Haber Ülkemizde Yoksulun Hakkı Ölmek Mi? - Nevzat Çağlar Tüfekçi

Konu, 'Köşe Yazıları' kısmında Serçin YAPRAK tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Serçin YAPRAK

    Serçin YAPRAK TÜİSAG Üyesi



    Ülkemizde Yoksulun Hakkı Ölmek mi?

    1.jpg

    Soma’dan önce Türkiye’nin en büyük maden kazasının yaşandığı Kozlu’da, 22 yıl geçmesine rağmen şartların değişmediği ortaya çıktı. Soma’da 301 işçinin hayatını kaybettiği kazanın ardından, maden ocaklarında iş güvenliği sorunları tartışılmaya devam ediyor. 1992 yılında grizu patlaması sonucu 263 işçinin öldüğü Zonguldak-Kozlu ocağında yapılan denetimler, madenlerdeki iş güvenliği ihmallerini gözler önüne seriyor.

    2.jpg

    Sayıştay’ın raporuna göre, Türkiye Taşkömürü Kurumu(TTK) ve Çalışma Bakanlığı müfettişleri 2012 yılında yaptıkları denetimlerde, 35 kusur tespit ettiler. Zorunlu olmasına rağmen, 2 bin işçinin çalıştığı ocakta işyeri hekimi görevlendirilmemiş. Faaliyetlerin teknik ve emniyet yönünden denetimini yapan teknik nezaretçinin bulunmadığı, bu görevi işletme müdürünün yaptığı saptanmış. Madende ayrıca, yeraltında basınçlı hava teneffüs istasyonları yetersiz kalırken, havalandırma sistemindeki arızayı bildiren uyarı sistemi bulunmuyor. Yüksekte yapılan çalışmalarda, düşmeyi önleyici uygun platformlar kullanılmıyor, emniyet halatları yıpranmış. Kaynak gazları ortama yayılıyor. Aşırı tozlanmaya karşın, çalışanların çoğu toz maskesi kullanmıyor. Kozlu’da önceki yıl 2 işçinin ölümü, 492 işçinin yaralanmasıyla sonuçlanan 494 iş kazasının meydana gelmesi, 22 yıl önceki faciadan ders alınmadığını gösteriyor…

    Kozlu madenini işleten TTK’nun, kusurları giderme konusunda üzerine düşeni yapmadığı, Sayıştay raporunda yer alıyor. TTK Teftiş Kurulu, genelde tespit edilen kusurlarla ilgili birim ve kişilerin kusurlarının bulunmadığına karar veriyor. Bu nedenle kusurlarla ilgili kesilen idari para cezaları da kurumun bütçesinden karşılanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı(ÇSGB) iş müfettişlerinin kusurlarla ilgili tespitleri, Kurulun, aylık olağan toplantı tutanaklarında bile yer almıyor.

    Sayıştay raporunda, kaza istatistiklerinden hareketle TTK’ya şu uyarılar yapılıyor: “Yeraltında meydana gelen kazaların yüzde 45’inin göçüklerden kaynaklanması, ayrıca Kozlu, Üzülmez ve Karadon müesseselerinde yine göçükler nedeniyle meydana gelen 3 ayrı kazada da 3 pano ayak üretim işçisinin vefat etmesi, maden ocaklarında üretim ayaklarında, kılavuz ve bacalarda, tavan ve taban yollarında uygulanan tahkimat sistemleri ve elemanlarının ciddi bir şekilde gözden geçirilmesini, işçilerin mesleki gelişim ve iş güvenliği eğitimlerine periyodik olarak devam edilmesi gerekmektedir.”

    Türkiye, iş kazaları konusunda, Avrupa’da birinci sırada, Dünyada ilk 3’ün içinde. Hiçbir olaydan ders alınmıyor ve yeni iş kazalarının olmaması için de gerekli çabalar gösterilmiyor. Olanlar, “biz akıllanmayız” dedirtiyor insana. 22 yıl önce Kozlu faciası, 22 yıl sonra Soma faciası… Yenileri ve değişen ne?

    “Soma’dan Şırnak’a yüreğimiz soğumuyor. Soma’nın üzerinden bir ay geçmemişken; Şırnak’ta 30 yaşındaki İbrahim Sağnak, maden ocağında meydana gelen göçükte öldü. 1994’de daha küçük bir çocukken devletin savaş uçaklarıyla bombaladığı Koçağılı köyünden sağ kurtulmayı başaran İbrahim, kaçak işletilen maden ocağında öldü. Katliamın birinden kurtuldu, diğerinden kurtulamadı. Emin Baysal, kardeşi Ahmet Baysal ve Selahattin Uçar; Cudi dağının eteklerindeki bir kömür ocağında gaz sıkışması nedeniyle öldüler.”(Gözde Bedeloğlu, BiRGün)

    1941 yılından bu yana maden ocaklarında 3 binden fazla yoksul insan öldü. Türkiye, ILO(Uluslararası Çalışma Örgütü)’nun 176 numaralı, "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi"ni imzalamıyor hâlâ… Lübnan'dan, Zimbabve'ye kadar 28 ülkenin imzaladığı sözleşmeyi, Türkiye neden imzalamıyor? Bizim ülkemizde, yoksula biçilen değer; ölüm mü?

    Kaynak: http://blog.radikal.com.tr/turkiye_gundemi/ulkemizde-yoksulun-hakki-olmek-mi-63451



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica