Bilgilendirme Sn. Faruk Çelik'in Açıklaması

Konu, 'Güncel Duyurular' kısmında omark tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. ezgi37

    ezgi37 TÜİSAG Üyesi



    Çok kafamı karıştıran bir noktaya değindiniz sormak istediğim birşey var,durumunuz yaygın şekilde uygulanan durum aslında ama A uzmanın 5 gün gelmesi o işyerinin tüm yükümlülük süresini dolduruyormu? yani süre hesabıyla ayda 10 gün çıkıyordur da siz 5 gün alıp gerisini c ile tamamlıyosunuzdur. yani bu uygulamamanın bakanlığa izahı nedir? c uzmanın sertifikası kabul edilip işleme alınıyormu bakanlık tarafından?



     
  2. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi



    Konu mesleki sigortaya gelmişken..
    Şuanda işletmelere risk analizleri yapılmaya başlanıyor. Benden istenen az tehlikeli sayısı fazla olmak üzere farklı sınıflarda 100'den fazla iş yerinin risk analiziydi. Bu risk analizleri yap imza at gitsin şeklinde düşünülüyor, özeti bu. Oysa siz o imzayı attıktan sonra o kadar iş yerindeki bir olaydan öncelikle sizlerin yaptığı risk analizi sorumludur. Velev ki gözünüzden kaçtı, risk analizine yazmadınız, bildiğiniz gibi o zaman ciddi yükümlülükler kanun karşısında söz konusu. Anlatmak bile istemiyorum. Mesleki sigorta kanun karşısında sadece para konusunu biraz çözer, ama diğer fiili cezalar gene maalesef yer alır. Mesleki sigortayı araştırdığınızda ise olası rücuda 200.000 TL'ye kadar yıllık 1600 TL civarında bir tutar söz konusu. Yalnız olası rücunun da %10'unu sigorta ödemiyor. Başka sigorta firmaları daha farklı seçenekler sunabilir o başka, ancak özeti bu.

    Konu kafanızı akşam yastığınıza rahatça koyma konusudur. Bugün bir risk analizinde fiyatlar sınıfına göre 1500 TL civarlarında. 1.500 TL değil 15.000 TL olsun. Mesleki sigorta bile yaptırsanız bile iyi bir uykuyu bunlar sağlamaz.
    Neticede bu iş yapılacak, yapacak kişilerin de gerçekten farkında olması gerek, farkında olup Ğ dahil A'dan Z'ye tüm detayları incelemesi, araştırması, okuması ve kulaktan dolma değil, kaynağı geçerli bilgilerle hareket etmesi doğru olandır.



     
  3. HAKAN AKARSU

    HAKAN AKARSU TÜİSAG Üyesi

    Arkadaşlar neden boşuna güzel kafalarınızı yoruyorsunuz ki , bu ülkede her zaman sermayenin dediği olacaktır. Çünkü siyasetin finansmanını onlar sağlamaktadır. Orta derecede bir sanayicinin kullandığı araç bile bir işçinin ömrü boyunca sahip olamayacağı bir şeydir. Türkiye de en ucuz şey insan hayatıdır. Ben bu kadar söyleyeyim.....

     
    Hakan TÜRKER, atmca57, odarkness ve 5 kişi daha buna teşekkür etti.
  4. aliutku

    aliutku TÜİSAG Üyesi

    Sayın madenci kardeşim sertifikası olan maden mühendisi isg uzmanlıgı her tehlike sınıfında yapar diye birşeyi savunmuyor oda lütfen. İş tecrübesi işin içine girmelidir diye söyleniyor. Eğer öyle birşey söylenseydi bizlerde neden teknik nezaretçi olayını yıllara dayalı çıkardılar. Bunu odamız yapmadı mı? ilk başta 5 yıldı şimdi 2 yıl yaptılar.

    Maden mühendisleri odası bunun tecrübe olmadan cinayet olacağını savunan tarafta zaten.

    Sertifikaya bakılmadan atama yapılması da kanunen aykırı olacaktır. Bu bir kanun. Ancak kanunda değişikliğe gidebilirler. Bizlerde böyle bir durumda diyoruzki o zaman bu kanunu sen düşünmeden araştırmadan çıkardın.

    Kaldıki hükümet oda görüşleri alınmadan kanun çıkarmayı becerebilmekte :) TMMOB la çok ciddi çelişkiler oldugunu kendileride saklamadan söylüyorlar. Tabibler birliği, barolar ve tmmob birçok konuda kazan kaldırdılar ama nafile her yasa birşekilde geçti.

    Ben bakanlığın işvereni düşünmek istediğini son konusmasından gayet net anladım. yine işçi hayatı 2. planda kaldı. A sınıflarına gelene kadar yetki verdiği OSGB lerin işvereni nasıl kandırdıgını incelesinler. Bir tane işçiyle konuşmadan tüm prosedürleri yerine getirir hale geldiler. Buna göz yumuyorsa bakanlık zaten çalışanı korumaktan uzak kalır.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    Esat ÜN bu yazıya teşekkür etti.
  5. aliutku

    aliutku TÜİSAG Üyesi

    Risk değerlendirmesinde yazmadığınız birşeyden ceza almazsınız. Böyle bir kanuni yaptırım yok. En önemli şey defterinizdir. İş kazasında hiçbir hakim savcı risk değerlendirmesine bakmaz. Neden ben yaparken o değerlendirmeyi o risk yoktu diyebilir herkes. Kaldıki sizin dediğiniz şekliyle düşünürsek bakanlık revizyon sürelerini 2-4-6 yıl yapmazdı.

    Unutmayalım ki bir kazada en önemli şeyler sırası ile Defter yani tebliğ, mesleki eğitim, eğitim ve son olarak denetim şeklinde sıralamayla savcılar değerlendirir. Yani defterimiz bizim için önemlidir. risk değerlendirmesinin amacıda başka birşeydir zaten.

     
    Esat ÜN bu yazıya teşekkür etti.
  6. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    Ali Bey merhaba,

    Sizle aynı şeyleri düşünmüyorum. Risk değerlendirmesinde yazılmayan şeyler kabul edilebilir risk şeklinde kabul edilir. Risk analizinde yazılmaması konusu tabi farklı fikirleri de yorumlatır. İş kazasında hiç bir hakim savcı risk değerlendirmesine bakmaz diyorsunuz ancak 6331 ve risk değerlendirmesi yönetmeliğiyle risk değerlendirmesi zaten yeni tanımlanmış. Risk değerlendirmesinin amacı iş verenin iş güvenliği uzmanının belirlediği risklere karşı önlemlerin almasını sağlamaktır. Risk değerlendirmesi hem bir tebliğ'dir hem de tebellüğ'dür. Bahsettiğiniz tedbir ve öneriler defteri de aynı şekildedir. 6331'de defterden bahsedilmez, İGU Görev Yetki'de bahsedilir. Bu da İGU çalışma zorunluluğu olan şu an için yerler için söz konusudur, bunlar da 6331'de tarif edilmiştir. Ancak 50'den az çalışanı olan az tehlikeli sınıftaki iş yerlerinde risk değerlendirmesinin yapılmasını ele almanız gerekir, defter değildir.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  7. aliutku

    aliutku TÜİSAG Üyesi

    Risk değerlendirmesinde yazılmayan şeyler kabul edilebilir risk şeklinde kabul edilir? bu kanıya nerden vardınız. Sıfır hata risk değerlendirmesini kim yapabilir? Bunun yanında risk değerlendirmesi yeni tanımlanmış birşey değil nasıl yapılacağı yeni tanımlandı. Risk değerlendirmesi yıllardır olan birşey zaten ki müfettişler bir maden ocağına geldiğinde yıllardır soruyorlardı. (hepsi değil :) )

    Savcı ya da bilirkişi risk değerlendirmesinde yazmadı diye kimseyi suçlayamaz ya da yazdı diye. Davaları incelerseniz suç şu şekilde yazılır; ilgili yönetmelik ya da tüzüğün şu maddesini yerine getirmemiş ya da getirmiş takibini yapmamış şeklinde atıf yaparak cezaya sunar. Risk değerlendirmesi yapmadığından insan ölmüş diye yargılama yapılamaz. Risk değerlendirmesi delil teşkil etmekte kullanılabilir. uzmanın risk değerlendirmesinde Yazdıklarından ancak yanlış yönlendirme yapmış olduğu durumlarda işverene isg uzmanına topu atar. her yazılı şey sadece defter değil imza atılıp işverene sunulmuş herşey delildir. Küçük bir not parçası üstünde çift taraflı imza olsun bu bile delildir. Risk değerlendirmesinde yazmamış olsa bile başka şekilde tebliğ ettiyse sorun yoktur. Burada cezai madde risk değerlendirmesi üstünden değil tebliğ üstünden yapılıyor. Sen ister risk değerlendirmende tebliğ et ister başka şekilde.

    Risk değerlendirmesininde amacı şirketin risk haritasını çıkarmaktır. Bir klavuzdur. Kombine çalışmanın bir parçasıdır. risk değerlendirme ekibinide incelerseniz 516156151 kişiden oluşur. O zaman bir kazada risk değerlendirmesinde yazılmadı diye herkes sorumludur. Çalışan temsilciside dahil. Böyle birşey olabilir mi?

    Tekrar belirtiyorum risk değerlendirmesi bir delildir. Suç unsuru değil. Kendinizi savunmak için kullanacağınız bir kaç araç gereçten biridir. Kaza oldu efendim siz bu riski risk analizinde belirtmemişsiniz suçlusunuz diyemezler. Ben o riski eğitimde belirtmişimdir. Örnek spiral ile çalışmada gözüne çapak kaçtı kör oldu adam. Bende bunu risk değerlendirmesinde yazmamışım ama 10 defa eğitimde söylemişim talimatlarla adamı gözlüksüz kullanmıycan diye imza altına almışım, kkd vermişim zimmet belgem var. Hangi baba savcı beni risk değerlendirmesinde belirtmemişin suçlusun diye yargılatabilir?

    Burdanda anlaşılacağı gibi sadece delil olabilir.

    Kaldıki ben size bir spiralden 10 tehlike risk tanımlarım. Bunu işletmenin her noktasına uyguladığınızda o risk değerlendirmesi 1 yılda bitmez. Bunun yanında tüzüklerin, yönetmeliklerin her maddesi tek tek risk değerlendirilmesine aktarılmalı. Bunun üstüne her bölge için de tek tek tekrar her madde ele alınmalı. Doğru risk değerlendirmeside budur zaten ama bu pat diye olmaz. Uzun bir süreç gerekir. OSGB lere bakarsanız sadece tehlikeli durumları risk değerlendirmesine yazıyorlar. O zaman hepsi hapislik :) Bunun yanında kanunun risk değerlendirme maddesinde derki işveren yapar ya da yaptırır. İlk sorumlulukta kontrolü dahil ona düşer.

    Sayın meslektaşım beni yanlış anlamayınız. Burada sizi çürütmeye çalışmıyorum. Başımdan geçenleri ve mantıkla düşündüğümüzde olanı söylüyorum.

     
    karacam, aytaç1986, Berkayya ve 1 kişi daha buna teşekkür etti.
  8. mehmet ali aslan

    mehmet ali aslan TÜİSAG Üyesi

    6331 sayili kanunun madde 8 bent 5 inde bakanlik is guvenligi uzmanlarinin ve isyeri hekimlerinin gorevlendirilmesi konusunda sektorel alanda duzenleme yapabilir yaziyor yapilmak istenen suan budur nasil bir duzenleme yapilir sayi nasil 15000 lere cikar bilemiyorum suan itibariyle yasaya aykiri bi durum yok gibi gorunuyor yasaya aykiri olmayacak bir duzenleme nasil olabilir bunun uzerine yogunlasmak gerekiyor diye dusunuyorum...

     
  9. charlesdexter

    charlesdexter TÜİSAG Üyesi

    Arkadaşlar gayet mantıklı
    ben 10 senedir kimya sektöründe yim yeni c sınıfını aldım Fakat hiç kimya işinde çalışmamış A sınıfına taş çıkarırım Fakat beni maden ocağına soksan tökezler kalırım

    Anlatmak istediğim 40 sayfa hap bilgisi ezberlemekle iş sağlığı güvenliği uzmanı olunmuyor
    A sınıfı oluncada tersaneden madenden kimyadan tekstilden inşaat tan her şeyden anlayacağın anlamına gelmiyor.

    Özetle bir iş de yıllarını vermiş fakat c sınıfı olanlara Örnek adam şantiye şefi 15 senedir şantiyeden cıkmıyor Fakat c sınıfı var Bu adama direkt a sınıfı yetkileri ile donatabilirsin.

    Fakat yeni mezunlar çok riskli onların deneyim kazanması şart

     
    nuray_km bu yazıya teşekkür etti.
  10. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    Ali bey merhaba tekrar.
    Anlattiklariniza katilmamak tabi ki mümkün degil, fakat benim anladığım risk analizi ozellikle az tehlikeli yerlerde olasi meydana gelecek kazalarda haziran 2014 senesine kadar bahsi geçen onay defterinin yerini almasi. Amacin bir kısmının da is kazalarinda birilerini hakim onune atmak olduğunu düşünüyoruz, dolayisiyla 2014 senesine kadar az tehlikeli yerlerde (50den az) olası bir kazada sizce risk analizini yapan biri yapmadigi bir tanimdan sorumlu tutulamaz, dogrusu da budur, ancak bundan açıkçası emin olmak bu surecte mümkün değildir. Belki de risk analizinin tum yönleriyle amacinin ve kapsaminin Bakanlıkça aciklanmasi gerek.

     
  11. hakanisg80

    hakanisg80 TÜİSAG Üyesi

    bakanlık uzmanın eline kontrol listesi vermeli uygunsuz işaretinin yanına yapılması gerekenleri kendi şablon olarak yazmalı

     
  12. aliutku

    aliutku TÜİSAG Üyesi

    Valla güzel dostum ben bu ülkede risk değerlendirmesine güvenipte iş yapmam. Benim işin özünde anlatmak istediğim budur. az tehlikeli işyerleri için 50 kişinin altı ise yapılan hiçbir risk değerlendirmesi eğer oranın uzmanı değilseniz herhangi bir kazada sizi bağlayamaz. Çünkü işveren yapar yada yaptırır maddesine dayanır. Geçici madde-1 ile de iş güvenliği uzmanı şartı aranmaz. Sizden yardım istenmiştir sizde yapmışsınızdır. Bunun bağlayıcılığı olamaz. Firma ile orgaik bağınız bulunmamakta. Ha 50 kişi altı ve isg uzmanı olarak çalışıyorsanız defterinizi tutmayı zaten unutmayın. Zaten OSGB yamyamlarıda buna güvenip adice risk değerlendirmeleri yapmakta. bir alüminyum doğrama atölyesi için 40 maddelik risk değerlendirmesi olur mu? bunu bile gördük :) 50 kişinin üstünde ise risk değerlendirmesi dışında herşeyimi evraklı yaparım. defter yoksa gerekirse tutanak tutarım. Savcıların mutfak tüpünün boğucumu zehirlimi olduğunu anlamadığı maden kazasına işletme bölümünden bilirkişi atandığı ülkedeyiz :) Esat kardeşim dediğin konuda bende berk kardeşimizle aynı yerden yaklaşıyoruz. Evet risk değerlendirmesi tebliğ yerine geçen delil sayılabilir. Bende aynı şeyleri belirttim. Neyse ayrı bir konuda konuşuruz. :)

    Konuya dönersek benimde yakın bir çevreden aldığım bilgiye göre A-B-C Farkını ortadan kaldırmanın yolları aranıyormuş. Sektörelden önce sınıf farkını kaldırmak ilk hedefleriymiş. Evet yasaya göre kaldırmaları zor görünsede yaparlarsada şaşırmam. Bu ülkede neler değişti bu mu değişemiyecek derim.

     
  13. ATURAN

    ATURAN TÜİSAG Üyesi

    İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ RİSK DEĞERLENDİRMESİ YÖNETMELİĞİ

    İşveren yükümlülüğü

    MADDE 5 – (1) İşveren; çalışma ortamının ve çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama, sürdürme ve geliştirme amacı ile iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.

    (2) Risk değerlendirmesinin gerçekleştirilmiş olması; işverenin, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

    Risk değerlendirmesi ekibi

    MADDE 6 – (1) Risk değerlendirmesi, işverenin oluşturduğu bir ekip tarafından gerçekleştirilir. Risk değerlendirmesi ekibi aşağıdakilerden oluşur.

    (2) İşveren, ihtiyaç duyulduğunda bu ekibe destek olmak üzere işyeri dışındaki kişi ve kuruluşlardan hizmet alabilir.


    Arkadaşlar yukarıda yönetmelikten aldığım kısımlarda işverenin risk değerlendirmesini iş yerinde kendisinin yapacağını ve dışarıdan yardım alabileceğini yazıyor.

    Aynı şekilde risk değerlendirmesinin yapılmış olmasının işverenin yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı yazılı...

    Sn. Berkayya 2014 temmuzuna kadar iş güvenliği uzmanından hizmet alma yükümlülüğü olmayan ancak risk değerlendirmesi yapmak zorunda olan az tehlikeli sınıfta bulunan iş yerlerinden bahsetmişsiniz. Tabi bu durumda olan iş yerleri mecburen sadece risk değerlendirmesi için iş güvenliği uzmanına gidecektir. Fakat siz de biliyorsunuz ki risk değerlendirme çalışması sürekliliği olan ve kontrol altında tutulan iş yerlerinde bizi güvenli bir ortama ulaştırır.

    Ancak biz bu durumda olan yerlere risk değerlendirme çalışması yaptığımızda sadece mevcut durumun fotoğrafını çekerek tehlikeleri ve risklerini işverene raporlayabiliriz. Bu tarihten sonra çok farklı durumlar da iş yerlerinde olabilir. Sonuç olarak biz bu analizin devamında işverenin önerileri gerçekleştirip gerçekleştirmediğinden ve sonradan çıkabilecek durumlardan sorumlu tutulamayız. Kaldı ki bu çalışma dışarıdan yapılmış bir çalışma olup yasal zeminde işletmenin sorumluluğunu bir sözleşme ile üstümüze almadığımız için cezai sorumluluğumuz da olamaz...

     
  14. mehmet ali aslan

    mehmet ali aslan TÜİSAG Üyesi

    Arladaslar konu neden sapti bu kadar risk degerlendiresi icin farkli bir baslik acilsa orda beyin firtinasi yapilsa daha saglikli olur bence

     
  15. hakandetta

    hakandetta TÜİSAG Üyesi

    ŞUAN BİR İŞ KAZASI OLSA İŞVEREN MAHKEMEDE BAKAN ACELE ETMEYİN DEDİ ETMEDİK HAKİM BEY DİYECEK HAKİM NE DİYECEK....

     
    gurcan1903 ve Esat ÜN bu yazıya teşekkür etti.
  16. mühendis85

    mühendis85 TÜİSAG Üyesi

    50 nin altındaki işyerleri risk analizi için hizmet almak istiyor. risk analizi hazırlamak için işyerine incelemeye giden ekipten bütün uygunsuzlukları saklamaya çalışıyor :) Uzman notları alırken başını uzatıp ne yazdığına bakanlar, onu yazma hemen düzeltelim diyenler , 3 m yi geçen istifin önüne geçip saklamaya çalışanlar, bizde hiç risk yok diyenler :) Bu şekilde yapılan risk analizleri ne kadar sağlıklı olur buda ayrı bir tartışma konusu. İşverene defalarca anlat durumun önemini ama nafile yine kapıdan çıkarken şunu söylüyor "yazmasa mıydık onu hemen düzeltirdik biz".

     
    doktornext bu yazıya teşekkür etti.
  17. zaferkul01

    zaferkul01 TÜİSAG Üyesi

    güzel bir düşünce bencede

     
    doktornext bu yazıya teşekkür etti.
  18. aliutku

    aliutku TÜİSAG Üyesi

    Usta yapmasada böyle ayağını kaydırır :)

     
  19. charlesdexter

    charlesdexter TÜİSAG Üyesi

    6 çırak 2 usta bir şantiye şefi yaparmı :) Voltranı mıı oluşturuoruz arkadaşlar

     
    ugrr59 bu yazıya teşekkür etti.
  20. Ahmet B. DÖNMEZ

    Ahmet B. DÖNMEZ TÜİSAG Üyesi

    walla düzgünce bir kanunla yapar, hatta anayasa üzerinden felan yapılırsa 2 kere 2'yi 5 olarak kanuna alıp dava yollarını kapatma hakları bile var :)
    Allah kurtarsın...
    ama sınıf olayını kaldırmaları müthiş bir dava süreci demek olur ki bu süreçte "dava sonuçlanana kadar bazı hakları askıya alma" gibi bir yazı geçerse o zaman ayıklarız pirincin taşını. hoş ben C'yim ama tecrübeme uygun bir A işi bulup anlaşır da konu askıya alınırsa işveren de beni askıya alıp garanti biriyle anlaşır. Veya benzer durumlar...

    Walla işin aslı çok düşünecek birşey yok, bekleyip göreceğiz, gardımızı ona göre planlayacağız...

     
    Fatih ÖZKAN bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica