Bilgilendirme Ocak Havası

Konu, 'Madencilik Sektöründe İSG Uygulamaları' kısmında Hüseyin KORKMAZ tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Hüseyin KORKMAZ

    Hüseyin KORKMAZ TÜİSAG Üyesi



    OCAK HAVASI


    Ocak havasından söz edildiğinde, ocakta bulunan gazlar ve bunların karışımı anlaşılır. Ocağa girip, işyerlerine ulaşan havaya ‘giriş havası’, imalatlardan itibaren kirlenerek ocağı terk eden havaya ise ‘dönüş havası’ denir. Ocak havası temiz ve kirli olmak üzere iki gruba ayrılır.
    Temiz hava: %20.93 oksijen (02), %79.04 azot (N2) ve %0.03-0.04 karbondioksit (C02) içeren havadır.
    Kirli hava ise; içerdiği kirleticiler ve taşıdığı özelliklere göre;
    Aşağıdaki gibi sınıflandırılırlar:
    Pis Hava: Oksijen içeriği %20’den az olan havadır. Boğucu özelliğe sahiptir.
    Zehirli Hava: Organizmayı bozan ve dolayısıyla hayat için çok tehlikeli olan gazları içeren havadır.
    ‘Zehirli’ olarak adlandırılan gazlar şunlardır: Karbonmonoksit (CO), kükürtlü hidrojen (H2S), azot oksitleri (NO, N02, vb) kükürtdioksit (SO2) ve radon.
    Patlayıcı Hava: CnH2n+2 genel formülü ile belirtilen metan (CH4), etan (C2H6), propan (C3H8) gibi hidrokarbonların gaz elemanlarının, hidrojen (H2) karbonmonoksit (CO) vs yanıcı gazları içeren havadır. Bunların en önemlisi hidrokarbonlar (özellikle metan) olup, hava ile karışımı ‘grizu’ olarak adlandırılır ve madencilerin korkulu rüyasıdır.
    Grizu Patlamaları, eğer ortamda kömür tozu ile etkin mücadele yapılmamışsa kömür tozu patlamalarını tetikler ve Grizu patlamalarından binlerce kat daha şiddetli 2. patlamayı (Kömür tozu patlaması) meydana getirir.
    Tozlu Hava: İçinde taş ve/veya kömür tozu bulunan havadır. Patlayıcı ve sağlığa zararlı özelliklere sahip olabilir. Kömür tozu, her iki özelliği de sahiptir. Taş tozu daha çok sağlık açısından zararlıdır ve genel olarak ‘Pnömokonyoz’ olarak adlandırılan, akciğer toz hastalıklarını meydana getirir.
    YER ALTI MADEN İŞLETMECİLİĞİNDE 10’UN ÜZERİNDE GAZLA MÜCADE EDİLMEKTE İKEN ETKİN OLARAK KARŞIMIZA ;
    Oksijen, Karbondioksit, Metan ve Karbonmonoksit çıkmaktadır. Özellikle Bu dört gazla mücadele, kontrol ve denetim daha büyük önem taşımaktadır. Bunun dışında H2S, SO2, NO2 ve H2 gazlarıda karşımıza çıkabilmektedir.
    OKSİJEN (02)
    Renksiz, kokusuz ve tatsız bir gazdır. Suda çok az çözünür. Yoğunluğu 1.42 kg/m3 ve havaya göre spesifik ağırlığı 1.11’ dir. Yanma ve solunum için kaçınılmaz bir gazdır.
    OKSİJEN AZALMASININ FİZYOLOJİK ETKİLERİ ŞUNLARDIR
    % 21-18 arasında önemli bir etki yoktur. Uzun zamanda baş ağrısı görülebilir,
    • % 18-12 arasında nefes sıklaşır, nabız artar (1500 m yükseklikte olduğu gibi),
    • % 14-9 arasında nefes alma sık ve kesiktir. Bulantı, halsizlik, kulaklarda uğultu ve çınlama başlar,
    % 10-6 arasında yukarıdaki arazlar artar. Bayılma görülebilir. Kısa zamanda komaya girilir
    • % 5-0 arası hayat imkansızdır.
    Ocaklarda müsaade edilen minimum Oksijen konsantrasyonu %19 dur.
    KARBONDİOKSİT (C02)
    Renksiz, hafif asit kokusunda ve tadında olan bir gazdır. Yoğunluğu 1.977 kg/m3 ve havaya göre spesifik ağırlığı 1 .52’dir. Göz, ağız ve burun mukozasını tahrip eder. Yüksek konsantrasyonlarda (%20) cilt üzerinde yanma etkisi gösterir. Havadan ağır olduğu için ocak imalatlarının tabanında toplanır. Yeryüzü atmosfer havasında %0.03-0.04 arasında bulunur. Soluk alma işini uyarır. Alveollerdeki karbondioksit miktarı %0.2 artarsa, akciğerlerin soluduğu hava 2 kat artar.
    ORTAMDAKİ KARBONDİOKSİT YÜZDELERİNE GÖRE İNSAN ÜZERİNDEKİ FIZYOLOJİK ETKİLERİ ŞÖYLEDİR
    %1 veya daha fazla konsantrasyonda nefes alma sıklaşır,
    %3’lük konsantrasyonda solunum dinlenme haline oranla 2 kat artar. Bu durum dinlenme halinde önemli değildir ama çalışan bir insan için ölümlü doğurabilecek niteliktedir,
    %5’lik konsantrasyonda solunum 3 kat artar
    %6’lık konsantrasyonda soluk alma çok fazla zorlaşır.
    %10’luk konsantrasyonda koma hali görülür,
    %20-25’lik konsantrasyonda ölüm kaçınılmazdır.
    Bu belirtiler, C02 konsantrasyonundaki artma ile beraber oksijen miktarında da bir azalma varsa, çok daha hızlı gelişir.
    C02’li hava organizmaya etki etmediği için, boğucu hava olarak nitelendirilir. C02’den boğularak ölenlerin derisi koyu griye çalan bir renk almaktadır.
    Yurdumuzda ocak havasında müsaade edilen maksimum C02 konsantrasyonu %0.5’tir. Bulunulan ortamda C02 %3.5’a çıktığı andan itibaren cihazla mücadele yapılabilir.
    KARBONMONOKSİT (CO)
    Karbon ihtiva eden materyallerin tam yanmaması sonucu ortaya çıkan renksiz, kokusuz, tatsız ve tahriş edici bir uyarıya neden olmayan bir gazdır.
    Yanmanın Olduğu her ortamda hemen hemen CO oluşur.
    CO, canlı dokuları oksijensiz bırakarak zehirlenmeye neden olur.
    Tıpkı oksijen gibi, hemoglobin denilen kan elemanlarının aynı bölgesine bağlanarak dokulara taşınır. Üstelik
    hemoglobin moleküllerine bağlanma aktivitesi oksijene oranla 280 kat daha fazladır ve oluşan karboksi hemoglobinin artık oksijen taşıması mümkün değildir.
    CO KONSANTRASYONUNUN ZAMANA BAĞLI OLARAK İNSAN ÜZERİNDEKİ FİZYOLOJİK ETKİLERİ
    50 ppm – cihazsız olarak 8 saat çalışmak mümkün
    100 ppm – cihazsız olarak 2 saat çalışmak mümkün
    200 ppm – cihazsız olarak 1 saat çalışmak mümkün
    300 ppm – cihazsız olarak 1/2 saat çalışmak mümkün
    500 ppm – 2 saat içinde bayılma
    1000 ppm – 1 saat içinde bayılma
    2000 ppm – 1/2 saat içinde bayılma
    3000 ppm – kısa sürede ölüm
    TÜZÜK GEREĞİ BİR ÜRETİM BİRİMİNDE OKSİDASYON BAŞALDIĞINDA,
    ÜST TABAN YOLUNDA UMUMİ HAVADA BULUNAN CO KONSANTRASYONU 50 PPM’E ULAŞTIĞINDA
    PANO YANGIN BEKLEME BARAJLARINDAN KAPATILIR
    CO’i kimyasal bakımdan incelersek, kokusuz, reksiz ve tatsız bir gazdır.
    Yoğunluğu
    1.225 kg/m3 ve havaya göre spesifik ağırlığı 0.97 olup suda çok zor çözülür.
    Yoğunluğu
    havanınkine çok yakın olması nedeniyle ocak atmosferi içinde dağılmış olarak bulunur.
    METAN (CH4)
    Yoğunluğu 0.7 16 kg/m3 olan metan, renksiz ve kokusuz bir gazdır.
    Havaya göre daha hafif olduğu için tavanda toplanır ve hava içinde çok çabuk dağılır.
    Hava ile karışırsa tekrar ayrılma olanağı yoktur.
    Metan zehirli bir gaz değildir, oksijen azlığı nedeniyle boğucudur. Metanın asıl tehlikesi yanıcı ve patlayıcı bir gaz olmasıdır.
    METAN % 1’ DE LAĞIM ATILMAZ.
    METAN % 1,5’ DA ELETRİKLİ ÜNİTELERİN ENERJİSİ DEVRE KESİCİ TARAFINDAN OTOMATİK OLARAK KESİLİR.
    METAN % 2’DE SADECE KAZMA İLE ÇALIŞILABİLİR.
    HİDROJEN (H2)
    Renksiz, kokusuz ve tatsız bir gazdır. Yoğunluğu 0,09 kg/m3 olup,çok hafiftir. Zayıf,parlak ve çok sıcak alevle yanar. % 4,1 – 74 oranlarında patlama özelliğine sahiptir. En tehlikeli konsantrasyonu %28,6’dır. Kömür ve potas ocaklarında, yan taş ve kömür bünyesinde mevcuttur.
    Ocaklarda;
    • Akülerin şarj edilmesi sırasında,
    • Ani gaz püskürmelerinde, CH4, CO2 ve N2 ile birlikte, %84 – 93 oranlarında yayıldığı görülür.
    • Oksidasyon sırasında ve yangınlarda ayrışma ürünü olarak görülür.
    • H2 gazının tespiti ocak içinde değil, alınan hava numunelerinin laboratuarda özel olarak analiz edilmesi ile yapılır.
    AZOT OKSİTLERİ
    N2O, N2O2, N2O3, N2O4 VE N2O5 şeklinde görülürler.NO2, ağır ve kırmızı kahverengi renginde olup, patlayıcı madde dumanlarının karakteristik rengini verir. Göz, burun, ağız ve akciğer muzukasını tahriş eder. Ciğerlerde nitrik asit (ödem) meydana getirdiği için suni teneffüsün yada temiz havanın yararı yoktur. Bu nedenle özellikle ateşlemelerden sonra dikkat etmek gerekir. Patlayıcı Madde ateşlemelerinden sonra oluşan bol miktarda azot oksitlerinin diğer bir oluşum kaynağı da egzoz gazlarıdır. NO2’in tehlikesiz sayılacak konsantrasyonu %0,00025’tir. Azot oksitlerin en zarlıları NO ve NO2 olup %0,008’den sonrası öldürücü özelliktedir.
    KÜKÜRTDİOKSİT (SO2)
    Renksiz , Keskin ve özel kokulu bir gazdır. Havaya göre spesifik ağırlığı 2,2’dir. Çok az konsantrasyonda bile hissedilir. Gözleri fazlasıyla tahriş eder. Çok zehirlidir. Ocak yangınları ve ateşlemeler sonucunda oluşabilir. Müsaade edilebilir sınır. %0,0007dir. %0,05 SO2 konsantrasyonunu içeren havanın solunumu insanı öldürebilecek düzeydedir.
    KÜKÜRTLÜ HİDROJEN (H2S)
    Renksiz, çürük yumurta kokusunda olan bir gazdır. Yoğunluğu 1,54kg/m3 dür. %6 konsantrasyonda patlayıcıdır ama bu konsantrasyonda nadir bulunur. Suda çok kolay ve çabuk çözülür. Çok zehirlidir. Göz ve solunum yollarını tahriş eder.
    Ocaklarda kükürtlü hidrojen oluşumu ;
    • Organik maddelerin çözünmesi önemli bir kaynaktır. Bu nedenle sulu eski imalat girişlerinde dikkatli olmak gerekir.
    • Tam olmayan PM.ateşlemeleri, ateşleme kablolarının yanması ve kömür damarlarındaki yangınlar önemli H2S kaynaklarıdır.
    • Nadiren metanla birlikte yayılabilir.
    • Suda çok kolay çözülme özelliği nedeniyle, su birikintilerinin olduğu yerlerde gaz kokusu varsa çok dikkat etmek gerekir. Bol ve temiz hava ile bertaraf etmek gerekir.
    • %0,002 konsantrasyon 8 sat emniyetli çalışma sınırıdır.
    • %1 konsantrasyonda kısa sürede ölüm.
    • % 4,5 -5 konsantrasyonda patlayıcı özelliğe sahiptir.
    • Ortamdaki H2S konsantrasyonu %0,01’den itibaren göz ve ciğer dokuları üzerinde etki yapar.



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica