Haber Mobbingten En Çok Kadınlar Mağdur

Konu, 'Mobbing Haberleri' kısmında Gamze tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Gamze

    Gamze TÜİSAG Yönetim Yardımcısı Yönetim Yardımcısı



    Mobbing, diğer ismiyle psikolojik taciz, yıldırma ya da bezdirme. Mobingle hem toplumsal hayatta hem de iş hayatında kadınların hemcinsleri üzerinde daha baskın olma isteğini Sosyolog Ayşen Gürcan değerlendiriyor. Bir insanın başka insanlar üzerinde baskın olma isteğinin normal bir durum olmadığını düşünen Gürcan, bunun sorunlu kişilerin özelliği olduğu kanaatinde.



    Mobbing, diğer ismiyle psikolojik taciz, yıldırma ya da bezdirme. Hayli sık duyar olduk bu kavramı… Hep erkeklerin kadınlara uyguladığını çaresizce gördük ve öyle öğrendik. Ama yapılan yeni çalışmalar ve raporlar, kadınların birbirine daha çok mobbing yaptığını gösteriyor. İş yerinde kadın amiri ya da iş arkadaşı tarafından mobbinge maruz kalanların sayısı hayli fazla. Buna arkadaş ve konu komşunun yaptığı sosyal baskı eklenince kadınların hayatı zindana dönüyor.

    DÖRT BİR YANDAN SALDIRI
    Mobbingten en çok kadınlar mağdur
    [​IMG]

    Elif, sabah erken yollara düşer, çok sevdiği işine gider. Gider gitmesine ama ah o patronu yok mudur? Bir de hemcinsi olacak. Sözde empati kuracak. Ama nerede? Bütün gün ne kadar angarya iş varsa yaptırır. İşine olan saygısından, tabii bir de ekmek kapısının hatırına sesini çıkarmaz. Derken, iş dışında çayını kahvesini getirmesini, fotokopi çekmesini, masanın üstünü düzeltmesini de ister. ‘İyi de bunların hiçbiri bir mühendisin görevi değildir.’ demekle yetinir ve sabırla mesai dolsa diye bekler.

    İş yorgunluğunu atabileceği tek yer olan evine, çocuğunun, eşinin yanına gelir. Kayınvalidesi gelmiştir ve daha içeri girer girmez, Neriman’ın gelininin nasıl iyi annelik yaptığını anlatmaya başlar. Dikkate alsa da almasa da, bu ifadeler onda kaygı ve huzursuzluğa sebep olur. Sadece empati kurması ve daha anlayışlı olması gerekirken, kadınların birbirine bunu nasıl yapabildiğini idrak etmeye çalışır.

    Markete gitme bahanesiyle nefes almak üzere dışarı çıkar. Yolda sözde komşusu olan bir kadın muhabbetin ortasından “Seni bilmem ama ben çocuklarıma değer veriyorum” der ve kendi yaptığı ama Elif’in yapamadığı bir dizi şey anlatır. Neymiş de iyi anne olduğu için çok yoğunmuş. Elif, kalbi kırık dökük eve döner.

    Bu kez görümcesi alır sazı eline. “Sen daha iyi bilirsin ama bir çocuğa en iyi anne bakar. Bak ben işimi bıraktım sen de bırak, arada derede ziyan olacak çocuk. Zaten eşine, çocuğuna, kendine bile vaktin olmuyor.” der.

    Elif işyerinde kadın patronunun mobbingiyle başlayan gününü, evine döndüğünde kayınvalidesi, komşusu ve görümcesinin toplumsal baskısıyla sonlandırır. Kendi kendine “Kadın kadının kurdudur derlerdi de inanmazdım.” diye söylenir. İş hayatında mobbingle, toplumsal hayatta da yakınları, arkadaş ve komşuları tarafından psikolojik baskıya maruz kalmayla nasıl baş edeceğini düşünür.

    İŞİNİ BIRAKANLAR BİLE VAR

    Anlatılan kurgu gibi gelse de, gerçekten iş ve sosyal hayatında baskıya maruz kalmış bir kadının mağduriyetinin özeti. Onun gibi daha nice örnekler var. Kadın kadını her zaman, her yerde ve koşulda n’olursa olsun, savunmalı, desteklemeli gibi anlaşılmasın. Amacımız “Bir kadın hemcinsiyle sadece empati kurması gerekirken, neden onu daha çok yaralar ve zarar verir ki?” sorusuna cevap aramak. Ne yazık ki iş hayatında bugüne kadar erkekler tarafından mobbinge maruz kalan kadınların çoğunlukta olduğu biliniyor. Bunların çoğu bunu çaresizce kabullenirken, kimi işini bırakıyor kimi de mücadele etmeyi tercih ediyordu. Anlayacağınız erkeklerin uyguladığı baskı bir süre sonra öğrenilmiş çaresizlik içinde değerlendiriliyor. Ama yapılan son araştırma, çalışma ve gelen haberlere bakılırsa kadınların hemcinslerine uyguladığı psikolojik baskı oranı hayli fazla.

    KADINLARIN BİRBİRİNE BASKISI KÜLTÜR İÇİNDE KENDİNE YER EDİNMİŞ

    Hem toplumsal hayatta hem de iş hayatında kadınların hemcinsleri üzerinde daha baskın olma isteğini Sosyolog Ayşen Gürcan değerlendiriyor. Bir insanın başka insanlar üzerinde baskın olma isteğinin normal bir durum olmadığını düşünen Gürcan, bunun sorunlu kişilerin özelliği olduğu kanaatinde. Mesela gelinine baskı yapan bir kaynananın, oğluna, kocasına veya daha güçlü bir başkasına gücünün yetmeyeceğini, hatta onlara yönelmeyeceğini söylüyor. Kadınların birbiri üzerindeki baskısınınsa, kendini belli alanlarda ifade etme, varlığını hissettirme ve değerli olma noktasında imkân bulamamış kişilerin, bunun yerine kendilerinin kolaylıkla ulaşacağı, tabiri caizse dişine göre gördüğü kişilere yönelmesinden kaynaklandığını belirtiyor.

    Gürcan’a göre iş hayatının yanı sıra, en küçük dairede gelin-kaynana-görümce-elti, komşu ilişkisi ve arkadaşlar arasında yaşanan zulüm ve baskı durumları, doğru olmasa da kültür içinde kendine yer edinmiş vaziyette.

    KADINLAR, KADIN AMIR İSTEMİYOR

    ‘mobbing.com (Emotional abuse in the American Workplace)’ isimli sitede yapılan bir anket çalışmasında özellikle iş ortamında kadınların hemcinsleriyle olan ilişkisinin iyi olmadığı ve kadın amir istememe oranlarının hayli yüksek çıktığı bilgisine yer veriliyor. Bu çalışmaya göre işyerinde mobbingi yüzde 85 erkekler kadınlara yapsa da, yüzde 69 oranında kadınlar birbirlerine uyguluyor. Çalışmada kadın kadına baskının çok daha şiddetli olduğu belirtiliyor. Mesela kadın mağdurlardan birinin, hemcinsi için “Empati kurabilirdi, çünkü onun da çocuğu var, bir anne ve bir kadın.” demesi dikkat çekiyor. Çoğu kadının özellikle finans sektöründe ‘Kadın yönetici istemiyorum’ isteği ise bir diğer ilginç sonuç.

    TUĞBA KAPLAN


    Kaynak: http://zaman-online.de/mobbingten-en-cok-kadinlar-magdur-83376



     
    zeyno06 bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica