ÇSGB Cevap Veremedi

Konu, 'Güncel Tartışma Konuları' kısmında Berkay Hasan Yalçın tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi



    dostum yanlış anlama ancak demek istediğim aslında ortada farklı bir konu olduğu, işverenden ziyade bağkurlu olması gibi.



     
  2. Mert Fatih Kesgin

    Mert Fatih Kesgin TÜİSAG Üyesi



    Bence de yere veya konuma göre değil, işi yapıp yapmamasına göre değişir. Ağır ve Tehlikeli işler raporu o işi yapmaya tıbben muktedir olup olmadığının sorgulanmasıdır. İnsan işveren veya iş gören olabilir. Ama bir işi yapıyorsa, kim olursa olsun o iş hakkında tıbbi yeterliliği olmalıdır diye düşünüyorum. Bence fiilen bir mesleği icra edenler ağır ve tehlikeli işler hakkında ne olursa olsun tıbbi sorgulamadan geçmelidir.



     
  3. zafer77

    zafer77 TÜİSAG Üyesi

    çsgb ile bılgılendırme yazısı ıcın nasıl iletişime gecebılırız benımde bır sorum var

     
  4. dmr35

    dmr35 TÜİSAG Üyesi

    Arkadaşlar siz bakanlığın karşı kampında mevzi almış kişiler değilsiniz sizler uzmansınız bu işin idrakında olun ki uzmanlık yapın.
    Berkayya uzmansa şayet mevzuatı biliyor ve ona göre değerlendirmesi gerekiyordu. mevzuata bakması ile daha çok noktaya ziyaret etmesini ve paylaşımda bulunmasını tavsiye ediyorum.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  5. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    1. Siz kimsiniz? Uzman mısınız, bakanlık mensubu mu?
    2. Hadi ben mevzuatı bilmiyorum da hadi uzman da değilim, bakanlık da mı mevzuatı bilmiyor da yanıt veremiyor.
    3. Kimse bakanlığa ne mevzi alma haddinde ne de art niyette.
    4. Mühendislikte net cevaplar vardır. Uzmanlık konularında da aynısı beklenir, hele ki bu konularda. Burada herkes araştırmasını yapar, net cevaplar ister. Eğer bir cevap bulamazsa ilgili kurum neresiyse danışır.Her Türk Vatandaşı sorabilir soruları bakanlığa, bahsettiğiniz idrak konusuna gerek yok, önce bunu idrak ediniz.

     
    Ali Rıza Erdoğan ve ECE bu yazıya teşekkür etti.
  6. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    Ben once sitedeki bilgilendirme platformunu denedim ancak bir yanit gelmedi. Ankara Emek adresine İSG Genel Müdürlüğü'ne sorunuzu gönderebilirsiniz.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  7. safetypro

    safetypro TÜİSAG Üyesi

    Ben son olarak ilgili kanun maddesi ve yönetmelikteki maddeyi vermek istiyorum.Çünkü işin "bence" kısmına mahal vermeyecek şekilde açık ve net.İyi Çalışmalar.

    Ağır ve tehlikeli işler (4857)
    Madde 85 - Onaltı yaşını doldurmamış genç işçiler ve çocuklar ile çalıştığı işle ilgili mesleki eğitim almamış işçiler
    ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamaz.

    Sağlık Raporu (AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLER YÖNETMELİĞİ)
    Madde 5 – Ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılacak işçiler (kadınlar dahil) ile 16 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını bitirmemiş genç işçilerin işe girişlerinde, işin niteliğine ve şartlarına göre bedence bu işlere elverişli ve dayanıklı olduklarının fizik muayene ve gerektiğinde laboratuvar bulgularına dayanılarak hazırlanan hekim raporu ile belirlenmesi zorunludur.

    Peki İş Kanununa göre işçi/işveren kimdir ?

    4857 sayılı İş Kanununun 2nci maddesinde “İşçi Çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye
    yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren… denir” hükmüyle işveren,işçi
    çalıştıran gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak
    tanımlanmıştır.

    Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi iş kanununun 2nci maddesinde işçi
    olarak tarif edilmiştir.İş sözleşmesi 4857 sayılı Yasada “İş sözleşmesi bir tarafın (işçi) bağımlı
    olarak iş görmeyi,diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşme”
    olarak tanımlanmıştır.

     
    Berkayya bu yazıya teşekkür etti.
  8. Nurdan DAHİ

    Nurdan DAHİ Banned

    Berkayya mevzuata bakmamış mı bakmışta bulamamış mı? Burdan bir soru yöneltmesi, bizimle durumu paylaşması yanlış mı? Cevap vermek zorunda mıyız? Onunla aynı fikirde arkadaşlar da var mıdır? Bu sorunun cevabını kaç kişi biliyor? Böyle eleştiri alırsa bir daha paylaşımda bulunmak ister mi istemez mi? Siz cevabı biliyor musunuz? Biliyorsanız siz neden paylaşımda bulunmak istemediniz? İstemek zorunda mısınız? Bu konuyla alakalı daha pek çok soru işareti çıkarabilirim...Bir kaç soru işaretide Berkayya'nın mesajında var ki bende bakanlık çalışanı mısınız acaba diye düşünmedim değil... Eleştrilerinizde yapıcı olamaya özen göstermenizi rica ederim....

     
    Aytuğ bu yazıya teşekkür etti.
  9. heax

    heax TÜİSAG Üyesi

    Herkese merhaba,umarım iş kazalarının mümkün mertebe günden güne azaltılarak,iş hayatımızda ender yaşanan hadiselerden birisi olmasına küçücükte olsa bir yardımımız olur inşallah..
    Hepimizin bildiği üzere,yaşanan iş kazalarının hemen hemen tamamı işin yapıldığı sahada meydana gelmektedir. Bir gerekçeyle iş kazası meydana gelmekte ve her defasında yetkililer gelmekte,ilgili raporlar düzenlenmekte, ilgili mercilerin takdirleri sonucunda iş kazasıyla ilgisi bulunan çalışanlar ceza almakta ve en önemlisi vicdan azabıyla karşı karşıya kalmaktadır.
    Kendi nam ve adına çalışmak cümlesine yüklenen anlamlar herkes için farklı olmakla birlikte,ÇSGB 'nin vermiş olduğu cevabi yazı,ilgili mevzuat çerçevesinde yazılmış,sizler için havada kalan bir yazı olarak görünsede,kanunda çok açık bir şekilde yazan istisnalar kısmının yazılması şeklinde verilmiştir.
    Şimdi gelelim BANA göre kendi nam ve adına çalışmadan ne anlaşıldığının yorumlanmasına,bilindiği üzere kendi şirketi üzerinden sigorta girişini yaptıramayan işveren eski tabirle Bağ-Kur'a primlerini ödeyerek,sağlık kuruluşlarından faydalanmak ve gelecekte kendi adına emekli maaşı alabilmek için bir ödeme yapmaktadır.Ancak bir taraftan kendi adına Bağ-kur primini yatırarak,bir taraftanda kendi işinde çalışabilir,bununla ilgili herhangi bir engel yoktur,ancak düşününüz ki şantiyede işçileriyle birlikte çalışan bir işveren iş sağlığı yönünden gerekli güvenlik tedbirleri alınmıyor diyerek kime kimi şikayet edecek,kaldıki sizce şikayet eder mi? Bunu düşünmekte fayda var,çünkü istisnai bırakılan kanun iş kanununa atıf yaparak,maaşım düzenli ödenmiyor,ücretimi tam alamıyorum, izin hakkımı kullanamıyorum, süt iznimi kullanamıyorum gibi yüzlerce vereceğimiz örnekteki soruları hangi işveren yazılı olarak verir? İş sağlığı yönünden düşündüğümüzde ise fiiliyatta şantiyelerde iş başlamadan önce,ilgili şantiyede çalışacak işçilerin sigorta girişlerinin yapıldığına dair yazı veriliyor,ilgili yazıda işverenin ismi olmuyor,çünkü ilk bakışta işveren fiiliyatta çalışan değil..Kaldı ki işveren kendisi işverenliğini yaptığı işte çalıştığı zaman herhangi bir iş kazası geçirirse incelenen iş kazası sonucunda herhangi bir kusur oranı atfedilemez,nedeni kimi neyden dolayı suçlayacaksını,işvereni almadığı bir güvenlik tedbiri bakımından geçirdiği iş kazası sonucunda kendi kendine 100bintl vermesi,vs..yada ceza kanunundan yola cıkarsak kendisini nıçaklayan birisinin cezasını sizce kim çeker,bıçaklamadan önce gerekli güvenlik tedbirlerini almadı diyerek polis mi,yoksa o aşamaya gelene kadar gerekli psikolojik tedaviyi yapmadı diyerek sağlık bakanlığı mı? örnekler artırılabilir.
    Dolayısıyla kendi nam ve adına çalışan bir kişinin Ağır ve tehlikeli işlerde çalışıp çalışamayacağını düşünmektense gerekli tedbirlerin alınması yönünde gerekli işlemlerin yapılması tarafımca daha önemli görülmektedir.Şu andaki yürülükte olan 4857 sayılı kanun çerçevesinde ve kısmi olarak yürürlüğe giren i6331 sayılı kanun çerçevesinde işveren iş sahasında ve ilgili yerlerde her türlü iş sağlığı tedbirlerini almakla yükümlüdür ibaresi çok açık bir şekilde yazmaktadır. Bu cümleden işverenin sadece çalışanları için alacağı güvenlik tedbirleri anlaşılmamalıdır,tabikide kendisi çalıştığı sürece kendi iş sağlığınıda düşünecektir,düşünmelidir.
    herkese işlerinde kolaylıkalr dilerim.Saygılarımla

     
    safetypro bu yazıya teşekkür etti.
  10. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    Değerli arkadaşlar,

    En baştan almam gerekiyor sanırım. Konu etik veya uydurmasyon bir varsayım ya da bir inceleme üzerine irdelenmedi, gerçekten de ihtiyaç olan bir konu idi. Şöyle anlatayım,
    B firmasının işvereni A firmasının şantiyesinde iş alıyor. A firması, B firmasının sahiplerini Bağkurlu olduğunu ve ağır ve tehlikeli işlerde çalışamayacağını öne sürerek şantiye sahasına sokmuyor. Konu bunun üzerine gelişti. Birçok yönetmelik incelendiğinde kendi nam ve hesabına çalışanlar için detaylı bir çalışma prosedürü yok. Ağır ve Tehlikeli İşler yönetmeliğine göre de bu böyle.
    Bana sorulduğunda ise ben evet çalışabilir yanıtını verdim. Bağkurlu da olsa sigortalıdır.
    6331'de ise kendinden başkalarını çalıştırmıyorsa diye bir ek var. Ki işveren kendinden başkalarını da çalıştırıyor. Yoksa konu işveren kendi kendini sahaya almıyor, süt izni verilmiyor ve benzeri tuhaflıklar falan değildir. Soru en başından beri dediğim gibi gayet basittir, nettir, Bağkurlu ağır ve tehlikeli işlerde çalışır mı. Ya evet çalışabilirdir, ya hayır çalışamazdır.

    Ben şahsen yoruma yer bırakmazsızın bir yanıt beklemiştim gönderirken. Burada ki paylaşımımı bir tecrübe paylaşımı olarak görüyorum. Umarım hiç bir arkadaşımızı üzmemişizdir. Herkesin fikirlerine de saygı duyuyorum, ilk mesajı bu konuya "mevzi"lenen arkadaşa da. Yalnız benim beklentim "aslında kendileri önlemlerini muhakkak düşünmeliler, iş emniyetini almalılar" falan gibi değil de, evet çalışabilir ve ya hayır çalışamaz çünkü ......... gibi gayet net yanıtlar üzerineydi. Ancak sizlerin de yorumlarını inceledikten sonra sanırım Bakanlık Bağkurlu kelimesini "Çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar." olarak algıladı ve İşverenin 6331'den muaf olduğunu düşünerek bir yanıt veremeyiz şeklinde olduğudur.

    Teşekkürler.

     
  11. Nurdan DAHİ

    Nurdan DAHİ Banned

    A firması haklıdır, çalışamaz... ben olsam bende sahaya almazdım :)

     
  12. safetypro

    safetypro TÜİSAG Üyesi

    ya adamlar başlarına bir iş gelmesin diye B firmasının işverenini sahaya almak istemiyor, yok bağkurluymuş kendi nam ve hesabına çalışıyormuş bunlar apayrı mevzuat. Aralarında muvaza durumu yoksa emin olun A firması haksız, adam hem işveren olup hem de şantiye sahasında çalışabilir ama işveren olduğu için rapor alması gerekmediği konusunda ısrarcıyım :)

     
  13. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    B firmasının tipsizlikten sahaya alınmaması :))

     
  14. Nurdan DAHİ

    Nurdan DAHİ Banned

    :mustafa: bağkurlu yada sigortalı olması benide entese etmiyor safetypro, ben sigortalıyım o zaman ben gidip şöyle bir dolaşayım sahada o zaman... Bu adam bağkurlu yada sigortalı, elinde geçici görevlendirme yazısı filan bir yazı gerekmez mi? Diyeceksin ki adam patron ne yazısı verecek, olması gerekir bence, patron olması daha iyi iki dakkada hazırlayıp verir :D Dediğiniz gibi A firması başını belaya sokmak istemiyor.. İyi yapıyor :cem:

     
  15. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    İşverenin elinde belgeler tabii ki mevcut, ağır ve tehlikeli işler raporu da dahil olmak üzere.
    A firmasının yaptığı da bir çok kişiye göre işgüzarlıktan öteye gitmeyebilir.

     
  16. Mert Fatih Kesgin

    Mert Fatih Kesgin TÜİSAG Üyesi

    Bence de A firması haklıdır. Ama B firması sahipleri gidip o raporu alsalar çalışabilirler. Burada sıfatlar önemli değildir. Çünkü bir yasaklama ya da kısıtlama yok. Kriter ağır ve tehlikeli işlerde çalışabilir raporu ise onu yerine getirdikten sonra sahaya girebilir. Şimdi bazı arkadaşlar diyecek ki öyle bir düzenleme yok. Arkadaşlar hukuk kuralları her ayrıntıyı incelemez. Burada hakim karşısına çıksanız da hakim kanun yaratma yetkisini kullanır. Genel mevzuata ve onun temel mantığına bakar. Ona göre karar verir. Hakkında kanun düzenlemesi bulunmayan tek durum bu değil. Hukukta hakimlerin düzenleme yapılmamış konularda kanun yaratma hakkı vardır. Bizim de böyle durumlarda bu mantıkla düşünmemiz gerekir. Bu durumda ben hakim olsam, bu konuda uzman biri olarak ne karar verirdim? Ben B firmasının sahiplerinin bu raporu alarak sahaya girmesine izin verirdim.

     
  17. Berkay Hasan Yalçın

    Berkay Hasan Yalçın TÜİSAG Üyesi

    Ağır ve tehlikeli işler raporu, hatta yüksekte çalışabilir raporları dahi var. :)

     
  18. ISG-isg

    ISG-isg ISGfrm Çalışma Birimi

    bizler işveren vekili durumundayız unutmamak lazım

     
    Aytuğ ve Berkayya bu yazıya teşekkür etti.
  19. volkan seven

    volkan seven TÜİSAG Üyesi

    soru değişik bir soru. fiiliyatta hangi resmi işveren gidip ağır ve tehlikeli işlerde çalışır??? bakanlık cevabı da şaşırtıcı..illa kendi namına mı çalışması gerekir??? bir başka işverenin altında çalışamaz mı? Ağır ve tehlikeli iş yaptırabilir mi ya da istihdam sağlayabilir mi dense tmm..

     
    Berkayya bu yazıya teşekkür etti.
  20. Mert Fatih Kesgin

    Mert Fatih Kesgin TÜİSAG Üyesi

    O zaman A firması saçmalamış. Adam kendi yaptırdığı işin denetimini dahi yapamayacak mı yani? Saçma.

     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica