tacizin boyutuna göre; intihara yönlendirmek, kasten yaralama, eziyet ve cebir kullanma ile hakaret ve huzuru bozma suçlarını da doğurabilir. Mobbinge maruz kaldığını savunan bir mağdur, bu konu başlıkları altında da suç duyurusunda bulunabilir. Basın İş Kanunu’nda bu konuda açık bir ifade yok. Unutulmuş ve tanımı yapılmamış. Bu bir eksiklik. Amiriniz size uzaktan bağırarak talimat veriyorsa, siz telefonla konuşurken yine de talimat vermeye devam ediyorsa, ‘Sen bu işi beceremiyorsun’ gibi saldırgan tutum gösteriyorsa bunun adı mobbingtir. Ve mağdur lehine haklı fesih işlemlerinin kapısını açar. Üzerinizde baskı olduğunu hissettiğiniz anda SGK’nın ALO 170 mobbing hattını arayabilirsiniz. Ya da Türkiye İş Kurumu’na yazılı dilekçe ile şikayete bulunabilirsiniz” diye konuştu.


    Kaynak: http://www.gozlemgazetesi.com/Haber...sin-kanununda-da-yer-almali.html#.Us-ladIoGxo



     
    uzmancan bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica