Yurt Dışında Olan İş Kazaları

Konu, 'İş Kazaları Hakkında' kısmında çağrı06 tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. çağrı06

    çağrı06 TÜİSAG Üyesi



    Arkadaşlar merhaba. Yurtdışında İş Güvenliği Uzmanı olarak çalışıyorum. Merak ettiğim 2 konu var;
    Burada olan bir iş kazasında bildirimi nasıl yapacağız. 2 günlük süre yurtdışı içinde geçerlimi?
    Allah korusun Ağır yaralanmalı veya ölümlü bir kazada neler yapmalıyım ve bu kazalarda sorumluluğum nedir?



     
  2. murkiv5555

    murkiv5555 TÜİSAG Üyesi



    yurdısında bildirim süresi nereye ne zaman biliemıyorum fkat iş kazası olması durumunda kkd formu, işçi eğitimleri ve saglık raporları öncelikli gelir en azından savcı ilk olarak bunlara bakar türkiyede. orada da aynı prosedür vardır muhtemelen çünki ab uyumu içindeyiz.eğer bu belgeler tamam ise ve diğer yaptıgınız çalışmalar (risk analizleriniz ,yapılması gerekenlerin yazıldığı iş güvenliği defterinde aksaklıkllar)bildirilmiş ise sorumluluğu bi ölçüde atmış olursunuz yaptırmak ve uygulatmak işverenin sorumluluğundadır siz önerinizi ve yapılması gerekeni bildirdiğiniz taktirde sorun olmayacaktır.tabiki sorgulanırsınız fakat belge ve evraklarınız tam ise sorun yaratmayacaktır.iyi çalışmalar



     
    FeLis_Leo ve çağrı06 bu yazıya teşekkür etti.
  3. Tolga_34

    Tolga_34 TÜİSAG Üyesi

    Yurtdışında çalışma konuları ile meydana gelebilecek kazalarda uygulanacak usuller biraz farklı olabiliyor. Ancak her ne şekilde olursa olsun, Türk çalışanlar için ağır yaralanmalı, sürekli iş göremezli veya ölümlü tüm iş kazaları için Türkiye'deki usulleri uygulayıp, formları doldurup, şirketinizin Türkiye'deki Muhasebe ya da İK departmanına gönderiyorsunuz. Şirketiniz de SGK'ya ilgili bildirimi yapıyor. Süreç akışı aynı şekildedir.

    Tabiki bu konuda da sıkıntılar olmuyor değil. Çünkü bazı ülkeler için BEYAZ ve MAVİ yakalıların çalışma izni İŞKUR tarafından alınmak zorunda, bazı ülkelere ise 90 günlük turist vizesi ile gidilir. Dolayısı ile herkesin SGK İş Yeri farklılıklar gösterir. Bu konuda idari boşluklar mevcut. Şöyleki, sizin şirketiniz tüm çalışanların SGK bildirimini yaparken İş Yeri olarak Türkiye göstermiştir. Ancak çalışanlar 90 günlük turist vizesi ile yurtdışındaki şantiyede çalışmaktadırlar. İş Kazası bildirimi Türkiye'de yapıldığında iş müfettişleri soruyor, senin iş yerin Türkiye peki SSK primi yatırdığın ve sende kayıtlı görünen adamın Irak'ta, Afganistan'da ne işi var? :) Bu konuları çözmek doğrudan şirketinizin Muhasebe ve/veya İK departmanına düşüyor. O nedenle, sizin yurtdışında yaptığınız her türlü kayıt, rapor, belge vb. Türkiye'de işleme konuluyor.

    Ayrıca, yabancı ülkede iş kazası neticesinde hastaneye götürülen ya da iş kazası neticesinde meydana gelen ölümler de Türk ve/veya Lokal çalışanlar için o ülkenin yabancılar polisi devreye girer. Yabancılar polisi ise öncelikle mağdur kişinin ülkeye giriş kayıtlarından yani pasaport ve vize işlerinden başlar, sonra çalışma izni olup olmadığına bakar, ülke yabancı polisine şirket tarafından o kişinin çalışma bildirimi yapılıp yapılmadığına bakar. En sonunda da sizin kayıtlarınıza bakar ve hepsine el koyar :) ve aynı Türkiye'deki gibi herkesi ifadeye alır ve yasal süreç başlatır.

    Bir de lokal işçiler konusu var. Özellikle arap ülkelerinde çok sıkıntı yaratan bir konudur. İki tür lokal işçi sınıfı vardır. Birincisi o ülkenin insanları, ikincisi ise o ülkeye çalışmak için giriş yapmış başka ülkelerin insanları. Eğitim ve algılama seviyesi düşük olan bu kişiler ile bir HSE olarak uğraşmak eğer lokal lisanı da bilmiyor iseniz ya da tercümanınız yok ise en büyük problemi ister istemez yaşıyorsunuz.

    Sonuç olarak, yurtdışında çalışma yapıldığı zaman tüm formların, eğitim sunumlarının, talimatların, teslim tutanaklarının Türkçe/İngilizce/Çalışılan Ülke Lisanı olacak şekilde hazırlanması, istenmeyen durumlarda HSE'leri büyük dertten kurtarıyor. Bir örnek vermek gerekir ise, PPE ISSUE FORM/KKD TESLİM FORMU/سجل لتسليم معدات الحماية الشخصية
    Bu konuda şirket idari işleri ile görüşün size mahalli lisan ve Türkçe ve/veya İngilizce bilen tercüman tahsis etsinler. Çünkü özellikle arap ülkelerinde okuma yazması olmayan hem yerel hem yabancı ülke işçileri olabiliyor. Bunlara eğitim verdiğinizde tercüman onlara çeviri yapar, eğitim katılım formunu tercüman doldurur ve kişilerin okuma yazma bilmediklerini ancak eğitimin tercüman tarafından kişilere tercüme edildiği notunu düşüp, ikiniz imzalarsınız.

     
    çağrı06 bu yazıya teşekkür etti.
  4. Yurdışındaki şantiyelerde işçi çalıştıran şirketlerin iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğu var mı ? Bu uzmanın aynı türkiye yasaları gibi belirlenen saatlerde orada bulunması zorunlu mu ?



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  5. Tolga_34

    Tolga_34 TÜİSAG Üyesi

    Çok eski bir konu ben de buraya bayağı açıklama yazmışım ve geçmiş tarihli bir soru var.
    Yurtdışı projeler biraz farklıdır.
    1- Yurtdışı projelerin ana firmaları Türkiye'de alınmış olunan ABC sınıfı sertifikaları tanımamaktadır. Yurtdışı projelerde Amerikan ve Kanada firmaları için OSH ve EM-385-1-1 sertifikasyonu; İngiliz ve diğer avrupa ülkeleri firmaları ile özellikle Petrol sektöründe Arap ülkelerinin tamamı NEBOSH diploma ve sertifikasyonu istemektedir. Örneğin, Türk İSG sistemine göre A sınıfı uzman olabilirsiniz ya da Türkiye'de İSG konusunda ders veren bir öğretim elemanı da olabilirsiniz, ancak belirttiğim sistemlerde sertifikasyonunuz yok ise, yabancı firma sizi kabul etmiyor. Çünkü, o projenin gereği olarak iş güvenliğinin sağlanması OSH, EM-385-1-1 veya NEBOSH sistemine göre yürütülüyor. Yani akreditasyonunuz yok.
    2- Yurtdışı projeler konusunda Türk Hukuk Sistemine göre de norm uyumsuzluğu dediğimiz sıkıntı da var. Bunu resmi, özel her kuruluş biliyor. Ancak, halen daha eski usul yani "bir şey oluncaya kadar" mantığı ile hiç bir şey yapılmıyor. Bilindiği gibi, şirket SGK bildirimleri için iş yeri açılışı yapar ve iş yerinin nerede olduğunu belirtir. Ben yaklaşık 15 yıldır yurtdışı ihale almış ve proje yürüten hiç bir şirketin, iş yerini Astana, Tripoli, Necef, Kabil vb. olarak gösterdiğini görmedim. Dolayısı ile oraya çalışmaya giden beyaz yakalısından mavi yakalısına kadar herkes, ya çalışma vizesi alır gider ya da 90 günlük turist vizesi ile gider. Ancak, bu kişilerin işe giriş ve aylık SGK bildirimlerinde iş yerleri TÜRKİYE'de şirketin bulunduğu şehir olarak görünür.
    3- Şirketler, 6331 sayılı yasa yayınlanıncaya kadar 1 nci maddede belirttiğim HSE sistemlerinden sertifikalandırılmış ve uluslararası akreditasyonu olan SAFETY çalıştırıyorlar idi. 6331'den sonra, iki yol izlenmeye başlandı.
    Birincisi = Yine SAFETY personel görevlendiriliyor yani yurtdışı projedeki saha sorumlusu bu kişi oluyor. Ancak Türkiye yasal mevzuatına göre Türkiye'de ÇSB ve diğer yasal yetkililer için işyeri tehlike sınıfına göre Türkiye'de uzman bulunduruluyor. Her hangi bir sorun sıkıntı yani ölümlü ya da sürekli iş göremezlik meydana getiren iş kazası olunca, Safety yerel makamlara kadar sorumlu oluyor, Türkiye'deki uzman Türkiye yasal mercilerine karşı sorumlu oluyor. Zaman zaman Türkiye'deki uzman yurtdışı projeye gelir gider, beraber çalışırlar, koordinasyon yaparlar.
    İkinci yol ise = Şirketler, Türkiye'deki yasal mevzuata uygunluk ve yurtdışında Türk çalışanların maruz kalabilecekleri bir iş kazası için mesul olması/bulunması bakımından hem birinci maddedeki sertifikasyonu olan hem de Türk İSG sistemine göre uzmanlık belgesi olan, uzman çalıştırıyorlar. Fakat şöyle bir sıkıntı var güncel olarak, yurtdışına gelen Türk uzmanlar bilgisayar üzerinden 10 saat ya da 30 saat OSH belgesi alıp geliyorlar. Ama sahada iş tamamen ingilizce, her türlü raporlaşma toplantı ingilizce, dolayısı ile zaman zaman ingilizcesi ve OSH ve NEBOSH sistem bilgileri yeterli olamıyor ve verimli olamıyorlar. Bu hakikaten projde sıkıntı yaratabiliyor.

    Bu kadar anlatımdan sonra, sizin sorunuza cevap vereyim, Türk İSG uzmanı yurtdışı projede öyle saatle falan iş yapmaz :) Tamamen sahada ve saha kontrolünü sağlayarak çalışır. Hani var ya meşhur "benim saha gözetimim 18.5 dakika" :) :) Yurtdışında yok öyle :) Herkes sahada. Zaten bir SAFETY olarak (ister HSE Manager, ister SSHO olun ) her zaman sahada olmanız yabancı ana firma tarafından isteniyor. Sizi görmek istiyorlar. Yani "Ben A sınıfı uzmanım, benim çalışma sürem bellidir" cümlesi işe yaramıyor.

     
    fathieagle ve ozgurisguvenlik bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica