10 Kişinin Altında Çalışanı Olan Firmalarda Isg

Konu, 'Güncel Tartışma Konuları' kısmında şuleakkoç tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Hasan Berkman

    Hasan Berkman TÜİSAG Üyesi



    Sn Baran bey merhaba,
    Yukarıdaki bireysel çalışma hakkında söylediklerinizin dayanağını öğrenebilirmiyim? Dediğiniz üzere bende bireysel çalışmaya devam ediyorum ama çok sıkıntılı. Doktor+Uzman+Sağlık pers. 3 farklı kişinin sigortası gerçektende imkansızı zorluyoruz. Bildiklerinizi paylaşırmısınız...


    İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğine göre;
    MADDE 5 – (1) İşveren, işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, çalışanların ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla; çalışanları arasından bu Yönetmelikte belirtilen nitelikleri haiz bir veya birden fazla işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli görevlendirir. Gerekli nitelikleri haiz olması halinde tehlike sınıfı ve çalışan sayısını dikkate alarak bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir.
    (2) İşveren, işyerinde gerekli niteliklere sahip personel bulunmaması halinde birinci fıkrada sayılan yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını, OSGB’lerden hizmet alarak yerine getirebilir.



     
  2. BaranS

    BaranS TÜİSAG Üyesi



    http://www.csgb.gov.tr/csgbPortal/S...y/itkb/dosyalar/yayinlar/yayinlar2013/2012_53
    incelemekte fayda var.

    Ayrıca;

    İSG Hizmetleri Yönetmeliği Madde5 2.fıkra hizmetin OSGB'lerden alınacağı konusunda kesin hüküm tesis etmemiştir.

    Serbest çalışmada sıkıntı aslında Diğer sağlık personelinde. Bu işi de aslında bir OSGB ile anlaşarak ve onlardan sadece Diğer sağlık personeli alarak gerçekleştirmek mümkün. Yönetmelik zaten "OSGB'lerden tamamı veya bir kısmını alarak yerine getirebilir" diyor.

    Saygılarımla



     
    izmir35 bu yazıya teşekkür etti.
  3. Kemal Erdal Çelen

    Kemal Erdal Çelen TÜİSAG Üyesi

    Sizin ve/veya diğer sorumlu kişilerden birinin imza eksikliği risk değerlendirmesini geçersiz kılar ( 6331 say.kanun madde 38,c bendi ).
    Kalın sağlıcakla.

     
    Last edited by a moderator: 21 Nisan 2014
  4. münza

    münza TÜİSAG Üyesi


    Baran Bey bende bir ilave yapmak istedim.

    Aslında bildiğiniz gibi piyasada belgeli Diğer Sağlık Personeli yok. OSGB lerde var denilen sağlık personelide bizim bildiğimiz hastanelerde çalışan sağlık memurlarıdır. OSGB lerde kurulum aşamasında bu zorunluluk olduğu için Bakanlık bu tür sağlık memurlarının Diğer Sağlık Personeli olarak kabul etmiştir. Bu işi yapan birkaç arkadaşında uygulamalarını sordum, onlarda biz sağlık personelini sistemde tanıtamıyoruz dediler. Bende aynı şekilde anlaşma yaptığım firmalara diğer sağlık personelini tanıtamıyorum. Bakanlıkta zaten durumun farkında. Bence sıkıntı olacağını düşünmüyorum.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  5. Bora Alevok

    Bora Alevok TÜİSAG Üyesi

    Selamlar herkese. İGU'larının görevlendirilmesine ilişkin mevzaut maddeleri oldukça açık. Biz igu'ları OSGB kanalı ile atamamız yapılmamış yani serbest çalışıyor isek ya tam zamanlı yada kismi süreli çalışma esasına göre içe atama yoluyla ve buna ilaveten isg-katip üzerinden sözleşme ile çalışabiliriz, çalıştığımız işletmeye de hizmetimize karşılık gayet tabiki fatura v.s. kesemeyiz TTK gereği. Dolayısı ile eğer fiş, fatura, serbest meslek makbuzu keser isek mevzuatın tanımladığının dışında bir hizmet alışverişi yapmış oluyoruz. Bu danışmanlıktır. Danışmanlık da resmi hizmet olmadığı için ancak evrakların hazırlanmasına yardımcı olmak babında kalabilir. Herhangi bir evrağın altına atacağımız imzanın bir hükmü olmaz. İş veren de günü gelip denetime girdiğinde bu evraklardaki imzanın kime ait olduğu sorulursa isg-katip sözleşmesi olamayan bir çalışmayı gösterirse veya bu durum anlaşılırsa ceza yer, en azından uyarı alır ve döner sizi bulur. Dikkatli olunuz.

     
  6. Kemal Erdal Çelen

    Kemal Erdal Çelen TÜİSAG Üyesi

    Yukarıda verilen yanıttan yanlış bir anlam çıkmaması adına aşağıdaki düzeltme yapmayı sorumluluğum gereği sayarım. Şöyle ki:
    isg-katipten atama diğer bir deyimle İGU sözleşmesi yapıldıktan itibaren yönetmeliklerdeki görevlerimizde ihmal, kasıt, taksir veya bilinçli taksir saptandığı yargı tarafından da kesinleştiği takdirde yasal sorumluluklarımız nedeniyle herhangi bir işlemde imzamızın olup olmasının aranması bir yana önemi de yoktur. Bilgilerinize sunulur.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  7. Bora Alevok

    Bora Alevok TÜİSAG Üyesi

    Esasen benim açmaya çalıştığım kısım; ortada atama yokken fatura karşılığı igu hizmeti vermekten bahsediliyor olunması yada atama yapılmışken (kısmi süreli çalışan olmadan bu nasıl gerçekleşebilirse ! Ki bu mevzuatta tarif edilen bir hal değil) fiş, fatura düzenlemekle ilgili. Atama isg katip üzerinden yapılmışsa haliyle o işyerinin isg alanında müteselsil sorumluluğu sırasına giriyoruz. İş, hal bu iken nasıl fatura kesileceği????? Kesilemez... Yada atamasız ve fatura karşılığı iş yaparken imza atmaya kalkmak... Bu da yapılamaz...

     
    Kemal Erdal Çelen bu yazıya teşekkür etti.
  8. BaranS

    BaranS TÜİSAG Üyesi

    Siz benden alıntı yapmışsınız...Bende sizden alıntı ile bir kaç konudan söz edeyim:
    "hizmetimize karşılık gayet tabiki fatura v.s. kesemeyiz TTK gereği...", "Danışmanlık da resmi hizmet olmadığı için..." gibi bazı söylemlerde bulunmuş ve bazı kesin yargılara varmışsınız.
    Sizin yüzünüzden 6102 nolu kanunu yeniden bir kez daha hatmettim. "Bora bey bu kadar kesin konuştuğuna göre atladığım bir şeyler vardır!" diye... Bulamadım. Anlamamış da olabilirim tabii...

    Şu 'TTK gereği'ni bir açıklasanız, 'Resmi hizmet' ne demek bir anlatsanız da hepimiz öğrensek!

    Fatura kesmenin önünde şu şu engeller var, gerekçesi de şunlar şunlar deyin hepimiz aydınlanalım.
    Çünkü ben "FATURA KESMENİN ÖNÜNDE HİÇ BİR ENGEL YOKTUR" diyorum. Çünkü bunu engelleyen bir mevzuat bulamadım.

    Alo170'in SSS kısmına koymuşlar: "İSG Uzmanı Serbest Meslek Makbuzu kesemez" diye. "Dayanağı ne?" diyorum... cevap yok! "Peki doktorlar?" diyorum. "Onlarında bir kısmı keser bir kısmı kesemez" cevabını alıyorum.

    Bir şey bilmeden bir fikri olmak Türkiyemin FITRATINDA var gibi...

     
    okhan bu yazıya teşekkür etti.
  9. Bora Alevok

    Bora Alevok TÜİSAG Üyesi

    Sevgili kardeşim zaten uzun uzun neden fatura fiş kesemeyeceğini yazmışım, bir daha mı yazayım? Bir iş yerinde çalışıyorken orada bulunma sebebin olan hizmetin için fiş fatura KESEMEZSİN. Çünkü yaptığın iş için maaş alıyorsun. İGU uzmanlığının mevzuattaki çalışma usul ve esasları da hizmet verilen iş yerinde sigortalı+isg katip sözleşmeli atama yoluyla tarif edilmiş mi? Edilmiş. Sen çok arzu ediyorsan faturanı kes bekle. Hakikaten bir şey bilmeden fikir sahibi olmak fıtratında var bazısının...

     
  10. BaranS

    BaranS TÜİSAG Üyesi

    Mevzuatın iyice okunması önem arzetmekte.
    Ama tüm mevzuatın.
    "iş yerinde sigortalı+isg katip sözleşmeli atama yoluyla" diye tarif edilen bir şey yok aslında. İddia yersiz ve somut delilden yoksun.
    Aşağıdaki alıntı neden aslında bu işin serbest meslek makbuzu ile yapılması gerektiğini çok iyi anlatıyor:

    "Serbest meslek faaliyetinde ise ticari kazançtan farklı olarak sermaye değil şahsi mesai, ilmi veya mesleki bilgi ya da ihtisas ön plana çıkmaktadır. Dolayısıyla, bir faaliyetin serbest meslek faaliyeti olduğundan söz edilebilmesi için yalnızca emeğe dayanan bir organizasyonun varlığı yeterli bulunmamakta, emeğe dayalı olmasının yanı sıra geliri doğuran bu emeğin, ilmi ya da mesleki bilgi veya ihtisasa da dayalı olması gerekmektedir.
    Serbest meslek erbabının tanımında da anlaşılacağı üzere açıklanan unsurların bir taraftan serbest meslek kazancı ile ticari kazanç, öte yandan serbest meslek kazancı ile ücret ilişkisinin sınırlarını belirlemektedir. Ayrıca, faaliyetin devamlı olması özelliği de serbest meslek faaliyetini, arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetinden ayırmaktadır. Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir” şeklinde tanımlanmıştır. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere gerek ücret gerek serbest meslek kazancı emeğe dayanan gelir unsurlarıdır. Serbest meslek kazançlarında emek; bir işverene tabi olmaksızın, şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına değerlendirilmektedir. Bir işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışılması halinde ise elde edilen gelir ücrettir."

    "Serbest meslek faaliyetinin bir işverene tabi olarak yapılması halinde elde edilen gelir serbest meslek kazancı yerine ücret olarak vergilendirilmesi gerekir. Şöyle ki; ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez."

    KESİLEN SMM İLE ALINAN, "ÜCRET"TİR VE SİZ DE O İŞVERENİN ÜCRETLİ ÇALIŞANISINIZ.

    ÇOK ÇETREFİLLİ BİR KONUDUR! Okuyan iyi okusun.

    KİMSE "İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyoneli" SGK'LI OLMALI SMM KESEMEZ DİYEMEZ.

     
  11. Bora Alevok

    Bora Alevok TÜİSAG Üyesi

    Aslında cevap yazmayacaktım ama son bir kez yazayım dedim. 6331 ve yönetmelikler igu larının nasıl çalıştırılabileceğini tarif ediyor. Mevzuatı iyi okumak gerekir derken haklısın. Gerçekten iyi okuyup bir de üzerine iyi anlamak gerekiyor:
    İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ

    resmi gazete Tarihi: 29.12.2012 resmi gazete Sayısı: 28512
    İşverenin iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile ilgili yükümlülükleri


    MADDE 5 – (1) İşveren, işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, çalışanların ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla; çalışanları arasından bu Yönetmelikte belirtilen nitelikleri haiz bir veya birden fazla işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli görevlendirir. Gerekli nitelikleri haiz olması halinde tehlike sınıfı ve çalışan sayısını dikkate alarak bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir.

    (2) İşveren, işyerinde gerekli niteliklere sahip personel bulunmaması halinde birinci fıkrada sayılan yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını, OSGB’lerden hizmet alarak yerine getirebilir.
    Ne diyor ? "ÇALIŞANLARI ARASINDAN bu Yönetmelikte belirtilen nitelikleri haiz bir veya birden fazla işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli görevlendirir" Bu içe atama demektir...
    Başka ne diyor ? Gerekli nitelikleri haiz olması halinde tehlike sınıfı ve çalışan sayısını dikkate alarak bu hizmetin yerine getirilmesini KENDİSİ ÜSTLENEBİLİR."
    Daha başka ne diyor ? "İşveren, işyerinde gerekli niteliklere sahip personel bulunmaması halinde birinci fıkrada sayılan yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını, OSGB’lerden hizmet alarak yerine getirebilir."
    Yani bu işin MEVZUAT ile sınırları çizilmiş "3" yolu var : 1) işveren kendisi 2) çalışanları arasından gerekli şartları sağlayan(lar) 3) OSGB

    Diyorsanız ki ben 4. bir yol türettim... Hayırlısı olsun. Sorun zaten serbest meslek erbabı olmanın veya ücretin tanımının veya fişin faturanın ne olduğu değil bizim mevzuatla çerçevesi çizilmiş sınırlarımızda bu para alışverişini nasıl yapabilecek olmamız. Eğer mevzuat yukarıda yazdığı gibi ÇOK ÇOK AÇIKÇA bu hizmeti ancak bu yolla alabilirsin diyorsa ve serbest çalışan ki aslında bu tanımlarla serbest olmuyor çünkü sigortalı çalışanlığı tarif ediyor (tanımı OSGB'ye bağlı olmadan igu'lığı yapmak diye düzeltelim) bu işin yolu o işyerinin çalışanı olmaktan geçiyor bunun da tek yolu orada sigortalı çalışıyor olmaktır. "ÇALIŞANLARI ARASINDAN" diyor.. Dışardan gelen hizmet vereni tarif etmiyor... Daha bugün bir işyerinde buna benzer bir olay oldu. Firmanın bir danışmanı var bir de kendi çalışanları arasından igu+iyh'i var. İGU'ı işten ayrılıyor ve alel acele yerine yenisi bulundu. Bunlar mevzuata hakim insanlar danışmanın ne eğitim, ne risk değerlendirmesi, ne de a.d.p. hazırlayamayacağını ama ancak tavsiye yoluyla katkı da bulunabileceğini çok iyi biliyorlar. Ama diyorsanız ki ben faturamı keserim niye duruyorsunuz ? Kesin geçin... Kim sizi tutuyor, kim engel oluyor, bu niye sorun oluyor.. Yarın o işyeri bir denetimden geçerse veya allah korusun bir iş kazası gerçekleşirse burada kullandığınız argümanlarla derdinizi rahatça anlatırsınız. Sıkıntı yok. Basın faturayı geçin, atın imzayı da evrakların altına olsun bitsin. Madem kimse yapamazsın dememeli siz de yapım görelim ne oluyor. Kimse kimseyi tutmuyor. Hayırlısı olsun...

     
  12. Selçuk Çiftlik

    Selçuk Çiftlik TÜİSAG Üyesi

    Herkese Selamlar;

    6331 e göre durum;

    bu erteleme sadece 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 6 ncı maddesi ile işverenlere getirilen iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirme yükümlülüğünü kapsıyor.
    Söz konusu Kanunun yürürlük maddesi uyarınca; işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli görevlendirme yükümlülüğü 50 ve daha fazla işçi çalıştıran özel sektör işyerleri için 30 Aralık 2012 tarihinde başlamıştı.
    Aynı yükümlülük; 50’den az çalışanı olan işyerlerinden tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için 30 Haziran 2013 tarihinde, az tehlikeli sınıfta yer alanlar ile kamu işyerleri için ise 30 Haziran 2014 tarihinde başlayacaktı. Dolayısıyla Torba Kanun ile sadece 50’den az işçi çalıştıran işyerleri için söz konusu yükümlülük ertelendi.
    Buna göre, işyerlerinde işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli görevlendirme yükümlülüğü;
    • 50’den az çalışanı olan işyerlerinden tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/1/2014 tarihinde,
    • Kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için ise 1/7/2016 tarihinde,
    başlayacak.
    50 ve üzeri işçi çalıştıran işyerleri için ise bu yükümlülük zaten 30 Aralık 2012 tarihinde başlamış olduğundan, bunlar açısından herhangi bir değişiklik söz konusu değil.
    Aynı şekilde, risk analizi ve değerlendirmesi başta olmak üzere 6331 sayılı Kanunla getirilmiş olan diğer yükümlükler açısından da herhangi bir erteleme söz konusu değil, çünkü bu yükümlükler de 30 Aralık 2012 tarihinde başlamış olup aynen devam etmektedir.

    Torba kanunda ise;

    2 Agustos 2013 tarihli ve 28726 sayili Resmî Gazete’ de yayimlan 6495 sayili Bazi Kanun ve Kanun Hukmunde Kararnamelerde Degisiklik Yapilmasina Dair Kanunun 56 nci maddesiyle, 6331 sayili Is Sagligi ve Guvenligi Kanununda yer alan bazi yukumlukler ertelendi


    MADDE 56- 6331 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

    “a) 6 ve 7 nci maddeleri;

    1) 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/7/2016 tarihinde,

    2) 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/1/2014 tarihinde,

    3) Diğer işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,”


    Haline getirilmiş durumda .

    Bilgilerinize,
    Saygılarımla.

     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica