Yönetmeliğe Göre Uygun Risk Değerlendirme

Konu, 'Risk Analizleri, Değerlendirmeleri ve Örnekler' kısmında Berkay Hasan Yalçın tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi



    Değerli meslektaş abim, yazılacak o kadar şey var ki..
    Daha dün iki site yöneticisi benden danışmanlık hizmeti istedi. Ne kadar yayınlanan rehberi kendilerine versem de ve ne kadar izah etmeye çabalasam da, hatta metodu anlatan dokümanı da versem, bu risk değerlendirmeyi kendilerinin yapabileceklerini düşünmüyorlar. İş güvenliği uzmanı olarak imza atmayacağımı ve danışmanlığın eğitim, risk değerlendirme formatı ve önerilerle sınırlı kalacağını belirttim ve bunları bile kabul ettiler.
    Bakanlık risk değerlendirme rehberi diye yayınladığı kontrol listesini yazmış, peki yöntem? Bıraktım bu yönetmeliği, Kanun 6331 ile ilgili o kadar çelişki var ki.. Ne bu yönetmelik ne bu kanun ile bir yere varılamayacağını düşünüyorum. Hiç yoktan iyi midir? Evet iyidir.

    Aslında Bakanlığın niyetinin özellikle 50 kişi altındaki işletmeler için işverenlerin kendisine ve ya çalışanına İş Güvenliği Uzmanı belgesi aldırmak olduğu hemen her ilgili mevzuat yayınlarından anlaşılıyor. Nasıl bir dünyada yaşıyorlar bilemiyorum, sayın bakan bir açıklamasında İş Güvenliği Uzmanlarının maaşları hakkında konuşuyor. Bir açıklamada da 800 TL olan asgari ücreti yüksek bulduğunu anlatıyor, kendi maaşlarına bakmaksızın. Sırf bunun için şu 7 sene süreyle A sınıfı olma teranesini kendi kendilerine başlarına sardılar. Hadi çıksınlar işin içinden. Herkes merakla bekliyor.. Mühendisten, uzmandan çok, işveren menfaat arkadaşı olursa, elbette işverenin değirmen suyunda mevzuatlar yapılır.. Bu ülkede iki üç işverenin lafına göre, işsiz B sınıflarının olup olmadığına bakılmadan, "B sınıfı çok para istiyor" denip 2 günde yönetmelik değiştirilmiştir, 2 günde.. İş güvenliği elemanı şeklinde ilanlar yayınlanıyor.. Ne tuhaftır ki bu ilanı yayınlayanlar da uzman geçinen kimseler. Lafa bakın, "Eleman".. İş Güvenliği'nde daha şimdiden gelinen nokta budur. Bu sene 10.000 kişinin daha uzman olacağı tahmin ediliyor.

    Apartman, kuaför, terzi, bulaşıkhane.. Bakanlık "aman haa, iş güvenliği uzmanları gelir elde etmesin" derdinden neredeyse kendisi kopyala yapıştır risk değerlendirmelerini dağıtacak duruma gelmiştir, ki yayınladıkları risk değerlendirme değil, basit bir checklist tabir edilen kontrol listesidir. Ve bu kontrol listesini bile kabul edeceklerine dair söylentiler de vardır. Allah selamet versin.

    Bakanlık işverenlere sen al sertifikayı, sen almazsan vekiline aldır diyor. Çok mu yoğunsunuz, o zaman iş güvenliği uzmanını şu kadar saatten kirala diyor, tut diyor. 40 kişi çalışan çok tehlikeli bir yere ayda 2 gün iş güvenliği uzmanı gitse ne olur, gitmese ne olur? Bana biri bunun izahını yapabilir mi?

    Bakanlığın hani kaza önleme politikası hakkında yağlı ballı bir sürü tebliğleri yazıları var, bunları bir kenara koyalım ve şu dedikleri şeylere bakıyorum,
    bir şey olursa yazmadıysa deftere uzman zan altına girer,
    yazsa da sen imza atmazsın olur biter diyor,
    ben kanuna bakanlığa bildirsin diye ekledim
    ama bakma zaten gelip seni bana şikayet de edemez diyor.
    Koca 6331'in özeti benim için budur.

    6331 kendi içinde çelişkilerle dolu. İSGB ve OSGB gibi bir çelişki var mesela. Çok büyük şirketler var bu ülkede, ülkenin mevzuatından çok daha iyi prosedürlerine haiz iken bunları bir kenara bırakıp, bu OSGB'ler ile çalışmak zorunda mı kalacaklar. Bir de 6331'de 6. ve 7. maddeler var sonradan devreye girecek ? Nedeni ne? Kimse sormuyor. Hadi risk değerlendirme rehberini yayınladın, oysa içindeki bugün uygulanması gereken acil durum planları, periyodik sağlık kontrollerini, eğitimleri bunlar nolcak? Kim yapcak, koordine edecek? İdari işlerin, insan kaynaklarının görev tanımlarına bunlar serpiştirilecek akıllarınca, böyle kolay. O zaman üstat, sizin de dediğiniz gibi sahiden iş güvenliği uzmanının bir esprisi yoktur.

    Yıl 2012 yayınlanan 6331 Sayılı kanuna ve yönetmeliklerine bir bakın, Yıl 1973 yayınlanan İş Güvenliği Tüzüğüne bir bakın. 1973'teki beğenmedikleri tüzükte birçok detay da verilmiş. Sonra ağızda laf, bakanlık gerekli çalışmaları yapıyor. Bakanlık yüksekte çalışmanın neyini biliyor, kapalı alanının neyini biliyor? Kanun yönetmelikleri doğurur da yönetmelikler de enteresan.

    Kanun çıkalı 10 ay oldu, ele alınan konulara bakıyorum,
    Kimin ne yapacağı..
    Nasıl yapacağı değil.

    Daha önce de söyledim, her iş prosedürüne detaylı birer yönetmelik yayınlanmalıdır ve bu yönetmelikler kanunlarla, pratikle tutarlı olmalıdır. Bir olay olunca müfettişleri salmaktan başka ne yapılıyor. Çevremizde de duyuyoruz, denetime
    gelen müfettişler ise uzmanı akıllarınca sınav yapmanın, küçümsemenin, küçük düşürmenin peşinde.. Nereye varılır ki böyle.
    10 aydan beri yayınlanan yönetmeliklere bakın. Hem öncelikli proaktif önlemler alınsın, hem hiyerarşi uygulansın istensin. Daha yüksekte çalışmayı tarif edememişsin doğru düzgün, sonra uzman çok para istiyor, yönetmeliğe ek madde ekleyelim. O da güzel tabi.

    Kurul yönetmeliği, rd yönetmeliği, sorumluluklar, tehlike sınıfları tebliği, hizmet yönetmeliği vesaire. 10 ayda bunlar mı çıktı? Bugün bir fabrikaya işe başlayın, genel müdür HSE Plan hazırla dediğinde 1 haftaya masasına koymalısınız.

    Tüm bunlar bir yana, yönetmelikte istenilen ekiple beraber risk değerlendirilmenin iş yerinde uygulanması doğru bir uygulama ancak tüm bu bahsettiklerimizin yanında sadece bir ışık kırıntısıdır.

    Saygılarımla.
    Berkay Yalçın



     
    cantc, hülya özayvaz, Mahir KISAYOL ve 10 kişi daha buna teşekkür etti.
  2. Sedat Bilgen

    Sedat Bilgen TÜİSAG Üyesi



    Sayın hocam, bir dokundum, bin ah işittim:) Ellerine sağlık. Şu yazdıklarını bir yetkili okusa da "noluyor yahu?" diye kendi kendine sorsa. Eminim ki hala sorunların farkında değiller. Sen bir işyerindeki tüm güvenlik sorumluluğunu bir iş güvenliği uzmanına yükleyeceksin, bir iş kazasının hesabını bir iş güvenliği uzmanına çıkaracaksın, sonra da bu kişiyi asgari ücretle nasıl yontarım diye işverenin önünde kırk takla atacaksın. Hem bir iş güvenliği uzmanının bir mühendis ya da en azından bir teknik eleman olması gerektiğini belirteceksin, hem de bu kişilere "eleman" muamelesi yapacaksın. bir ülkede işverenler için yönetmelik çıkarılıp adına da iş sağlığı ve güvenliği denmesi ne acı bir ironidir.
    Saygılar.



     
    mineral, abarking ve Cengizhan bu yazıya teşekkür etti.
  3. İsmailDEMİR

    İsmailDEMİR TÜİSAG Üyesi

    bir tablo da benim arşivden, umarım işinize yarar

     

    Ekli Dosyalar:

    Deniz İpek, kalitek, Figen124 ve 21 kişi daha buna teşekkür etti.
  4. aytaç1986

    aytaç1986 TÜİSAG Üyesi

    4 yıl mühendislik bölümünü bitir iş güvenlik sertifikasını al ve eleman ol
    Türkiyeye has bir durum büyük ihtimalle



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  5. Ahmet B. DÖNMEZ

    Ahmet B. DÖNMEZ TÜİSAG Üyesi

    Lütfen kanun çıkma ilerleyişini unutmayalım;

    önce Avrupa birliği uyum süreci sebebi ile mevcut kanuna ağırlık verildi, sonra uyum süresi tanındı, sonra kanunun yenileneceği bildirildi, her işte olduğu gibi alelacele bişey hazırlanıp sürüldü yürürlüğe, Bakanlıktaki aç A sınıfı abiler (lütfen işini çok iyi yapıp bizede hocalık, kılavuzluk yapan A sınıfı abilerim sakın üzerine alınmasınlar) için tehlike sınıfları değiştirildi, A sınıfları sağlam bir deparla piyasayı sömürmeye başlayınca piyasanın canına tak dedi, kim ne derse desin bir ülkeyi daima para yönetir bu sebeple sömürülmeye başlanan işverenler bakanlığın boğazına çöktü, bakanlık hemen yönetmelikte durumu yumuşatacak geçici maddeler yarattı, sonra bu alışkanlık yaptı hepten işveren güdümlü gidilmeye devam edildi...vs. vs.

    peki bu arada yönetmelikler ne oldu?
    ya acele etmeyin, önce bir kime ne kadar kazandırılıp kimden ne kadar çıkacağı arasında bi denge oluştursunlar sıra ona da gelir.
    Ayrıca şurada bi-cümle okumuş yazmış adamız, niye herşeyin kanunda yönetmelikte vs.de hazır olmasını bekliyoruz, biraz kafa yorun kardeşim, herşeyi devletten beklemeyin.
    walla ben bakanlığa laf edince kızıyolardı, şimdi epey hemfikiriz, benim sildiğin yazılara yazık oldu admin :)

    konuya bakarsak, ben açıkçası 50 altı az tehlikeli işyerleri işine hiç girmiyorum, apartman kuaför vs. için gelene "kusura bakma hocam, net olmayan bi durum, ben o işe bulaşmıyorum ama uzman tavsiyesi almak istersen hemen yardımcı olayım, salla gitsin sana gelene kadar ohooo" diyorum, çok uzman havası vermiyor belki ama gerçek.
    adamlar mesaileri göstermiyor, maaşları asgari gösteriyor yıllardır, vergi kaçırılıyor yıllardır, insanlar sakatlanıyor yıllardır daha bunları bile yıllardır çözememektesin. sırf son 3 ayda benim çalıştığım bir firmada (tekstil boyahanesi) 10'a yakın küçük iş kazası oldu (o kadar kasmama rağmen), raporluk sadece 1-2 küçük sorun yaşandı ama geneli çalışan hatası olsa da bir yetkili değil gelmek "alo" diyip "kardeşim nooluyor orda" demedi. öte yandan ben pintiliği efsanelere konu olabilecek bu firmaya iş güvenliği amaçlı Dünyanın masrafını yaptırdım, KKD olarak ne lazımsa yedekli aldırdım, kullanıma soktum fakat adam en son şu dedi bana; "ya oğlum sen bizi bu kadar gerdin ama bi ...k olduğu yok, sen bu durumun bu kadar ciddi ve gerekli olduğuna emin misin?" dendi. niye? adam haklı, geçen yıl geçirdikleri teftişin tutanağını gördüm, boyahaneye kuaförü soksam daha fazla kusur bulurdu.
    dediğim gibi eskiler "para" diye emekliliklerini istedi içeride bilgili adam kalmadı, yenilerin yaptığı teftiş belli, 250 kişilik boyahaneyi adam gibi denetlemekten aciz, kim bakar kuaföre apartmana bakkala.

    işin aslı en sinir olduğum laf "nasip!!!" veya "hayırlısı"dır, zira yapılan en sağlam salaklıkların veya hiçbişey yapmamanın başında veya sonunda söylenir ama bazen gerekiyormuş;
    "nasip arkadaşlar, hakkımızda hayırlısı " :)

    (Berkay Bey hayranınızım, bi imzalı resim isteyeceğim bi ara:) )

     
    senel bu yazıya teşekkür etti.
  6. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    Estafurullah Sn. Abarking, birçok değerli arkadaşlarımızın, abilerimizin çok daha değerli yorumları ve paylaşımları ile fikir alışverişinde bulunduğumuz zamanla daha da iyi olabilecek, hatta sınırlarını büyütebilecek bir platform isgfrm. Bu anlamda beğenirsiniz, beğenmezsiniz ancak hem fikirlere saygı duyma konusunda, hem de konulara farklı bakış açısı ve tecrübelerden faydalanmak hepimiz için mümkün olabiliyor.

    Yalnız eleştirilerde bazen belki de kantarın topuzunu kaçırıyor olabiliriz. Buradan tabi ki eleştiriler yapılıyor, yeri geliyor birbirimize, yeri geliyor kurumlara. Fakat ilgili kurumlara mesnetsiz olarak tabiri caiz ise "sallamak" bazen yakışık da almıyor. Bunu bir öz eleştiri olarak kendime de söyleniyorum bazen. Çünkü karşımızda muhatap olmadan yermek yerine, çalışanlarını rencide etmek yerine, kurumun bizlere göre kendimizce hatalı bulduğumuz yayınlarını, tebliğlerini ve yayınlamadıklarını mesnet edinip eleştirmek veya tavsiyelerde bulunmak daha etik, daha doğru sanki.
    Syg.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    abarking bu yazıya teşekkür etti.
  7. kdr

    kdr TÜİSAG Üyesi

    Arkadaşlar 29.12.2012 de yayınlanan yönetmeliğe göre RİSK ANALİZİ hazırladım.Bu çalışmada burada paylaşım yapan arkadaşların çalışmalarını örnek alıp değerlendirmede bulundum.Eksiklikleri söylerseniz sevinirim.
    Bu konuda benim özellikle kafama takılan hususlar:
    1-İSG uzmanı yaptığı R A çalışması sonucu ne kadar sorumlu (kaza olaylarında)?
    2-İşverenler bu çalışmaları dikkate alacak mıdır acaba ?
    3-Her yer İSG uzmanı oldu acaba bunun sonu nereye varacak?

     

    Ekli Dosyalar:

    Deniz İpek, erkanersoy, cantc ve 6 kişi daha buna teşekkür etti.
  8. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    Elinize sağlık Sayın Kdr.
    Form olarak A4 kullanılabilir güncel bir form olmuş. Değerlendirme bölümünde olumsuz olan değerlendirmeleri belirginleştirmek amacıyla kırmızı ve kalın ile yazabilirsiniz. Olumsuzlukların giderilmesi için bir de planlama sütunu ekleyebilir. Oraya da sadece ilgili DÖF Numarasını atayabilirsiniz, ekibe vereceğiniz eğitimle de bu sistemi anlatabilirsiniz.

    Değerlendirmeleriniz ile ilgili
    • Tüplerin kullanımı sırasında ve depo alanlarında sabitlenmesi
    • Tüp Hortumların En 559 ve ya En ISO 3821 Standartında olması
    • Hortumun tüpe bağlantı yerlerinde çift kelepçe kullanılması
    • Hortumların yekpare olması ve başka hortumlara kelepçelerle bağlanmaması
    • Renk Konusunda Uygun renkler yerine Mavi ve Kırmızı gibi belirlemeniz uygundur.
    • Hortumların Aylık Renk Kodu gibi benzer sistemlerle kontrol edilmesi, kontrolün kayıt altına alınması
    • Tüp Depo alanlarında MSDS'lerinin yayınlanması
    • Personele düzenli eğitimlerin sadece makineler değil diğer fiziksel ve kimyasal risk etmenleri hakkında da sağlanması şeklinde ekleme yapabilirsiniz.
    • Hidrolik Pres gibi makinaların kullanım alanlarının çizilmesi ve bu alanlar dışında ilgisiz personel ve malzemelerin konulmayacağını belirtebilirsiniz.
    • Gürültü konusunda öncelikle KKD yerine uygun bir bölüm seçeneğini eklemeniz doğru bir yaklaşım. Bundan bir önce de hidrolik presin makine bilgilerinde desibel bilgisinin araştırılması ve satın almanın çalışmanın daha az gürültülü muadil makineler için fiyat teklifinin toplanması eklenebilir. Tabii ki çok düşük bir ihtimaldir işverenin makinesini değiştirmesi ancak önemli olan böyle bir çalışmanın yapılmasıdır.
    • Hidrolik Presin varsa basınç göstergesinin kontrol edilmesi eklenebilir.
    • Hidrolik Presin Işık Bariyeri
    • Hidrolik Presin TS EN 693+A2 standartında olması. Bu standartı inceleyip eğer makine bu standartta ve ya 693 standartında değilse standart gerekleri için ilgili firmadan yardım talep edebilirsiniz.
    • Otomatik sac sürme ile beslenen preslerde sacın girdiği kısma elin girmesini engeleyecek ancak sacın geçmesine müsade edecek tarzda fenslerin kontrolü.
    • Etiketleme ve Kilitleme sisteminin adapte edilmesi ve operatörlere bu eğitimin verilmesi.
    • Acil Durdurma Düğmesinin sarı zemin üstüne kırmızı düğme olması ve ilgili panosunda bu düğmeden başka bir düğmenin olmaması.
    • Yeni bir makine almadan önce makinenin uygun emniyet ve standartta alınması için iş güvenliği uzmanına bildirilmesi.
    Ancak üç dört sayfaya bakabildim. Şimdilik naçizane önerilerim bunlardır. Atladıklarım da olabilir.
    Saygılarımla.

     
    erkanersoy ve Bilal54 bu yazıya teşekkür etti.
  9. süperman

    süperman TÜİSAG Üyesi

    Arkadaşlar risk analizlerini acil durum planlarını yönetmeliğe göre işverenin imzalaması gerekiyor değilmi. İşveren vekili falan imzalasa sıkıntı çıkarmı, yönetmeliklerde işveren denmiş?

    Bizim şirkette patronu bu işlerden uzak tutmaya çalışıyorlar ona göre bastıracağım

     
  10. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    Değerli ve nazik yorumlarınız için teşekkür ederim Selçuk bey. Elbetteki farklı hatta çok farklı düşünebiliriz. Saygı duyuyorum.
    Bir konuda da naçizane ekleme yapmak isterim. Ne tedbirlerle ilgili mevzuatları kullanan, ne düzgün bir formatı olan, ne de iş yerine bir fayda sağlayan, uçuk fiyatlara yapılmış basit risk değerlendirmeler de gördüm.
    Bir anket formu doldurulması karşılığında 300 tlye kapıda kargoya ödemeyle kopyala yapıştır risk değerlendirme gönderen internet firmasını da. Şaşalı, içi boş ama göz boyayan sayfalarca dolu raporları da. Yorum dahi yapmak istemem.

    Önemli olan optimum faydanın sağlanmasıdır. Sizler gayet basit ve anlaşılması kolay faydalı bulduğunuz analizleri her hangi bir r.d. eğitimi vermeye gerek duymaksızın kullanıyorsunuz, tabi ki saygı duyulur fikirlerinize. Ben de daha farklı bir yöntemi. Yoğurt yeme şekli diyelim. Başka bir meslektaşımız da daha farklı. Allah hiç birimizi utandırmasın.
    Saygılarımla.

     
  11. experience

    experience TÜİSAG Üyesi

    Değerli arkadaşlar ben de şu RD ler için nacizane fikrimi söylemek istiyorum.Ben geçenlerde A sınıfı bir emekli müfettişin inşaat firmasına yaptığı bir RD gördüm,şimdiye kadar incelediğim en kötü RD idi diyebilirim.Yaklaşık 200 sayfa vardı,basit sade ve gösterişten uzak olması iyi tarafıydı ama gelgelelim gerçekten de bomboş bir içeriği vardı.RD lerde özellikle dikkatimi çeken şu;Pekçok kişi şirkette yayımlamak ve eğitimini vermek zorunda olduğu talimatları RD tablolarında uygulanacak faaliyet ve tedbirler altında listeliyor.Sayın Berkayya Bey sizin pekçok konudaki fikirlerinizi ben de paylaşıyorum,az çok burada belli başlı kişiler herkes tarafından takip ediliyor,Bu kişiler de tabi sizin gibi paylaşımcı kişiliğe sahip olanlar.Özür dileyerek şunu söyleyebilirim ki sizin örnek olarak verdiğiniz tabloda da aynı durumu seziyorum.Örneğin kaynak makinasındaki tehlikeleri sıraladıktan sonra uygulanacak faaliyet ve tedbirler kısmına Kaynak çalışmalarında Güvenli çalışma talimatlarının oluşturularak yayımlanması ve gerekli bilgilendirme eğitimlerinin yapılması dersek yeterli olur kanaatindeyim.Bir sonraki gözden geçirmede Talimatlar yayımlanmışsa ve eğitimler verilmişse RD Tablosunun mevcut tedbirler kısmına Talimatın ismini ve No'sunu vererek yayımlanmıştır deyip önlemler kısmına da talimatlarla ilgili kontrol ve izlemelere devam edilmelidir dedik mi olur gibi geliyor bana.Tabi tercih meselesi bu.Mesela Tablo da R'nin altına pekçok arkadaş İHT*ŞİD diye yazıyor.Her sayfada var.Gerek yok aslında.risk değerlendirme prosedürünün tanımlar kısmında Riski İHT*ŞİD diye tanımlamışsan RD tablosunda sadece R yazılsa yeter.Yine RD prosedüründe hangi puanın hangi seviye kabul edileceği şu bizim meşhur renkli Matrix kutucuğu ile izah edilmişse RD nin her sayfasında şu matrix kutucuğunu koymaya gerek yok.
    Yani bir tablo oluştururken o kadar şeyi nasıl sığdırıyor arkadaşlar anlayamıyorum.Şahsen ben de basit ve sade bir RD formatından yanayım,yakında bir RD yaparsam oluşturacağım formatı sizlerle paylaşacağım.Burada paylaşımda bulunan tüm arkadaşlara şükranlarımı sunuyorum ve bilgisini ve harcadığı emeği kıskandığım bazı arkadaşlar var burada,özellikle bu arkadaşlara teşekkür ediyorum.Berkayya bey bu kişilerin başında da siz varsınız bilesiniz,Hakkınızı da helal edin.

     
    Berkay Hasan Yalçın bu yazıya teşekkür etti.
  12. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    Sayın Experience,
    Ben de sizler gibi değerli fikirlerini, bilgilerini, önerilerini paylaşmakta olan sayın meslektaşlarımıza ve forum üyelerine farklı fikirlerle aşamalar kaydettiğim için teşekkürlerimi sunuyorum.

    Bahsettiğiniz tedbirler kısmına talimatların numarası yazma konusu elbette ki düşünülebilir. Tabii ki doğru bir uygulama da olabilir. Yalnız benim düşüncem risk değerlendirmenin aynı zamanda bir nevi tebliğ ve tebellüğ olduğudur. R.D Yönetmeliğini bir kenara koyalım. Çoğumuz bu zamana kadar Risk değerlendirmeyi 2 kişiye imzalatıyorduk, işveren ve hazırlayan kendimize, iş yeri hekimini de ekleyebilirsek 3 kişiye imzalatıyorduk.
    İşverenin önününe sunduğumuzda ise tedbirlerde "bakınız Talimat No: İSEÇ.T.003" şeklinde yazması işverene talimatları verseniz bile yadırganır. Açıkçası ben işveren olsam, "güzel dostum bana tedbirleri birer birer yaz, elime sayfalarca kağıt verme" derdim. (Bir parantez açarsam da Sn. Süperman'in sorusuna istinaden, işverenin veya işveren vekilinin imzalaması tabii ki gereklidir. Yönetmelik yayınlanmasa bile gereklidir. Mevzuatı bir kenara koyalım, bir noter onaylı defter kadar risk değerlendirme önemlidir, önemli bir kayıttır, evraktır. Mevzuata illa atıfta bulunulacaksa da 6331 Madde 4-1,a İşverendir tedbirleri uygulayacak ve uygulatacak, iş güvenliği uzmanı uygulatacaktır demez. İş Güvenliği Uzmanı Yetkileri Yönetmeliğinde de görevler kısmında da ağırlıklı olarak işvereni ve çalışanları yönlendirmekten bahseder.)

    Yetkiler Yönetmeliği Madde 11-2, uzman ihmallerden dolayı işverene sorumludur. Burdaki ihmal nedir? Bu konu çok tartışmalı ve ucu çok açıktır. İhmal söz konusu ise işverene sorumlu olmak ne demektir? Cezayı işveren alırsa, işveren de iş güvenliği uzmanına rücu ettirebilir anlamına geliyor. Peki ihmal nedir? Eğer sahada kaçaktan işçiye elektrik çarptı yaralandı. Dava açtı, kaçak akım rölesi yok işveren ceza aldı. İşveren de bu cezayı rücu ettirmek istedi. Evraklara bakılır. İşçiye tebliğ etmeniz değil, işverene tebliğ etmeniz önemlidir.
    Kaçak akım rölelerinin takılmasını ve aylık kontrolünü talimatlara yazarsanız eğer, işverenin imzası yoksa bu yetmez. İş verenin imzası varsa da gene tartışmalıdır. Çünkü Talimatlarda İşveren Kısmında açılan "Onay" Kutusunun anlamı nedir? Bu tartışmalıdır. İşveren bu talimatı onayladığını belirtir, işverenin talimatlardaki imzasının talimatlar içindeki şartları oluşturması için bir tebellüğü olup olmadığı konusu belirsizdir. Ancak ayrıca bir talimatlar prosedürü hazırlarsınız ve tebellüğ olduğunu tanımlatırsanız ve işverene imzalatırsanız belki o zaman yeterlidir. İmzaladığı risk değerlendirme'de tedbirlerde yazılı talimat numarası yeterli midir? Biraz belirsiz sanki, siz varsın olsun gene de risk değerlendirme içinde tedbirlerinizi talimat numaraları yazmak yerine birer birer belirtin derim. Çünkü mevzuatta zaten işverenin risk değerlendirme konusundaki sorumluluğu belirtilmiş. risk değerlendirme Yönetmeliği Madde 10-c, tedbirdeki planlar işverence uygulamaya koyulur dediğinden Risk Değerlendirmenin altına bu notu düşmeniz bile gereksizdir. Oysa Talimatlar için bunu diyemem, talimatlar çalışana yönelik olduğundan daha farklıdır.

    Bir diğer konu, bana pek kimse sormadı ama bazen kendime soruyorum, yönetmeliktekileri gene bir kenara koyarsam; "Bu formu kullanır mıyım?" diye. Daha farklı bir form kullanacağım aşikardır. Konular konuları açıyor, uzadıya gidiyor. Aklımda özellikle Risk=Olasılık x Şiddet formülü için tedbirler sonrasındaki risk derecelendirilmesindeki "Şiddet" parametresinin değişmemesi gerektiği fakat çoğu meslektaşımızın şiddeti değiştirerek "derecelendirme" yaptığını belirtmek vardı. Bu konuyu ileri ki zamanlarda fikir alışverişinde bulunuruz diye umuyor, şimdilik noktalasam yerindedir diye düşünüyorum.
    Saygılarımla.
    Berkay Yalçın

     
  13. kdr

    kdr TÜİSAG Üyesi

    Berkay Bey ,
    RD için yaptığınız katkılardan ötürü teşekkür ederim.Diğer katkılarınızı ve eksik yönlerimi fırsatınız oldukça yazabilirseniz sevinirim.
    Bu arada yapılan RD ler için, yayınlanan apartman ve kuaför rehberleri bence de RD değil.Çünkü hem yönetmelik bakımından hemde kullanılan listenin RD yapanlar tarafından geliştirilmeden standarda bağlanmış olduğunu düşündüğümden dolayı.San ki kolay para kazanma gibi oluyor (mesala RD:300 , AEP:150 , İSGE :150 gibi )
    Tabi bu arada yukarıda da tartışlan RD lerin içeriği konusu çok su götürür diye düşünüyorum KALIN BİR KİTAPÇIK MI? yoksa BASİT ve ANLAŞILIR MI? olmalı. Ben şahsen şu anda RD hazırlayan biri olarak samimiyetle şunu merak ediyorum:Arkadaşlar biz RD leri niçin yapıyoruz acaba: 1-İşimiz gereği genel hatlarıyla İSG dosyasında bulunsun diye mi?
    2-İşveren görsün de etkilensin diye mi?
    3-Gerçekten PROAKTİF yaklaşımla TEDBİR ALMAK için mi? YOKSA
    4-Teftiş ve kaza falan olursa İŞVERENİN KAFASI AĞRIMASIN, müfettişler gördüğünde bişey anlamasada RD var veyahut OLMUŞ desinler diye mi ?
    Bu işler başlayalı 2 ay olan birisi olarak acizane soruyorum ACABA HANGİSİ?

     
  14. İsmailDEMİR

    İsmailDEMİR TÜİSAG Üyesi

    ben, Gerçekten PROAKTİF yaklaşımla TEDBİR ALMAK için olduğunu düşünüyor ve uygulamaya gayret gösteriyorum.

     
  15. Ahmet B. DÖNMEZ

    Ahmet B. DÖNMEZ TÜİSAG Üyesi


    Şahsi yaklaşımımı yukarıya ekledim ama kısaca "E) hepsi" şıkkını seçiyorum ben iş ortamında.

    KAFA AĞRIMASI konusu ayrı bir muallak aslında, yeri bu "topic" değil belki ama, evet arkadaşlar, benim ve işverenin kafası ağrımasın diye yapıyorum bazı şeyleri.
    Mesela hem şart hem de kafa ağrısına tedbirdir "iç yönetmelik", 18 sayfa iç yönetmelik yazıp bastırdım, tüm çalışanlara "okudum" diye imza karşılığı dağıttım.
    Okudular mı?
    ?????
    Ama kardeşim, uyarıyı yapmışım, levhayı görmüşün, eğitimi almışın, uyarıyı vermişim en son yönetmeliği de basmışım.
    Mahkemede sağolsun "Bir işçinin güvenliği kendi bilgi ve insiyatifine bırakılamaz" demiş, eee?
    Böyle aptallık olur mu? ben adamı ondan fazla düşünüyorum, tüm yapılacakları yapıyorum, yapması gerekenleri söylüyorum zorluyorum yine hoop kaza hoop suçlu işveren....
    bu adamın beyni ne işe yarıyor o zaman.
    walla objektif olmak lazım, her patron da trilyon basmıyor, sorumluluğu biraz da çalışana yüklemekte fayda olacak artık, davalarda da bariz kendi kusuruysa komple ona yıkmak lazım, ancak öyle biraz dengeye gelir bu işler, yoksa bu konu da son derece suistimale açık ve halihazırda suistimal edilmekte ve mahkemeler de buna çanak tutmaktadırlar...

    işte bu sebeplerle işçilerin umursamaz kaldığı ve bu durumun, uğraşılara rağmen, kırılamadığı durumlarda ben KAFALAR AĞRIMASIN diye yapıyorum bazı uygulamaları,birşey olursa da hazırlıklı bekliyorum.
    üzgünüm ama çok da rahatım bu hususta.

    Ha bu arada "2 ihtar sonra çıkar" konusu var, ona hiç girmeyelim, öyle bir Dünya yok burada, kalifiye adam yok, gelen adamın önceki işiyle benim vereceğim iş arasında en ufak benzerlik yok, eldeki çalışanı kaybetmemek lazım.
    Çok zorlarsa kaçış yok tabi...

     
  16. svd

    svd TÜİSAG Üyesi

    Merhaba arkadaşlar

    ben ağda fabrikasında çalışıyorum. Ve şimdi yeni bir fabrika satın aldık. Ve patronlarım benden bu yeni fabrika binası yapıırken nelere uymalıyız. nasıl olmalı vs. şeklinde sorular sordular ve bu konuda arastırma yapmamı istediler. Ben bu konuda yardımlarınızı beklıyorum. Şimdi hangi kanun ve yönetmeliklere göre bu binanın tasarım aşamasında, ne tür değişiklikler yapmalı ve özellikle nelere dikkat etmeliyiz.

     
  17. Selçuk Çiftlik

    Selçuk Çiftlik TÜİSAG Üyesi

    Sevda Hanım,

    Bu platformda ihtiyaç duyacaklarınız konusunda size fikir verebilecek bir çok uzman arkadaşımız var.

    Ama sizin ifade biçiminiz ile değil ortaya koyabildikleriniz üzerine yorumlamak hem daha verimli hemde proaktif bir yaklaşım olacaktır.

    Bunun yanısıra onlarca değişik konuda risk analizi zaten yayınlanmış vaziyette. Halihazırda onları kontrol edebilirsiniz.

    Saygılarımla.

     
  18. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    Merhabalar,
    Oldukça hassas ve güzel bir konuyu açtığınız için teşekkür ederim. Başlıca akla gelenleri sıralarsak;

    BİNALARDA ENERJİ PERFORMANSI YÖNETMELİĞİ
    http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=7.5.13594&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=


    İŞYERİ BİNA VE EKLENTİLERİNDE ALINACAK SAĞLIK VE GÜVENLİK
    ÖNLEMLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK

    http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Asp...=0&sourceXmlSearch=işyeri bina ve eklentileri

    ( Taslağa da göz atmanızda fayda var
    http://www.csgb.gov.tr/csgbPortal/ShowProperty/WLP Repository/isggm/dosyalar/taslak )

    Kullacaksanız kimyasal malzemelerin depolanması ile ilgili,
    http://www.alomaliye.com/ekim_05/kimyasal_mad_cal_saglik_guv_yon_degis.htm

    Yangın yönetmeliği
    2009 Değişikliği:
    http://www.sanayi.gov.tr/Files/Mevzuat/yangin-yonetmeligi-20042010141550.pdf
    2007
    http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Asp...0&sourceXmlSearch=binaların yangından korunma



    PARLAYICI, PATLAYICI, TEHLİKELİ VE ZARARLI MADDELERLE ÇALIŞILAN İŞYERLERİNDE VE
    İŞLERDE ALINACAK TEDBİRLER HAKKINDA TÜZÜK


    http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=2.5.77551&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=

    İş Güvenliği Tüzüğü
    http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=2.5.77583&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=

    (Şimdi geniş bir parantez açmakta fayda var. Tüzüğün şuan hükümsüz gözüktüğü tartışmalı olsa da yerine alabilecek yönetmelikler henüz yayınlanmamıştır. Bunun yerine tüzükte insiyatifen iyileştirmeler yapabilirsiniz. Mesela, Tavan Yüksekliği işçilerin sürekli çalıştığı yerler için 3 metre denmiş ise (sıcak işler, tozlu çalışmalar gibi özellikli işler dışında) siz bunu 3.40 olarak değerlendirebilirsiniz. İşçi başına 10 metreküp yerine en az 12 metreküp olarak değerlendirebilirsiniz. Yönetmeliklerde bazen değerler farklılık gösterebilir. Sizler bu yönetmelikler arasında optimum iyileştirme sağlayan yönetmeliği seçebilirsiniz. Mesela alakası yok ancak fikir verebilir Yangın tüplerinin kontrolleri İş Güvenliği Tüzüğüne göre (Mad. 128) 6 ayda bir, Yangın yönetmeliğine göre (Mad. 99) ise Yılda bir keredir. Ve iş güvenliği profesyonelleri çoğunlukla Tüzüğü seçer. Bir diğer benzer ve ilginç örnek ise yüksekte çalışmalar için söz konusudur. Yapı işleri tüzüğüne göre (Madde 13) 3 metre'de paraşüt tipi emniyet kemeri takılır. İş Güvenliği Tüzüğü'ne göre (Madde 521) 4 metredir. İş Güvenliği profesyonelleri ise ikisini de seçmez. 1,5 metre ile 2 metre arasında yapılacak işin proses detaylarına göre inisiyatif ile değişiklik göstermektedir. Doğrusu da budur. Bina inşaat ve tasarım aşamalarında amaç mevzuattan gol yememek mi? yoksa optimum konfor ve verimlilik mi? Fabrikanızın bunun için bir değerlendirme yapmasında fayda vardır. Ayrıca iş akış planı, proseslerinizle beraber gözden geçirilip detaylı değerlendirmeler yapılmalıdır. En iyi tasarımlar en az revizyon alan projelerdir. Projenin yamalı bohçalara benzememesi için üzerinde detaylı düşünülerek hazırlanmasına gerek duyulur. Örnek verirsem, İş güvenliği tüzüğünü uygulamak için bile firmanızın kapasite raporu ve bununla beraber belirlenecek 20 yıl için pik noktası personel sayısı görüşülmelidir. Sadece çalışma alanları değil yaptıracağınız lavaboları bile bu sayıya göre seçmeniz gerekir.)

    Atladığım mevzuat yönetmelikleri ve konular elbette vardır. Açıkçası örnek mevzuatları vermemin nedeni bunun bir kaç yönetmelikle ve bir kişi ile çözülemeyeceğidir. Ciddi bir disiplinler arası tasarım ve proje ekibinin olması gerekmektedir. Çoğu kurumsal firmalarda dahi yapılan yanlışlardan biri de disiplinlerarası verimli çalışmaların sağlanamamasıdır. Hatta 6 sigma, kaizen gibi yönetim stratejilerini kullanan birçok şirketin toplantılardaki kurabiye pasta masraflarını kurtarmayan verimlerle çalıştığı şirket içi dedikodularda anlatılır. Hoş, bunlara kulak asmamak gerekir ancak demek istediğim herhangi bir standart ve ya prestijli yönetim stratejilerine göstermelik hedefiyle değil, verimlilik hedefiyle disiplinler arası projelerin yürütülmesi gerektiğidir. ISO 3834, DIN 18800 standartları tasarım, teklif ve proje toplantılarına kaynak denetim mühendisinin katılımını şart koşar. Bunu eğer bir toplantıda proje ve teklif müdürü, kaynak mühendisinin projeye olağan katkılarını bir kenara bırakıp, "ne işi var bunun toplantıda şimdi" diye düşünürse, baştan kendi kalemize golü yedik demektir. Bugün en ufak bir teklif hazırlanırken dahi Kalite, İseç, İmalat, Satın alma ve Proje birimleri toplanmalıdır. Tasarım için de benzer mevzular geçerlidir.

    Saygılarımla.
    Berkay Yalçın

     
    adem bakkal, mr.merdin, erkanersoy ve 3 kişi daha buna teşekkür etti.
  19. svd

    svd TÜİSAG Üyesi


    gerçekten verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.

    Biz yeni fabrikayı uzun vadede bir yatırım olarak yaptık. Suan kapasitemiz bu alını doldurmayacak ama yeni ekipmanlar ve personel alınarak kapasite ve verimlilik artacaktır. ben suan sınava hazırlanıyorum ve kazandıgımda bu fabrıkanın iş güv. uzmnı da olacagım bu nedenle bana suan atladıgımız bir şey olmasın diye bu sorular yoneltılmıstı.

    ben de elimden geldıgıce cevap vermeye calısıyorum

     
    Berkayya bu yazıya teşekkür etti.
  20. Ahmet B. DÖNMEZ

    Ahmet B. DÖNMEZ TÜİSAG Üyesi

    kapsamlı ve geleceğe dönük dediğinize göre ulaşacağını maksimum sayıya göre duş, tuvalet, yemekhane, toplantı (veya eğitim) alanı (en az bir vardiya sığacak şekilde) düşünürseniz iyi olur.

     
    Berkayya bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica