Ne kadar risk , o kadar ücret !

Konu, 'İş Güvenliği Uzmanlığı Hakkında' kısmında sukru_ozgur tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. sukru_ozgur

    sukru_ozgur TÜİSAG Üyesi



    Forumda işverenlerden ne kadar ücret istemeli şeklinde tamamen duygusal konuların da yer alması dikkatimi çekti.

    Şahsen ücretin alınan riskle orantılı olması gerektiğine inanıyorum.

    Şöyleki anlaşmaya imza atıldığı dakika iş güvenliği uzmanının riski başlıyor.

    O dakika sonrası olabileceklerden sorumlu.

    Sorumluluk bakanlığa ve adli makamlara karşı geçerli.

    Yetmedi 6331 sayılı yeni kanunumuzla işverene karşıda sorumluluk getirildi.

    Bunun anlamı şu; işverenin maruz kalacağı maddi,manevi tüm zararları ,uzmana rücu hakkı getirildi.

    Aslında konuşulmayan bir konu daha var.

    Sigorta şirketleri de yapılan mali mesuliyet sigortaları karşılığında ödedikleri tazminat bedellerini işverenle birlikte uzmana da rücu edebilecekler.

    Çözum nedir?

    İmza atmadan evvel işyerindeki kabul edilemez risklerin ortaya çıkarılması için 3-5 saatin feda edilmesi faydalı olacaktır.

    Sonrasında işverene direkt olarak bu risklerin kabul edilebilir seviyeye indirilmesi için kaynak ayırma düşüncesi var mı yok mu sorgulamak gerekiyor.

    İşverenlerin özellikle 50 kişinin altında olanların çoğunun iş sağlığı ve güvenliği için kaynak ayıracaklarından şüpheliyim.

    Onlar kafalarında kaynak kapsamının işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanına verecekleri ücretten ibaret olduğuna dair örnekler fazlasıyla mevcut.

    Pardon unutuyordum,birde kişisel koruyucu donanımların "oda çok mecbur kalırlarsa" en ucuzunun teminiyle sınırlı.

    İşverenlerle bu konuları sonradan kavga etmektense baştan açık açık konuşmak gerekiyor.

    Muvzuatın yerine getirilmeyen maddelerini bakanlığa bildirmekle iş güvenliği uzmanının sorumlu olduğunu açık açık bıkmadan usanmadan anlatmak gerekiyor.

    Yoksa vay sen beni nasıl ihbar edersin kavgalarına meydan vermemek için bu bilgilendirme çok çok önemli.

    Uzmanın riskini azaltan bir konu daha var.

    İşletmede iyi uygulanan OHSAS 18001:2007 iş sağlığı & güvenliği sistemi olmasını anlaşma maddelerine sözlü veya yazılı olarak konulması da mevzuatın uygulanmasını kolaylaştıracaktır.

    Kanun yasakları sıralamış ancak , uygulama stratejisinden bahsetmemiş.

    En azından OHSAS sistemini önerebilirdi.

    Şahsi düşüncem OHSAS sistemi olmadan böylesine ağır bir mevzuatın uygulanmasının çok güç olacağı yönünde .

    İşverenlerle yukarda bahsettiğim riskler hakkında sözlü/yazılı mutabakatın derecesine göre hizmet bedelinin kararlaştırılmasının iki taraf içinde adil olacağını düşünüyorum.

    Özellikle OSGB leriyle yada işyerinde kadrolu olarak tam gün çalışırken yukardaki risklerin iş güvenliği uzmanının akşam başını yastığa koyduğunda uykusunu kaçırmamasını diliyorum.

    Tüm çalışanlara iş güvenliği uzmanı arkadaşlara ve işyerlerine kazasız ,belasız ,meslek hastalığına yol açmayan mesailer diliyorum.



     
    metinaky, Agacsakal, cul_de_sac ve 5 kişi daha buna teşekkür etti.
  2. afsckr

    afsckr TÜİSAG Üyesi



    şükrü bey çok güzel özetlemiş konuyu, emeğinize sağlık .



     
  3. ATURAN

    ATURAN TÜİSAG Üyesi

    Konuya sadece bizler ciddi olarak yaklaşıyoruz. Ülkemizde herşeyin suyunu çıkarmaya alıştıkları için bu yasa çalışmaz, kimsede kontrol etmez ben niye iş güvenliği uzmanına para vereyim ki diye düşünüyorlar. İş yeri hekimleri bizim gibi değil, çünkü bu kurum çok daha eski ve iş verenler işyeri hekimi çalıştırarak çalışanların hastaneye giderek işten kaytarmalarını önlediklerini, hasta olanların işyeri hekimi tarafından işyerinde muayene olduklarını düşünüyor.

    Sorumlu olmaya gelince; işveren sorumludur deniyor ancak riskleri sıralayamazsan ve de unuturda başına gelirse işte ozaman hapı yuttun. İşyeri hekimi de bizim kadar sorumlu değil ama iş maaşa gelince çok iyi alıyorlar.

    İş kazası oluncaya kadar bizler önemsenmeyiz ama bir iş kazası olma durumunda herkes kenara çekilir ortada el elde baş başda kalıveririz.

    Canınızı sıkmak istemezdim ama durum malesef böyle......

     
    degiray, Nurdan DAHİ ve esat1903 bu yazıya teşekkür etti.
  4. cul_de_sac

    cul_de_sac TÜİSAG Üyesi

    Şükrü Bey açıklamanız için teşekkürler ,sizler gibi tecrübeli insanların bilgi ve tecrübelerini paylaşmaları bizler adına büyük yarar.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  5. degiray

    degiray TÜİSAG Üyesi

    Şükrü bey yazınız gerçekten güzel ve katılıyorum.Doğru olanın bu olduğuna inanıyorum ve kendi meslek hayatımda da uygulamaya çalışıyorum.Ancak bu iş sizi bilmem ama benim için hiç kolay olmuyor.Son işyerimden 3,5 aylık bir çalışmanın sonunda artık dayanamadığım için ayrıldım.Çok uzun bir meslek hayatım yok.5 yıllık bir tecrübem var.Bunun hepsi isg değil.Çevre müh.diyim , gördüğüm şey şu en iyi patron maaşı zamanında yatıran patrondur.Bunu yapan patron hakikaten 10 numara patrondur.Diyeceğim şu maaşımı çok düzenli ve ayın 1 olmadan alıyordum.Halbuki 1 önceki işimde yaklaşık 2 aylık geçikmelerle aldığım için ayrılmıştım.

    Konuya dönersem bu yazdıklarınızı oturup patronla konuşamadım çünkü holdingdi vekiliyle konuştum.Maddi olarak düşündüklerinden biraz fazlayı istememe rağmen hemen kabul ettiler.Bense daha uzun konuşmak istedim.Sahalarını görmek istedim.3-4 kere yüzyüze çeşitli konularda birkaç kez de telde çeşitli müzakereler yaptık.Herşeyi okledik yani , artı şu da var.Matbu herkesle yapılan iş sözleşmesini yaptık ki farklısını ben meslek hayatımda yapmadım.Neyse netice şudur.Bu konuşulanları holding aynen sözleşmenize yazmaz.Çünkü zaten avukat ve danışmaları aracılığıyla matbu bir sözleşmelerinin dışına çıkmazlar.Evet kabul etmeyebilirdim ki şu anda da onu yapıyorum ve işsizim.Birde olayın şu boyutu var. O kadar konuşulana güvenip çalışmaya başlıyorsunuz ve 3,5 ay sonra ayrılıyorsunuz.Bunu bir sonraki yeni işvereninize anlatmak hiç ama hiç kolay değil.

    Olay gelip sorumluluk noktasında tıkanıyor.İşverenden maaşını alan birinin mevzuat da yazılan herşeyi yapabileceğine inanmıyorum.Bunun akside çok uygulanabilir değil.Yani herkesin söylediği havuz olsun ve bizler maaşlarımızı burdan alalım.Bakın o zaman işverenin canına nasıl okuyoruz! Bunu işveren çevresinin kabul etmesi pek mümkün değil.

    Mühendis nedir? Hesap,kitap yapmasını bilen insandır.Neyin sebepleri ve sonuçları nasıl olabileceğini hesaplayabilendir.Bence tabiki ; Bu kanun bu çerçevede ölümlere bir son getireceğine inanmıyorum.Gene insanlar uzmana,şuna buna rücu ettirerek yüreyecekler.Ve bu yaşam dairesinde bizde kendi hayatımızı devam ettirebilmek adına bu kötü şartlarda çalışmaya devam edeceğiz.Ve amacımız da şu olabilir öncelikle kendi hayatımızı sonlandırmadan (bakınız birçok müh. arkadaşımız iş kazalarında hayatlarını kaybetti) ve rücu piyangosu bize vurmadan , hayatımızı nasıl yaşamak istiyorsak o kadar para kazanacak şekilde...

     
    Nurdan DAHİ bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica