Haber Zonguldak Gerçeği - ‘ Madende Ölmek Kaderimiz Değil ’

Konu, 'Sektörel Haberler' kısmında Gamze tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Gamze

    Gamze TÜİSAG Yönetim Yardımcısı Yönetim Yardımcısı



    ZONGULDAK GERÇEĞİ - ‘Madende ölmek kaderimiz değil’
    Madencilik dünyanın en ağır ve riskli iş kollarından biri... Bütün uyarılara rağmen hiçbir iş güvenliği tedbiri alınmadan kaçak çalıştırılan işçilerin ocaklara ruhsat verilmesi, denetimlerin artırılması gibi istekleri var.
    [​IMG]

    ATİLLA ÖKSÜZ - ZONGULDAK GERÇEĞİ 2

    Zonguldak’ta kaçak maden ocakları sorunun kalıcı olarak çözümü için kaçak ocaklara ruhsatverilmesi, maden konseyi kurulması, denetimlerin artırılması, taşeron uygulamasının yeniden gözden geçirilmesi, sorunların insan odaklı çözülmesi gibi bir çok öneri üzerinde tartışmalar yaşanıyor.
    Kaçak ocak sahipleri kentte kaçak ocaklardan geçimini sağlayan nüfusun 15 bin olduğunu kaydederken, “Son dönemde ocaklarımız kapatıldı. Bizim de çocuklarımız var. Zor durumdayız. Biz ocaklarımıza ruhsat verilmesini istiyoruz. Sosyal güvenceli yaşamak istiyoruz. Çalıştırdığımız işçiarkadaşlarımızın sosyal güvencesi olsun istiyoruz. Devletten yardımı istiyoruz” diyor.
    Bazıları da “hırsız” damgası yediklerini genç yaşlarında sabıkalı olduklarını belirtirken “Derdimizi kimseye anlatamıyoruz. Biz açız. Hırsız değiliz. Kendi arazimizde kömür çıkarıyoruz. Parasızlık yüzünden çocukları okula gönderemiyoruz. Biz ekmeğimizi istiyoruz” diyerek isyan ediyor.
    Kentin son dönemde ekonomik alanda yaşadığı travma nedeniyle kimse elini ateşe sokmak istemezken sorun ve ölümlerin devam etmesi kaçınılmaz görülüyor.

    Denetimler artırılmalı
    Yaşanan ölümlerin ardından konunun muhatapları çözüm önerilerini tekrarlarken yetkililerdenkalıcı çözüm için bir adım gelmiyor. Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alabaş, son kazayı hatırlatarak “Biz sendika olarak daha önce de defalarca mühendislik faaliyetleri olmadan, iş güvenliği tedbirleri alınmadan, projelendirilmemiş, köstebek yuvası gibi madenlerde,madencilik faaliyetinin yürütülemeyeceğini söyledik.
    Madencilik dünyanın en ağır riskli iş kolu en azından mühendislik hizmetleri alınmalı dedik bütün bu uyarılara rağmen hiçbir iş güvenliği tedbiri alınmadan yine üç arkadaşımızın ölmesi bizi derinden yaraladı. Zonguldak’ta bu tür ruhsatsız ocaklarda can vermek istemiyoruz, biran önce bununla ilgili önlemlerin alınmasını istiyoruz.
    Geçtiğimiz yıllarda iş güvenliği kanunu çıkarıldı. Önemli olan kanunu çıkarmak değil onunla ilgili denetimlerin yapılmasını sağlamak. Biz yasaların yürütümü ile ilgili sorumlu olan başta hükümet ve bürokratlardan artık bölge insanı olarak bizim canımıza kasteden ruhsatsız maden ocaklarıyla ilgili denetimlerin sıklaştırılmasını istiyoruz. Ruhsatsız maden ocaklarında çalışanlarımızın ölmesini istemiyoruz. Sözün bittiği yer burası” diyor.

    TTK’da işçi sayısı azalınca
    Ruhsatsız kömür ocaklarının yıllardır kentin kanayan yarası olduğunu hatırlatan Alabaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Bu kaçak ocaklarda çalışma ile ilgili durum TTK’nın işçi sayısının azalması, rödevanslı sahalarla ilgili kömürü pazarlama probleminin ortaya çıkmasıyla, kaçakçılık problemi bölgede daha fazla ortaya çıkmaya başladı. Bölge insanı olarak çalışan arkadaşlarımız madencilikte çalışan arkadaşlarımız. Çalışmayan arkadaşlar ise Türkiye’nin değişik yerlerindeki maden ocaklarında çalışmaya gidiyor. Gidemeyen arkadaşlarımız da maalesef bu tür ocaklarda çalışıyorlar.”

    Yol birden fazla
    Zonguldak Barosu da geçen yıl yaşanan tartışmalarda sorunun insan odaklı çözülmesi gerektiğini vurguladı. Zonguldak Barosu Başkanı Avukat İbrahim Kerem Ertem, özetle şu görüşleri ilerisürdü:
    “Bu tür işyerlerinin hukuk, maliye, sigorta, iş güvenliği, can güvenliği açılarından sisteme entegre olup-olamayacağı tartışılmaktadır. Bu konuda ileri sürülen görüşlerin ortak paydası ‘insan hayatının önceliği ve değeridir’. Taşkömürü sektörünün kendi ekonomik ve kurumsal gelişimini sağlaması ve ekonomik etki sahasını geliştirmesi, devlet işletmeciliği, özel işletmecilik veya yönetimi özelleştirilmiş işletmecilik eliyle, mümkündür; yol birden fazladır.

    Taşeronlaşma sorun
    İronik olan, hiçbir güvenlik, sağlık ve teknolojik desteğe sahip olmayan bu işyerlerinin ‘ölüme yol açmasının kaçınılmaz olmasıdır’. Taşeron uygulaması bu alanda geri dönülemez zorluklar-sonuçlar doğurmaktadır; bunun yerine kiralamada genişletici ve denetlenebilir bir sisteme geçişyerinde olabilir. Kaçak ocakları bulup dinamitle imha edebilirsiniz. Bulundukları koordinatlara göre saha kiralayanının sorumluluğuna gidebilirsiniz. Buralarda ölen insanların ocak sahibi olduklarını düşünerek sorumluluğu ona da yükleyebilirsiniz. Ama bütün bunlar sorunları çözmeye yetmiyor. Taşkömürü sektörünün dününü, bugününü ve yarını tasvir edebilecek, yeni vizyonlar çizebilecek, gerek TTK, gerek özel işletmeler eliyle bu sektörü ve dolayısıyla Zonguldak’ı ayakta tutabiliriz.”
    Artı olarak ulusal bir maden konseyi kurulmalı.


    Kaynak: http://gundem.milliyet.com.tr/zonguldak-gercegi-madende-olmek/gundem/detay/1805071/default.htm



     
    uzmancan bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica