Haber Önce Iş Güvenliği Ve Sağlık

Konu, 'Diğer İş Sağlığı Ve Güvenliği Haberleri' kısmında Serçin YAPRAK tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Serçin YAPRAK

    Serçin YAPRAK TÜİSAG Üyesi



    Önce İş Güvenliği ve Sağlık

    1.jpg

    Türkiye’de iş sağlığı ve iş güvenliği hakkında Makine Mühendisi Emekli İş Baş Müfettişi ve A-Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Necmettin Demirsoy ile yaptığımız röportajımızı siz değerli okurlarımıza sunuyoruz.

    Türkiye’de İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konular ne zamandan beri gündemde, önce tersanelerde yaşanan iş kazaları ile ilgili gündeme geldi, en son Soma’daki çok vahim maden iş kazası olayıyla gündemde kalmaya devam etti, herhalde?


    Önce kısa olarak kendimden bahsetmek isterim. 1982 yılında Makine Mühendisi olarak Çimento Sanayi Genel Müdürlüğünde çalışmaya başladım, 1984 yılında Çalışma Bakanlığında İş Müfettiş yardımcısı olarak çalışmaya devam ettim, 2011 yılında Baş İş Müfettişi olarak emekli oldum. Çalışma Bakanlığında İş Müfettiş yardımcısı olarak çalışmaya başlandıktan sonra 3 yıl en az 3 üstat yanında yardımcı olarak çalışılır, daha sonra yazılı ve sözlü imtihanı geçerseniz, Müfettiş olursunuz. Bu açıklamamı ilerideki sorularınıza hazırlık olarak yapıyorum. Müfettiş olarak çalışmaya başladığımızda 1475 sayılı İş Kanunu ve ilgili Tüzükler’deki hükümler çerçevesinde denetimler yapılmaktaydı. 1475 sayılı İş Kanunu 1971 yılında yürürlüğe girmiştir.

    İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yasal düzenlemeler ise 1936 yılında 3008 sayılı İş Kanunu ile başlamıştır. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili ilk yazılı mevzuat Osmanlı döneminde, 1865 yılında Dilaverpaşa Nizamnamesi, 1869 yılında Maadin Nizamnamesi ile gündeme gelmiştir.

    Kanunların özündeki iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konular aynı ruhu taşımaktadır. İşin özünde, işveren tarafından işyerinde gerekli önlemler eksiksiz olarak alınmalı, çalışanlar iş güvenliği önlemlerine uymalı, devlet gerekli denetimleri yapmalı. Son derece sade anlatımla konu bu kadar basit. Fakat sahadaki, yani işyerlerindeki uygulamalar bu kadar basit olmuyor.

    Peki bu son çıkan 6331 sayılı Kanunla ne değişti?

    1475 sayılı İş Kanunu ile 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanununda işin yürütümü ile iş güvenliği mevzuatı birlikte yer almaktaydı, 6331 Sayılı İşçi sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu ile iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ayrıldı. İşverenin ve çalışanların yükümlülükleri daha net bir hale getirildi. Yalnız bu değil tabi özellikle iş sağlığı ve güvenliği konularındaki yaptırımlar, özellikle iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi için işverenin ve çalışanların yükümlülükleri de artırıldı. Özellikle işverenler açısından, işyerlerinde yalnız Bakanlık İş Müfettişleri tarafından yapılan denetimlerde gündeme gelen iş sağlığı ve güvenliği konularının bu kanunla uzman gözetiminde yapılan çalışmalarla ilgili risk analizleri, acil eylem planları hazırlanarak, her an sıcak tutulması, en azından her ay, çalışan sayısına göre devamlı uzman gözetiminde gündemde kalması sağlandı.

    Burada bir şey sormak isterim, öğrendiğimiz kadarıyla Soma’daki madende devamlı çalışan iş güvenliği uzmanları varmış, kaza olayı neden meydana geldi. Yani kazaların önlenmesi için iş güvenliği hizmeti alınması da yetersiz mi oluyor?

    Çok hassas bir noktaya değindiniz. Dediğim gibi müfettiş yardımcısı 3 üstattan olumlu sicil alıp, yazılı sözlü imtihanı geçtikten sonra müfettişliğe yani işin uzmanlığına adım atmış oluyor. 2012 yılında yayınlanan 6331 sayılı Kanunla işyerlerinin “az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli gibi” sınıflarına göre iş güvenliği hizmeti alması zorunlu hale getirildi. Kanun yürürlüğe girdiğinde Türkiye’deki işyerlerine, özellikle çok tehlikeli işyerlerine hizmet verecek uzman sayısı emekli olan müfettişler olarak yaklaşık 400 kişi kadardı. Çalışma Bakanlığı çıkarılan kanunla doğan açığı kapatmak için iş güvenliği uzmanı yetiştirmeyi hedefledi ve 90 saati uzaktan, 90 saati birebir eğitimle iş güvenliği uzmanı yetiştirildi, belki belgelendirildi demek daha doğru olacak. Diğer taraftan yıllardır gecikmiş bir konunun biran önce hayata geçirilmesi gerekiyordu. Her kesin, her yerde “işte, evde, sokakta” iş sağlığı ve güvenliği gözlüğünü takarak yaşantısını şekillendirmesi gerektiği gibi aklıselim her bireyin sağlık ve güvenlikle ilgili konuları ilk sıraya alması zorunludur. Bu husus, toplumun bilinçlenmesinde, gelişmesinde, şekillenmesinde son derece önemlidir.

    Fakat bizim yaşantımızda olduğu gibi işyerlerimizde de iş sağlığı ve güvenliği konuları en son sırada yer almakta, harcamalarımız içinde hiç hesaba katılmamaktadır. Her zaman söylediğimiz gibi “önlemek ödemekten ucuzdur”. Meslek hastalığının, iş kazası olayının işverene maliyeti çok ağırdır. Bu kanunla getirilen cezalar da ağırlaştırılınca, işveren öncelikle cezalardan kurtulmak için yasal yükümlülükleri yerine getirmeye çalışmaktadır. Soma’da kazanın yaşandığı madende de bir çok iş güvenliği uzmanı olduğu bilgileri yayınlandı, hatta bir uzmanın gıda mühendisi olduğu belirtildi. Bakanlık tarafından iş güvenliği uzmanlığı belgelendirilirken, branş olayları göz önünde bulundurulmadı, bakanlık binasında başlayan eğitimlerde derslere girdiğimizde, sınıfta değişik branşlar olunca, bazı öğrencilerin anlattığınız konulara çok uzak olduklarını gördüğümüzde, branşlaşma olayını gündeme getirdiğimiz halde konu ciddiye alınıp, değerlendirilmedi.

    İş güvenliği uzmanı belgesi alan mevzuata hakim olmuyor mu?

    Ben 30 yıldan beri bu işin içerisindeyim. Bakanlıkta 5000 den fazla maden, inşaat, makine, şalt sahası, baraj, tekstil fabrikası, cam fabrikası aklınıza gelen tüm iş kollarında tek başıma bazı zamanlarda maden gibi iş kollarında “maden, elektrik, kimya, makine mühendislerinden oluşan heyetler halinde teftişler yaparak, Bakanlıkta ve adli yargıda 12.000 den fazla iş kazası, meslek hastalığı incelemesi yaparak iş güvenliği konularına hakim olmaya çalışıyoruz. Hala yeni şeyler öğreniyoruz. Diyeceğim, dışarıdan kursa giderek uzmanlık belgesi alan arkadaşların sabırla kendilerini yetiştirmeleri gerekmektedir.

    Bakanlık, yeni uzman olan A-B-C belgesi alan arkadaşların emekli olan müfettişlerin yanında bilgi, beceri ve tecrübe kazanmasını zorunlu tutmuş olsaydı, iş güvenliği kervanına yeni katılan uzmanların daha kısa sürede yetişmesi ve hizmet verilen işyerlerine katkısı daha fazla olacaktı. İş güvenliğinde hizmet önce gelmektedir. Her iş müfettişi Devlet adına işyerlerine müşavirlik hizmeti vermektedir. Biz de bu düşüncedeyiz. Zira, 6331 sayılı Kanunla, işyerlerinde doğmuş ve doğabilecek, iş kazalarının, meslek hastalıklarının minimum seviyelere indirilmesi, işçiyi, işvereni ve işletmeyi zarara uğratmasının önlenmesi, hedeflenmektedir.

    6331 saylı Kanunla cezalarında arttığını söylediniz, bu konuda kısa bilgi verir misiniz?

    İsterseniz, ayrıntılarına daha sonraki söyleşimizde girelim ama kısaca bilgi vermek isterim. 10 kişi çalışan bir işyerinde 6331 sayılı sayada belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde yıllık olarak işverene yaklaşık 125.000.-TL, 50 kişi çalışan işyerinde ise 490.000.-TL yi bulan ceza uygulanabilmektedir. İnsan hayatı söz konusu olduğundan cezalar hiç düşünülmeden, iş sağlığı ve güvenliği konularına gereken önem verilmeli, yapılan çalışmalarda iş kazaları göz önünde bulundurularak, işçi-işveren ayrımı yapılmaksızın, iş sağlığı ve güvenliği konuları ilk sırada yer almalı, işveren tehlikeli durumları çalışanın dikkatine bırakmadan gidermeli, çalışanlarda tehlikeli davranışlardan uzaklaşıp, şahsi güvenliklerini sağlamak için gerekeni yapmalıdır. İş kazası istatistiklerine göre, iş kazaları %88 tehlikeli davranışlar, %10’u tehlikeli durumlar, sonucu meydana gelmekte, %2’lik bölümü de deprem gibi doğal afetler sonucu, meydana gelmektedir.

    İş kazalarında çalışanların tehlikeli davranışları ön plana çıkmakta, meydana gelen kaza olayında çalışanın kusuru daha çok mu oluyor. Adli yargıdaki bilirkişiliğiniz nedeniyle bu konuda bilgi verir misiniz?

    Bu konuda (Hayır) demekte, (Evet) demekte yanlış olur, işin yargı değerlendirmesi çok farklı, zira iş kazası olayında savcılık incelemesi, ceza mahkemesi ve tazminatlarla ilgili hukuk mahkemesi aşamaları vardır, oldukça ayrıntılı bir konu olduğu için bu konuyu daha sonra detaylı olarak açıklamak isterim.

    Yılların birikimi değerlendirmek için İş Güvenliği konusunda, yeni uzmanların yetişmesinde hizmet veriyor musunuz?

    30 yıllık birikimimizi hizmet olarak değerlendirmekteyiz. Kendime ait KAİZEN İş Sağlığı Güvenliği Mühendislik Eğitim Danışmanlık Müşavirlik Ltd. Şti. var. Şirketimin merkezi Ankara’da, Bolu da şirketime bağlı OSGB, İzmir’de KAİZEN İzmir Ltd. Şti. olarak OSGB bünyesinde iş sağlığı ve iş güvenliği hususunda işyerlerine hizmet vermekteyiz. Bünyemizde A-B-C Belgeli iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimi arkadaşlarımız bulunmakta, ben yetişebildiğim kadarıyla işyerlerinde arkadaşlara rehberlik yapmaktayım. Hizmet veren tüm arkadaşlarla her an telefonla bağlantı sağladığımız gibi saatler ve günlerle sınırlı olsa da tüm işyerlerini dolaşarak karşılaşılabilecek tehlikeler ve işverenlerin hukuki sorumlulukları konusunda bilgilendirmeler yapmaktayım. Şirketimize ait ilk OSGB’ni Bolu ilinde faaliyete geçirdik, Bolu ilinin bizim çalışmalarımızda ayrı bir yeri bulunmakta hem şirketimizin hem de Bolu ilinde ilk OSGB olmanın kıvancını taşımaktayız.

    Bir şey daha sorabilir miyim, şirket isminin anlamı nedir, neden yabancı bir isimle bu işlere başladınız?

    Önce ismimizin anlamını açıklayım, KAİZEN, KAİ ve ZEN kelimelerinin birleşimidir. KAİ daha iyi, ZEN değişim demektir. KAİZEN daha iyiye değişim anlamındadır. Kelime olarak Japonca’dır. Japonlar toplum olarak nizam, intizam yönünde ve taviz vermeden kurallara uyum açısından, çok takdir ve hayranlık duyduğum ülke. Japonlar iş güvenliğinin uygulanmasında ve ülkenin gelişmesinin her alanında rehber edindikleri bir sistem olması nedeniyle dikkatimi çektiğinden bu ismi tercih ettim. Daha öncesinde Türkçe ve Osmanlıca kaynakları çok araştırdım, düşüncelerimi ve çalışma prensiplerimi anlatan isim bulamadım, bu isme karar verdim, ismimizin anlamı gibi işyerlerinde daha iyiye değişim için hizmet vermeye devam ediyoruz.

    Kaynak: http://www.boluolay.com/bolu/once-is-guvenligi-ve-saglik-h23184.html





     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica