Yeni İş sağlığı ve Güvenliği Kanununun sorunu uygulamada

Konu, 'İş Sağlığı ve Güvenliği Hakkında Makaleleriniz' kısmında yucel guzel tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. yucel guzel

    yucel guzel TÜİSAG Üyesi



    Değerli uzman arkadaşlar,
    İSGDER'in haziran ayı sayısı için yazdığım makaleyi burada da paylaşıyorum ve sizler de eğer yeni kanun hakkındaki düşüncelerinizi kaleme alırsanız büyük bir bilgi havuzuna sahip olabiliriz. İyi çalışmalar

    İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun sorunu uygulamada
    TBMM Genel Kurulu'nda, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı kabul edilerek yasalaştı. Kanun, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenliyor.Uzun zamandır çıkmasını beklediğimiz bu yasanın işverenlere ,çalışanlara ve tüm İş sağlığı ve Güvenliği camiasına hayırlı olmasını diliyorum.
    Yasaların yapılış amacına uygun olarak uygulanabilmesinin temel bazı kriterleri bulunmaktadır ki bunlar: Denetim ve cezai yaptırımlardır. Çağdaş ülkelerin 1970 lerde kabul ettiği İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununu Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekli alt komisyonlarda derinlemesine tartışmış , oylamaya sunarak kabul etmiş ve milletin kendisine tevdi ettiği görevi yapmıştır.Şimdi top artık yürütme organı olan hükümettedir ki her kanunun çıkarılış amacına uygun olarak yürütülmesinden ilgili bakanlıklar ve en başta da başbakan sorumludur.Yeni kabul edilen kanunda ki maddelerin %85 ‘i zaten 4857 sayılı 4857-say%C4%B1l%C4%B1-i%C5%9F-kanunu.816">4857 Sayılı İş Kanunu">iş kanunu ve yönetmeliklerde mevcuttur ama getirdiği en önemli yenilik işçi-memur ayrımı gözetmeksizin tüm çalışanlara ve iş yerlerine uygulanacak olmasıdır.
    Ama sorun da burada zaten. Bu kanun kabul edildi diye geceden sabaha her şey değişip pırıl pırıl bir dünyaya uyanacağımızı düşünmek en iyi tabirle saflık olur çünkü sorun kanunun denetim ve uygulama aşamasındadır.Kişi hak ve hürriyetleri konusunda dünyanın en kapsamlı kanununu da çıkartsanız denetim yapmıyorsanız veya yapamıyorsanız sadece kağıt üzerinde kalır ve ölümlü iş kazaları ile her gün en az 8-10 çocuğu yetim veya öksüz bırakmaya ,zaten zor olan hayat şartlarında 3-5 ailenin daha büyük ızdıraplar yaşamasına katkıda bulunmuş olursunuz.
    İşletme sayısıyla kıyaslandığında neredeyse bir elin parmakları kadar olan İş müfettişleri ile İrili ufaklı 1.400.000 den fazla işletmenin denetimini yapmak uygulamada mümkün değil ve denetim zaafiyetini gören işverenlerin çok büyük kısmı İş Sağlığı ve Güvenliği kurallarını uygulamakta isteksiz davranacaklar veya hiç uygulamayacaklar. Biz gerçekten iş kazaları,ölümler,sakatlanmalar bitsin istiyormuyuz ? Her babanın sağlıklı ve mutlu şekilde akşam evine gitmesini, eşine ve çocuklarına kavuşmasını istiyormuyuz ? Bu yasayı bunun için yapmadık mı? O zaman hükümet bu yasanın uygulanmasında katı ve tavizsiz davranacak, belirlenmiş olan cezaları her bir kusurda istisnasız kesecek ve tam bir denetim yapacak. Gerekli ise (ki gerekli) binlerce iş müfettişi ve İş sağlığı ve güvenliği uzmanı istihdamı yapacak, işletmelerin sağlıkta olduğu gibi online takibini yapacak ve en önemlisi İş sağlığının, insan hayatının kırmızı çizgisi olduğunu net bir şekilde tüm taraflara hissettirecek.Bir insanın hayatı ne kadar değerlidir veya neye göre ölçülür?Hangi zaruri şartlarda veya neyin karşılığı olarak canını vermesi beklenebilir? Daha çok üretim daha az maliyet mi .. Yoksa işverenlerin doymak bilmez kapitalist hırsı mı.. Nedir bunun ölçüsü? Madem susuyorsunuz o zaman ben size söyleyeyim; Bir insanın hayatı dünyaya bedeldir. Farz-ı misal dünyanın başına bir musibet gelse ve bu beladan kurtulmak için bir masumun hayatını almak icap etse hiçbir hukuk kanunu buna izin vermez. Tüm dünyadaki insanların yaşaması için bile bir tek insanın canını alamazsınız. Bir insanın hayatı işverenlerin insafına bırakılamayacak kadar önemli ve değerlidir. Bu yüzden işverenlerin gerekli önlemleri almalarını,İSG kurallarını uygulamalarını ve insan hayatına hak ettiği önemi vermelerini istiyorsak önce DENETLEMELİYİZ. İşveren her daim kanunun tepesinde olduğunu ve her ihlal edişinde ağır cezalar ödeyeceğini iliklerine kadar hissetmeli. Korkacak ki yapmayacak. Korkacak ki cebinden üç kuruş daha çıkmasın diye bir insanın hayatıyla oynamayacak. Korkacak ki İSG uzmanın istihdamını bir yük olarak görmeyecek, söylediklerini La Fontane masalları gibi dinlemeyecek.
    Sonunda iyisiyle kötüsüyle bir İş sağlığı ve Güvenliği Kanunumuz oldu. Elbette eleştirilen tarafları, eksik kalmış kısımları (Denetimin nasıl yapılacağı, İSG uzmanlarının maaşını aldığı kuruma nasıl yaptırım uygulayacağı, işçinin hangi cesaretle bu tehlikeli işte çalışmaktan kaçınıyorum diyebileceği, işe sarhoş gelen işçinin alkol oranının nasıl ölçüleceği veya kaç promil olacağı vs) olacaktır ama bu haliyle bile gerçek anlamda uygulanabilirse hem iş kazaları çok önemli ölçüde azalacak hem de güvenli bir ortamda çalışmanın verdiği hazla verim ve kalite yükselecektir.İş güvenliği bir kültürdür ve bu kültürü sonradan edinmek zahmetli ve zordur, bu yüzden batılı ülkeler gibi ilkokullardan başlayarak güvenli çalışma yöntemlerini ve bu kültürü çocuklarımıza öğretmeliyiz. Öğrensinler ki bir hiç uğruna canlarını kolayca vermesinler.
    Yücel Güzel
    C Sınıfı İş Sağlığı Ve Güvenliği Uzmanı



     
    Aytuğ, izmir ve Seylan Aygün bu yazıya teşekkür etti.
  2. Seylan Aygün

    Seylan Aygün TÜİSAG Üyesi



    Teşekkürler Yücel Bey bu yazıyı paylaştığınız için..Çok doğru ve güzel bir yazı olmuş..Yalnız İSGDER bile en basitinden hala "İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI" yerine İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı diyorsa, bu kanunun uygulanması ve denetlenmesi çok çok çok zor...!!!!



     
    Aytuğ ve buketdemir bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica