Kendi Hesabına Çalışan C Cınıfı Uzman Serbest Meslek Makbuzu Ile Eğitim Verebiliyor Mu?

Konu, 'Acemi İş Güvenlikçiler' kısmında ahmetprsn tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. ahmetprsn

    ahmetprsn TÜİSAG Üyesi



    merhaba arkadaslar c sınıfı bir uzmanım ve aynı zamanda 3 yıldır bir fabrikada imalat sorumlusu olarak yöneticiklik yapıyorum ve sigortamda yatıyor . c sınıfı işletmelere ( az tehlikeli) risk analizi ve acil eylem planı hazırlamaın yanında eğitimde vermemiz gerekiyor peki bu durumda rsmiyet açısından ne yapmamız gerekiyor serbest meslek makbuzu ile yapılırmı ( vergi mükellefi olarak) , kimileri 4 saat sigorta yaptıracaksın diyor işletmeye , kimileride hiç bişey yapmana gerek yok diyor bukonuda net bilgisi olanlar yardımcı olursa sevinirim . şimdiden çok teşekkür ederim



     
  2. kovboyyy

    kovboyyy TÜİSAG Üyesi







     
  3. kovboyyy

    kovboyyy TÜİSAG Üyesi

    İşyeriniz dışında işini yaptığınız diğer yerlerden, hazırlayacağınız rapor tarihlerini içine alacak şekilde ayrıca birkaç günlük sigortalı olmanız ve pirim ödenmesi yeterlidir. Tarih çakışmasının (iki veya daha fazla yerden aynı tarihli pirim yatmasının) SGK mevzuatı açısından hiçbir mahsuru yoktur. Ücretinizi bordro üzerinden alacaksınız. Alacağınız ücretler vergilendirilmiş yasal kazançlardır. İş Kanununda mesai saati kavramı bu durumda yoktur. Yapılan hizmetler teknik danışmanlık ve raporlama sayılır. Aynı tarihte birkaç işyerinde sigortalı olabilirsiniz, pirimleriniz ayrı ayrı ve çakışık olarak ödenebilir ve çakışık tarihli bordrolardan ücret alabilirsiniz (tamamen yasaldır). Bir ay içinde örnek 50 gün sigorta ödenebilir ama döküm aldığınızda ayıklama yapılır ve çakışık günlerin herbiri 1 gün sayılır. Bu anlattıklarım hakkında farklı şeyler söyleyenlere sakın itibar etmeyin. Bir Mali müşavire danıştığınızda beni doğrulayacaktır. Ben emekli bir mühendisim. Risk analizleri yapıyorum. Her gün 3 - 5 işyerinden bir günlük pirimim yatıyor. Aylık dökümümü görseniz gülersiniz. Bu durum komikte olsa tamamen yasaldır. Selamlar.

     
    Mahir ÖZARSLAN ve Mustafa BERKYER bu yazıya teşekkür etti.
  4. ahmetprsn

    ahmetprsn TÜİSAG Üyesi

    çok teşekkür ederim bu şekilde eğitimde verebilirim değilmi aynı iş yerine peki ayriyeten fatura kesmeme gerek yok değilmi. birde bazı işyerleri sigorta giriş çıkışı yapmaya yanaşmıyorlarmış bunun nedeni ne olabilir fatura hesabı olsa ayriyeten kdv ödemmek zorunda kalcaklar bunun yerine sigorta girişi yapmaları onlar için daha avantajlı olmazmı. birde bu serbest meslek makbuzu çıkarmak vergi mükellefi olarak bu iş için hiç bir işe yaramıyor mu?



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  5. ahmetprsn

    ahmetprsn TÜİSAG Üyesi

    çok teşekkür ederim bu şekilde eğitimde verebilirim değilmi aynı iş yerine peki ayriyeten fatura kesmeme gerek yok değilmi. birde bazı işyerleri sigorta giriş çıkışı yapmaya yanaşmıyorlarmış bunun nedeni ne olabilir fatura hesabı olsa ayriyeten kdv ödemmek zorunda kalcaklar bunun yerine sigorta girişi yapmaları onlar için daha avantajlı olmazmı. birde bu serbest meslek makbuzu çıkarmak vergi mükellefi olarak bu iş için hiç bir işe yaramıyor mu?

     
  6. kovboyyy

    kovboyyy TÜİSAG Üyesi

    Serbest meslek makbuzu için vergi mükellefi olman gerekir ve yıllık asgari zorunlu vergileri ödemen ve muhasebecinin bulunması gereklidir. Yapacağın işlerin kazancı bu yatırımları korumaz. Ayrıca hiçte gerek yoktur. İşyerlerine kısa süreli giriş çıkışlarda SGK nın sorgulamasından çekiniliyor. Yapacağınız her iş için yazılı sözleşme yapmanız gerekir. Sözleşmede işin tarifi, tarihi, ücreti gibi bilgiler yazılmalıdır. Sözleşmeye dayalı belirli süreli çalışmaların hiçbir riski yoktur ve işyerleri bu durumda çekince göstermez. Ama işyerinin sizinle ilgili olmayan başka hassasiyetleri olupta göze batmak istemeyebilir bunu bilemem.
    Sözleşmeli sigortalı iş yaptığınızda fatura tabiiki olmaz. İmzalayacağınız bordro işyerinin gider evrakıdır. Örnek 100 tl tutarlı işten size net olarak (SGK pirimi, vergi vs düşüldükten sonra) elinize yaklaşık 65 TL net kalır. Sözleşme bedelini bunu dikkate alarak belirleyin. İşyerlerinde çakince sebeplerinden biride maalesef muhasebecileridir. Çünkü 1- 3 günlük bir iş için birsürü giriş çıkış işlemleri yapmaları gerektiğinden bu sisteme sıcak bakmazlar ve işverenlerini bu iş karışık diye faturalı birisine yönlendirmeye çalışırlar. Benim başıma çok sık geliyor ve sebebin muhasebeciden kaynaklandığını hissettiğim anda gidip muhasebecilerini bir güzel haşlayıp yerin dibine geçiriyorum ve sorun halloluyor. Selamlar



    TÜİSAG Youtube Kanalına abone olarak bizi desteklemeyi unutmayın !



     
  7. ersin_0041

    ersin_0041 TÜİSAG Üyesi

    kovboyyy bey,

    peki şöyle bişey yapsam olurmu. tam zamanlı bir firmada iş güvenliği uzmanlığı yapıyorum(tam zamanlı derken firmada 6 gün çalışıyorum ama isg katip de 150 saat sözleşmem var.) ben işverenle anlaşıp cuma günleri işe gitmesem başka bir firma ile iş güvenliği uzmalığı konusunda anlaşsam (cuma günleri) anlaştığım firmada bana haftalık 1 gün prim ödese bu şekilde bir sözleşme yapabilirmiyim.

     
  8. Soner Çıtakoğlu

    Soner Çıtakoğlu TÜİSAG Üyesi

    217 saati geçmeden yapabilirsin.

     
    Mahir ÖZARSLAN ve Levent ACAR bu yazıya teşekkür etti.
  9. kovboyyy

    kovboyyy TÜİSAG Üyesi

    Tabiiki olur. İşe niye gitmiyeceksin onu anlamadım. Aynı anda 10 işyeri ile sözleşmen olsa ve her işyeri 30 gün pirim ödese dahi SGK açısından sorun yoktur. 1- Sorunlar işyeri sözleşmesi ile işyerine karşı sorumlulukların açısından olabilir 2- İSG katipte pirim günlerinin çakışması oradaki inceleyenlerin işgüzarlığı ile tespit olabilir bunu bilemiyorum. Şu kısmı tekrar etmek isterim. İş kanunları ile SGK açısından 10 işyerinde çalışıp, 10 yerden 30 ar gün pirim yatmasının hiçbir yasal yanlışlığı yoktur. Değişik 10 (10 örnek sayıdır niye 11 diye kafayı takma) işyeri ile teknik danışmanlık sözleşmesi yapabilirsin ve hepsinden 10 adet 30 gün pirimli maaş alabilirsin ve hiçbirine işe gitmeyebilirsin. Bu durum kimseyi ilgilendirmez. Mantık şudur. Bir işverenin size danışmaya ihtiyacı vardır. Sizinle sözleşme yapar ve lazım olduğunda danışacağım. Danışmadığım süre içinde işe gelmiyebilirsin ama ben pirimini ve maaşını ödeyeceğim der ve böyle bir sözleşme yapılır ve yasaldır. Kimse karışamaz. 30 gün sizi hiç aramaz ve siz işe gitmezsiniz ama maaşınızı tam olarak alırsınız ve pirimleriniz tam yatar. Bu durumda 10 işyeriniz olabilir. Bu konuyu istediğiniz kadar araştırın benim anlattıklarımla çelişen hiçbir hüküm bulamazsınız. Birden çok işyerinden yatan aylık pirimlerinizin SGK mevzuatı açısından tavan miktarı geçmiş olması halindede, dilekçe ile başvurarak adınıza yatan pirimlerin tavandan fazla kısmını o ay için iade talep edersiniz ve şahsınıza SGK tarafından geri ödenir. Bu parayı işveren bile sizden geri dahi alamaz. Bu durumu 25-30 yıl önce aylar boyunca yaşadım ve iadelerimide tıkır tıkır aldım. Günümüzde de bu duruma engel hiçbir düzenleme yoktur. Yalnızca resmi dairelerde veya kurumsallaşmış özel firmalarde sözleşmenizde ikinci iş yasağı getirebilirler. Böyle bile olsa SGK sizin piriminizi yinede kabul eder. Sorumluluğunuz sözleşmenizi yaptığınız firmaya karşıdır ve fesih veya tazminat doğurabilir. Ama resmi mevzuata aykırı bir durum yoktur. Slm

     
    smeric, Mustafa BERKYER, Kerem Bilici ve 1 kişi daha buna teşekkür etti.
  10. erol g

    erol g TÜİSAG Üyesi

    Benim başka bir sorum olacaktı. C sınıfı sertifikaya sahip birisi eğiticilerin eğitimi sertifikasını almadan işçilere iş güvenliği eğitimi verebilir mi?

     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica