Eğitim-Sunum Temel Ilk Yardım Uygulamaları Eğitim Kitabı

Konu, 'İlk Yardım' kısmında Kaan SAKA tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Kaan SAKA

    Kaan SAKA TÜİSAG Yönetici Admin



    TEMEL İLKYARDIM UYGULAMALARI EĞİTİM KİTABI
    Sayfa 1 / 47
    1-GENEL İLKYARDIM BİLGİLERİ:
    İlkyardım nedir? 7
    Acil tedavi nedir? 7
    İlkyardımcı kimdir? 7
    İlkyardım ve acil tedavi arasındaki fark nedir? 7
    İlkyardımın öncelikli amaçları nelerdir? 7
    İlkyardımın temel uygulamaları nelerdir? 7
    112’nin aranması sırasında nelere dikkat edilmelidir? 8
    İlkyardımcının müdahale ile ilgili yapması gerekenler nelerdir? 8
    İlkyardımcının özellikleri nasıl olmalıdır? 8
    Hayat kurtarma zinciri nedir? 8
    İlkyardımın ABC’si nedir? 9
    2-HASTA/YARALININ VE OLAY YERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
    İlkyardımcının bilmesi gereken ve vücudu oluşturan sistemler nelerdir? 9
    Vücutta nabız alınabilen bölgeler nelerdir? 11
    Hasta/yaralının değerlendirilmesinin amacı nedir? 11
    Hasta/yaralıların ilk değerlendirilme aşamaları nelerdir? 11
    Hasta/yaralının ikinci değerlendirmesi nasıl olmalıdır? 12
    Olay yerini değerlendirmenin amacı nedir? 13
    Olay yerinin değerlendirilmesinde yapılacak işler nelerdir? 13
    3-TEMEL YAŞAM DESTEĞİ:
    Solunum ve kalp durması nedir? 14
    Temel yaşam desteği nedir? 14
    Hava yolunu açmak için Baş-Çene pozisyonu nasıl verilir? 14
    Yapay solunum nasıl yapılır? 14
    Dış kalp masajı nasıl yapılır? 14
    Çocuklarda (1-8 yaş) Temel Yaşam Desteği nasıl yapılır? 15
    Bebeklerde (0-1 yaş) Temel Yaşam Desteği nasıl yapılır? 16
    Hava yolu tıkanıklığı nedir? 16
    Hava yolu tıkanıklığı belirtileri nelerdir? 16
    Tam tıkanıklık olan kişilerde Heimlich manevrası nasıl uygulanır? 17
    Kısmi tıkanıklık olan kişilerde nasıl ilkyardım uygulanır? 18
    4-KANAMALARDA İLKYARDIM:
    Kanama nedir? 18
    Kaç çeşit kanama vardır? 18
    Kanamalarda ilkyardım uygulamaları nelerdir? 19
    Vücutta baskı uygulanacak noktalar nelerdir? 19
    Kanamalarda üçgen bandaj uygulaması nasıl yapılmalıdır? 19
    Hangi durumlarda turnike uygulanmalıdır? 20
    Turnike uygulamasında dikkat edilecek hususlar neler olmalıdır? 20
    El ve ayak kopmalarında turnike nasıl uygulanır? 21
    Şok nedir? 21
    Kaç çeşit şok vardır? 22
    Şok belirtileri nelerdir? 22
    Şokta ilkyardım uygulamaları nelerdir? 22
    Şok pozisyonu nasıl verilir? 22
    5-YARALANMALARDA İLKYARDIM:
    Sayfa 3 / 47
    İÇİNDEKİLER:
    Yara nedir? 22
    Kaç çeşit yara vardır? 23
    Yaraların ortak belirtileri nelerdir? 23
    Yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır? 23
    Ciddi yaralanmalar nelerdir? 24
    Ciddi yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır? 24
    Delici göğüs yaralanmalarında ne gibi sorunlar görülebilir? 24
    Delici göğüs yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır? 24
    Delici karın yaralanmalarında ne gibi sorunlar olabilir? 25
    Delici karın yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır? 25
    Kafatası ve omurga yaralanmaları neden önemlidir? 25
    Kafatası yaralanmaları çeşitleri nelerdir? 25
    Kafatası ve omurga yaralanmalarının nedenleri nelerdir? 25
    Kafatası ve omurga yaralanmalarında belirtiler nelerdir? 25
    Kafatası ve omurga yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır? 26
    6-YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM:
    Yanık nedir? 26
    Kaç çeşit yanık vardır? 26
    Yanığın ciddiyetini belirleyen faktörler nelerdir? 27
    Yanıklar nasıl derecelendirilir? 27
    Yanığın vücuttaki olumsuz etkileri nelerdir? 27
    Isı ile oluşan yanıklarda ilkyardım işlemleri nedir? 27
    Kimyasal yanıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır? 27
    Elektrik yanıklarında ilkyardım nasıl olmalıdır? 28
    Sıcak çarpması belirtileri nelerdir? 28
    Sıcak çarpmasında ilkyardım nasıl olmalıdır? 28
    Sıcak çarpmasında risk grupları var mıdır? 28
    Sıcak yaz günlerinde sıcak çarpmasından korunmak için alınması gereken önlemler nelerdir? 29
    Donuk belirtileri nelerdir? 29
    Donukta ilkyardım nasıl olmalıdır? 29
    7-KIRIK, ÇIKIK VE BURKULMALARDA İLKYARDIM:
    Kırık nedir? 30
    Kaç çeşit kırık vardır? 30
    Kırık belirtileri nelerdir? 30
    Kırığın yol açabileceği olumsuz durumlar nelerdir? 30
    Kırıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır? 30
    Burkulma nedir? 30
    Burkulma belirtileri nelerdir? 31
    Burkulmada ilkyardım nasıl olmalıdır? 31
    Çıkık nedir? 31
    Çıkık belirtileri nelerdir? 31
    Çıkıkta ilkyardım nasıl olmalıdır? 31
    Kırık çıkık ve burkulmalarda tespit nasıl olmalıdır? 31
    Tespit sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir? 31
    Tespit yöntemleri nelerdir? 31
    8-BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM:
    Bilinç bozukluğu/Bilinç kaybı nedir? 34
    Sayfa 4 / 47
    Bilinç kaybı nedenleri nelerdir? 34
    Bilinç bozukluğu belirtileri nelerdir? 34
    Bilinç bozukluğu durumunda ilkyardım nasıl olmalıdır? 35
    Koma pozisyonu (Yarı yüzükoyun-Yan pozisyon) nasıl verilir? 35
    Havale nedir? 36
    Havale nedenleri nelerdir? 36
    Nedenlerine göre havale çeşitleri nelerdir? 36
    Ateş nedeniyle oluşan havale nedir? 36
    Ateş nedeniyle oluşan havalede ilkyardım nasıl olmalıdır? 36
    Sara krizi ( Epilepsi) nedir? 36
    Sara krizinin belirtileri nelerdir? 36
    Sara krizinde ilkyardım nasıl olmalıdır? 37
    Kan şekeri düşüklüğü nedir? 37
    Kan şekeri düşmesinin nedenleri nelerdir? 37
    Kan şekeri aniden düştüğünde hangi belirtiler görülür? 37
    Kan şekeri düşüklüğü yavaş ve uzun sürede oluşursa hangi belirtiler görülür? 37
    Kan şekeri düşmesinde ilkyardım nasıl olmalıdır? 38
    Göğüste kuvvetli ağrı nedenleri nelerdir? 38
    Göğüste kuvvetli ağrı belirtileri nelerdir? 38
    Göğüs ağrısında ilkyardım nasıl olmalıdır? 38
    9-ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM:
    Zehirlenme nedir? 39
    Zehirlenmelerde genel belirtiler nelerdir? 39
    Zehirlenme hangi yollarla meydana gelir? 39
    Sindirim yoluyla zehirlenmede ilkyardım nasıl olmalıdır? 39
    Solunum yolu ile zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır? 40
    Cilt yolu ile zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır? 40
    Zehirlenmelerde genel ilkyardım kuralları nelerdir? 40
    10-HAYVAN ISIRMALARINDA İLKYARDIM:
    Hayvan ısırmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır? 40
    Arı sokmalarının belirtileri nelerdir? 40
    Arı sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır? 41
    Akrep sokmalarının belirtileri nelerdir? 41
    Akrep sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır? 41
    Yılan sokmalarının belirtileri nelerdir? 41
    Yılan sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır? 41
    Deniz canlıları sokmasında belirtiler nelerdir? 42
    Deniz canlıları sokmasında ilkyardım nasıl olmalıdır? 42
    11-GÖZ, KULAK VE BURUNA YABANCI CİSİM KAÇMASINDA İLKYARDIM:
    Göze yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır? 42
    Kulağa yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır? 42
    Buruna yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır? 42
    12-BOĞULMALARDA İLKYARDIM:
    Boğulma nedir? 43
    Boğulma nedenleri nelerdir? 43
    Sayfa 5 / 47
    Boğulmalarda genel belirtiler nelerdir? 43
    Boğulmalarda genel ilkyardım işlemleri ne olmalıdır? 43
    13-HASTA/YARALI TAŞIMA TEKNİKLERİ:
    Hasta/yaralı taşınmasında genel kurallar nelerdir? 44
    Acil taşıma teknikleri nelerdir? 44
    Sürükleme yöntemleri nelerdir? 44
    Araç içindeki yaralıyı taşıma (RENTEK manevrası) 44
    Kısa mesafede süratli taşıma teknikleri nelerdir? 45
    Sedye üzerine yerleştirme teknikleri nelerdir? 46
    Sedye ile taşıma teknikleri nelerdir? 47

    (1)

    GENEL İLKYARDIM BİLGİLERİ
    İlkyardım nedir?
    Sayfa 6 / 47
    Herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı
    sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun kötüye gitmesini önleyebilmek amacı ile
    olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın, mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız
    uygulamalardır.
    Acil tedavi nedir?
    Acil tedavi ünitelerinde, hasta/yaralılara doktor ve sağlık personeli tarafından yapılan tıbbi
    müdahalelerdir.
    İlkyardımcı kimdir?
    İlkyardım tanımında belirtilen amaç doğrultusunda hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın
    mevcut araç gereçlerle, ilaçsız uygulamaları yapan eğitim almış kişi ya da kişilerdir.
    İlkyardım ve acil tedavi arasındaki fark nedir?
    Acil tedavi bu konuda ehliyetli kişilerce gerekli donanımla yapılan müdahale olmasına karşın,
    ilkyardım bu konuda eğitim almış herkesin olayın olduğu yerde bulabildiği malzemeleri kullanarak
    yaptığı hayat kurtarıcı müdahaledir.
    İlkyardımın öncelikli amaçları nelerdir?
     Hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak,
     Yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak,
     Hasta/yaralının durumunun. kötüleşmesini önlemek,
     İyileşmeyi kolaylaştırmak.
    İlkyardımın temel uygulamaları nelerdir?
    İlkyardım temel uygulamaları Koruma, Bildirme, Kurtarma (KBK) olarak ifade edilir.
    Koruma:
    Kaza sonuçlarının ağırlaşmasını önlemek için olay yerinin değerlendirilmesini kapsar. En önemli
    işlem olay yerinde oluşabilecek tehlikeleri belirleyerek güvenli bir çevre oluşturmaktır.
    Bildirme:
    Olay / kaza mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde telefon veya diğer kişiler aracılığı ile gerekli
    yardım kuruluşlarına bildirilmelidir. Türkiye'de ilkyardım gerektiren her durumda telefon
    iletişimleri, 112 acil telefon numarası üzerinden gerçekleştirilir.
    Kurtarma (Müdahale):
    Olay yerinde hasta / yaralılara müdahale hızlı ancak sakin bir şekilde yapılmalıdır.
    112’nin aranması sırasında nelere dikkat edilmelidir?
     Sakin olunmalı yada sakin olan bir kişinin araması sağlanmalıdır.
     112 merkezi tarafından sorulan sorulara net bir şekilde cevap verilmelidir;
     Kesin yer ve adres bilgileri verilirken, olayın olduğu yere yakın bir caddenin yada çok
    Sayfa 7 / 47
    bilinen bir yerin adı verilmelidir,
     Kimin, hangi numaradan aradığı bildirilmelidir,
     Hasta/yaralı(lar)ın adı ve olayın tanımı yapılmalıdır,
     Hasta/yaralı sayısı ve durumu bildirilmelidir,
     Eğer herhangi bir ilkyardım uygulaması yapıldıysa nasıl bir yardım verildiği belirtilmelidir,
     112 hattında bilgi alan kişi, gerekli olan tüm bilgileri aldığını söyleyinceye kadar telefon
    kapatılmamalıdır.
    İlkyardımcının müdahale ile ilgili yapması gerekenler nelerdir?
     Hasta / yaralıların durumunu değerlendirmek (ABC) ve öncelikli müdahale edilecekleri
    belirlemek
     Hasta/yaralının korku ve endişelerini gidermek
     Hasta/yaralıya müdahalede yardımcı olacak kişileri organize etmek
     Hasta/yaralının durumunun ağırlaşmasını önlemek için kendi kişisel olanakları ile gerekli
    müdahalelerde bulunmak
     Kırıklara yerinde müdahale etmek
     Hasta/yaralıyı sıcak tutmak
     Hasta/yaralının yarasını görmesine izin vermemek
     Hasta/yaralıyı hareket ettirmeden müdahale yapmak
     Hasta/yaralının en uygun yöntemlerle en yakın sağlık kuruluşuna sevkini sağlamak (112)
    (Ancak, ağır hasta/yaralı bir kişi hayati tehlikede olmadığı sürece asla yerinden
    kıpırdatılmamalıdır.)
    İlkyardımcının özellikleri nasıl olmalıdır?
    Olay yeri genellikle insanların telaşlı ve heyecanlı oldukları ortamlardır. Bu durumda ilkyardımcı
    sakin ve kararlı bir şekilde olayın sorumluluğunu alarak gerekli müdahaleleri doğru olarak
    yapmalıdır. Bunun için bir ilkyardımcıda aşağıdaki özelliklerin olması gerekmektedir:
     İnsan vücudu ile ilgili temel bilgilere sahip olmak,
     Önce kendi can güvenliğini korumak,
     Sakin, kendine güvenli ve pratik olmak,
     Eldeki olanakları değerlendirebilmek,
     Olayı anında ve doğru olarak haber vermek (112’yi aramak),
     Çevredeki kişileri organize edebilmek ve onlardan yararlanabilmek,
     İyi bir iletişim becerisine sahip olmak.
    Hayat kurtarma zinciri nedir?
    Hayat kurtarma zinciri 4 halkadan oluşur. Son iki halka ileri yaşam desteğine aittir ve
    ilkyardımcının görevi değildir.
    1.Halka - Sağlık kuruluşuna haber verme
    2.Halka - Olay yerinde yapılan Temel Yaşam Desteği
    3.Halka - Ambulans ekiplerince yapılan müdahaleler
    4.Halka - Hastane acil servisleridir
    İlkyardımın ABC'si nedir?
    Bilinç kontrol edilmeli, bilinç kapalı ise aşağıdakiler hızla değerlendirilmelidir:
    A. Hava yolu açıklığının değerlendirilmesi
    B. Solunumun değerlendirilmesi ( Bak-Dinle-Hisset)
    Sayfa 8 / 47
    C. Kan dolaşımın sağlanması (Kalp masajının yapılması)
    (2)
    HASTA/YARALININ VE OLAY YERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
    İlkyardımcının bilmesi gereken ve vücudu oluşturan sistemler nelerdir?
    Hareket sistemi: Vücudun hareket etmesini, desteklenmesini sağlar ve koruyucu görev yapar.
    Hareket sistemi şu yapılardan oluşur:
     Kemikler
     Eklemler
     Kaslar
    Dolaşım sistemi: Vücut dokularının oksijen, besin, hormon, bağışıklık elemanı ve benzeri
    elemanları taşır ve yeniden geriye toplar. Dolaşım sistemi şu yapılardan oluşur:
     Kalp
     Kan damarları
     Kan
    Sinir sistemi: Bilinç, anlama, düşünme, algılama, hareketlerinin uyumu, dengesi ve solunum ile
    dolaşımı sağlar. Sinir sistemi şu yapılardan oluşur:
     Beyin
     Beyincik
     Omurilik
     Omurilik soğanı
    Solunum sistemi: Vücuda gerekli olan gaz alışverişi görevini yaparak hücre ve dokuların
    oksijenlenmesini sağlar. Solunum sistemi şu organlardan oluşur:
     Solunum yolları
     Akciğerler
    Boşaltım sistemi: Kanı süzerek gerekli maddelerin vücutta tutulması, zararlı olanların atılması
    görevlerini yaparak vücutta iç dengeyi korur. Boşaltım sistemi şu organlardan oluşur:
     İdrar borusu
     İdrar kesesi
     İdrar kanalları
     Böbrekler
    Sindirim sistemi: Ağızdan alınan besinlerin öğütülerek sindirilmesi ve kan dolaşımı vasıtasıyla
    vücuda dağıtılmasını sağlar. Sindirim sistemi şu organlardan oluşur:
     Dil ve dişler
     Yemek borusu
     Mide
     Safra kesesi
    Sayfa 9 / 47
     Pankreas
     Bağırsaklar
    Yaşam Bulguları:
     Bilinç
     Solunum
     Dolaşım
     Vücut Isısı
     Kan Basıncı
    Bilinç Durumu:
     Normal bir kişi kendine yöneltilen tüm uyarılara cevap verir
     Bilinç düzeyi yaralanmanın ağırlığını gösterir.
    Bilinç Yerinde => Tüm uyarılara cevap var
    Derece 1 => Sözlü ve gürültülü uyarılara cevap var
    Derece 2 => Ağrılı uyaranlara cevap var
    Derece 3 => Tüm uyarılara karşı kapalı (cevap yok)
    Solunum Değerlendirilir
     Solunum sıklığı
     Solunum aralıkları eşit mi
     Solunum derinliği’ ne bakılır.
    Düzensiz solunum sinir sistemi zedelenmesini düşündürür.
     Kişinin bir dakika içinde yaptığı nefes alma verme sayısı solunum sıklığı dır.
     Normali dakikada 12-20 dir.
    Nabız:
    Kalp atımlarının atardamara yaptığı basınca nabız denir. Normal nabız, yetişkin bir kişide,
    dinlenme halinde dakikada 60-100 dür.
    Nabız alınabilen yerler:
    Şah Damarı:Adem elmasının her iki yanı
    Kol Damarı: Kolun iç yüzü, dirseğin üstü
    Ön-Kol Damarı:Bileğin iç yüzü,baş parmağın üst hizası
    Sayfa 10 / 47
    Bacak Damarı:Ayak sırtının ortasında
    Vücut Isısı:
     İlkyardımda vücut ısısı daima koltuk altından ölçülmelidir.
     Normali 36.5 C’ dir.
     Normal değerin üstünde olması yüksek ateş, altında olması düşük ateş olarak ifade edilir.
     41-42 üstü ve 34.5 altı tehlikeyi işaret eder.
     31.0 ve altı ölümcüldür.
    Kan Basıncı:
     Kalbin kasılma ve gevşeme anında damar duvarına yaptığı basınçtır.
     Kalbin kanı pompalama gücünü gösterir.
     Normali; 100/50 ve 140/100 mm Hg dir.
    Hasta/yaralının değerlendirilmesinin amacı nedir?
     Hastalık yada yaralanmanın ciddiyetini değerlendirmek
     İlkyardım önceliklerini belirlemek
     Yapılacak ilkyardım yöntemini belirlemek
     Güvenli bir müdahale sağlamak
    Hasta/yaralının ilk değerlendirilme aşamaları nelerdir?
    Hasta/yaralıya sözlü uyaran yada hafifçe omzuna dokunarak “iyi misiniz?” diye sorularak bilinç
    durumu değerlendirmesi yapılır. Bilinç durumunun değerlendirilmesi daha sonraki aşamalar için
    önemlidir. Buna göre hasta/yaralının ilk değerlendirilme aşamaları şunlardır:
    A. Havayolu açıklığının değerlendirilmesi:
     Özellikle bilinç kaybı olanlarda dil geri kaçarak solunum yolunu tıkayabilir yada kusmuk,
    yabancı cisimlerle solunum yolu tıkanabilir. Havanın akciğerlere ulaşabilmesi için hava
    yolunun açık olması gerekir.
     Hava yolu açıklığı sağlanırken hasta/yaralı baş, boyun, gövde ekseni düz olacak şekilde
     yatırılmalıdır.
     Bilinç kaybı belirlenmiş ise ağız içi önce göz ile kontrol edilmeli, daha sonra ağız içinde
    yabancı cisim varsa işaret parmağı yandan ağız içine sokularak bir çengel gibi kullanılarak
    diğer yandan çıkartılmak suretiyle çıkartılmaya çalışılır,
     Daha sonra bir el hasta/yaralının alnına konarak, diğer elin 2-3 parmağı ile çene tutularak
    baş geriye doğru itilip Baş-Çene pozisyonu verilir. Bu işlemler sırasında sert hareketlerden
    kaçınılmalıdır.
    B. Solunumun değerlendirilmesi:
    İlkyardımcı, başını hasta/yaralının göğsüne bakacak şekilde yan çevirerek yüzünü hasta/yaralının
    ağzına yaklaştırır, Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile solunum yapıp yapmadığını 5 saniye süre ile
    değerlendirir.
    Sayfa 11 / 47
     Solunum hareketini gözler.
     Solunum sesini dinler.
     Yanağında hasta/yaralının nefesini hissetmeye çalışır.
    Solunum yoksa derhal yapay solunuma başlanır.
    İlk değerlendirme sonucu hasta/yaralının bilinci kapalı fakat solunum varsa derhal koma
    pozisyonuna getirerek diğer yaralılar değerlendirilir.
    C. Dolaşımın Sağlanması
    Kalp masajı yapılarak hayati öneme sahip organların oksijen alması sağlanır.
    Hasta/yaralının ikinci değerlendirmesi nasıl olmalıdır?
    İlk muayene ile hasta/yaralının yaşam belirtilerinin varlığı güvence altına alındıktan sonra
    ilkyardımcı ikinci muayene aşamasına geçerek baştan aşağı muayene yapar. İkinci değerlendirme
    aşamaları şunlardır :
    Görüşerek bilgi edinme:
     Kendini tanıtır,
     Hasta/yaralının ismini öğrenir ve adıyla hitap eder,
     Hoşgörülü ve nazik davranarak güven sağlar,
     Hasta/yaralının endişelerini gidererek rahatlatır,
     Olayın mahiyeti, koşulları, kişisel özgeçmişleri, sonuç olarak ne yedikleri, kullanılan ilaçlar
    ve alerjinin varlığı sorularak öğrenilir.
    Baştan aşağı kontrol yapılır:
     Bilinç düzeyi, anlama, algılama
     Solunum sayısı, ritmi, derinliği
     Nabız sayısı, ritmi, şiddeti
     Vücut veya cilt ısısı, nemi, rengi
    Baş: Saç, saçlı deri, baş ve yüzde yaralanma, morluk olup olmadığı, kulak yada burundan sıvı yada
    kan gelip gelmediği değerlendirilir, ağız içi kontrol edilir.
    Boyun: Ağrı, hassasiyet, şişlik, şekil bozukluğu araştırılır. Aksi ispat edilinceye kadar boyun
    zedelenmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir.
    Göğüs kafesi: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu yada morarma olup olmadığı, hafif baskı
    ile ağrı oluşup oluşmadığı, kanama olup olmadığı değerlendirilmelidir. Göğüs kafesi genişlemesinin
    normal olup olmadığı araştırılmalıdır. Göğüs muayenesinde eller arkaya kaydırılarak hasta/yaralının
    sırtı da kontrol edilmelidir.
    Karın boşluğu: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu, şişlik, morarma, ağrı yada duyarlılık
    olup olmadığı ve karnın yumuşaklığı değerlendirilmelidir. Eller bel tarafına kaydırılarak muayene
    edilmeli,ardından kalça kemiklerinde de aynı araştırma yapılarak kırık yada yara olup olmadığı
    araştırılmalıdır.
    Kol ve bacaklar: Kuvvet, his kaybı varlığı, ağrı, şişlik, şekil bozukluğu, işlev kaybı ve kırık olup
    Sayfa 12 / 47
    olmadığı, nabız noktalarından nabız alınıp alınmadığı değerlendirilmelidir.İkinci değerlendirmeden
    sonra mevcut duruma göre yapılacak müdahale yöntemi seçilir.
    Olay yerini değerlendirmenin amacı nedir?
     Olay yerinde tekrar kaza olma riskini ortadan kaldırmak,
     Olay yerindeki hasta/yaralı sayısını ve türlerini belirlemek.
    Olay yerinin hızlı bir şekilde değerlendirilmesinin ardından yapılacak müdahaleler planlanır.
    Olay yerinin değerlendirilmesinde yapılacak işler nelerdir?
    Herhangi bir olay yerinin değerlendirilmesinde aşağıdakiler mutlaka yapılmalıdır:
     Kazaya uğrayan araç mümkünse yolun dışına ve güvenli bir alana alınmalı, kontağı
    kapatılmalı, el freni çekilmeli, araç LPG’li ise aracın bagajında bulunan tüpün vanası
    kapatılmalıdır.
     Olay yeri yeterince görünebilir biçimde işaretlenmelidir. Kaza noktasının önüne ve arkasına
     gelebilecek araç sürücülerini yavaşlatmak ve olası bir kaza tehlikesini önlemek için uyarı
    işaretleri yerleştirilmelidir. Bunun için üçgen reflektörler kullanılmalıdır.
     Olay yerinde hasta/yaralıya yapılacak yardımı güçleştirebilecek veya engelleyebilecek
    meraklı kişiler olay yerinden uzaklaştırılmalıdır.
     Olası patlama ve yangın riskini önlemek için olay yerinde sigara içilmemelidir.
     Gaz varlığı söz konusu ise oluşabilecek zehirlenmelerin önlenmesi için gerekli önlemler
    alınmalıdır.
     Ortam havalandırılmalıdır.
     Kıvılcım oluşturabilecek ışıklandırma veya çağrı araçlarının kullanılmasına izin
    verilmemelidir.
     Hasta/yaralı yerinden oynatılmamalıdır.
     Hasta/yaralı hızla yaşam bulguları yönünden (ABC) değerlendirilmelidir.
     Hasta/yaralı kırık ve kanama yönünden değerlendirilmelidir.
     Hasta/yaralı sıcak tutulmalıdır.
     Hasta/yaralının bilinci kapalı ise ağızdan hiçbir şey verilmemelidir.
     Tıbbi yardım istenmelidir (112).
     Hasta/yaralının endişeleri giderilmeli, nazik ve hoşgörülü olmalıdır.
     Hasta/yaralının paniğe kapılmasını engellemek için yarasını görmesine izin verilmemelidir.
     Hasta/yaralı ve olay hakkındaki bilgiler kaydedilmelidir.
     Yardım ekibi gelene kadar olay yerinde kalınmalıdır.
    (3)
    TEMEL YAŞAM DESTEĞİ
    Solunum ve kalp durması nedir?
    Solunum durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun yaşamak için ihtiyacı olan
    oksijenden yoksun kalmasıdır. Hemen yapay solunuma başlanmaz ise bir süre sonra kalp durması
    meydana gelir. Kalp durmasına 5 dakika içinde müdahale edilmezse dokuların oksijenlenmesi
    bozulacağı için beyin hasarı oluşur.
    Sayfa 13 / 47
    Temel Yaşam Desteği nedir?
    Hayat kurtarmak amacı ile hava yolu açıklığı sağlandıktan sonra, solunumu ve/veya kalbi durmuş
    kişiye yapay solunum ile akciğerlerine oksijen gitmesini, dış kalp masajı ile de kalpten kan
    pompalanmasını sağlamak üzere yapılan ilaçsız müdahalelerdir.
     Kendisinin ve hasta/yaralının güvenliğinden emin olma
     Hasta/yaralıyı sert bir zemine yatırma
     Hasta/yaralının yanına diz çökme
     Hasta/yaralının omuzlarına hafifçe dokunarak ve “iyi misiniz?” diye sorarak bilincini
    kontrol etme eğer bilinci yok ise;
     Hasta/yaralının kravat kemer ve yakasını açma
    Temel yaşam desteğine başlarken eğer çevrede biri varsa hemen 112 aratılmalıdır. Bebeklerde,
    çocuklarda ve erişkinlerde (sadece boğulmalarda) ilkyardımcı yalnız ise 30/2 göğüs basısını 5 tur
    uygulamasından sonra kendisi yardım çağırmalıdır. Bebeklerde (0-1 yaş) , ilkönce 5 solunum
    yapılır,30/2 göğüs basısının 5 tur uygulaması ardından 112 aranır.
    Hava yolunu açmak için Baş-Çene pozisyonu nasıl verilir?
    Bilinci kapalı bütün hasta/yaralılarda solunum yolu kontrol edilmelidir. Çünkü dil geriye kayabilir
    yada herhangi bir yabancı madde solunum yolunu tıkayabilir. Ağız içi kontrol edilerek
    temizlendikten sonra hastaya baş-çene pozisyonu verilir.
    Bunun için ;
     Bir el alına yerleştirilir,
     Diğer elin iki parmağı çeneye yerleştirilir,
     Baş geriye doğru itilir.
     Böylece dil yerinden oynatılarak hava yolu açıklığı sağlanmış olur.
    YETİŞKİNLERDE DIŞ KALP MASAJI VE YAPAY SOLUNUM UYGULAMA
    1. Kendisinin ve hasta/yaralının güvenliğinden emin olma
    2. Hasta/yaralının omuzlarına hafifçe dokunarak ve “iyi misiniz?” diye sorarak bilincini kontrol
    etme eğer bilinci yok ise:
    3. Tıbbi yardım isteme(112 arama)
    4. Hasta/yaralıyı sert bir zemin üzerine yatırma
    5. Hasta/yaralının yanına diz çökmek
    6. Hasta/yaralını kravat,kemer ve yakasını açma
    7. Ağız içini kontrol ederek hava yolu tıkanıklığına neden olan cisim varsa çıkarma
    8. Hava yolunu açmak için bir elini hasta/yaralının alnına, diğer elinin parmak uçlarını çenesinin
    altına yerleştirme
    9. Çene kemiğinin uzun kenarı yere dik gelecek şekilde başı geriye doğru eğme
    10.Hasta/yaralının solunum yapıp yapmadığını bak-dinle-hisset yöntemiyle 5 saniye süre ile kontrol
    etme:
    *Göğüs kafesinin solunum hareketlerini gözleme
    *Eğilerek yüzünü hastanın ağzına yaklaştırarak solunumu dinleme ve soluğu yanağında
    hissetmeye çalışma ,
    *El ile göğüs kafesinin hareketlerini hissetmeye çalışma
    11.Soluk alıp vermiyorsa,alnının üzerine konulan elin baş ve işaret parmağını kullanarak
    hasta/yaralının burnunu kapatma
    Sayfa 14 / 47
    14.Baş geriye doğru eğilmiş pozisyonda iken hasta/yaralının ağzını içine alacak şekilde yerleştirme
    15.Eğer solunum yoksa Hasta/yaralının göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri bir saniyenin
    üzerinde 2 kurtarıcı nefes verme,havanın geriye çıkıp çıkmadığını kontrol etme
    16.Kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğini ortalayarak (gögüs kemiğinin üst ve alt ucunun
    ortası) göğüsün merkezini tespit etme
    17.Bir elin topuğunu göğsün merkezine yerleştirme
    18.Diğer elini bu elin üzerine yerleştirme
    19.Her iki elin parmaklarını biribirine geçirme
    20.Parmakları göğüs kafesi ile temas ettirmeden, dirsekleri bükmeden, göğüs kemiği üzerine vucuda
    dik olacak şekilde tutma
    21.Göğüs kemiği 4-5 cm aşağı inecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3'ü kadar)
    bası uygulama,bu işlemi dakikada 100 kez uygulama
    22.Hasta/yaralıya 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırma (30:2)
    23.Temel yaşam desteğine hasta/yaralının yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar
    kesintisiz devam etme
    NOT: Suda boğulmalarda; eğer ilkyardımcı yalnız ise 30:2 kalp basısı uygulamasının 5 tur
    tekrarından sonra 112'yi arama
    ÇOCUKLARDA (1-8 YAŞ) DIŞ KALP MASAJI VE YAPAY SOLUNUM UYGULAMA
    1. Kendisinin ve hasta/yaralının güvenliğinden emin olma
    2. Çocuğun omuzlarına hafifçe dokunarak ve “iyi misiniz?” diye sorarak bilincini kontrol etme
    (Çocuğun bilinci yoksa ve çevrede birileri varsa 112'yi aratma) İlkyardımcı yalnız ise ; 30:2 göğüs
    basısının 5 tur uygulamasından sonra 112'yi arama
    3. Çocuğu sert bir zemin üzerine yatırma
    4. Çocuğun sıkan giysilerini gevşetme
    5. Ağız içini kontrol edilerek varsa yabancı cisim temizleme
    6. Hava yolunu açmak için bir elini hasta/yaralının alnına, diğer elinin parmak uçlarıylaçenesinden
    tutarak geriye hafifçe iterek solunum yolu açıklığını sağlama
    7. Çocuğun solunum yapıp yapmadığını bak-dinle-hisset yöntemiyle 5 saniye süre ile kontrol etme:
    8. Soluk alıp vermiyorsa alnının üzerine koyulan elin baş ve işaret parmağını kullanarak
    hasta/yaralının burnunu kapatma
    9. Baş geriye doğru eğilmiş pozisyonda iken hasta/yaralının ağzını içine alacak şekilde yerleştirme
    10.Eğer solunum yoksa Hasta/yaralının göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniyenin
    üzerinde 2 kurtarıcı nefes verme,havanın geriye çıkıp çıkmadığını kontrol etme
    11.Kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğini ortalayarak (göğüs kemiğinin üst ve alt ucunun
    ortası) göğsün merkezini tespit etme
    12.Bir elin topuğunu göğsün merkezine yerleştirme;(çocuk yetişkin görünümündeyse yetişkinlerde
    olduğu gibi iki el ile kalp basısı uygulama;)
    13.Parmakları göğüs kafesi ile temas ettirmeden, dirsekleri bükmeden, göğüs kemiği üzerine vucuda
    dik olacak şekilde tutma
    14.Göğüs kemiği 2.5-5 cm aşağı inecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3'ü
    kadar) bası uygulama,bu işlemi dakikada 100 kez uygulama
    15.Hasta/yaralıya çocuğa 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırma (30:2)
    16.Temel yaşam desteğine hasta/yaralının yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar
    kesintisiz devam etme
    BEBEKLERDE (0-12 AY) DIŞ KALP MASAJI VE YAPAY SOLUNUM UYGULAMA
    1. Kendisinin ve hasta/yaralının güvenliğinden emin olma
    Sayfa 15 / 47
    2. Ayak tabanına hafifçe vurarak bilincini kontrol etme ( Bebeğin bilinci yoksa ve çevrede birileri
    varsa 112'yi aratma) İlkyardımcı yalnız ise ; 5 kurtarıcı solunumdan sonra 30:2 göğüs basısının 5
    tur uygulamasından sonra 112'yi arama
    3. Ağız içini kontrol edilerek varsa yabancı cisim çıkarma
    4. Sıkan giysilerini gevşetme
    5. Bir elini alnına koyma, diğer elinin iki parmağı ile çeneyi yukarı geriye iterek hafifçe başı geriye
    eğme
    6. Bebeğin solunum yapıp yapmadığını bak-dinle-hisset yöntemiyle 5 saniye süre ile kontrol etme:
    7. Solunum yoksa, ağız dolusu nefes alarak ağzını bebeğin ağız ve burnunu içine alacak şekilde
    yerleştirme
    8. Bebeğin göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniyenin üzerinde 5 kurtarıcı nefes
    verme ve havanın geriye çıkıp çıkmadığını kontrol etme
    9. Kalp basısı uygulamak için bebeğin (iki meme başının altındaki hattın ortası göğüs merkezini
    oluşturur) göğsün merkezini tespit etme
    10.Bir elin orta ve yüzük parmağını bebeğin göğüs merkezine yerleştirme
    11.İki parmakla göğüs kemiği 1-1.5 cm aşağı inecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs
    yüksekliğinin 1/3'ü kadar) bası uygulama,bu işlemi dakikada 100 kez uygulama
    12.Bebeğe 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırma (30:2)
    13.Temel yaşam desteğine bebeğin yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz
    devam etme
    Hava yolu tıkanıklığı nedir?
    Hava yolunun, solunumu gerçekleştirmek için gerekli havanın geçişine engel olacak şekilde
    tıkanmasıdır. Tıkanma tam tıkanma yada kısmi tıkanma şeklinde olabilir.
    Hava yolu tıkanıklığı belirtileri nelerdir?
    Tam tıkanma belirtileri:
     Nefes alamaz,
     Acı çeker, ellerini boynuna götürür,
     Konuşamaz,
     Rengi morarmıştır,
    Bu durumda Heimlich Manevrası (=Karına bası uygulama) yapılır .
    Kısmi tıkanma belirtileri:
     Öksürür
     Nefes alabilir
     Konuşabilir
    Bu durumda hastaya dokunulmaz, öksürmeye teşvik edilir.
    Tam tıkanıklık olan kişilerde Heimlich Manevrası (=Karına bası uygulama) nasıl uygulanır?
    Bilinci yerinde olan(=bilinci açık) kişilerde Heimlich manevrası:
     Hasta ayakta ya da oturur pozisyonda olabilir,
     Arkadan sarılarak gövdesi kavranır,
    Sayfa 16 / 47
     Bir elin baş parmağı midenin üst kısmına, göğüs kemiği altına gelecek şekilde yumruk
    yaparak konur. Diğer el ile yumruk yapılan el kavranır,
     Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır,
     Bu hareket 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar tekrarlanır,
     Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Bilincini kaybetmiş(=bilinci kapalı) kişilerde Heimlich Manevrası: (*)
     Hasta yere yatırılır, yan pozisyonda sırtına 5 kez vurulur,
     Tıkanma açılmadığı taktirde hasta düz bir zeminde başı yana çevrilir,
     Hastanın bacakları üzerine ata biner şekilde oturulur,
     Bir elin topuğunu göbek ile göğüs kemiği arasına yerleştirilir, diğer el üzerine konur,
     Göbeğin üzerinden kürek kemiklerine doğru eğik bir baskı uygulanır,
     Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir,
     İşleme yabancı cisim çıkıncaya kadar devam edilir,
     Tıbbi yardım istenir (112),
     Bu hareketi 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar ya da yardım gelinceye kadar devam
    edin,
     Bu tür olgularda havayolu tıkanıklığından şüphelenildiğinde, ilkyardımcılar Temel Yaşam
    Desteği uygulamalarını yapacaklardır. Kurtarıcı nefes verdikten sonra hava gitmiyorsa
    tıkanıklık olduğu düşünülür, ilkyardımcı ağız içinde yabancı cisim olup olmadığını kontrol
    etmeli, yabancı cisim görüyorsa çıkarmalıdır. Havayolu tıkanıklığı varsa havayolunu açacak
    manevraları profesyonel acil yardım ekibi uygular.
    (*)Yukarıdaki bilgiler sadece ilkyardım eğitmenleri için verilmiş olup bilinci kapalı olan
    erişkinlerde havayolunun açılması için gerekli olan girişimler ve hareketler ilkyardımcılara
    öğretilmeyecektir.
    Bebeklerde tam tıkanıklık olan hava yolunun açılması (**):
     Bebek ilkyardımcının bir kolu üzerine ters olarak yatırılır,
     Başparmak ve diğer parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur
    ve yüzüstü pozisyonda öne doğru eğilir,
     Baş gergin ve gövdesinden aşağıda bir pozisyonda tutulur,
     5 kez el bileğinin iç kısmı ile bebeğin sırtına kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur,
     Diğer kolun üzerine başı elle kavranarak sırtüstü çevrilir,
     Yabancı cismin çıkıp çıkmadığına bakılır,
     Çıkmadıysa başı gövdesinden aşağıda olacak sırtüstü şekilde tutulur,
     5 kez iki parmakla göğüs kemiğinin alt kısmından karnın üs kısmına baskı uygulanır,
     Yabancı cisim çıkana kadar devam edilir,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    (**)Bebek çok küçük ise ve karından baskı uygulanamıyorsa bebekler için yukarıda anlatılan
    uygulamalar yapılır. Ancak diğer hallerde bebeklerde yapılan uygulamalar, bilinci kapalı
    erişkinlerde yapılan Heimlich Manevrası uygulamaları ile aynıdır. Yukarıdaki bilgiler sadece
    ilkyardım eğitmenleri için verilmiş olup bebeklerde havayolunun açılması için gerekli olan
    girişimler ve hareketler ilkyardımcılara öğretilmeyecektir.
    Kısmi tıkanıklık olan kişilerde nasıl ilkyardım uygulanır?
     Eğer kişinin hava yolunda yeterli hava giriş çıkışı mevcutsa, kazazede öksürmeye teşvik
    edilmeli,yakından izlenmeli ve başka bir girişimde bulunulmamalıdır. Kazazedenin henüz
    ayakta durabildiği bu dönemde onun arka tarafında yer alınmalıdır.
    Sayfa 17 / 47
     Bu durumda, kazazede öncelikle bulunduğu pozisyonda bırakılmalıdır.
     Kazazedenin solunum ve öksürüğü zayıflarsa ya da kaybolursa ve morarma saptanırsa
    derhal girişimde bulunulmalıdır.
     Belirgin bir yabancı cisim, yerinden çıkmış veya gevşemiş takma dişleri varsa bunlar
    yerinden çıkarılır.
     Eğer yabancı cisim görülemiyorsa ve hastanın durumu kötüye gidiyorsa yukarıda tam
    tıkanmada anlatılan uygulamalara başlanır
    (4)
    KANAMALARDA İLKYARDIM
    Kanama nedir?
    Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına doğru)
    doğru akmasıdır. Kanamanın ciddiyeti aşağıdaki durumlara bağlıdır:
     Kanamanın hızına,
     Vücutta kanın aktığı bölgeye,
     Kanama miktarına,
     Kişinin fiziksel durumu ve yaşına.
    Kaç çeşit kanama vardır?
    Vücutta kanın aktığı bölgeye göre 3 çeşit kanama vardır :
    Dış kanamalar: Kanama yaradan vücut dışına doğru olur.
    İç kanamalar: Kanama vücut içine olduğu için gözle görülemez.
    Doğal deliklerden olan kanamalar:Kulak, burun, ağız, anüs, üreme organlarından olan
    kanamalardır.Kanama arter, ven yada kılcal damar kanaması olabilir. Arter kanamaları kalp atımları
    ile uyumlu olarak kesik kesik akar ve açık renklidir. Ven kanamaları ise koyu renkli ve sızıntı
    şeklindedir. Kılcal damar kanaması küçük kabarcıklar şeklindedir.
    Kanamanın değerlendirilmesinde, şok belirtilerinin izlenmesi çok önemlidir.
    Kanamalarda ilkyardım uygulamaları nelerdir?
    Dış kanamalarda ilkyardım:
     Hasta/yaralının durumu değerlendirilir (ABC),
     Tıbbi yardım istenir (112),
     Yara yada kanama değerlendirilir,
     Kanayan yer üzerine temiz bir bezle bastırılır,
     Kanama durmazsa ikinci bir bez koyarak basıncı arttırılır,
     Gerekirse bandaj ile sararak basınç uygulanır,
     Kanayan yere en yakın basınç noktasına baskı uygulanır,
     Kanayan bölge yukarı kaldırılır,
     Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa, yaralı güç koşullarda bir
    yere taşınacaksa, uzuv kopması varsa ve/veya baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli
    olmuyorsa turnike uygulanır,
     Şok pozisyonu verilir,
    Sayfa 18 / 47
     Sık aralıklarla (2-3dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir,
     Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde hasta/yaralının üstü örtülür,
     Yapılan uygulamalar ile ilgili bilgiler (turnike uygulaması gibi) hasta/yaralının üzerine
    yazılır,
     Hızla sevk edilmesi sağlanır.
    Vücutta baskı uygulanacak noktalar nelerdir?
    Ataradamar kanamalarında kan basınç ile fışkırır tarzda olur. Bu nedenle, kısa zamanda çok kan
    kaybedilir. Bu tür kanamalarda asıl yapılması gereken, kanayan yer üzerine veya kanayan yere yakın
    olan bir üst atardamar bölgesine baskı uygulanmasıdır. Vücutta bu amaç için belirlenmiş baskı
    noktaları şunlardır:
    1-Boyun : Boyun atardamarı (şah damarı) baskı yeri
    2-Köprücük kemiği üzeri : Kol atardamarı baskı yeri
    3-Koltukaltı : Kol atardamarı baskı yeri
    4-Kolun üst bölümü : Kol atardamarı baskı yeri
    5-Kasık : Bacak atardamarı baskı yeri
    6-Uyluk : Bacak atardamarı baskı yeri
    Kanamalarda üçgen bandaj uygulaması nasıl yapılmalıdır?
    Üçgen bandaj, vücudun değişik bölümlerinde bandaj ve/veya askı olarak kullanılabilir. Üçgen bezin
    tepesi tabanına doğru getirilip yerleştirilir, sonra bir yada iki kez daha bunun üzerine katlanarak
    istenilen genişlikte bir sargı bezi elde edilmiş olur.
    Elde üçgen bandaj uygulama:
    Parmaklar, üçgenin tepesine gelecek şekilde el üçgen sargının üzerine yerleştirilir. Üçgenin tepesi
    bileğe doğru katlanır. Elin sırtında, üçgenin uçları karşı karşıya getirilir ve çaprazlanır, bilek
    seviyesinde düğümlenir.
    Ayağa üçgen bandaj uygulama:
    Ayak, üçgenin üzerine düz olarak, parmaklar üçgenin tepesine bakacak şekilde yerleştirilir. Üçgen
    bandajın tepesini ayağın üzerinde çaprazlayacak şekilde öne doğru getirilir. İki ucu ayak bileği
    etrafında düğümlenir.
    Dize üçgen bandaj uygulama:
    Üçgenin tabanı dizin 3-4 parmak altında ve ucu dizin üzerine gelecek şekilde yerleştirilir. Dizin
    arkasından uçları çaprazlanır, dizin üstünde uçları düğümlenir.
    Göğüse üçgen bandaj uygulama:
    Üçgenin tepesi omuza yerleştirilir ve tabanı göğsü saracak şekilde sırtta düğümlenir. Bu düğüm ile
    üçgenin tepesi, bir başka bez kullanılarak birbirine yaklaştırılarak bağlanır.
    Kalçaya üçgen bandaj uygulama:
    Üçgenin tabanı uyluğun alt kısmının etrafında düğümlenir, tepesi ise belin etrafını saran bir kemer
    yada beze bağlanır.
    Hangi durumlarda turnike uygulanmalıdır?
    Sayfa 19 / 47
    Bugün için turnike başlıca 3 durumda uygulanmaktadır,bunlar:
     Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa (kanamayı durdurmak ve
    daha sonra da diğer yaralılarla ilgilenebilmek için),
     Yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa,(engebeli uzun bir yola gidilecekse)
     Uzuv kopması varsa baskı noktasından yapılan bası etkisiz ise turnike
    uygulanabilir,bunların dışında kesinlikle uygulanmaz.
    1. Bası noktasına bir elle baskı uygulamaya devam etme
    2. Bir eline geniş,kuvvetli ve esnemeyen bir materyal alma
    3. Şeridi yarı uzunluğunda katlama, uzuv etrafına sarma
    4. Bir ucu halkadan geçirip çekme ve iki ucu bir araya getirme
    5. Bası noktasında basıncı kaldırma ve kanamayı tamamen durduracak yeterlikte sıkı bir bağ atma
    * Geniş sargı uygulama
    * Sargının içinden sert cisim (kalem gibi) geçirme ve uzva paralel konuma getirme
    * Kanama durana kadar sert cismi döndürme
    6. Sert cismi uzva dik konuma getirerek sargıyı çözülmeyecek şekilde tespit etme
    7. Hasta/yaralının elbisesinin üzerinde, hasta/yaralının adı ve turnikenin uygulandığı zaman (saat ve
    dakika) yazılı bir kart iğneleme
    8. Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla veya sabit kalemle ”turnike” veya “ T ” harfini
    yazma
    9. Hasta/yaralının pansuman ve turnike görülecek şekilde battaniye ile sarma
    10.Turnikeyi 15-20 dakika aralıklarla gevşetme, sonra tekrar sıkma
    Turnike uygulamasında dikkat edilecek hususlar neler olmalıdır?
     Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8-10 cm olmalıdır.
     Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
     Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
     Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
     Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
     Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
     Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-20 dakikada
    bir turnike gevşetilmelidir.
     Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak önkol ve bacağa el ve
    ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, önkol ve
    bacağa da turnike uygulanabilir.
    Uzuv kopmalarında turnike nasıl uygulanır?
    1.Hasta/yaralıyı sırt üstü yatırma
    2.Hasta/yaralının bacaklarını 30 cm kadar yükseltme
    3.Kanamayı durdurmak için kanayan yere veya baskı noktalarına bası uygulama. Bu önlemlerle
    kanama kontrol edilemiyorsa turnike uygulama
    4.Kopan parçayı temiz su geçirmez ağzı kapalı bir plastik torbaya yerleştirme
    5.Kopan parçanın konduğu torbayı buz içeren ikinci bir torbanın içine koyma
    6.Torbayı temiz bir bez ile sarıp hasta/yaralı ile aynı vasıtaya koyma,üzerine adı ve soyadını yazma
    7.Tıbbi birimleri haberdar etme (112)
     Torbanın üzerine kopan uzuv parçasının sahibine ait kimlik bilgileri kaydedilir ve yaralı ile
    aynı araca konarak en çok 6 saat içerisinde sağlık kuruşuna sevki sağlanır.
    İç kanamalarda ilkyardım:
    Sayfa 20 / 47
    İç kanamalar, şiddetli travma, darbe, kırık, silahla yaralanma nedeniyle oluşabilir. Hasta/yaralıda
    şok belirtileri vardır. İç kanama şüphesi olanlarda aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır.
     Hasta/yaralının bilinci ve ABC si değerlendirilir,
     Üzeri örtülerek ayakları 30 cm yukarı kaldırılır,
     Tıbbi yardım istenir (112),
     Asla yiyecek ve içecek verilmez,
     Hareket ettirilmez (özellikle kırık varsa),
     Yaşamsal bulguları incelenir,
     Sağlık kuruluşuna sevki sağlanır.
    Doğal deliklerden çıkan kanamalarda ilkyardım:
    Burun kanaması:
     Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir,
     Oturtulur,
     Başı hafifçe öne eğilir,
     Burun kanatları 5 dakika süre ile sıkılır,
     Uzman bir doktora gitmesi sağlanır.
    Kulak kanaması:
     Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir,
     Kanama hafifse kulak temiz bir bezle temizlenir,
     Kanama ciddi ise, kulağı tıkamadan temiz bezlerle kapanır,
     Bilinci yerinde ise hareket ettirmeden sırt üstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine
    yan yatırılır,
     Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı
    kanama örnekleri ile uzman bir doktora sevk edilir.
    Şok nedir?
    Kalp-damar sisteminin yaşamsal organlara uygun oranda kanlanma yapamaması nedeniyle ortaya
    çıkan ve tansiyon düşüklüğü ile seyreden bir akut dolaşım yetmezliğidir.
    Kaç çeşit şok vardır?
    Nedenlerine göre 4 çeşit şok vardır:
     Kardiyojenik şok
     Hipovolemik şok
     Toksik şok .
     Anaflaktik şok
    Şok belirtileri nelerdir?
     Kan basıncında düşme
     Hızlı ve zayıf nabız
     Hızlı ve yüzeyel solunum
     Ciltte soğukluk, solukluk ve nemlilik
     Endişe, huzursuzluk
     Baş dönmesi,
     Dudak çevresinde solukluk ya da morarma
     Susuzluk hissi
    Sayfa 21 / 47
     Bilinç seviyesinde azalma
    Şokta ilkyardım uygulamaları nelerdir?
     Kendinin ve çevrenin güvenliği sağlanır,
     Hava yolunun açıklığı sağlanır,
     Hasta/yaralının mümkün olduğunca temiz hava soluması sağlanır,
     Varsa kanama hemen durdurulur,
     Şok pozisyonu verilir,
     Hasta/yaralı sıcak tutulur,
     Hareket ettirilmez,
     Hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna sevki sağlanır (112),
     Hasta/yaralının endişe ve korkuları giderilerek psikolojik destek sağlanır.
    Şok pozisyonu nasıl verilir?
     Hasta/yaralı düz olarak sırt üstü yatırılır,
     Hasta/yaralının bacakları 30 cm kadar yukarı kaldırılarak, bacakların altına destek konulur
    (Çarşaf, battaniye yastık, kıvrılmış giysi vb.),
     Üzeri örtülerek ısıtılır,
     Yardım gelinceye kadar hasta / yaralının yanında kalınır,
     Belli aralıklarla (2-3 dakikada bir) bir yaşam bulguları değerlendirilir.
    (5)
    YARALANMALARDA İLKYARDIM
    Yara nedir?
    Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları,
    adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon riski
    artar.
    Kaç çeşit yara vardır?
    Kesik yaralar:
    Bıçak, çakı, cam gibi kesici aletlerle oluşur. Genellikle basit yaralardır. Derinlikleri kolay belirlenir.
    Ezikli yaralar:
    Taş yumruk yada sopa gibi etkenlerin şiddetli olarak çarpması ile oluşan yaralardır. Yara kenarları
    eziktir. Çok fazla kanama olmaz, ancak doku zedelenmesi ve hassasiyet vardır.
    Delici yaralar:
    Uzun ve sivri aletlerle oluşan yaralardır. Yüzey üzerinde derinlik hakimdir. Aldatıcı olabilir tetanos
    tehlikesi vardır.
    Parçalı yaralar:
    Dokular üzerinde bir çekme etkisi ile meydana gelir. Doku ile ilgili tüm organ, saçlı deride zarar
    görebilir.
    Sayfa 22 / 47
    Enfekte yaralar:
    Mikrop kapma ihtimali olan yaralardır. Enfeksiyon riski yüksek yaralar şunlardır:
     Gecikmiş yaralar (6 saatten fazla),
     Dikişleri ayrılmış yaralar,
     Kenarları muntazam olmayan yaralar,
     Çok kirli ve derin yaralar,
     Ateşli silah yaraları,
     Isırma ve sokma ile oluşan yaralar.
    Yaraların ortak belirtileri nelerdir?
     Ağrı
     Kanama
     Yara kenarının ayrılması
    Yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),
     Yara yeri değerlendirilir,
    - Oluş şekli
    - Süresi
    - Yabancı cisim varlığı
    - Kanama vb.
     Kanama durdurulur,
     Üzeri kapatılır,
     Sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır,
     Tetanos konusunda uyarıda bulunulur,
     Yaradaki yabancı cisimlere dokunulmamalıdır!
    Ciddi yaralanmalar nelerdir?
     Kenarları birleşmeyen veya 2-3 cm olan yaralar,
     Kanaması durdurulamayan yaralar,
     Kas veya kemiğin göründüğü yaralar,
     Delici aletlerle oluşan yaralar,
     Yabancı cisim saplanmış olan yaralar,
     İnsan veya hayvan ısırıkları,
     Görünürde iz bırakma ihtimali olan yaralar.
    Ciddi yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Yaraya saplanan yabancı cisimler çıkarılmaz,
     Yarada kanama varsa durdurulur,
     Yara içi kurcalanmamalıdır,
     Yara temiz bir bezle örtülür (nemli bir bez),
     Yara üzerine bandaj uygulanır,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Delici göğüs yaralanmalarında ne gibi sorunlar görülebilir?
    Sayfa 23 / 47
    Göğsün içine giren cisim, akciğer zarı ve akciğeri yaralar. Bunun sonucunda şu belirtiler görülebilir:
     Yoğun ağrı
     Solunum zorluğu
     Morarma
     Kan tükürme
     Açık pnömotoraks (Göğüsteki yarada nefes alıyor görüntüsü)
    Delici göğüs yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Hasta/yaralının bilinç kontrolü yapılır,
     Hasta/yaralının yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),
     Yara üzerine plastik poşet naylon vb. sarılmış bir bezle kapatılır,
     Nefes alma sırasında yaraya hava girmesini engellemek, nefes verme sırasında havanın
    dışarı çıkmasını sağlamak için yara üzerine konan bezin bir ucu açık bırakılır,
     Hasta/yaralı bilinci açık ise yarı oturur pozisyonda oturtulur,
     Ağızdan hiçbir şey verilmez,
     Yaşam bulguları sık sık kontrol edilir,
     Açık pnömotoraksta şok ihtimali çok yüksektir. Bu nedenle şok önlemleri alınmalıdır,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Delici karın yaralanmalarında ne gibi sorunlar olabilir?
     Karın bölgesindeki organlar zarar görebilir,
     İç ve dış kanama ve buna bağlı şok oluşabilir,
     Karın tahta gibi sert ve çok ağrılı ise durum ciddidir,
     Bağırsaklar dışarı çıkabilir.
    Delici karın yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Hasta/yaralının bilinç kontrolü yapılır,
     Hasta/yaralının yaşam bulguları kontrol edilir,
     Dışarı çıkan organlar içeri sokulmaya çalışılmaz, üzerine geniş ve nemli temiz bir bez
    örtülür,
     Bilinç yerinde ise sırt üstü pozisyonda bacaklar bükülmüş olarak yatırılır, ısı kaybını
    önlemek için üzeri örtülür,
     Ağızdan yiyecek yada içecek bir şey verilmez,
     Yaşam bulguları sık sık izlenir,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Kafatası ve omurga yaralanmaları neden önemlidir?
    Darbenin şiddetine bağlı olarak kafatası boşluğunda yer alan merkezi sinir sistemi etkilenebilir. Bel
    kemiğindeki yaralanmalarda omurgada ani sıkışma yada ayrılma meydana gelebilir. Bunun
    sonucunda sinir sistemi etkilenerek bazı olumsuz sonuçlar oluşabilir. Trafik kazalarında ölümlerin
    % 80’i kafatası ve omurga yaralanmalarından olmaktadır.
    Kafatası yaralanmaları çeşitleri nelerdir?
    Saçlı deride yaralanmalar :Saç derisi kafatası yüzeyi üzerinde kolaylıkla yer değiştirebilir ve
    herhangi bir
    Sayfa 24 / 47
    darbe sonucu kolayca ayrılabilir. Bu durumda çok fazla miktarda kanama olur, bu nedenle öncelikle
    kanamanın durdurulması gereklidir.
    Kafatası, beyin yaralanmaları:
    Kafatası kırıkları: Kafatası kırıklarında beyin zedelenmesi, kemiğin kırılmasından daha önemlidir.
    Bu nedenle beyin hasarı bulguları değerlendirilmelidir.
    Yüz yaralanmaları: Ağız ve burun yaralanmalarında solunum ciddi şekilde etkilenebilir ve duyu
    organları zarar görebilir. Bir yüz yaralanması sonucunda burun, çene kemiği kemiklerinde
    yaralanma görülebilir.
    Omurga (bel kemiği) yaralanmaları: En çok zarar gören bölge bel ve boyun bölgesidir ve çok
    ağrılıdır.Kazalarda en çok boyun etkilenir.
    Kafatası ve omurga yaralanmalarının nedenleri nelerdir?
     Yüksek bir yerden düşme
     Baş ve gövde yaralanması
     Otomobil yada motosiklet kazaları
     Spor ve iş kazaları
     Yıkıntı altında kalma
    Kafatası ve omurga yaralanmalarında belirtiler nelerdir?
     Bilinç düzeyinde değişmeler, hafıza değişiklikleri yada hafıza kaybı
     Başta, boyunda ve sırtta ağrı
     Elde ve parmaklarda karıncalanma yada his kaybı
     Vücudun herhangi bir yerinde tam yada kısmi hareket kaybı
     Baş yada bel kemiğinde şekil bozukluğu
     Burun ve kulaktan beyin omurilik sıvısı ve kan gelmesi
     Baş, boyun ve sırtta dış kanama
     Sarsıntı
     Denge kaybı
     Kulak ve göz çevresinde morluk
    Ancak, hastada hiçbir belirti yoksa bile,
     Yüz ve köprücük kemiği yaralanmaları
     Tüm düşme vakaları
     Trafik kazaları
     Bilinci kapalı tüm hasta / yaralılar kafa ve omurga yaralanması olarak var sayılmalıdır.
    Kafatası ve omurga yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Bilinç kontrolü yapılır,
     Yaşam bulguları değerlendirilir,
     Hemen tıbbi yardım istenir (112),
     Bilinci açıksa hareket etmemesi sağlanır,
     Her hangi bir tehlike söz konusu ise düz pozisyonda sürüklenir,
     Baş-boyun-gövde ekseni bozulmamalıdır,
     Yardım geldiğinde sedyeye baş-boyun-gövde ekseni bozulmadan alınmalıdır,
     Taşınma ve sevk sırasında sarsıntıya maruz kalmaması gerekir,
     Tüm yapılanlar ve hasta/yaralı hakkındaki bilgiler kaydedilmeli ve gelen ekibe
    bildirilmelidir,
     Asla yalnız bırakılmamalıdır.
    Sayfa 25 / 47
    (6)
    YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM
    Yanık nedir?
    Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku bozulmasıdır. Yanık, genellikle sıcak su veya
    buhar teması sonucu meydana geldiği gibi, sıcak katı maddelerle temas, asit/alkali gibi kimyasal
    maddelerle temas, elektrik akımı etkisi yada radyasyon nedeni ile de oluşabilir.
    Kaç çeşit yanık vardır?
    Fiziksel yanıklar:
     Isı ile oluşan yanıklar
     Elektrik nedeni ile oluşan yanıklar
     Işın ile oluşan yanıklar
     Sürtünme ile oluşan yanıklar
     Donma sonucu oluşan yanıklar
    Kimyasal yanıklar:
     Asit alkali madde ile oluşan yanıklar
    Yanığın ciddiyetini belirleyen faktörler nelerdir?
     Derinlik
     Yaygınlık
     Bölge
     Enfeksiyon riski
     Yaş
     Solunum yoluyla görülen zarar
     Önceden var olan hastalıklar
    Yanıklar nasıl derecelendirilir?
    1. derece yanık: Deride kızarıklık, ağrı, yanık bölgede ödem vardır. Yaklaşık 48 saatte iyileşir.
    2. derece yanık: Deride içi su dolu kabarcıklar (bül) vardır. Ağrılıdır. Derinin kendini yenilemesi
    ile kendi kendine iyileşir.
    3. derece yanık: Derinin tüm tabakaları etkilenmiştir. Özellikle de kaslar, sinirler ve damarlar
    üzerinde etkisi görülür. Beyaz ve kara yaradan siyah renge kadar aşamaları vardır. Sinirler zarar
    gördüğü için ağrı yoktur.
    Yanığın vücuttaki olumsuz etkileri nelerdir?
    Yanık, derinliği, yaygınlığı ve oluştuğu bölgeye bağlı olarak organ ve sistemlerde işleyiş
    bozukluğuna yol açar. Ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelir. Hasta/yaralının kendi
    vücudunda bulunan mikrop ve toksinlerle enfeksiyon oluşur.
    Sayfa 26 / 47
    Isı ile oluşan yanıklarda ilkyardım işlemleri nedir?
     Kişi hala yanıyorsa paniğe engel olunur, koşması engellenir,
     Hasta/yaralının üzeri battaniye yada bir örtü ile kapatılır ve yuvarlanması sağlanır,
     Yaşam belirtileri değerlendirilir (ABC),
     Solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir,
     Yanık bölge en az 20 dakika soğuk su altında tutulur (yanık yüzeyi büyükse ısı kaybı çok
    olacağından önerilmez),
     Ödem oluşabileceği düşünülerek yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkarılır,
     Yanmış alandaki deriler kaldırılmadan giysiler çıkarılır,
     Takılan yerler varsa kesilir,
     Hijyen ve temizliğe dikkat edilir,
     Su toplamış yerler patlatılmaz,
     Yanık üzerine ilaç yada yanık merhemi gibi maddeler de sürülmemelidir,
     Yanık üzeri temiz bir bezle örtülür,
     Hasta/yaralı battaniye ile örtülür,
     Yanık bölgeler birlikte bandaj yapılmamalıdır,
     Yanık geniş ve sağlık kuruluşu uzaksa hasta / yaralının kusması yoksa bilinçliyse ağızdan
    sıvı (1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı) verilerek sıvı kaybı önlenir,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Kimyasal yanıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Deriyle temas eden kimyasal maddenin en kısa sürede deriyle teması kesilmelidir,
     Bölge bol tazyiksiz suyla, en az 15-20 dakika yumuşak bir şekilde yıkanmalıdır,
     Giysiler çıkarılmalıdır,
     Hasta/yaralı örtülmelidir,
     Tıbbi yardım istenmelidir (112).
    Elektrik yanıklarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Soğukkanlı ve sakin olunmalıdır,
     Hasta/yaralıya dokunmadan önce elektrik akımı kesilmelidir, akımı kesme imkanı yoksa
    tahta çubuk yada ip gibi bir cisimle elektrik teması kesilmelidir,
     Hasta/yaralının ABC’si değerlendirilmelidir,
     Hasta/yaralıya kesinlikle su ile müdahale edilmemelidir,
     Hasta/yaralı hareket ettirilmemelidir,
     Hasar gören bölgenin üzeri temiz bir bezle örtülmelidir,
     Tıbbi yardım istenmelidir (112).
    Sıcak çarpması belirtileri nelerdir?
    Yüksek derece ısı ve nem sonucu vücut ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar
    çıkar.Sıcak çarpmasının belirtileri şunlardır:
     Adale krampları
     Güçsüzlük, yorgunluk
     Baş dönmesi
     Davranış bozukluğu, sinirlilik
     Solgun ve sıcak deri
     Bol terleme (daha sonra azalır)
     Mide krampları, kusma, bulantı
     Bilinç kaybı, hayal görme
     Hızlı nabız
    Sayfa 27 / 47
    Sıcak çarpmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Hasta serin ve havadar bir yere alınır,
     Giysiler çıkarılır,
     Sırt üstü yatırılarak, kol ve bacaklar yükseltilir,
     Bulantısı yoksa ve bilinci açıksa su ve tuz kaybını gidermek için 1 litre su -1 çay kaşığı
    karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı sıvı yada soda içirilir.
    Sıcak çarpmasında risk grupları var mıdır?
    Sıcak çarpması için özel bir risk grubu bulunmamakla beraber, diğer hastalık yada yaralanmalar için
    hassas olan kişiler, sıcaktan da diğer kişilere göre daha çok etkilenirler. Bu kişiler;
     Kalp hastaları
     Tansiyon hastaları
     Diyabet hastaları
     Kanser hastaları
     Normal kilosunun çok altında ve çok üzerinde olanlar
     Psikolojik yada psikiyatrik rahatsızlığı olanlar
     Böbrek hastaları
     65 yaş üzeri kişiler
     5 yaş altı çocuklar
     Hamileler
     Sürekli ve bilinçsiz diyet uygulayanlar
     Yeterli miktarda su içmeyenler
    Sıcak yaz günlerinde sıcak çarpmasından korunmak için alınması gereken önlemler nelerdir?
     Özellikle şapka, güneş gözlüğü ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar
    kullanılmalıdır,
     Mevsim şartlarına uygun, terletmeyen, açık renkli ve hafif giysiler giyilmelidir,
     Bol miktarda sıvı tüketilmelidir,
     Vücut temiz tutulmalıdır,
     Her öğünde yeteri miktarda gıda alınmalıdır,
     Gereksiz ve bilinçsiz ilaç kullanılmamalıdır,
     Direk güneş ışığında kalınmamalıdır,
     Kapalı mekanların düzenli aralıklarla havalandırılmasına özen gösterilmelidir.
    Donuk belirtileri nelerdir?
    Aşırı soğuk nedeni ile soğuğa maruz kalan bölgeye yeterince kan gitmemesi ve dokularda kanın
    pıhtılaşması ile dokuda hasar oluşur. Donuklar şu şekilde derecelendirilir.
    Birinci derece: En hafif şeklidir. Erken müdahale edilirse hızla iyileşir.
     Deride solukluk, soğukluk hissi olur,
     Uyuşukluk ve halsizlik görülür,
     Daha sonra kızarıklık ve iğnelenme hissi oluşur.
    İkinci derece: Soğuğun sürekli olması ile belirtiler belirginleşir.
     Zarar gören bölgede gerginlik hissi olur,
     Ödem, şişkinlik, ağrı ve içi su dolu kabarcıklar (bül) meydana gelir,
    Sayfa 28 / 47
     Su toplanması iyileşirken siyah kabuklara dönüşür.
    Üçüncü derece: Dokuların geriye dönülmez biçimde hasara uğramasıdır.
     Canlı ve sağlıklı deriden kesin hatları ile ayrılan siyah bir bölge oluşur.
    Donukta ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Hasta/yaralı ılık bir ortama alınarak soğukla teması kesilir,
     Sakinleştirilir, kesin istirahata alınır ve hareket ettirilmez,
     Kuru giysiler giydirilir,
     Sıcak içecekler verilir,
     Su toplamış bölgeler patlatılmaz, bu bölgelerin üstü örtülür,
     Donuk bölge ovulmaz, kendi kendine ısınması sağlanır,
     El ve ayak doğal pozisyonda tutulur,
     Isınma işleminden sonra hala hissizlik varsa bezle bandaj yapılır,
     El ve ayaklar yukarı kaldırılır,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    (7)
    KIRIK, ÇIKIK VE BURKULMALARDA İLKYARDIM
    Kırık nedir?
    Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar darbe sonucu yada kendiliğinden oluşabilir.
    Yaşlılık ile birlikte kendiliğinden kırık oluşma riski de artar.
    Kaç çeşit kırık vardır?
    Kapalı kırık: Kemik bütünlüğü bozulmuştur. Ancak deri sağlamdır.
    Açık kırık: Deri bütünlüğü bozulmuştur. Kırık uçları dışarı çıkabilir. Beraberinde kanama ve
    enfeksiyon tehlikesi taşırlar.
    Kırık belirtileri neler olabilir?
     Hareket ile artan ağrı
     Şekil bozukluğu
     Hareket kaybı
     Ödem ve kanama nedeniyle morarma
    Ağrılı bölgelerin tespiti için elle muayene gereklidir.
    Kırığın yol açabileceği olumsuz durumlar nelerdir?
     Kırık yakınındaki damar, sinir, kaslarda yaralanma ve sıkışma. (Kırık bölgede nabız
    Sayfa 29 / 47
    alınamaması, solukluk, soğukluk)
     Parçalı kırıklarda kanamaya bağlı şok
    Kırıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Hayatı tehdit eden yaralanmalara öncelik verilir,
     Hasta/yaralı hareket ettirilmez, sıcak tutulur,
     Kol etkilenmişse yüzük ve saat gibi eşyalar çıkarılır (aksi takdirde gelişebilecek öden doku
    hasarına yol açacaktır,)
     Tespit ve sargı yapılırken parmaklar görünecek şekilde açıkta bırakılır. Böylece
    parmaklardaki renk, hareket ve duyarlılık kontrol edilir),
     Kırık şüphesi olan bölge, ani hareketlerden kaçınılarak bir alt ve bir üst eklemleri de içine
    alacak şekilde tespit edilir. Tespit malzemeleri, sopa, tahta, karton gibi sert malzemelerden
    yapılmış olmalı ve kırık kemiğin alt ve üst eklemlerini içine alacak uzunlukta olmalıdır,
     Açık kırıklarda, tespitten önce yara temiz bir bezle kapatılmalıdır,
     Kırık bölgede sık aralıklarla nabız, derinin rengi ve ısısı kontrol edilir,
     Kol ve bacaklar yukarıda tutulur,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Burkulma nedir?
    Eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılmasıdır. Zorlamalar sonucu oluşur.
    Burkulma belirtileri nelerdir?
     Burkulan bölgede ağrı
     Kızarma, şişlik
     İşlev kaybı
    Burkulmada ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Sıkıştırıcı bir bandajla burkulan eklem tespit edilir,
     Şişliği azaltmak için bölge yukarı kaldırılır,
     Hareket ettirilmez,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Çıkık nedir?
    Eklem yüzeylerinin kalıcı olarak ayrılmasıdır. Kendiliğinden normal konumuna dönemez.
    Çıkık belirtileri nelerdir?
     Yoğun ağrı
     Şişlik ve kızarıklık
     İşlev kaybı
    Çıkıkta ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Eklem aynen bulunduğu şekilde tespit edilir,
     Kırık yerine oturtulmaya çalışılmaz,
     Hasta / yaralıya ağızdan hiçbir şey verilmez,
     Bölgede nabız, deri rengi ve ısısı kontrol edilir,
    Sayfa 30 / 47
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Kırık çıkık ve burkulmalarda tespit nasıl olmalıdır?
    Tespit için ilkyardımcı elde olan malzemeleri kullanır. Bunlar üçgen sargı, rulo sargı, battaniye,
    hırka, eşarp, kravat, vb. tahta, karton vb. malzemeler olabilir.
    Tespit sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
     Tespit yapılırken yaralı bölge sabit tutulmalıdır,
     Yara varsa üzeri temiz bir bezle kapatılmalıdır,
     Tespit edilecek bölge önce yumuşak malzeme ile kaplanmalıdır,
     Yaralı bölge nasıl bulunduysa öyle tespit edilmelidir, düzeltilmeye çalışılmamalıdır,
     Tespit kırık, çıkık. ve burkulmanın üstündeki ve altında kalan eklemleri de içerecek şekilde
    yapılmalıdır.
    Tespit yöntemleri nelerdir?
    Kol ve köprücük kemiği kırığı tespiti:
     Koltuk altına yumuşak malzeme yerleştirilir,
     Kol askısı yerleştirilir,
     Üçgen bandaj yaralının gövdesinin üzerinde, üçgenin tepesi dirsek tarafına, tabanı gövdeyle
    aynı hizada olacak şekilde yerleştirilir,
     El dirsek hizasında bükülü olarak göğsün alt kısmına yerleştirilir. üçgen bandajın iki ucu
    yaralının boynuna düğümlenir, tespit edilen elin parmakları görülebilir şekilde olmalıdır,
     Kol askısı desteği, göğüs boşluğu ve yaralı kol üzerine yerleştirilir (geniş dış bandajda
     yerleştirilebilir.), böylelikle vücuda yapışık bir şekilde yaralı kol ve omuz eklemi sabitlenmiş
    olur.
    Pazı kemiği kırığı tespiti:
     Sert tespit malzemesiyle yapılır,
     Kırık kemiği tespit edecek olan malzemeler yerleştirilmeden önce, kolun altına (koltuk
    boşluğundan yararlanılarak) iki şerit yerleştirilir,
     Malzemelerden kısa olanı koltuk altından itibaren dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir,
     Uzun olanı omuzla dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir,
     Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanarak tespit edilir. Şeritler çok kısa
    bağlanmamalıdır,
     Dirseği tespit için kol askısı takılır,
     Omur tespiti için, göğüs ve yaralı kol üzerinden geniş kumaş şerit veya üçgen bandaj
    uygulanır.
    Dirsek kırığı tespiti:
     Kol gergin vaziyette bulunduysa, hastanın vücudu boyunca gergin ve deri ile arası yumuşak
    malzemeyle doldurulmuş tespit malzemeleri yardımıyla tespit edilir,
     Eğer bükülmüş vaziyette bulunduysa, bir kol askısı desteği yardımıyla tespit edilir.
    Kol askısıyla ön kol, bilek ve el tespiti:
     Kırık dirsek ve bilek ekleminin hareketini önlemek için yaralı ön kolun altına üçgen kol
    askısı yerleştirilir. Hasta/yaralının boynunun arkasına üçgenin iki ucu düğümlenir,
     Aşırı hareket etmesini engellemek için geniş bir bandaj yardımıyla, gövdeye bağlanır.
    Sayfa 31 / 47
    Dirsek kemiği ve/veya ön kol kemiği kırığında sert malzemelerle tespit:
     Ön kolun altına 2 şerit yerleştirilir,
     Yumuşak maddeyle desteklenmiş sert tespit malzemelerinden biri parmak diplerinden
    dirseğe kadar içe, diğeri elin dış yüzünden dirseğe gelecek şekilde dışa konarak tespit edilir,
     Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanır, fazla sıkılmamalıdır,
     Dirsek eklemini tespit için kol askısı takılır,
     Bilek kemiklerinde veya el tarak kemiğinde, bölgeyi bir kol askısı ile tespit yeterlidir,
     Parmak kemiği kırıkları ile çıkığı ayırt etmek zordur. Tespit için, bir tespit malzemesi ile,
    yaralı parmak, yanındaki sağlıklı parmakla bandaj yapılabilir.
    Pelvis kemiği kırığı tespiti:
     Her iki bacak arasına bir dolgu malzemesi konur,
     Sekiz şeklindeki bir bandajla bilekler tespitlenir,
     Doğal boşlukların altından (dizler ve bilekler) bandajları kaydırmak ve iki tanesi kalça ve
    dizler arasında diğer ikisi dizler ve bilekler arasında olacak şekilde düğümlenerek tespit
    edilir. Bütün düğümler aynı tarafta olmalıdır.
    Uyluk kemiği kırığının tespiti:
    Sert tespit malzemesi ve sağlam bacağı (ikinci bir tespit malzemesi gibi) kullanarak tespit
    etme:
     Bir el ayağın üst kısmına, diğeri bileğe konularak yaralı bacak tutulur ve sağlam bacakla bir
    hizaya getirmek için yavaşça çekilir. Aynı zamanda hafif bir döndürmede uygulanır,
     Her iki bacak arasına (dizler ve bilekler) bir dolgu malzemesi konur,
     Sekiz şeklinde bir bandajla bilekler sabitlenir,
     Yaralının vücudunun altından, kımıldatmaksızın doğal boşlukları kullanarak bel, diz ve
    bileklerin arkasına 7 kumaş şerit (veya benzeri) geçirilir,
     Yumuşak malzemeyle desteklenmiş sert tespit malzemesi, koltuk altından ayağa kadar
    yerleştirilir ve ayaklardan yukarı doğru bağlanır,
     Düğümler tespit malzemesi üzerine atılarak bandajlar bağlanır,
     Bilek hizasındaki bandaj öncekinin üzerine sekiz şeklinde bağlanır,
     Sert tespit malzemesi bulunmaması halinde, sağlam bacağı tek destek olarak kullanarak,
    geniş bandajlarla tespit edilir.
    Diz kapağı kırığı tespiti:
     Geniş bandajlar yardımı ile iki bacağı birleştirerek dizkapağı tespit edilir. Dizin üst ve
    altında kalan bandajları sıkarken dikkatli olunmalıdır,
     Geniş ve sert tespit malzemesi (tabla) varsa, kalçadan ayağa kadar yaralı bacağın altına
    yerleştirilir ve iki tane kalça ve diz arasında, iki tanede diz ile bilek arasında olmak üzere
    geniş bandajlarla bağlanabilir. Bunun üzerine eklemi sabitlemek amacıyla, sekiz şeklinde bir
    bandaj sarılır.
    Kaval kemiğinin tespiti:
    Uyluk kemiği kırığı tespitindeki gibidir,
    Sayfa 32 / 47
     Bacaklar tutulur ve yavaşça çekilir,
     Doğal boşluklar kullanılarak (dizlerin altı, bileklerin altı) yaralı bacağın altından kumaş
    şeritler geçirilir,
     Uygun bir şekilde yumuşak dolgu malzemesiyle desteklenmiş tespit malzemelerinden biri iç
    tarafta kasıktan ayağa kadar, diğer tarafta kalçadan ayağa kadar yerleştirilir,
     Ayaklardan başlanarak şeritler dış tespit malzemesi üzerinde düğümlenerek bağlanır. Bilek
    hizasındaki bandaj ayak tabanı üzerine sekiz şeklinde düğümlenir.
    Bileğin / ayağın tespiti:
     Yaralının ayakkabıları çıkarılmadan bağları çözülür,
     Bilek seviyesinde sarılmış sekiz şeklinde bir bandajla her iki ayak birlikte tespit edilir ve
    yumuşak malzemelerle iyice kaplanmış (rulo yapılmış bir battaniye) bir yüzeye dayamak
    suretiyle bacakları yukarıda tutmak gerekir.
    (8)
    BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM
    Bilinç bozukluğu/ bilinç kaybı nedir?
    Beynin normal faaliyetlerindeki bir aksama nedeni ile uyku halinden başlayarak (=bilinç
    bozukluğu),hiçbir uyarıya cevap vermeme haline kadar giden (=bilinç kaybı) bilincin kısmen yada
    tamamen kaybolması halidir.
    Bayılma (Senkop): Kısa süreli, yüzeysel ve geçici bilinç kaybıdır. Beyne giden kan akışının
    azalması sonucu oluşur.
    Koma: Yutkunma ve öksürük gibi reflekslerin ve dışarıdan gelen uyarılara karşı tepkinin azalması
    yada yok olması ile ortaya çıkan uzun süreli bilinç kaybıdır.
    Bilinç kaybı nedenleri nelerdir?
    Bayılma nedenleri:
     Korku, aşırı heyecan
     Sıcak, yorgunluk
     Kapalı ortam, kirli hava
     Aniden ayağa kalkma
     Kan şekerinin düşmesi
     Şiddetli enfeksiyonlar
    Koma nedenleri:
     Düşme veya şiddetli darbe
     Özellikle kafa travmaları
    Sayfa 33 / 47
     Zehirlenmeler
     Aşırı alkol, uyuşturucu kullanımı
     Şeker hastalığı
     Karaciğer hastalıkları
     Havale gibi ateşli hastalıklar
    Bilinç bozukluğu belirtileri nelerdir?
    Bayılma ( Senkop) Belirtileri:
     Baş dönmesi, baygınlık, yere düşme
     Bacaklarda uyuşma
     Bilinçte bulanıklık
     Yüzde solgunluk
     Üşüme, terleme
     Hızlı ve zayıf nabız
    Koma belirtileri:
     Yutkunma, öksürük gibi tepkilerin kaybolması
     Sesli ve ağrılı dürtülere tepki olmaması
     İdrar ve gaita kaçırma
    Bilinç bozukluğu durumunda ilkyardım nasıl olmalıdır?
    Kişi başının döneceğini hissederse;
     Sırt üstü yatırılır, ayakları 30 cm. kaldırılır,
     Sıkan giysiler gevşetilir,
     Kendini iyi hissedinceye kadar dinlenmesi sağlanır.
    Eğer kişi bayıldıysa;
     Sırt üstü yatırılarak ayakları 30 cm kaldırılır,
     Solunum yolu açıklığı kontrol edilir ve açıklığın korunması sağlanır,
     Sıkan giysiler gevşetilir,
     Kusma varsa yan pozisyonda tutulur,
     Solunum kontrol edilir,
     Etraftaki meraklılar uzaklaştırılır.
    Bilinç kapalı ise:
     Hasta/yaralının yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),
     Hasta/yaralıya koma pozisyonu verilir ,
     Yardım çağrılır (112),
     Sık sık solunum ve nabız kontrol edilir,
     Yardım gelinceye kadar yanında beklenir.
    Koma pozisyonu (yarı yüzükoyun-yan pozisyon) nasıl verilir?
    Sayfa 34 / 47
     Sesli veya omuzun dan hafif sarsarak, uyarı verilerek bilinç kontrol edilir,
     Sıkan giysiler gevşetilir,
     Ağız içinde yabancı cisim olup olmadığı kontrol edilir,
     Bak, dinle, hisset yöntemi ile solunum kontrol edilir,
     Şah damarından nabız kontrol edilir ,
     Hasta/yaralının döndürüleceği tarafa diz çökülür,
     Hasta/yaralının karşı tarafta kalan kolu diğer omuz üzerine konur,
     Karşı taraftaki bacağı dik açı yapacak şekilde kıvrılır,
     İlkyardımcıya yakın kolu baş hizasında omuzdan yukarı uzatılır,
     Karşı taraf omuz ve kalçasından tutularak bir hamlede çevrilir,
     Üstteki bacak kalça ve dizden bükülerek öne doğru destek yapılır,
     Alttaki bacak hafif dizden bükülerek arkaya destek yapılır,
     Başı uzatılan kolun üzerine yan pozisyonda hafif öne eğik konur,
     Tıbbi yardım (112) gelinceye kadar bu pozisyonda tutulur,
     3-5 dakika ara ile solunum ve nabız kontrol edilir.
    Havale nedir?
    Sinir sisteminin merkezindeki bir tahriş (irritasyon) yüzünden beyinde meydana gelen elektriksel
    boşalmalar sonucu oluşur. Vücudun adale yapısında kontrol edilemeyen kasılmalar olur.
    Havale nedenleri nelerdir?
     Kafa travmasına bağlı beyin yaralanmaları
     Beyin enfeksiyonları
     Yüksek ateş
     Bazı hastalıklar
    Nedenlerine göre havale çeşitleri nelerdir?
     Ateş nedeniyle oluşan havaleler
     Sara krizi (=Epilepsi)
    Ateş nedeniyle oluşan havale nedir?
    Herhangi bir ateşli hastalık sonucu vücut sıcaklığının 38°C'nin üstüne çıkmasıyla oluşur. Genellikle
    6 ay-6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır.
    Ateş nedeniyle oluşan havalede ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Öncelikle hasta ıslak havlu ya da çarşafa sarılır,
     Ateş bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında bir küvete sokulur,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Sara krizi (=Epilepsi) nedir?
    Kronik bir hastalıktır. Doğum sırasında yada daha sonra herhangi bir nedenle beyin zedelenmesi
    oluşan kişilerde gelişir. Her zaman tipik sara krizi karakterinde olmasa da bazı belirtilerle tanınır.
    Sara krizini davet eden bazı durumlar olabilir. Örneğin uzun süreli açlık, uykusuzluk, aşırı
    yorgunluk, kullanılan ilaçların doktor izni dışında kesilmesi ya da değiştirilmesi, hormonal
    Sayfa 35 / 47
    değişiklikler sara krizinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bazı durumlarda sara krizi, madde
    bağımlılarının geçirdiği madde yoksunluk krizi ile karıştırılabilir.
    Sara krizinin belirtileri nelerdir?
     Hastada sonradan oluşan ve ön haberci denilen normalde olmayan kokuları alma, adale
    kasılmaları gibi ön belirtiler oluşur,
     Bazen hasta bağırır, şiddetli ve ani bir şekilde bilincini kaybederek yığılır,
     Yoğun ve genel adale kasılmaları görülebilir, 10-20 saniye kadar nefesi kesilebilir,
     Dokularda ve yüzde morarma gözlenir,
     Ardından kısa ve genel adale kasılması, sesli nefes alma, aşırı tükürük salgılanması, altına
    kaçırma görülebilir,
     Hasta dilini ısırabilir, başını yere çarpıp yaralayabilir, aşırı kontrolsüz hareketler gözlenir,
     Son aşamada hasta uyanır, şaşkındır, nerede olduğundan habersiz, uykulu hali vardır.
    Sara krizinde ilkyardım nasıl olmalıdır?
    Olayla ilgili güvenlik önlemleri alınır (Örneğin kişi yol ortasında kriz geçiriyorsa olay yerindeki
    trafik akışı kesilmelidir).
     Kriz, kendi sürecini tamamlamaya bırakılır,
     Hasta bağlanmaya çalışılmaz,
     Kilitlenmiş çene açılmaya çalışılmaz,
     Genel olarak yabancı herhangi bir madde kullanılmaz, koklatılmaz yada ağızdan herhangi
    bir yiyecek içecek verilmez,
     Kendisini yaralamamasına dikkat edilir,
     Başını çarpmasını engellemek için başın altına yumuşak bir malzeme konur,
     Yaralanmaya neden olabilecek gereçler etraftan kaldırılır,
     Sıkan giysiler gevşetilir,
     Kusmaya karşı tedbirli olunur,
     Düşme sonucu yaralanma varsa gerekli işlemler yapılır,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Kan şekeri düşüklüğü nedir?
    Herhangi bir nedenle vücutta glikoz eksildiği zaman ortaya çıkan belirtilerdir.
    Kan şekeri düşmesinin nedenleri nelerdir?
     Şeker hastalığı tedavisine bağlı
     Uzun egzersizler sonrası
     Uzun süre aç kalma
     Barsak ameliyatı geçirenlerde yemek sonrası
    Kan şekeri aniden düştüğünde hangi belirtiler görülür?
     Korku
     Terleme
     Hızlı nabız
     Titreme
    Sayfa 36 / 47
     Aniden acıkma
     Yorgunluk
     Bulantı
    Kan şekeri düşüklüğü yavaş ve uzun sürede oluşursa hangi belirtiler görülür?
     Baş ağrısı
     Görme bozukluğu
     Uyuşukluk
     Zayıflık
     Konuşma güçlüğü
     Kafa karışıklığı
     Sarsıntı ve şuur kaybı
    Kan şekeri düşmesinde ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Hastanın ABC’si değerlendirilir ,
     Hastanın bilinci yerinde ve kusmuyorsa ağızdan şeker, şekerli içecekler verilir, fazla şekerin
    bir zararı olmaz (Ayrıca belirtiler fazla şekerden meydana gelmiş ise bile fazladan şeker
    verilmesi, hastanın düşük kan şekeri düzeyinde kalmasından daha az zararlı olacaktır. Çünkü
    düşük kan şekeri, beyinde ve diğer hayati organlarda kalıcı zararlara neden olabilir.),
     15-20 dakikada belirtiler geçmiyorsa sağlık kuruluşuna gitmesi için yardım çağırılır ,
     Hastanın bilinci yerinde değilse koma pozisyonu verilerek tıbbi yardım çağırılır(112).
    Göğüste kuvvetli ağrı nedenleri nelerdir?
    Göğüste kuvvetli ağrı nedenleri arasında en sık angina pektoris ve miyokart enfarktüsü görülür. Her
    ikisi de kalp kasının belli bir yerine gönderilen kanın azalması sonucu oluşur.
    Göğüste kuvvetli ağrı belirtileri nelerdir?
    Kalp Spazmı (Angina Pektoris) belirtileri:
     Sıkıntı veya nefes darlığı olur,
     Ağrı hissi; genellikle göğüs ortasında başlar, kollara, boyuna, sırta ve çeneye doğru ilerler
     Sıklıkla fiziksel hareket, fiziksel zorlanma, heyecan, üzüntü yada fazla yemek yeme sonucu
    ortaya çıkar,
     Kısa sürelidir, ağrı yaklaşık 5-10 dakika kadar sürer
     Ağrı, istirahat ile durur, istirahat halindeyken görülmesi ciddi bir durumu gösterir,
     Nefes alıp vermekle ağrının şekli ve şiddeti değişmez.
    Kalp Krizi (Miyokart Enfaktüsü) belirtileri:
     Hasta ciddi bir ölüm korkusu ve yoğun sıkıntı hisseder, terleme, mide bulantısı, kusma gibi
    bulgular görülür,
     Ağrı; göğüs yada mide boşluğunun herhangi bir yerinde, sıklıkla kravat bölgesinde görülür,
    omuzlara, boyuna, çeneye ve sol kola yayılır,
     Süre ve yoğunluk olarak kalp spazmı (angina pektoris) ağrısına benzemekle birlikte daha
    şiddetli ve uzun sürelidir,
     En çok hazımsızlık, gaz sancısı veya kas ağrısı şeklinde belirti verir ve bu nedenle bu tür
    Sayfa 37 / 47
     rahatsızlıklarla karıştırılır (Bu tür gaz yada kas ağrıları, aksi ispat edilinceye kadar kalp krizi
    olarak düşünülmelidir),
     Nefes alıp vermekle ağrının şekli ve şiddeti değişmez.
    Göğüs ağrısında ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Hastanın yaşamsal bulguları kontrol edilir (ABC),
     Hasta hemen dinlenmeye alınır, sakinleştirilir,
     Yan oturur pozisyon verilir,
     Kullandığı ilaçları varsa almasına yardım edilir,
     Yardım istenerek (112) sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır,
     Yol boyunca yaşam bulguları izlenir.
    (9)
    ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM
    Zehirlenme nedir?
    Vücuda zehirli (toksik) bir maddenin girmesi sonucu normal fonksiyonların bozulmasıdır. Vücuda
    dışarıdan giren bazı yabancı maddeler, vücudun yaşamsal fonksiyonlarına zarar verebileceğinden
    zehirli (toksik) olarak kabul edilirler.
    Zehirlenmelerde genel belirtiler nelerdir?
    Sindirim sistemi bozuklukları: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal
    Sinir sistemi bozuklukları: Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, hareketlerde uyumsuzluk
    Solunum sistemi bozuklukları: Nefes darlığı, morarma, solunum durması
    Dolaşım sistemi bozuklukları: Nabız bozukluğu, kalp durması
    Zehirlenme hangi yollarla meydana gelir?
    Zehirlenme yolları üç grupta toplanır.
    Sindirim yoluyla: En sık rastlanan zehirlenme yoludur. Sindirim yoluyla alınan zehirler
    genellikle ev yada bahçede kullanılan kimyasal maddeler, ıehirli mantarlar, bozuk besinler,
    ilaç ve aşırı alkoldür.
    Solunum yoluyla: Zehirli maddenin solunum yolu ile alınmasıyla oluşur. Genellikle
    Karbonmonoksit (tüp kaçakları, şofben, bütan gaz sobaları), Lağım çukuru veya kayalarda biriken
    karbondioksit, havuz hijyeninde kullanılan klor, yapıştırıcılar, boyalar ev temizleyicileri gibi
    maddeler ile oluşur.
    Cilt yoluyla: Zehirli madde vücuda direk deri aracılığı ile girer. Bu yolla olan
    zehirlenmeler böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, ilaç enjeksiyonları, saç boyaları, zirai
    ilaçlar gibi zehirli maddelerin deriden emilmesi ile oluşur.
    Sindirim yoluyla zehirlenmede ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Bilinç kontrolü yapılır,
    Sayfa 38 / 47
     Ağız zehirli madde ile temas etmişse su ile çalkalanır, zehirli madde ele temas etmişse el
    sabunlu su ile yıkanır,
     Yaşam bulguları değerlendirilir,
     Kusma, bulantı, ishal gibi belirtiler değerlendirilir,
     Kusturulmaya çalışılmaz, özellikle yakıcı maddelerin alındığı durumlarda hasta asla
    kusturulmaz,
     Bilinç kaybı varsa koma pozisyonu verilir,
     Üstü örtülür,
     Tıbbi yardım istenir (112),
     Olayla ilgili bilgiler toplanarak kaydedilir ;
     -Zehirli maddenin türü nedir?
     -İlaç yada uyuşturucu alıyor mu?
     -Hasta saat kaçta bulundu?
     -Evde ne tip ilaçlar var?
    Solunum yolu ile zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Hasta temiz havaya çıkarılır yada cam ve kapı açılarak ortam havalandırılır,
     Yaşamsal belirtiler değerlendirilir (ABC),
     Yarı oturur pozisyonda tutulur,
     Bilinç kapalı ise koma pozisyonu verilir,
     Tıbbi yardım istenir (112),
     İlkyardımcı müdahale sırasında kendini ve çevresini korumak için gerekli önlemleri
    almalıdır,
     Solunumu korumak için maske veya ıslak bez kullanılır,
     Elektrik düğmeleri ve diğer elektrikli aletler ve ışıklandırma cihazları kullanılmaz,
     Yoğun duman varsa hastayı dışarı çıkarmak için ip kullanılmalıdır,
     Derhal itfaiyeye haber verilir (110).
    Cilt yolu ile zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Yaşam bulguları değerlendirilir,
     Ellerin zehirli madde ile teması önlenmelidir,
     Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır,
     15-20 dakika boyunca deri bol suyla yıkanmalıdır,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Zehirlenmelerde genel ilkyardım kuralları nelerdir?
     Zehirlenmeye neden olan maddeyi uzaklaştırmak (Kirli madde vücuttan ne kadar çabuk
    uzaklaştırılırsa o kadar az miktarda emilir).
     Hayati fonksiyonların devamının sağlanması
     Sağlık kuruluşuna bildirme (112)
    (10)
    HAYVAN ISIRMALARINDA İLKYARDIM
    Sayfa 39 / 47
    Hayvan ısırmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Hasta/yaralı yaşamsal bulgular yönünden değerlendirilir (ABC),
     Hafif yaralanmalarda yara 5 dakika süreyle sabun ve soğuk suyla yıkanır,
     Yaranın üstü temiz bir bezle kapatılır,
     Ciddi yaralanma ve kanama varsa yaraya temiz bir bezle basınç uygulanarak kanama
    durdurulmalıdır,
     Derhal tıbbi yardım istenmeli (112),
     Hasta kuduz ve/veya tetanos aşısı için uyarılmalıdır,
    Arı sokmalarının belirtileri nelerdir?
    Belirtiler kısa sürer. Acı, şişme, kızarıklık gibi lokal belirtiler olur. Arı birkaç yerden soktuysa,
    nefes borusuna yakın bir yerden soktuysa yada kişi alerjik bünyeli ise tehlikeli olabilir.
    Arı sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Yaralı bölge yıkanır,
     Derinin üzerinden görülüyorsa arının iğnesi çıkarılır,
     Soğuk uygulama yapılır,
     Eğer ağızdan sokmuşsa ve solunumu güçleştiriyorsa buz emmesi sağlanır,
     Ağız içi sokmalarında ve alerji hikayesi olanlarda tıbbi yardım istenir (112).
    Akrep sokmalarının belirtileri nelerdir?
    Kuvvetli bir lokal reaksiyon oluşturur.
     Ağrı
     Ödem
     İltihaplanma, kızarma, morarma
     Adale krampları, titreme ve karıncalanma
     Huzursuzluk, havale gözlenebilir.
    Akrep sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Sokmanın olduğu bölge hareket ettirilmez,
     Yatar pozisyonda tutulur,
     Yaraya soğuk uygulama yapılır,
     Kan dolaşımını engellemeyecek şekilde bandaj uygulanır,
     Yara üzerine hiçbir girişim yapılmaz.
    Yılan sokmalarının belirtileri nelerdir?
    Lokal ve genel belirtiler verir :
     Bölgede morluk, iltihaplanma (1-2 hafta sürer)
     Kusma, karın arısı, ishal gibi sindirim bozuklukları
     Aşırı susuzluk
     Şok,kanama
     Psikolojik bozukluklar
     Kalpte ritim bozukluğu, baş ağrısı ve solunum düzensizliği
    Yılan sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
    Sayfa 40 / 47
     Hasta sakinleştirilip, dinlenmesi sağlanır,
     Yara su ile yıkanır,
     Yaraya yakın bölgede baskı yapabilecek eşyalar (yüzük, bilezik vb.) çıkarılır,
     Yasa baş ve boyunda ise yara çevresine baskı uygulanır,
     Kol ve bacaklarda ise yara üstünden dolaşımı engellemeyecek şekilde bandaj uygulanır
    (Turnike uygulanmaz),
     Soğuk uygulama yapılır,
     Yara üzerine herhangi bir girişimde bulunulmaz (yara emilmez),
     Yaşamsal bulgular izlenir,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Deniz canlıları sokmasında belirtiler nelerdir?
    Çok ciddi değildir. Lokal ve genel belirtiler görülür :
     Kızarma
     Şişme
     İltihaplanma
     Sıkıntı hissi
     Huzursuzluk
     Havale
     Baş ağrısı
    Deniz canlıları sokmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Yaralı bölge hareket ettirilmez,
     Batan diken varsa ve görünüyorsa çıkartılır,
     Etkilenen bölge ovulmamalıdır.
    (11)
    GÖZ, KULAK VE BURUNA YABANCI CİSİM KAÇMASINDA İLKYARDIM
    Göze yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
    Toz gibi küçük madde ise;
     Göz ışığa doğru çevrilir ve alt göz kapağı içine bakılır,
     Gerekirse üst göz kapağı açık tutulur,
     Nemli temiz bir bezle çıkarılmaya çalışılır,
     Hastaya gözünü kırpıştırması söylenir,
     Göz ovulmamalıdır,
     Çıkmıyorsa sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır.
    Bir cisim batması varsa ya da metal cisim kaçmışsa;
     Gerekmedikçe hasta yerinden oynatılmaz,
    Sayfa 41 / 47
     Göze hiçbir şekilde dokunulmaz,
     Tıbbi yardım istenir (112),
     Hastanın göz uzmanı olan bir sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır.
    Kulağa yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Kesinlikle sivri ve delici bir cisimle müdahale edilmez,
     Su değdirilmez,
     Tıbbi yardım istenir (112).
    Buruna yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
     Burun duvarına bastırarak kuvvetli bir nefes verme ile cismin atılması sağlanır,
     Çıkmazsa tıbbi yardım istenir (112).
    (12)
    BOĞULMALARDA İLKYARDIM
    Boğulma nedir?
    Boğulma, vücuttaki dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu dokularda bozulma meydana
    gelmesidir.
    Boğulma nedenleri nelerdir?
     Bayılma ve bilinç kaybı sonucu dilin geriye kayması
     Nefes borusuna sıvı dolması
     Nefes borusuna yabancı cisim kaçması
     Asılma
     Akciğerlerin zedelenmesi
     Gazla zehirlenme
     Suda boğulma (*)
    (*) Suda boğulmalarda, boğulma sırasında nefes borusu girişinin kasılmasına bağlı olarak çok
    az miktarda su akciğerlere girer. Suda boğulanlarda özellikle soğuk havalarda 20-30 dakika
    geçse bile yapay solunum ve kalp mesajına başlanmalıdır.
    Suda boğulmalarda, ağızdan ağıza ya da ağızdan buruna solunumun suda yaptırılması
    mümkündür ve bu uygulamaya su içerisinde iken başlanmalıdır. Bu uygulama derin sularda
    mümkün olmayabilir, bu nedenle hasta/yaralının hızla sığ suya doğru çekilmesi gerekir.
    Suya atlama sonucu, boğulma riskinin yanısıra genel vücut travması ya da omurga kırıkları da
    akla gelmelidir. Bu nedenle suda, başın çok fazla arkaya itilmemesi gereklidir.
    Boğulmalarda genel belirtiler nelerdir?
     Nefes almada güçlük
     Gürültülü, hızlı ve derin solunum
     Ağızda balgam toplanması ve köpüklenme
     Yüzde, dudaklarda ve tırnaklarda morarma
     Genel sıkıntı hali, cevaplarda isabetsizlik ve kararsızlık
     Bayılma
    Boğulmalarda genel ilkyardım işlemleri ne olmalıdır?
    Sayfa 42 / 47
     Boğulma nedeni ortadan kaldırılır,
     Bilinç kontrolü yapılır,
     Hastanın yaşamsal bulguları değerlendirilir (ABC),
     Temel yaşam desteği sağlanır,
     Derhal tıbbi yardım istenir (112),
     Yaşam bulguları izlenir.
    (13)
    HASTA/ YARALI TAŞIMA TEKNİKLERİ
    Hasta/yaralı taşınmasında genel kurallar nelerdir?
     Hasta/yaralı taşınmasında ilkyardımcı kendi sağlığını riske sokmamalıdır,
     Gereksiz zorlama ve yaralanmalara engel olmak için aşağıdaki kurallara uygun
    davranmalıdır,
     Hasta/yaralıya yakın mesafede çalışılmalıdır,
     Daha uzun ve kuvvetli kas grupları kullanılmalıdır,
     Sırtın gerginliğini korumak için dizler ve kalçalar bükülmelidir (Omurilik yaralanmaları
    riskini azaltır),
     Yerden destek alacak şekilde her iki ayağı da kullanarak biri diğerinden biraz öne
    yerleştirilmelidir,
     Kalkarken, ağırlığı kalça kaslarına vererek dizler en uygun biçimde doğrultulmalıdır,
     Baş her zaman düz tutulmalı, homojen ve düzgün bir şekilde hareket ettirilmelidir,
     Yavaş ve düzgün adımlarla yürümek gerekir, adımlar omuzdan daha geniş olmamalıdır,
     Ağırlık kaldırırken karın muntazam tutulup kalçayı kasmak gerekir,
     Omuzlar, leğen kemiğinin ve omuriliğin hizasında tutulmalıdır,
     Yön değiştirirken ani dönme ve bükülmelerden kaçınılmalıdır,
     Hasta/yaralı mümkün olduğunca az hareket ettirilmelidir,
     Hasta/yaralı baş-boyun-gövde ekseni esas alınarak en az 6 destek noktasından
    kavranmalıdır,
     Hasta/yaralı taşımak mükemmel bir ekip çalışması gerektirir,
     Tüm hareketleri yönlendirecek sorumlu bir kişi olmalı, bu kişi hareketler için gereken
    komutları (dikkat, kaldırıyoruz gibi) vermelidir. Bu kişi genellikle ağırlığın en fazla olduğu
    ve en fazla dikkat edilmesi gereken bölge olan baş ve boyun kısmını tutan kişi olmalıdır.
    Acil taşıma teknikleri nelerdir?
     Genel bir kural olarak, hasta/yaralının yeri değiştirilmemeli ve dokunulmamalıdır.
    Olağanüstü bir tehlike söz konusuysa, taşıdığı her türlü riske rağmen acil taşıma zorunludur.
     En kısa sürede yaralılar güvenli bir yere taşınmalıdır.
    Sürükleme yöntemleri nelerdir?
    Hasta/yaralının sürüklenmesi, oldukça faydalı bir yöntemdir. Özellikle, çok kilolu ve iriyarı kişilerin
    taşınması gerekiyorsa; dar, basık ve geçiş güçlüğü olan bir yerden çıkarmalarda herhangi bir
    yaralanmaya neden olmamak için seçilebilecek bir yöntemdir. İlkyardımcının fiziksel kapasitesi göz
    önünde bulundurulmalıdır. Mümkünse battaniye kullanılmalıdır.
    Sayfa 43 / 47
    Sürükleme yöntemleri şunlardır:
     Ayak bileklerinden sürükleme
     Koltuk altından tutarak sürükleme
    Araç içindeki yaralıyı taşıma (RENTEK manevrası) tekniği nedir?
    Kaza geçirmiş yaralı bir kişiyi eğer bir tehlike söz konusu ise omuriliğine zarar vermeden çıkarmada
    kullanılır. Bu uygulama solunum durması; yangın tehlikesi gibi olağanüstü durumlarda
    uygulanacaktır.
    Öncelikle;
    Kaza ortamını değerlendirme, patlama, yangın tehlikesini belirleme; çevre ve kendi güvenliğini
    sağlama
    1. Hasta/yaralının omuzlarına hafifçe dokunarak ve “iyi misiniz ?” diye sorarak bilincini kontrol
    etme
    2. Hasta/yaralının solunumunu gözlemleme (göğüs hareketlerinin izlenmesi) Eğer solunum yok ise
    3. Hasta/yaralının ayaklarının pedala sıkışmadığından emin olma; emniyet kemerini açma
    4. Hasta/yaralıya yan tarafından yaklaşma. Bir eliyle kolunu, diğer eliyle de çenesini kavrayarak
    boynunu tespit etme (Hafif hareketle)
    5. Baş-boyun-gövde hizasını bozmadan araçtan dışarı çekme
    6. Hasta/yaralıyı yavaşça yere veya sedyeye yerleştirme
    Kısa mesafede süratli taşıma teknikleri nelerdir?
    1-Kucakta taşıma :
    Bilinci açık olan çocuklar ve hafif yetişkinler için kullanışlı bir yöntemdir. Bir ilkyardımcı
    tarafından uygulanır.
     Bir elle yaralı dizlerinin altından tutularak destek alınır,
     Diğer elle gövdenin ağırlığı yüklenerek sırtından kavranır,
     Yaralıya kollarını ilkyardımcının boynuna dolaması söylenebilir. Bu yaralının kendini
    güvende hissetmesini sağlar,
     Ağırlık dizlere verilerek kalkılır.
    2-İlkyardımcının omzundan destek alma :
    Hafif yaralı ve yürüyebilecek durumdaki hasta/yaralıların taşınmasında kullanılır. Bir ilkyardımcı
    tarafından uygulanır. Bu yöntem iki kişi ile de uygulanabilir.
     Yaralının bir kolu ilkyardımcının boynuna dolanarak destek verilir,
     İlkyardımcı boşta kalan kolu ile hasta/yaralının belini tutarak yardım eder.
    3-Sırtta taşıma:
    Bilinçli hastaları taşımada kullanılır. Bir ilkyardımcı tarafından uygulanır.
     İlkyardımcı hasta/yaralıya sırtı dönük olarak çömelir ve bacaklarını kavrar,
     Hasta/yaralının kolları ilkyardımcının göğsünde birleştirilir,
     Ağırlık dizlere verilerek hasta/yaralı kaldırılır.
    Sayfa 44 / 47
    4-Omuzda taşıma ( İtfaiyeci yöntemi) :
    Yürüyemeyen yada bilinci kapalı olan kişiler için kullanılır. Bir ilkyardımcı tarafından uygulanır.
    İlkyardımcının bir kolu boşta olacağından merdiven yada bir yerden rahatlıkla destek alınabilir.
     İlkyardımcı sol kolu ile omuzun dan tutarak hasta/yaralıyı oturur duruma getirir,
     Çömelerek sağ kolunu hasta/yaralının bacaklarının arasından geçirir,
     Hasta/yaralının vücudunu sağ omzuna alır,
     Sol el ile hasta/yaralının sağ elini tutar, ağırlığı dizlerine vererek kalkar,
     Hasta/yaralının önde boşta kalan bileği kavranarak hızla olay yerinden uzaklaştırılır.
    5-İki ilkyardımcı ile ellerin üzerinde taşıma (Altın Beşik Yöntemi) :
    Hasta/yaralının ciddi bir yaralanması yoksa ve yardım edebiliyorsa iki, üç, dört elle altın beşik
    yapılarak taşınır.
    İki elle: İki ilkyardımcının birer eli boşta kalır, bu elleri birbirlerinin omzuna koyarlar, diğer elleri
    ile bileklerinden kavrayarak hasta/yaralıyı oturturlar.
    Üç elle: Birinci ilkyardımcı bir eli ile ikinci ilkyardımcının omzunu kavrar, diğer eli ile ikinci
    ilkyardımcının el bileğini kavrar. İkinci ilkyardımcı bir el ile birinci ilkyardımcının bileğini, diğer
    eli ile de kendi bileğini kavrar.
    Dört elle: İlkyardımcılar bir elleri ile diğer el bileklerini, öbür elleri ile de birbirlerinin bileklerini
    kavrarlar.
    6-Kollar ve bacaklardan tutarak taşıma:
    Hasta/yaralı bir yerden kaldırılarak hemen başka bir yere aktarılacaksa kullanılır. İki ilkyardımcı
    tarafından uygulanır.
     İlkyardımcılardan biri sırtı hasta/yaralıya dönük olacak şekilde bacakları arasına çömelir ve
    elleri ile hasta/yaralının dizleri altından kavrar. İkinci ilkyardımcı hasta/yaralının baş
    tarafına geçerek kolları ile koltuk altlarından kavrar. Bu şekilde kaldırarak taşırlar.
    7-Sandalye ile taşıma:
    Hasta/yaralının bilinçli olması gereklidir. Özellikle merdiven inip çıkarken çok kullanışlı bir
    yöntemdir. İki ilkyardımcı tarafından uygulanır.
     Bir ilkyardımcı sandalyeyi arka taraftan, oturulacak kısma yakın bir yerden, diğer
    ilkyardımcı sandalyenin ön bacaklarını aşağı kısmından kavrayarak taşırlar.
    Sedye üzerine yerleştirme teknikleri nelerdir?
    1-Kaşık tekniği:
    Bu teknik hasta/yaralıya sadece bir taraftan ulaşılması durumunda üç ilkyardımcı tarafından
    uygulanır.
     İlkyardımcılar hasta/yaralının tek bir yanında bir dizleri yerde olacak şekilde diz çökerler,
     Hasta/yaralının elleri göğsünde birleştirilir,
     Birinci ilkyardımcı baş ve omzundan, ikinci ilkyardımcı sırtının alt kısmı ve uyluğundan,
    üçüncü ilkyardımcı dizlerinin altından ve bileklerinden kavrar. Daha sonra kendi ellerini
    Sayfa 45 / 47
    hasta/yaralının vücudun altından geçirerek kavrarlar,
     Başını ve omzunu tutan birinci ilkyardımcının komutu ile tüm ilkyardımcılar aynı anda
     hasta/yaralıyı kaldırarak dizlerinin üzerine koyarlar,
     Sonra uyumlu bir şekilde ayağa kalkarlar,
     Aynı anda tek bir hareketle hasta/yaralıyı göğüslerine doğru çevirirler ve aynı anda düzgün
    bir şekilde sedyeye koyarlar.
    2-Köprü tekniği:
    Hasta/yaralıya iki taraftan ulaşılması durumunda dört ilkyardımcı tarafından yapılır.
     İlkyardımcılar bacaklarını açıp, hasta/yaralının üzerine hafifçe çömelerek yerleşirler,
     Birinci ilkyardımcı başı koruyacak şekilde omuz ve ensesinden, ikinci ilkyardımcı
    kalçalarından,üçüncü ilkyardımcı da dizlerinin altından tutar,
     Birinci ilkyardımcının komutu ile her üç ilkyardımcı hastayı kaldırırlar,
     Dördüncü ilkyardımcı sedyeyi arkadaşlarının bacakları arasına iterek yerleştirir ve
    hasta/yaralı sedyenin üzerine konulur.
    3-Karşılıklı durarak kaldırma:
    Omurilik yaralanmalarında ve şüphesinde kullanılır. Üç ilkyardımcı tarafından uygulanır.
     İki ilkyardımcı hasta/yaralının göğüs hizasında karşılıklı diz çökerler,
     Üçüncü ilkyardımcı hasta/yaralının dizleri hizasında diz çöker,
     Hasta/yaralının kolları göğsünün üzerinde birleştirerek, düz yatması sağlanır,
     Baş kısımdaki ilkyardımcılar kollarını baş-boyun eksenini koruyacak şekilde hasta/yaralının
    sırtına yerleştirirler,
     Hasta/yaralının dizleri hizasındaki üçüncü ilkyardımcı kollarını açarak hasta/yaralının
    bacaklarını düz olacak şekilde kavrar. Verilen komutla, tüm ilkyardımcılar hasta/yaralıyı düz
    olarak kaldırarak sedyeye yerleştirirler.

    Sedye ile taşıma teknikleri nelerdir?
    Sedye ile taşımada genel kurallar şunlardır:
     Hasta/yaralı battaniye ya da çarşaf gibi bir malzeme ile sarılmalıdır,
     Düşmesini önlemek için sedyeye bağlanmalıdır,
     Başı gidiş yönünde olmalıdır,
     Sedye daima yatay konumda olmalıdır,
     Öndeki ilkyardımcı sağ, arkadaki ilkyardımcı sol ayağı ile yürümeye başlamalıdır (Sürekli
    değiştirilen adımlar sedyeye sağlam taşıma sağlar),
     Daima sedye hareketlerini yönlendiren bir sorumlu olmalı ve komut vermelidir,
     Güçlü olan ilkyardımcı hasta /yaralının baş kısmında olmalıdır.
    1-Sedyenin iki kişi tarafından taşınması:
     Her iki ilkyardımcı çömelirler, sırtları düz, bacakları kıvrık olacak şekilde sedyenin iki
    ucundaki iç kısımlarda dururlar,
     Komutla birlikte sedyeyi kaldırırlar ve yine komutla dönüşümlü adımla yürümeye başlarlar,
     Önde yürüyen yoldaki olası engelleri haber vermekle sorumludur.
    Sayfa 46 / 47
    2-Sedyenin dört kişi tarafından taşınması:
    Yaralının durumu ağır ise yada yol uzun, zor ve engelli ise sedye 4 kişi ile taşınmalıdır,
     İlkyardımcıların ikisi hasta/yaralının baş, diğer ikisi ayak kısmında sırtları dik, bacakları
    bükülü olarak sedyenin yan kısımlarında çömelirler. Sedyenin sapından tutarlar ve yukarı
    komutu ile sedyeyi kaldırırlar,
     Sedyenin sol tarafından tutan ilkyardımcılar sol, sağ tarafındakiler sağ adımlarıyla
    yürümeye başlarlar,
     Dar bölgeden yürürken ilkyardımcılar sırtlarını sedyenin iç kısmına vererek yerleşirler,
     Merdiven, yokuş inip çıkarken sedye mümkün olabilecek en yatay pozisyonda tutulmalıdır.
    Bunun için ayak tarafındakiler sedyeyi uyluk hizasında, baş tarafındakiler omuz hizasında
    tutmalıdır.
    3-Bir battaniye ile geçici sedye oluşturma:
     Tek bir battaniye ile sedye oluşturmada ise battaniye yere serilir kenarları rulo yapılır.
    Yaralı üzerine yatırılarak kısa mesafede güvenle taşınabilir.
    4-Bir battaniye ve iki kirişle geçici sedye oluşturma:
    Yeterli uzunlukta iki kiriş ile sedye oluşturmak mümkündür.
     Bir battaniye yere serilir,
     Battaniyenin 1/3'üne birinci kiriş yerleştirilir ve battaniye bu kirişin üzerine katlanır,
     Katlanan kısmın bittiği yere yakın bir noktaya ikinci kiriş yerleştirilir,
     Battaniyede kalan kısım bu kirişin üzerini kaplayacak şekilde kirişin üzerine doğru getirilir,
     Hasta/yaralı bu iki kirişin arasında oluşturulan bölgeye yatırılır.

    Sayfa 47 / 47
    T.C. Saglik Bakanligi Istanbul IL Saglik Mudurlugu Acil Saglik Hizmetleri Subesi
    ILKyardÿm ve Acil Saglik Hizmetleri Daire Baskanligi tarafindan hazirlanmistir.

    Dosya adı : temel_ilkyardim_kitabi.pdf
    Link : İndirmek için tıklayın



     
  2. Kaan SAKA

    Kaan SAKA TÜİSAG Yönetici Admin



    Arkadaşlar merhaba,
    T.C. Sağlık Bakanlığı, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, Acil Sağlık Hizmetleri Şubesi’nin hazırlamış olduğu “Temel İlkyardım Uygulamaları Eğitim Kitabı” nı ekte bulabilirsiniz.
    İyi çalışmalar,



     

    Ekli Dosyalar:

    sevgay, tegu, mert45 ve 2 kişi daha buna teşekkür etti.
  3. fatiht

    fatiht TÜİSAG Üyesi

    Paylaşımınız için teşekkürler fakat bu bilgiler eski bilgiler,üzerinde değişiklikler oldu.temel yaşam desteğinde değişiklikler var.
    Bilğinize.

     
  4. Kaan SAKA

    Kaan SAKA TÜİSAG Yönetici Admin

    Fatih bey merhaba,
    Bildiriminiz için teşekkürler. Yeni uygulama ile ilgili doküman araştıracağım. Sizin elinizde de varsa paylaşırsanız sevinirim.
    İyi çalışmalar.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  5. Huseyin_Turkoglu

    Huseyin_Turkoglu TÜİSAG Üyesi

    S.B. Hudut ve Sahiller Sağlık Müdürlüğü tarafından hazırlanmış İlkyardım eğitimi - Boğulma sunumu ektedir.

     

    Ekli Dosyalar:

    sevgay ve Hüseyin KORKMAZ bu yazıya teşekkür etti.
  6. Kaan SAKA

    Kaan SAKA TÜİSAG Yönetici Admin

    İLK YARDIM YÖNETMELİĞİ

    BİRİNCİ BÖLÜM
    Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
    Amaç
    Madde 1( Değ: 18.03.2004- 25406 R G) — Bu Yönetmeliğin amacı; fertlerin ve toplumun
    temel sağlık bilgisinin arttırılması, ilk yardım bilgi ve becerisinin toplumun her bireyine
    öğretilmesi, her kamu, özel kurum ve kuruluşunda personel sayılarına göre ilk yardımcı
    bulundurulması, bu doğrultuda eğitimci eğitmeni, ilk yardım eğitmeni yetiştirecek ve ilk
    yardım eğitimi düzenleyecek kuruluş ve merkezlerin açılış, işleyiş ve denetimi ile ilgili usul ve
    esasları düzenlemektir.
    Kapsam
    Madde 2 — ( Değ:18.03.2004 –25406 R G ) Bu Yönetmelik; eğitimci eğitmeni, ilk yardım
    eğitmeni yetiştirecek ve ilk yardım eğitimi düzenleyerek sertifika verecek ve bu eğitimi alacak
    olan bütün kamu kurum ve kuruluşlarını, gerçek kişileri, özel hukuk tüzel kişileri, iktisadilik
    esaslarına ve özel hukuk hükümlerine göre çalışan kamu kurum ve kuruluşlarını kapsar.
    Dayanak
    Madde 3 — Bu Yönetmelik; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 9 uncu
    maddesinin (c) bendi, 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun
    Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesinin (a) bendi ve 43 üncü maddesine ve 1593 sayılı
    Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 179 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
    Tanımlar
    Madde 4 — Bu Yönetmelikte geçen;
    a) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını,
    b) Bakan: Sağlık Bakanını,
    c) Genel Müdürlük: Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünü,
    d) Müdürlük: İl Sağlık Müdürlüklerini,
    e) (Değ: 18.03.2004 –25406 R G ) İlk yardım: Herhangi bir kaza yada yaşamı tehlikeye
    düşüren bir durumda sağlık görevlilerinin tıbbi yardımı sağlanıncaya kadar hayatın
    kurtarılması yada durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde, tıbbi
    araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamaları,
    f) Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluş: Bakanlıkça yeterliliği tespit edilerek onaylanmış kurum
    ve kuruluşları,
    g)( Değ: 18.03.2004 –25406 R G ) Merkez: İlk yardım eğitici eğitimi ve ilk yardım eğitimi
    veya bunlardan sadece birisini vermek amacıyla faaliyet gösteren ilk yardım eğitim
    kuruluşunu,
    h) (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Mesul Müdür: Sağlık alanında en az iki yıllık yüksekokul
    mezunu olup ilk yardım eğitmeni sertifikası olan kişiyi, bir özel öğretim kurumunda program
    ilavesi olarak merkez açılacaksa, Mesul Müdür koşullarını taşıyan müdür veya müdür
    yardımcısını,
    i) Eğitimci Eğitmeni: Sağlık alanında en az iki yıllık yüksekokul mezunu olup, eğitimci
    eğitimi veren kuruluşlar tarafından verilen eğitimci eğitimi programına katılarak serfika almış
    kişiyi,
    j) (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) İlk yardım Eğitimcisi: Eğitimci eğitimi veren kuruluşlar
    tarafından eğitilerek ilk yardım eğitimcisi sertifikası almış sağlık personelini,
    k) (Değ: 18.03.2004 -25406 R G )İlk yardımcı: İlk yardım tanımında belirtilen amaç
    doğrultusunda, hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle,
    ilaçsız uygulamaları yapan en az Temel ilk yardım kursu alarak ilk yardımcı sertifikası almış
    kişiyi,
    l) (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Denetim Ekibi: En az biri hekim olmak üzere, sağlık
    personelinden oluşan iki kişilik ekibi,
    m) (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) İlk yardım Eğitimi: İlk yardım eğitimcileri tarafından
    uygun mekanlarda veya merkezlerde, Bakanlıkca onaylanmış programlar ile verilen eğitimi,
    ifade eder.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Eğitimci Eğitimi Verecek Kuruluşların Özellikleri, Başvuru ve Açılma İşlemleri
    Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluşlar
    Madde 5 — (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Genel Müdürlük, Müdürlükler, Eğitim
    Hastaneleri, Üniversitelerin sağlık ile ilgili fakülte ve yüksek okulları, Kızılay Genel
    Müdürlüğü, sağlıkla ilgili meslek kuruluşları ve merkezler ilk yardım eğitimci eğitimi
    programları düzenleyebilir.
    Eğitimci eğitimi vermek isteyen kuruluşlar; Müdürlükler aracılığı ile eğitimden sorumlu
    bölüm, eğitim konu ve saatleri, eğitimi verecek kişi ve ünvanlarını belirtilen bir dilekçe ile
    Genel Müdürlüğe başvuruda bulunurlar.
    Genel Müdürlükçe değerlendirilerek, uygun görülen başvurulara EK-1de belirtilen ‘’Eğitimci
    Eğitimi Düzenleme Yetki Belgesi ‘’verilir.
    EK 2’de belirtilen "Eğitimci Eğitmeni Çalışma Belgesi" müdürlükçe düzenlenir.
    Yetki Belgesi düzenlenen kurum ve kuruluşlarca verilen eğitimci eğitmeni sertifikaları mesul
    müdürü tarafından imzalanarak,Genel Müdürlükce onaylanır.
    Madde 6 —(Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) İlk yardım eğitimcisi olmak isteyen tıp doktoru
    dışındaki sağlık personeli beş gün (40 saat) lük eğitime katılır. Bu eğitimin sonunda
    yapılacak sınavlarda başarılı olanlara üç günlük ilk yardım uygulamaları eğitim becerisi kursu
    verilir ve eğitim sonunda yapılacak sınavlarda başarılı olanlara, mesul müdür tarafından
    imzalanarak Sağlık müdürü tarafından onaylanan “İlk yardım Eğitmeni Sertifikası’’
    (EK-4)düzenlenir.
    Tıp doktorları ise üç günlük ilk yardım uygulamaları eğitim becerisi kursuna katılarak eğitim
    sonunda yapılacak sınavlarda başarılı olanlara , mesul müdür tarafından imzalanarak Sağlık
    Müdürü tarafından onaylanan ‘’ilk yardım Eğitmeni Sertifikası’’ (EK-4) düzenlenir.
    Eğitimci eğitmeni olmak isteyen sağlık personeli ise ilk yardım eğitmeni olarak en az beş ilk
    yardımcı eğitimi verdiğini belgelediği takdirde beş gün (40 saat) lük eğitimci eğitmeniği
    kursuna katılarak eğitim sonunda yapılacak sınavlarda başarılı olanlara ‘’Eğitimci Eğitmeni
    Sertifikası’’ (EK-3) düzenlenir.
    Eğitim programlarında başarısız olanlara bir sınav hakkı daha verilir.
    Eğitimci eğitmeni, ilk yardım eğitimcisi eğitimlerine katılımcı sayısı asgari beş, azami onbeş
    kişi olmalıdır.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Merkezlerin Özellikleri, Başvuru, Açma İşlemleri ve Müdürlüğün Sorumlulukları
    Merkezler
    Madde 7 — (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Merkezler, müstakil olarak veya başka bir özel
    öğretim kurumunda program ilavesi olarak açılır.
    Genel Müdürlük, müdürlükler, eğitim hastaneleri, üniversitelerin sağlık ile ilgili fakülte ve
    yüksek okulları, Kızılay Genel Müdürlüğü, hizmet verdikleri mekanlarda aynı zamanda eğitim
    de verebilirler.
    Acil Sağlık Hizmetleri Komuta Kontrol Merkezleri ve İstasyonları bünyelerinde, acil tıbbi
    yardıma destek olarak ilk yardım eğitiminin yaygınlaştırılması amacı ile, eğitimci eğitimi ve ilk
    yardım eğitimi düzenleyebilirler.
    İlk yardım eğitimi, azami yirmi kişinin eğitim görebileceği, katılımcıların tamamının birbirlerini
    görebilmeleri için masa ve sandalyelerin ‘U’ şeklinde düzenlendiği, orta kısımda
    uygulamaların yapılabilmesine olanak veren kişi başına asgari 3.5 m², kullanım alanı olan en
    az yirmi metrekarelik eğitim salonu, idare odası, eğitmen odası, lavabo ve tuvaletin
    bulunduğu mekanlarda verilir.
    Merkezler, ilk yardım ve eğitici eğitimlerini, yukarıdaki eğitim salonu asgari şartları taşıması
    halinde aynı il sınırları içerisinde olmak şartıyla diğer uygun mekanlarda da verebilir.
    Eğitimde kullanılacak asgari araç ve gereçler EK-5’de belirtilmiştir.
    Merkez Açma Yetkisi Bulunanlar
    Madde 8 — İlk yardımcı yetiştirmek amacıyla bütün kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek
    kişiler, özel hukuk tüzel kişileri, iktisadilik esaslarına ve özel hukuk hükümlerine göre çalışan
    kamu kurum ve kuruluşlarına bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşımaları halinde Merkez
    açma izni verilir. En az on kişinin müracaat etmesi halinde Müdürlükçe de eğitim
    düzenlenebilir.
    Merkez Açma İşlemleri
    Madde 9 — (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Merkez açacak olanlar, bizzat kendileri veya
    Mesul müdürleri vasıtasıyla, Müdürlüğe bir dilekçe ile başvururlar. Başvuruya istinaden,
    Müdürlük Acil Sağlık Hizmetleri Şubesi denetim ekibince, fiziki mekan, ilk yardım araç
    gereçleri yerinde görülerek, bir ön inceleme raporu hazırlanır,
    Ön inceleme raporu uygun olan başvurular, aşağıdaki belgeler iki nüsha olarak bir dosya
    halinde hazırlanır;
    a) Merkezin ünvanını, sahibini veya sahiplerini, faaliyet göstereceği adresini belirten ve
    merkezin açılışı ile ilgili işlemlerin başlatılmasını talep eden başvuru dilekçesi,
    b) Merkez, bir ticaret şirketi tarafından açılacak ise ticaret sicil gazetesinin aslı veya noter
    tasdikli örneği,
    c) Vakıf veya derneklerden noter tasdikli tüzük veya ana sözleşmenin bir örneği,
    d) Mesul müdürün nüfus cüzdanı örneği,
    e) Merkezlerde çalışacak eğitimcilerin ve mesul müdürün, Bakanlıkça verilmiş veya
    onaylanmış "İlk yardım Eğitimcisi Sertifikaları"nın birer örneği, mesul müdür sertifikasının
    aslı, merkezin ilgili biriminde asılı bulunacaktır.
    f) Merkezde çalışacak ilk yardım eğitimcilerinin, herhangi bir kamu kuruluşunda görev yapıp
    yapmadıklarını beyan eden dilekçeleri ile görev yaptıklarını beyan edenlerin dilekçe ekinde
    görev yaptıkları kamu kurum ve kuruluşlarından 2368 sayılı Sağlık Personelinin Tazminat ve
    Çalışma Esaslarına Dair Kanunda öngörülen tazminatların, söz konusu sağlık personeli için
    düzenlenecek personel çalışma belgesinin tarihinin bildirilmesinden itibaren, maaşlarından
    kesilmeye başlanılacağını bildirir belgeleri,
    g) Merkezin bütün odalarını gösterir krokisi,
    h) Yönetmeliğin EK-5 sayılı cetvelinde gösterilen mesul müdür tarafından imzalanmış;araç ,
    gereç ve malzeme listesi ile Genel Müdürlükçe onaylanmış eğitim müfredatının kitap, slayt
    broşür ve benzeri her türlü eğitim materyalinin onay belgesi ,
    i) İlgili mevzuata göre, yangına karşı gereken tedbirlerin alındığına dair yetkili
    mercilerden alınan belge
    Kamu kurum ve kuruluşlarında açılacak merkezlerde, yalnızca ikinci fıkranın (a), (e) ve (h)
    bendlerinde belirtilen belgeler ve eğitimin yapılacağı mekanın krokisi istenir.
    Başvurunun Değerlendirilmesi
    Madde 10 — (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Başvuru dosyası Müdürlük tarafından
    incelenerek eksiklikleri var ise, ilgililere yazılı olarak bildirilir. Başvuru dosyasının Acil Sağlık
    Hizmetleri Şubesince incelemesi sonucunda uygun görülen merkezlere, Müdürlük tarafından
    "İlk yardım Eğitim Merkezi Uygunluk Belgesi" (EK 6), "Mesul Müdürlük Belgesi" (EK 7) ve "İlk
    yardım Eğitimcisi Çalışma Belgesi" (EK 8) düzenlenir. Belgelerin aslı, mesul müdüre imza
    karşılığında verilir, suretleri başvuru dosyasında saklanır.
    Müdürlüğün Sorumlulukları
    Madde 11 — Müdürlüğün, Merkezin açılış, işleyiş ve denetimleri ile diğer hususlardaki
    sorumlulukları şunlardır;
    a)"Eğitimci Eğitimi Düzenleme Yetki Belgesi" almak için yapılan başvuruları yerinde
    denetlemek ve başvuru dosyalarının incelemesini yapmak, inceleme sonucunda uygun
    görülen başvuru dosyalarını Genel Müdürlüğe iletmek,
    b) "İlk yardım Eğitim Merkezi Uygunluk Belgesi" almak için yapılan başvuruları yerinde
    denetlemek ve başvuru dosyalarının incelemesini yapmak, inceleme sonucunda uygun
    görülenlere bu Yönetmelikte belirtilen belgeleri düzenlemek,
    c) Merkezleri, Yönetmelikte belirlenen sürelerde Denetim Ekipleri marifetiyle olağan veya
    olağanüstü denetlemek,
    d) Sınavlara gözetmen olarak Denetim Ekibi görevlendirmek,
    e) Sınavda başarılı olanlara "İlk yardımcı Sertifikası" (EK 9) ve "İlk yardımcı Kimlik Belgesi"
    (EK 10) düzenlemek,
    f) Eğitimci Eğitimi veren Kuruluş ve Merkezlere ve ilk yardımcılara ait kayıtları EK 11’de
    belirtilen şekilde tutmak.
    g) (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Bu görevleri Müdürlük adına , Acil Sağlık Hizmetleri Şube
    Müdürlüğü yürütür.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluşların ve Merkezlerin Çalışma Esasları ve Personel
    Standartları
    Eğitmen Sayısı
    Madde 12 — (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Eğitimci eğitmeni ve ilk yardım eğitmeni
    yetiştiren kuruluş ve merkezler, uygulamalı eğitimlerde her on katılımcıya bir eğitmen olacak
    şekilde çalışırlar.
    Mesul Müdür
    Madde 13 —(Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Mesul müdür sadece bir merkezde, müdürlük
    görevini üstlenebilir. İdari işlerden bizzat, eğitim ile ilgili işlerden de eğitmenlerle birlikte
    sorumludur.
    Mesul Müdür;
    a) Merkezin açılış ve işleyişi ile ilgili her türlü işlemleri yürütmek,
    b) Eğitimlerin standartlara uygun verilmesini ve sürdürülmesini sağlamak, gerekli iç
    denetimleri yürütmek,
    c) Eğitimleri planlayarak çalışmaları düzenlemek,
    d) Denetim sırasında yetkililere gereken bilgi ve belgeleri sunmak ve denetime yardımcı
    olmak,
    e) Şirket ortaklarında meydana gelen değişiklikleri on beş gün içinde Müdürlüğe bildirmek,
    f) İlk yardım eğitmeni ve adres değişikliklerini zamanında Müdürlüğe bildirmek,
    g) Merkezde görevine son verilen veya ayrılan eğitimcilerin çalışma izin belgelerini en geç bir
    hafta içerisinde Müdürlüğe iade etmek, görevlerini yerine getirir.
    Mesul Müdür, isterse sadece Merkezde İlk yardım eğitiminde veya belgesi varsa eğitici
    eğitiminde, eğitmenlik de yapabilir.
    Mesul Müdür, Merkezdeki görevini sona erdirmek istediğinde veya kuruluş tarafından Mesul
    Müdürün görevine son verilmek istendiğinde, durumun Mesul Müdür yada Merkezin yetkilileri
    tarafından Müdürlüğe bir hafta öncesinden yazılı olarak bildirilmesi şarttır.
    Eğitimci Eğitmeni
    Madde 14 — Eğitimci Eğitmeni adına düzenlenmiş "Eğitimci Eğitmeni Çalışma Belgesi" ile
    çalışabilir. Eğitimci eğitmenleri;
    a) Verdikleri eğitimlerin standartlara uygunluğundan,
    b) ( Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Başta kuruluşun işleyişi ve kendi çalışma alanı ile ilgili
    aksaklıklar olmak üzere gördükleri bütün aksaklıkları, Mesul Müdüre yazılı olarak
    bildirmekten sorumludurlar.
    İlk yardım Eğitimcisi
    Madde 15 — "İlk yardım Eğitimcisi Adına düzenlenmiş Çalışma Belgesi" ile çalışabilir. İlk
    yardım eğitimcileri;
    a) Verdikleri eğitimlerin standartlara uygunluğundan,
    b) (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Başta Merkezin işleyişi ve kendi çalışma alanı ile ilgili
    aksaklıklar olmak üzere gördükleri bütün aksaklıkları Mesul Müdüre yazılı olarak
    bildirmekten, sorumludurlar.
    İlk yardımcı ve zorunlu ilk yardımcı istihdamı
    Madde 16 — (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Tüm kurum ve kuruluşlarda istihdam edilen
    her yirmi personel için bir, ilgili mevzuata göre ağır ve tehlikeli işler kapsamında bulunan
    işyerlerinde, her on personel için bir olmak üzere, bu yönetmeliğe göre yetkilendirilmiş
    merkezden en az ‘’ Temel İlk yardım Eğitimi ‘’ sertifikası almış ilk yardımcının bulundurulması
    zorunludur.
    Sürücü kursları ve ilk yardım eğitiminin zorunlu olarak verildiği kurslarda verilecek ilk yardım
    eğitimleri, bu yönetmeliğe göre sertifika almış eğitimciler tarafından verilmesi zorunlu olup,
    denetimleri müdürlük adına Acil Sağlık Hizmetleri Şubesi tarafından yapılır.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Eğitim Konuları, Süresi, Yeterlilik, Sertifika, Ücretler
    Eğitim Konuları
    Madde 17 — (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Eğitimci eğitmeni, ilk yardım eğitimcisi ve ilk
    yardım eğitimi konularının temel içeriği, ulusal ve uluslararası standartlar doğrultusunda
    Bakanlık tarafından belirlenir.
    Bakanlıkça onaylanan ve tavsiye edilen, bilimsel nitelikte yayın ve araştırma yapan kamu
    kurum ve kuruluşlarının eğitim programlarını destekleyici içerikteki yayınlarından Bakanlıkça
    uygun görülenler, eğitim materyali ve eğitim aracı olarak kullanılabilir.
    Acil Sağlık Danışma Kurulu, gerekli gördüğü hallerde bu Yönetmelikte belirtilen eğitim
    konuları ve ilk yardım eğitiminde kullanılacak malzeme araç ve gereçler listesinde
    güncelleme yapabilir. Söz konusu değişiklikler Bakanlık tarafından duyurulur.
    Eğitim konularının temel içeriğinin teorik ve uygulama saatleri, EK 12a, EK 12b ve EK 12c
    sayılı cetvellerde belirtilmiştir.
    İlk yardım eğitimcisi eğitiminde, EK 12a ve EK 12b sayılı cetvellerde belirtilen konular verilir.
    İlk yardım eğitiminde ise EK 12b veya EK 12c sayılı cetvellerde belirtilen konular verilir.
    Merkezlerde uygulanacak olan çalışma planı ve dönem planlarına uygun hazırlanan günlük
    programlar, Müdürlüğün onayından sonra uygulanır. Onaylanmamış programlar ile eğitim
    verilemez.
    Eğitim Standartları ve Süreleri
    Madde 18 — (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) İlk yardım eğitimleri ’’Temel İlk yardım Eğitimi’’,
    ‘’Standart İlk yardım Eğitimi ‘’ olmak üzere iki kategoride verilir.
    Eğitim süreleri; temel ilk yardım eğitimi için toplam iki günden az on günden çok olmamak
    üzere asgari on altı saat, standart ilk yardım eğitimi için toplam beş günden az on günden
    çok olmamak üzere asgari kırk saat olarak düzenlenir.
    Merkezlerin Çalışma Saatleri ve Planı
    Madde 19 —(Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Merkezler, çalışma saatlerini belirleyip,
    Müdürlüğe bildirilir.
    Yeterlilik
    Madde 20 —(Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) Katılımcılar, eğitim süresinin tamamına devam
    etmek zorundadırlar. Eğitim sonunda katılımcıların başarılı sayılmaları için, teorik ve
    uygulamalı sınavlardan ayrı ayrı 100 tam puan üzerinden asgari 85 puan almış olmaları şartı
    aranır. Sınavlarda başarılı olamayan katılımcılar, yetersiz oldukları konularda bir ay içerisinde
    veya yapılacak olan ilk eğitime katılarak, tekrar sınava tabi tutulurlar. İki defa sınava
    girmesine rağmen başarısız olanlara, kuruluşlar tarafından "Katılımcı Belgesi" düzenlenir.
    sınav soruları Müdürlükçe onaylanmış olmalıdır. Teorik ve uygulamalı sınavlar, Denetim
    Ekibi gözetiminde yapılır.
    Özel öğretim kurumu bünyesinde faaliyet gösteren Merkezlerde yapılacak sınavlarda,
    gözetmen olarak Denetim Ekibi bulunur.
    Mesul Müdür, sınav kağıtlarını on yıl süre ile saklamak ve Bakanlığın denetimine açık
    tutmakla mükelleftir.
    Sertifika
    Madde 21 — Eğitimci eğitmeni ve ilk yardım eğitmeni sertifikası Bakanlıkça, ilk yardımcı
    sertifikası ve ilk yardımcı kimlik belgesi Müdürlükçe onaylanır.
    Eğitimci eğitmeni ve ilk yardım eğitmeni sertifikalarının geçerlilik süresi sekiz yıldır. Geçerlilik
    süresi dolan sertifika sahipleri, yapılacak değerlendirme sınav sonucuna göre asgari on altı
    saatlik bir güncelleme eğitimine tabi tutularak sertifikaları yenilenir.
    (Değ: 18.03.2004 -25406 R G ) İlk yardımcı sertifikaları ve ilk yardımcı kimlik belgesinin
    geçerlilik süresi üç yıldır. Bu sürenin sonunda yapılacak değerlendirme sınav sonucuna göre
    güncelleme eğitimi verilir. Güncelleme eğitimleri, sertifikada belirtilen eğitim sürelerinin yarısı
    olacak şekilde düzenlenir.
    Ücretler
    Madde 22 — Eğitimci eğitimi veren kuruluşların, eğitimci eğitmeni, ilk yardım eğitimcisi
    yetiştirme ve Merkezlerin ilk yardım eğitim ücreti ile sınavlarda gözetmen olarak bulunacak
    Denetim Ekibine verilecek ücretlere ilişkin teklifler, İl Sağlık Müdürü yada görevlendireceği bir
    yardımcısının başkanlığında, İl Milli Eğitim Müdürlüğü temsilcisi, eğitim veren tüm
    kuruluşların birer temsilcisi ile İlk yardım ve Acil Sağlık Hizmetleri Şube Müdüründen oluşan
    komisyonca; fiyat indeksleri, yerel koşullar ve emsal ücretler göz önünde bulundurularak
    tespit edilir.
    Tespit edilen ücretler, Bakanlıkça aynen ya da değiştirilerek onaylandıktan sonra uygulanır.
    Ücretler bir yıl geçmeden artırılamaz. Ancak toptan eşya fiyatları endeksi artışları % 25’i
    geçtiği takdirde, ücret saptanmasından en az altı ay geçmek koşuluyla bu süre beklenmeden
    artırma isteminde bulunulabilir.
    BEŞİNCİ BÖLÜM
    Bilim Komisyonu Kurulması ve Çalışma Esasları
    Bilim Komisyonu
    Madde 23 —(Mülga: 18.03.2004 -25406 R G )
    Komisyonun Çalışma Şekli ve Görevleri
    Madde 24 —(Mülga: 18.03.2004 -25406 R G )
    ALTINCI BÖLÜM
    Kayıt, Arşiv ve Denetim
    Kayıt ve Arşiv
    Madde 25 — Eğitimci eğitmeni, ilk yardım eğitimcisi ve ilk yardımcı olmak üzere yetkili kurum
    veya kuruluşlara başvuran kişilerin (Kimlik No, Adı Soyadı, Sertifika No, Sertifika Geçerlilik
    Bitiş Tarihi, Adres, Telefon No, diğer) kayıtları yapılır.
    ( 18.03.2004 -25406 R G ) Bu kayıtların bir örneği on yıl süre ile saklanır.
    Teftiş ve Denetim Defteri
    Madde 26 — Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluşlar ve Merkezlerde, Bakanlık veya Müdürlük
    tarafından yapılacak olağan veya olağanüstü denetimlerde teftiş sonuçlarının yazılması için
    kullanılan, Müdürlük tarafından onaylanmış ve EK 13’te gösterilen teftiş ve denetim defteri
    bulundurulur.
    Denetim
    Madde 27 — Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluşlar ve Merkezler, Müdürlük tarafından
    oluşturulan Denetim Ekipleri tarafından düzenli olarak denetlenir.
    Olağan denetimler, Genel Müdürlük veya Müdürlüğün talebi, şikayet ve soruşturma üzerine
    yapılacak olağan dışı denetimler hariç olmak üzere, yılda en az bir defa yapılır.
    Denetimlerde, EK 14a ve EK 14b sayılı cetvellerde gösterilen "Denetleme Formu" kullanılır.
    Denetim ile ilgili bulgular ve sonuçlar, Teftiş ve Denetim Defterine yazılır.
    (Dördüncü fıkra Mülga :18.03.2004-25406 R G)
    1475 sayılı İş Kanununa tabi işyerlerinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca teftiş ve
    denetlemeye yetkili memurlarca bu Yönetmeliğin 16 ncı maddesi kapsamında yapılacak
    denetimlerde Denetim Ekibi bulundurulmalı veya denetim sonuçları Müdürlüğe bildirilmelidir.
    (Değ : 18.03.2004 -25406 R G ) Merkezlerin denetimlerinde tesbit edilen eksikliklerin
    giderilmesi için denetleme formunda belirtilen süreler verilir. Birden çok eksikliğin aynı anda
    tespit edildiği durumlarda, eksikliklerin giderilmesi için süresi en uzun olan hüküm uygulanır.
    Bu süre içerisinde eksikliği gidermediği tespit edilen merkezlere, faaliyetlerini durdurma
    cezası uygulanır.
    Faaliyeti geçiçi olarak durdurulan Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluşlar, üç ay içerisinde
    eksikliklerini gidermedikleri takdirde "Yetki Belgesi" iptal edilmek üzere Müdürlükçe,
    Bakanlığa bildirilir.
    Merkezlerin Uygunluk Belgesi iptal işlemleri Müdürlükçe yapılır.
    Bir takvim yılı içerisinde Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluşlara ve Merkezlere yönelik olarak
    gerçekleştirilen olağan ve olağanüstü denetimlerde, bu Yönetmelik hükümlerine uygunluğun
    tam olarak devam ettiğinin tespit edilmesi veya herhangi bir eksikliğin tespit edilmediği
    durumda, başarılı çalışmalarını teşvik etmek amacıyla Müdürlüğün teklifi ve Valiliğin onayı ile
    bu Kuruluş ve Merkezlere hizmet teşekkür belgesi düzenlenebilir.
    YEDİNCİ BÖLÜM
    Yasaklar, Reklam, Tanıtım ve Bilgilendirme
    Yasaklar
    Madde 28 — Bu Yönetmelik kapsamındaki Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluşlar ve Merkezler bu
    Yönetmelik hükümlerine ve aşağıda belirlenen hususlara uymak zorundadırlar:
    a) Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluşlar "Yetki Belgesi", Merkezler ise "Uygunluk Belgesi"
    almadıkça eğitim için katılımcı kaydı yapamaz ve eğitime başlayamazlar.
    b) Eğitimin tamamına devam etmeyen katılımcılar, sınava giremezler. Bu katılımcılar, tekrar
    eğitime alınırlar.
    c) Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluşlar, "Eğitimci Eğitmeni Çalışma Belgesi" olmayan
    eğitmenleri çalıştıramaz.
    d) Merkezler, "İlk yardım Eğitimcisi Çalışma Belgesi" olmayan eğitimcileri çalıştıramaz.
    e) (Mülga: 18.03.2004 -25406 R G )
    f) Herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda görev yapan ve aynı zamanda Eğitimci Eğitimi
    Veren Kuruluşta veya Merkezde çalışmak isteyen sağlık personelinin kamu görevini yaptığı
    kuruluş ile çalışmak istediği Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluş veya Merkezin aynı yerleşim yeri
    sınırları içerisinde olması şarttır. Büyükşehir belediyesi olan yerlerde büyükşehir belediye
    sınırları, diğer yerlerde ise belediye sınırları dikkate alınır. Bu kısıtlamanın dışına, ancak haklı
    sebeplerin mevcudiyeti ve buna istinaden Müdürlüğün uygun görüşü ve Valiliğin yazılı onayı
    ile çıkılabilir.
    g) Bakanlıkça onaylanmış ücretlerin dışında ücret talep edilemez.
    h) Kuruluşların dış tabelalarında sadece uygunluk belgesinde belirtilen kuruluş ismi ve
    unvanı yazılır.
    i) Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluş ve Merkez bünyesinde olmayan faaliyetler ve fiyatlar
    konusunda reklam verilemez.
    j) Bir sağlık kurum veya kuruluşu bünyesi dışında açılan eğitimci eğitimi ve ilk yardım eğitimi
    verilen yerlerde tıbbi malzeme, araç ve gereç bulundurulamaz ve sağlık hizmeti verilemez.
    k) Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluş ve Merkezde, kişi ve kuruluşların eğitim haricindeki diğer
    işleri yürütülemez.
    l) Bu Yönetmelik kapsamındaki Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluş ve Merkezler, tabela veya
    basılı evraklarında, başka bir ünvan veya mevcut ünvanlarının yabancı dildeki karşılıklarını
    kullanamazlar.
    m) Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluş ve Merkezler, resmi kurum ve kuruluşlarca kullanılan
    isimleri, yanlış algılamaların ve haksız rekabetin önlenmesi amacıyla, ticari isim olarak
    kullanamazlar.
    Müeyyideler
    Madde 29 — Bu Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uymayanlar ile yasaklara aykırı
    hareket edenlere bu Yönetmelikte öngörülen müeyyideler uygulanır. Bunlar, cezai ve hukuki
    sorumlulukları bakımından genel hükümlere tabidir.
    İlk yardımcı bulundurmayan kurum ve kuruluşlara, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha
    Kanununun 295 inci maddesi hükmü doğrultusunda işlem yapılır.
    Reklam, Tanıtım ve Bilgilendirme
    Madde 30 — Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluş ve Merkezler; insanları yanıltıcı, paniğe sevk
    edici ve yanlış yönlendirici reklam, tanıtım ve bilgilendirmede bulunamazlar.
    Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluş ve Merkezler tarafından, ilk yardım ve kazalardan korunma ve
    önlemeye yönelik bilgiler içeren materyaller hazırlanabilir. Bu materyaller Müdürlüğün
    onayından sonra kullanılabilir.
    Geçici Madde 1 — Bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce Bakanlık, Üniversiteler, Sivil
    Savunma Genel Müdürlüğü ve Kızılay tarafından verilmiş olan "Eğitimci Eğitmeni
    Sertifikaları" ile "İlk yardım Eğitimcisi Sertifikaları" Bakanlıkça, "İlk yardımcı Sertifikaları" ise
    Müdürlükçe bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl içerisinde onaylandığı
    takdirde geçerlilik kazanır.
    Diğer kurum ve kuruluşlar, Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl içerisinde
    "Eğitimci Eğitimi Veren Kuruluş" ve/veya "Merkez" statüsüne geçtikleri takdirde, geçmişte
    verdikleri "Eğitimci Eğitmeni Sertifikaları" ve "İlk yardım Eğitimcisi Sertifikaları" Bakanlıkça,
    "İlk yardımcı Sertifikaları" ise Müdürlükçe onaylandığı takdirde geçerlilik kazanır.
    Yurtdışından alınmış olan sertifikaların geçerliliği Bilim Komisyonunca belirlenir.
    Yürürlük
    Madde 31 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     

    Ekli Dosyalar:

    hafizegönen ve Mustafa ESEN bu yazıya teşekkür etti.
  7. Kaan SAKA

    Kaan SAKA TÜİSAG Yönetici Admin

    İlk yardım eğitimleri ile ilgili diğer belgeler.

     
    hafizegönen ve Mustafa ESEN bu yazıya teşekkür etti.
  8. Kaan SAKA

    Kaan SAKA TÜİSAG Yönetici Admin

    Devamı ektedir.

     

    Ekli Dosyalar:

    hafizegönen, Hüseyin SONYILDIZ ve Mustafa ESEN bu yazıya teşekkür etti.
  9. ISG-isg

    ISG-isg ISGfrm Çalışma Birimi

    EKTEKİ GİBİDİR

     

    Ekli Dosyalar:

    Barışık, yesilimsi, murat54 ve 4 kişi daha buna teşekkür etti.
  10. Nurdan DAHİ

    Nurdan DAHİ Banned

    yararlı bilgiler, teşekkürler paylaşım için....

     
    Ersin bu yazıya teşekkür etti.
  11. Emre DEDE

    Emre DEDE TÜİSAG Üyesi

    İlkyardım Özet Halidir Kendi Çalıştığım Şirket İçin Hazırlamış Bulunmaktayım. Eksik Bir Yer Tespitiniz Varsa Ya Da Yanlış Lütfen Bildirin! (Teşekkür Etmek İçin Lütfen Teşekkür Et Yazısına Tıklayın)

     

    Ekli Dosyalar:

    sevgay, fatmasena, aytekin kılınç ve 2 kişi daha buna teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica