Haber Tedavi Sırasında Yapılan Kontroller Tıbbi Hatayı Önlüyor - Dr. Mecdi Hikmet Ergüney

Konu, 'İşyeri Hekimliği ile İlgili Haberler' kısmında Serçin YAPRAK tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Serçin YAPRAK

    Serçin YAPRAK TÜİSAG Üyesi



    Tedavi Sırasında Yapılan Kontroller Tıbbi Hatayı Önlüyor

    Tedavi sürecinde Tıbbi hata (Malpraktis) yapılmaması için tedavinin tüm aşamalarının dikkatli bir şekilde kontrolden geçirilmesi gerekiyor.

    Tıbbi hata anlamına gelen ve hastanın yaşamını yitirmesine kadar ciddi boyutlara ulaşabilen malpraktis, çoğu zaman tanı, teşhis ve tedavi süreçlerinde yapılan dikkatsizlikler ya da ihmaller sonucunda ortaya çıkıyor. Bu nedenle de hastanın tedavisinin yapılıyor olduğu sağlık kurumunda öncelikle hekim olmak üzere oradaki tüm personelin çok dikkatli olması ve kontrollerin tekrarlarının artırılması gerekiyor.

    Konu ile ilgili bilgiler veren Avrasya Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mecdi Hikmet Ergüney, Malpraktis’in tanımını yaparken öncelikle sıkça karıştırılan diğer kavramların anlamlarını da bilmek gerektiğine dikkat çekti. Malpraktis’in, en çok Komplikasyon (izin verilen risk) ile karıştırıldığını dile getiren Uzm. Dr. Ergüney, “Malpraktis, herhangi bir hastalığın tedavisinde ya da ameliyatında görebileceğimiz sorunlardır. Örneğin, bir kalp ameliyatında kalbin durması, aşırı derecede çarpıntı olması ya da pıhtı atmasıdır. Bunlar ölüme kadar gidebilecek sonuçlardır. Ancak komplikasyon ve bazen önlemeye de imkân yoktur. Ancak ameliyat sırasında hekimin ameliyat edilecek damarı yanlışlıkla kesmesi veya yanlış bir damarın takılması Malpraktistir’’ dedi.

    MALPRAKTİSE NEDEN OLMAMAK İÇİN HEKİMİN ÜZERİNE DÜŞENLER
    Malpraktise neden olmamak için hekimin çok dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Avrasya Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ergüney, hastaya uygulanan tedavinin her aşamada takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Uzman Dr. Ergüney, “Örneğin; Oksijen verilmesi gereken bir hastaya tüpler birbirine benzediği için karıştırılıp, ameliyathanede karbondioksit ya da azot da verilebilir. Bu noktada hekimin ameliyatı yaparken dahi oradaki sorumlu ekipten ayrı olarak birçok ayrıntıyı kontrol etmesi gerekir’’ diye konuştu.

    Öncelikle hekimin hastanın şikâyetlerini çok iyi dinlemesi ve muayene bulgularının da tam olarak ortaya konmuş olması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Ergüney, ‘’Hasta bizlere geldiğinde sistemik muayene ve gerekli tetkiklerin tam olarak yapılması gerekmektedir.

    Malpraktisi önlemek için, Bilimsel gerçekler ışığında hastanın şikayetleriyle ilgili şüphelendiğimiz olası hastalıkları ortaya çıkartmak için istememiz gereken tetkikleri istemekten çekinmemeliyiz.

    Örneğin; tetkik gereği hastaya yapılan kan tahlilinde kandaki demir oranı düşük çıktıysa ve hastanın kanındaki demir eksikliğini hekim, tedavi sürecinde atlar ya da görmezse, ilerideki zamanda hastanın demir eksikliğine bağlı olarak yaşayacağı hastalıklar öngörülüp, engellenememiş olur. Cerrahi müdahalelerde ya da enjeksiyonlarda da ortaya çıkan malpraktisler söz konusu olabilir. Koruyucu bir önlem olan sterilizasyonu yapmamak, az görülse de yanlış taraf ameliyatı yapılması buna örnektir’’ ifadelerine yer verdi.

    MALPRAKTİSLE KARŞILAŞILMAMASI İÇİN HASTANIN ÜZERİNE DÜŞENLER
    Malpraktisle karşı karşıya kalmamak için hastanın da iletişime açık ve tedavi boyunca dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Ergüney, ‘’Bana göre hasta hekimi ile bir bütündür. Bu nedenle hastanın hekimi ile tedavisi hakkında aklına gelen her şeyi konuşması gerekir. İlacın ya da ameliyatın yan etkilerini ve olası komplikasyonları mutlaka hekimi ile paylaşmalıdır. Hatta tedaviye başlamadan önce, hekimden bu konular ile ilgili bilgi alan hasta komplikasyon ile malpraktisi zaten birbirinden ayırır. Hasta örneğin antibiyotik almıştır, bunun sonucunda da başı dönüp midesi bulanmıştır, hasta onu hemen o anda kesip hekimini, arayıp, hekimini de bulamazsa ilgili üniteyi arayıp bilgi alması gerekir’’ dedi.


    MALPRAKTİS VAKALARI ARTIK ÇOK AZ GÖRÜLÜYOR
    Ergüney, Sağlık Bakanlığı’nın öncülüğünde 1998’den beri Türkiye’de uygulanan akreditasyon programları ile birlikte malpraktis ile karşılaşma oranı yok denecek kadar azaldığını da sözlerine ekledi. Akreditasyon programı çerçevesinde her adımda kontrol mekanizması mevcut olduğunu belirten Ergüney, hastanın tıbbi olarak haklarını, tedavisini gördüğü hastalığın ne olduğunu, kullandığı ilacın ya da gördüğü tedavinin ne gibi etkileri olabileceğini, zararlarını, faydalarını, komplikasyonlarını bilmesi için günümüzde hastalara bunların artık tek tek söylendiğini ve mutlaka hasta onay formu alındığını söyledi.

    Kaynak: IHA



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica