Haber Ortak Sağlık Ve Güvenlik Birimlerini ( O S G B ) Hangi Cezalar Bekliyor? - Adnan Ağır

Konu, 'Köşe Yazıları' kısmında Serçin YAPRAK tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Serçin YAPRAK

    Serçin YAPRAK TÜİSAG Üyesi



    Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerini (OSGB) Hangi Cezalar Bekliyor?

    1.jpg

    Başlığı okuyunca hemen sitem eden, eleştiren kişilerin olduğunu görüyorum. Bir konuda fikir sahibi olmak için öncelikle bilgi sahibi olmak gerekir. İş sağlığı ve güvenliği konusunda bugüne kadar yazdıklarımız, anlattıklarımız ve öngörülerimiz maalesef doğru çıktı. Yanıldığımız bir konu henüz olmadı.

    Yazar, eğer yazdıklarını bilimsel bir gerçeğe oturtmuşsa, yasal altyapısı da varsa mesele doğrudan şaşmaz zaten.

    Bu yazıda OSGB’lerin sunduğu hizmetlerle ile ilgili bir hususa değinmeyeceğiz. Ancak, OSGB’ler de bir işveren, bir işyeri olduğuna göre onları ilgilendiren iş hukuku boyutu var elbette. Yaklaşık beş yıldan beri hizmet sunan OSGB’ler denetim şemsiyesine alınırsa (ki bu her zaman mümkündür) bakınız hangi cezalarla karşı karşıya kalacaklar? Zaten bu yazıyı ilgili Bakanlık ihbar kabul edip de OSGB’leri hemen yarın mercek altına alırsa hiç şaşırmayınız.

    Nedir bu mesele?

    Malum 4857 sayılı İş Kanunumuz var. Bunun ikinci maddesi çok net.

    Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

    Yeni çıkan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunumuz, işverenlere çalışanları için iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verme yükümlülüğünü getirdi. Bu konu da uzmanlık ve teknoloji gerektiren bir durum mudur? Elbette evet. O halde, buradan şu sonuç çıkar mı? Bir inşaat şirketinin asıl işi binayı yapmaktır. Asansör işi ise bir teknolojik uzmanlık gerektiriyor. Gidip te bir asansör firması ile alt işverenlik sözleşmesi imzalıyor, kendi SGK’sının altında da alt işveren dosyasını açtırıyor, böylece Kanunun emrettiği yükümlülüğü yerine getiriyor.

    Gelelim OSGB meselesine. İnşaat firması sağlık ve güvenlik hizmeti sunamayacağına ve bu hizmeti de almak zorunda olduğuna göre bal gibi alt işveren ilişkisine girmektedir.

    Asıl işveren alt işveren ilişkisini düzenleyen bir de yönetmelik var. Bu yönetmelikte nelerin nasıl yapılacağı besbelli.

    4857 sayılı İş Kanununun 3. Maddesi de şu şekildedir.

    İşyerini bildirme

    Madde 3 - Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır.

    (Değişik ikinci fıkra: 15/5/2008-5763/1 md.) Bu Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.

    (Ek fıkra:11/6/2003-4884/10 md.)
    Ancak, şirketlerin tescil kayıtları ise ticaret sicili memurluklarının gönderdiği belgeler üzerinden yapılır ve bu belgeler ilgili ticaret sicili memurluğunca bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili bölge müdürlüklerine gönderilir.

    (Ek fıkra: 15/5/2008-5763/1 md.) Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulması, bildirimi ve işyerinin tescili ile yapılacak sözleşmede bulunması gerekli diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

    Buraya kadar anlattıklarımız Kanunun ilgili maddelerine göre bilinmesi ve yapılması gereken hususlardı.

    OSGB’lerin ödeyeceği ceza miktarı ne olacak?

    Diyelim ki; bir OSGB’de bir hekim bir de iş güvenliği uzmanı görev yapsın. Bu iki kişinin bildirimi yapılmadığı için 149 x 2 = 298 TL

    Aynı OSGB bu iki kişinin sırtından 10 tane işyerine hizmet veriyor olsun. Bunun da cezası 15.226 x 10 = 152.260 TL

    Üstelik 15.226 TL idari para cezasını devletimiz hem asıl işverenden hem de OSGB’den kesecektir.

    Çözüm: OSGB’ler varlığı sebebi ile bir taşeronluk işi yapmaktadırlar. O nedenle hizmet verdikleri işyerleri ile alt işveren sözleşmesi yapmak ve onun altında bir SGK sicil numarası almak zorundadırlar. Benden söylemesi. Yarın yüklü miktarda ceza gelirse Adnan hoca bize bunu söylemişti demeyesiniz. Peki haklı çıkarsam ne olacak?

    Kaynak: http://www.resulkurt.com/?artikel,8...leri-osgbni-hangi-cezalar-bekliyor/adnan-agir



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica