Damacana Su

Konu, 'Güncel Tartışma Konuları' kısmında Okan67 tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Okan67

    Okan67 TÜİSAG Üyesi



    Son günlerde damacana su kaplarındaki sağlık konusu çok konuşuluyor...Bu konu şirketler dahil herkesi ilgilendiriyor...



     
  2. Okan67

    Okan67 TÜİSAG Üyesi



    Haberi ekte...



     

    Ekli Dosyalar:

    esat1903 bu yazıya teşekkür etti.
  3. okko

    okko TÜİSAG Üyesi

    Benim bildiğim açıklanacak olan 14 tane su firmasından bir kaçı Lido, Taşdelen, Gürpınar, ve Özkayışdağ

    Kötülerin arasındada Saka, Sırma, Erikli


    Tam liste açıklanacak

     
  4. Yeliz Çakır

    Yeliz Çakır TÜİSAG Üyesi

    Su skandalı nasıl oldu?

    41 firmaya ait damacana suyundaki dışkı bakterisi rastlanması sonrasında CNN Türk'ten Emre Tirev bu konuda kendisine gelen bir mektubu paylaştı. İşte mektupta yazanlar...!

    Konunun birkaç yönü var. Ben su piyasasına 4 senedir ozon jeneratörü satan bir firmanın sahibiyim. Hemen hemen tüm firmaları tanıyorum. En az 200’ünü ziyaret etmişliğim vardır.
    İşin başından başlayayım; maalesef Türkiye’de içilen bir çok su “doğal kaynak suyu” değil.
    Bir çoğu kendi kaynağının dışında ek sularla özellikle yazın yakın kuyulardaki sularla ekleme yaparak çalışırlar. Bunu maalesef birçok firma yaptığını bütün piyasa biliyor.
    Bunu kim denetleyecek? Sağlık Bakanlığı. Yeterince denetliyorlar mı? Maalesef hayır.
    Cebine 1,000,000 TL alan, su fabrikası açıyor ve maalesef çoğu bihaber… Biz anlatıyoruz, bak bu böyle, şu şöyle diye. Orada da gidip, en ucuzuna kaçıyorlar. 2 sene sonra da fabrikayı satıyorlar.

    Her fabrikada da yeni mezun, analiz yapmayı dahi beceremeyen, çoğu sadece para tahsil etmeye yarayan ucuz maliyetli mesul müdürler oturuyor. Ve burada da sirkülasyon çok fazla.
    30 senelik fabrika sahipleri anlatırlar; 1980’lerde ruhsat almak 7-8 sene sürermiş. 4 mevsim gelip, numune alırlarmış, suda ne kadar dalgalanma var diye. Şimdi bu süre 2-3 ay.

    Fabrikayı kurduk. Satmaya başladık. Kime satacağız? Su bayilerine?
    Su bayileri kim? Yaklaşık 20,000 tane, işi olmayan, parası olmayan, hamallar…

    Diyelimki, su fabrikası, çok düzgün bir şekilde, suyu doldurdu, bayisine teslim edecek. Kamyonu dayadı bayi banta. Arabasının üstü kapalı olması lazım. Kapalı mı? Hayır. Çünkü parası yok.
    İstihap haddini aşmaması gerekiyor. Bir kırkayağın resmi kapasitesi 28 ton. Bayi kaç tane su atıyor 1500 civarı. = 30 ton. Araba ağırlığı ile tamamen limit üstü. Fabrika doldurmak istemiyor, ancak sıkıysa doldurma. Hemen seni bırakırım, başka bir fabrikaya geçerim diyor. Ve geçiyor. Fabrika da el mecbur olması gerekenin üzerinde dolduruyor.

    İndirdik bayiye suları. Müşteriye dağıtıyoruz. Diyoruz ki, eleman ter kokmayacak, düzgün konuşacak, iyi günlerde kullanın diyecek. Şu sıcakta 20 kiloyu 5 katı çıkarın, konuşacak haliniz kalıyor mu? Bu işi kim yapacak 500-750 TL ayda maaş verdiğiniz, sigortasını yapmadığınız adam yapacak. Peki o ne kadar çalışacak. En iyisi 2-3 ay. Sonra yeni adam, yeniden anlatmak.
    Bayiler damacana başına 3 TL kar koymazsa ve ayda 2000 adetten az satmazsa para kazanamaz, yatırım yapamaz, elemanlarını memnun edemez. Ben size söyleyim, bayilerin çoğu 1000 adetten az satar ve ortalama 1,5-2 tl kar ile satar.

    Damacana eve geldi. Pompaya taktık. Müşteri aradı suyum kokuyor.
    Olanları söyleyeyim; damacana çöpün yanında. Pompa pis çöp havasını içeriye basıyor ve gerisini siz düşünün.
    Damacana balkonda. Güneşe maruz kalan suyun gerisini siz düşünün.

    Kazasız belasız suyu içti bitirdi müşteri. Ancak o gün arabasının mazotu bitti. Veya iş yeriyse, kompresörün mazotu bitti. Ahmet şuradan boş damacanayı al, git benzinlikten 20 lt mazot al gel.
    Mazot yerine ulaşır. Sonra nereye gider? Cevap veriyorum. Su bayisine yeni su almak için değişiklik yapılır. Bayideki en fazla 2 aylık adamın, umrunda olmadığı için damacanayı koklayarak almaz. Diyelimki fark etti. Müşterisine dediki, abla buna mazot mu koydunuz? Cevap; evet, ne olmuşki? Mazotlu damacanayı fark edecek ne teknoloji, ne de sistem var. Olanlarda da bir koku parametresi koyuyorsunuz, diğeri için başka bir kit almanız gerekiyor. Ancak Türk milletinin yaratıcılığına yetişmek mümkün olmadığı için o yüklü ve bilinmez yatırımdan vazgeçiyorsunuz.
    Neler mi geliyor? Ayran, benzin, mazot, yağ, oyuncak, çiş vs…Hemen aklıma gelenler…

    O mazotlu damacana tamamen manuel bir process’ten geçerek doluma gitmeye çalışır. Eğer fabrikanızda işçiniz memnun, parasını zamanında alıyor ise yıllardır çalışıyordur. Tecrübeli koklamacılar bu işi çözerler. Ve böyle damacana hemen imha edilir. Ama tamamen manuel.

    Veya herşey düzgün. Ancak damacananın süresi doldu. Süresi 2 yıldır. Ortalama 60-70 dolumdur. Bunu sayan sistem var? Yok. Bunu bir firma denedi. Ben de süreçlerine yardımcı oldum. Üzerine barkod koyuldu ve sayıldı kaç defa dolum yapıldı diye. Ancak sürdürmek zorluklar sebebiyle mümkün olmadı. Bugün en çok satılan suların altlarına bakın. 2010 ve aşağısındaki damacanaların doldurulmaması ve kullanılmaması gerekiyor. Ancak buradaki finansman yükü, tamamen bayide olduğu için ve yukarıda bahsettiğim sebepten güçsüz oldukları için, bu stoğu yeni tutmak finansal olarak mümkün değil.

    Bilirsiniz, ne kadar güzel ürün üretirseniz üretin, ambalajınız pis olursa, ürününüz de pis olur.

    2008’de içme suyu olan bir çok ünlü bir yabancı marka, bugün nasıl oluyor da, doğal kaynak suyu ruhsatı alıyor.
    Bu iş, sağlık bakanlığı ekiplerinin deneti elemanlarının denetlenmesi ile başlar. Büyük su markalarının arkası kuyu dolu. Resmi ruhsata göre günlük kapasitesi yaklaşık 500 adet olan fabrikalar, nasıl oluyor da günde 30,000 adet satıyorlar? Bunlara memur zihniyetli, denetimciler bilmiyorlar mı?

    Başka bir şey daha? Pompa musluk suyu satmak yasak.!!!! Yakacık’ta, Beykoz’da pompa ile su satılıyor. İl sağlık buna neden izin veriyor. Oysa Y-A-S-A-K.
    Belediyeler tankerle içme suyu dağıtıyorlar. Nerede izin, nerede analiz? Su nereden geliyor?

    Ben size söyleyeyim; bu iş kime yarar? Ev arıtma cihazı satanlara. Peki, o cihazlar arıtma mikrobiyolojik arıtma yapıyor mu? Hayır. Ozon, UV veya klordan hiçbirisi yok…

    Sağlık bakanlığı buna ses çıkarıyor mu? Hayır…

    Bu ülke her alanda olduğu gibi, işini iyi yapanın değil, işini “bilenin” köşeyi döndüğü bir ülke olacak. İktidarlar değiştikçe, zenginlerin adı değişiyor…

    Biz bu zihniyetle hiç birşey yapamayız…

    Gerçekten düzeltmek istiyorlarsa, önce yönetmeliği düzenlesinler.



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
    sukru_ozgur, ataselim, esat1903 ve 6 kişi daha buna teşekkür etti.
  5. Okan67

    Okan67 TÜİSAG Üyesi

    Damacanalar her seferinde sıfır olsa olmaz mı? Neden tekrar tekrar kullanılsın ki? Hatta Cam bile olsa mükemmel olur. Devletin mutlaka bu işi artık düzenlemesi lazım.

     
  6. Yeliz Çakır

    Yeliz Çakır TÜİSAG Üyesi

    Bütün Su Bayilerinin Cam Damacana Dönmesi Uzun Bir Zaman aLır..Anca MArketlere Koyuyorlar Boş Cam Damacanaları..



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  7. Levent ACAR

    Levent ACAR TÜİSAG Üyesi

    Su kaynağından cam damacanaya konulmazsa bence pek faydası olmayacaktır.

     
  8. Yeliz Çakır

    Yeliz Çakır TÜİSAG Üyesi

    [​IMG]
    En güvenilir su musluk suyu!

    İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Dizdar: Sorun damacanalarda değil; belli ki su kaynağının kendisi bulaşık.







    Yani sorun daha vahim. Bugün dışkı, yarın ağır metal de çıkabilir bu sularda...
    Bu yüzden suyu damacanadan da, pet şişeden de, cam şişeden de değil, musluktan için... Zira hâlâ en güvenilir su musluk suyu. Musluk suyunun kalite durumunu çok net bilmiyorum. Ama iyi denetlendiğini çok iyi biliyorum. İçinde bir kirlilik söz konusu değil. Tabii evinizdeki su deponuzun temizliğine güveniyorsanız...

    Mehmet Ali Önel’in sunduğu haber programı Deşifre’de, İstanbul’da satılan 55 damacana sudan 41’inin sağlığa zararlı olduğu iddia edilmiş, Sağlık Bakanlığı da olaya el koymuştu. Ancak bakanlık önceki gün sadece 5 markayı sağlıksız diye teşhir etti. Testi geçemeyen bu damacana sularda başta ‘koliform’ gibi dışkı yoluyla bulaşan bakteriler olmak üzere sağlığa zararlı çok sayıda madde var... Ama hiç kimse bakanlığın bu açıklamasından tatmin olmadı. Benim size sormak istediğim şu; bu suları içersek ne olur? Ve tabii siz bu açıklamayı tatmin edici buldunuz mu?

    Birkaç gün önce yapılan analizlerde 55 örnekten 41’inde dışkı var deniliyorsa, bu açıklama hiç de inandırıcı değil. Çünkü 55 markanın içinde teknik olarak bildik büyük markaların da olması gerekiyor. Sağlık Bakanlığı belli ki bütün markaları açıklamıyor, büyük olanları gizliyor... Ben bu adı açıklanan firmaların hiçbirini duymamıştım. Bunlar lokal, küçük firmalar. Asıl pazarı tutanlar bizim marketlerden aldığımız markalar. Demek ki bakanlık diğerlerini açıklamaya çekiniyor. Ama böyle yapmakla halk sağlığını büyük riske atıyor.

    - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “En iyi içme suyu musluk suyu” demişti. Sizce de gerçekten öyle mi? Güvenip musluktan su içelim mi?

    Şebeke suyunun kalite durumunu çok net bilmiyorum. Ama iyi denetlendiğini çok iyi biliyorum. Eskiden şöyle bir sıkıntı vardı; borulardaki kaçaklar nedeniyle dışarıdan şebeke suyunun içine bazı şeyler bulaşması söz konusu olabiliyordu. Ama alt yapının bir kısmı yenilendi, yenilendikten sonra da bildiğim kadarıyla bir kirlilik söz konusu değil. Ama suyun kalitesi nedir, tadı nasıldır, o tamamen ayrı bir mesele.
    Musluk suyunu toprak bir kapta birkaç saat dinlendirip öyle için!

    - Musluk suyunda da çok fazla klor var ama... Bunun sağlığa bir zararı yok mu?

    Klor alınması faydalı bir şey değildir elbette. Suyla ilgili doğrudan söyleyebileceğim bir çalışma yok ama klor alınmasının kanserle ilişkili olduğunu söyleyen pek çok çalışma var. O zaman yapılacak şey şudur; klor uçucudur. Yani suyu üstü açık bir kabın içinde ya da toprak bir testide, küpte dinlendirirseniz, o klor uçar.
    - Testi ya da küp dediniz. Peki ya cam?
    Cam olmaz.
    - Neden?

    Klor camdan uçmaz. Testinin özelliği, üzerinde çok küçük gözenekler var. Gaz, o gözeneklerden dışarı doğru süzülüyor. Bu aynı zamanda suyu soğuk da tutuyor. Çünkü o su dışarıya doğru buharlaşırken suyun sıcaklığını da alıyor. Dolayısıyla testideki su serindir de... Ama aynı şey camda olmaz. Çünkü camın gözenekleri yoktur. Ama cam çok iyi bir saklama kabıdır...

     
    surveyan bu yazıya teşekkür etti.
  9. Okan67

    Okan67 TÜİSAG Üyesi

    Şehir suları daha temiz yorumuna inanamıyorum. Ben şehir şebekesinden içemiyorum, hem tadı da daha kötü. 1 lt veya 5lt su almaya çalışıyorum, bunlarda henüz bir kirlenme yok sanki.

     
    esat1903 bu yazıya teşekkür etti.
  10. Yeliz Çakır

    Yeliz Çakır TÜİSAG Üyesi

    Normal içme suyunu kaynatın öyle için demek mümkün olmuyor. Çoğu insan evine şimdi arıtma sistemi kuruyor. Bunu da söylemek çok fazla mümkün değil. Yemek yapmak için en güveniliri musluk suyudur. Görünen o ki içmek için de hâlâ en güvenilir su musluk suyu. Tabii evinizdeki su deponuzun temizliğine güveniyorsanız... Çünkü evlerin büyük bir kısmında depo var ve ağızları açık. Temizlikleri gerektiği gibi yapılmıyor, bu da sağlık açısından büyük bir risk getiriyor...

     
  11. ataselim

    ataselim TÜİSAG Üyesi

    şebeke suyunu yemek, çay v.b kullanıyoruz. içme suyu olarak damacana alıyoruz, şebeke suyunu içebilmek biraz zor. almış olduğumuz ve analiz yapma durumumuz olmayan durumlarda damacana su hakkında evde kontrol yapabilir miyiz? iki arada bir deredeyiz

     
    köksal yağmur bu yazıya teşekkür etti.
  12. Seylan Aygün

    Seylan Aygün TÜİSAG Üyesi

    İstanbul'da 5 damacana kirli



    Sağlık Bakanlığı'ndan damacana sularla ilgili beklenen açıklama geldi. İlk açıklama İstanbul için yapıldı. Diğer illerdeki sonuçlar ise önümüzdeki günlerde açıklanacak. İstanbul için yapılan 61 su dolum tesisi denetiminden geçer not alamayan 5 marka 'Buzada', 'Erpınar', 'Alps', 'Kervansaray' ve 'Yalısu' oldu.



    Haberin devamı için: http://www.hurriyet.com.tr/saglik/21089166.asp

     
    Yeliz Çakır bu yazıya teşekkür etti.
  13. Okan67

    Okan67 TÜİSAG Üyesi

    Damacana Sular için açıklama geldi....




    İşte damacana raporu!


    Bakanlık kirli markaları açıkladı
    [​IMG]Sağlık Bakanlığı Türkiye çapında hizmet veren 244 su firmasının ürünleri üzerinde inceleme yaptı, yaklaşık bin 100 numune laboratuvara gönderildi. 114 markada uygunsuzluk tespit edildi, 15 dolum tesisinin sağlık şartları uygun bulunmadı. İşte o markalar; 'Gençsu', 'Karlık Madran', 'Alka Madran', 'İvriz Su!, 'Beysu', 'EDK Lara', 'Hünkar', 'Revan', 'Buzdağ', 'Kardelen', 'İdeal', 'Hazar Vox Nida', 'Bahçeayran', 'Esensu Özayran', 'Kabalak'

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklama şöyle;

    "1) Ülkemizde halen damacana dolumu yapan 254 ruhsatlı su tesisinin tamamı yeniden değerlendirilmiştir.
    2) Temmuz ayında yapılan denetimler esnasında ruhsatlı kaynaklar dışında izinsiz kaynak kullanımına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
    3) Denetimlerde, mevzuat hükümlerine uygun olarak numuneleri alınan ve tekraren yapılan analiz sonuçlarına göre Türkiye genelinde faaliyeti olan dolum tesislerinden 28 Temmuz 2012 tarihli açıklamamızda bildirilmiş olanlara ilaveten uygunsuzluk tespit edilen damacana suyu markaları şunlardır:

    “Gençsu”, “Karlık Madran”, “Alka Madran”, “İvriz Su”, “Beysu”, “EDK Lara”, “Hünkar”, “Revan”, “Buzdağ”, “Kardelen”, “İdeal”, “Hazar Vox Nida”, “Bahçeayran”, “Esensu Özayran”, “Kabalak”

    Bulunan olumsuzluklar ilgili markaların diğer ürünlerinde değil sadece damacana sularında tespit edilmiştir.

    Bakanlığımızca dolum tesislerinde uygunsuzluk tespit edilen markaların üretimleri geçici olarak durdurulmuş ve mevzuata göre cezai işlem uygulanmıştır.

    Bu firmaların (önceki açıklamamızda isimleri bildirilen 5 su markası dâhil) tespit edilen uygunsuzluklarını giderdiklerini ispatlamaları halinde üretimlerine devam etme izni verilebilecektir.

    4) Türkiye genelinde piyasaya arz edilmiş ürünlerden satış noktalarından örnekler alınarak, 1418 ürün Halk Sağlığı Laboratuarlarında incelemeye alınmıştır.

    Uygunsuzluk tespit edilen ürünler 114 adettir. Bunların toplanan numuneler içindeki oranı yüzde 8’e tekabül etmektedir.

    Dolum tesislerinde herhangi bir uygunsuzluk tespit edilmediği halde tüketiciye ulaşıncaya kadar geçen süreçteki uygunsuz şartlar sebebiyle olumsuzlukların görüldüğü su satış noktaları ve satılan ürünlerin isimleri www.thsk.gov.tr internet adresinde gün içinde duyurulacaktır. Ancak satış noktalarındaki inceleme sonuçlarından hareketle, bu firmaların piyasadaki tüm damacana ürünlerinin uygunsuz olduğu anlamı çıkarılmamalıdır.

    Su ile bulaşan hastalıklar itibariyle halihazırda mevsim normalleri dışında bir artış gözlenmemiştir.

    Sağlık Bakanlığımız denetimlerini devam ettirmektedir. Denetimler sırasında tespit edilen ve toplum sağlığını olumsuz etkileyebilecek hususları halkımızla paylaşmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın spekülatif açıklamalara itibar etmeyerek Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nca yapılan açıklamaları takip etmeleri sağlıkları açısından önemlidir."

    Geçtiğimiz Cumartesi günü İstanbul'da 61 dolum tesisi üzerinde yapılan denetimde 5 marka geçer not alamamıştı. 'Buzada', 'Erpınar', 'Alps', 'Kervansaray' ve 'Yalısu' İstanbul için açıklanan kirliliği tespit edilen markalar oldu.


     
    Yeliz Çakır bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica