Uzun Süreli Elektromanyetik Alanlarda Çalişmalar Ve Riskleri ( Marmaray )

Konu, 'Güncel Tartışma Konuları' kısmında Kaner tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Kaner

    Kaner TÜİSAG Üyesi



    UZUN SÜRELİ ELEKTROMANYETİK ALANLARDA ÇALIŞMALAR VE RİSKLERİ

    MARMARAYDA 2. ÖLÜM

    ÖLÜMLER DEVAM EDEBİLİR'

    Marmaray'da çalışan bir makinist, "Tünelde 25 bin voltluk elektrik enerjisinin içinde çalışıyoruz. Marmaray tüp tünelinde 25 bin voltluk yüksek gerilim hattının yanısıra ayrıca 3 adet GSM ve bir adet de anklaşman vericisi bulunuyor. Karzel'in ölümünde bu faktörlerin belirleyici olduğunu düşünüyorum. Önlem alınmazsa devamı gelir. Bir makinist trene 08.30'da girdiğinde 16.15'te çıkıyor. Bu saat aralığında tüp geçidin içinde oluyoruz. Ancak Marmaray'ın hepsi bitse Gebze-Halkalı arası seferler yapılacağından tünelde bu kadar zaman geçirmek zorunda olmayacak olan makinistler daha az etkilenecekti" diye konuştu.

    Makinist şu ifadeleri kullandı: "104 tane personel var. Personel sayısı az. Bizi tünelde 6 saat çalıştırıyorlar. Ama ay sonu geldiginde bizden 8 saat üzerinden çalışma saati istiyorlar. Çalışma saatlerimiz dolmadığından sorun oluyor. Personel sayımız az ama bizden 7 dakikada bir tren calıştırmamızı istiyorlar. Önceden istırahatımız coktu. Nedeni o zaman 10 dakikada bir tren calıstırıyorlardı. Aama şimdi pik saatlerde 7 dakikada bir tren çalıştırıyorlar."


    Kalp hastalığı olan veya Kalp pili takan yolcular için MARMARAY ne kadar güvenli ?

    Elektrik enerjisinin üretim, iletim ve dağıtım sistemi yaşamımızda önemli yer tutmaktadır. Enerji nakil
    hatları, trafo merkezleri, elektrik kablo şebekeleri, elektrikli taşıma araçları yanında, saç kurutma
    cihazlarından mikro dalga fırınlara kadar her türlü elektrikli ev aleti ve ofis hizmet cihazları, MR, tomografi,
    ultrason, röntgen vb. tıp cihazlar, TV-radyo alıcı-verici sistemleri, baz istasyonları, cep telefonları vb.
    sistemler elektromanyetik kirliliği oluştururlar. Gelişi güzel yerleştirilen baz istasyonları ise yaşam
    alanlarımızı doğrudan hedef almaktadır. Veri iletim hızının büyük önem kazandığı bu süreçte özellikle
    çocukların cep telefonu kullanmaya teşvik edilmesi elektromanyetik alanların çevre ve halk sağlığına
    etkisine karşı daha duyarlı olmamızı gerektiriyor.
    Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı 1992’de yayınladığı Rio Bildirgesiyle, elektromanyetik
    alanların biyolojik yapıları etkilemediği görüşünü bilimsel bulmayarak reddetti. Kaldı ki, bu konferansta,
    bilimsel belirsizliklerin olduğu durumlarda “Önlem İlkesi”nin elektromanyetik alanlardaki maruziyetler için
    de uygulanmasının önerildiğini biliyoruz.



     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica